Türkiye'de herhangi bir azınlık grubuna yönelik "nefret hareketi" olmamasına rağmen bazı çevrelerin kampanyaya dönüştürdüğü "Nefret Suçlarıyla Mücadele Günleri"nin arkasından Yahudiler çıktı.
Son günlerde sanki bir sorun varmış gibi "Nefret Söylemi ve Suçlarıyla Mücadele" hareketi başlatılırken, provokatif eylemlerle ilgili işaret fişeğini Yahudilerin gazetesi Şalom'un attığı ortaya çıktı. Şalom bundan iki yıl önce, sistemli bir şekilde yayınlarında nefret suçları konusunu işleyerek, bu alanda Batı ülkelerinin de dikkatini çekecek bir kampanya başlatılması talebinde bulundu.
EŞCİNSELLER DE KOROYA DAHİL
Geçtiğimiz hafta düzenlenen bir dizi etkinlikle "nefret söylemi" gündeme getirilip, bununla ilgili yasal düzenleme yapılması talep edildi. Geniş halk kitlelerinin gündeminde olmayan ancak marjinal grupların ısrarla dile getirmeye başladığı "nefret suçları" söylemi Batı'nın da gündemine sokulmaya çalışılıyor. Etkinlik ve gösterilerde cinsi sapkınlığı benimseyen gruplar, Yahud, Ermeni, Rum ve benzeri azınlık gruplarının temsilcisi olduğunu iddia eden çevreler uluslararası insan hakları kuruluşlarını da çalışmalarının içine katıyorlar.
ŞALOM YAZDI, MARJİNALLER OYNUYOR
Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yasemin İnceoğlu ve Avukat Öykü Didem Aydın'ın öncülüğünde Hırant Dink Vakfı, Sosyal Değişim Derneği gibi kurumlar konuyu sürekli gündemde tutuyor. Grup, internetteki sosyal mecralarda "Nefret Suçları Sosyal Ağı"nı kurarken, nefretetme.net isimli bir web sitesini de yayına geçirdi. Hareketin çıkış noktasını ise son günlerdeki etkinliklerle değil, iki yıl önce Şalom gazetesinde peşpeşe yayınlanan yazılar oluşturdu. Prof. Dr. Yasemin İnceoğlu ile gazetenin yazarlarından Denis Ojalvo, 2010 yılında peşpeşe yazdıkları yazılarda, Türkiye'de Museviler'e, Rumlar'a, Ermeniler'e yönelik bir nefret söylemi ve nefret suçu olgusu olduğunu iddia ederek, konunun kitelelere maledilecek şekilde işlenmesini, baskı grupları oluşturarak Meclis'te ceza yasalarında yeni düzenlemeler yapılmasını sağlamayı önermişlerdi.
"ATATÜRK'Ü KORUMA"YI DA BİR YAHUDİ ÇIKARTMIŞTI
Demokrat Parti iktidarında önce provokatif eylemlerle Atatürk heykellerine saldırılar düzenlenmiş, ardında da basında bununla ilgili bir kanun çıkartılması tartışmaları başlamıştı. Ancak kişiye özel bir kanun çıkartılması Anayasa'ya aykırı olduğu için girişimlerden sonuç alınamamıştı. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden Alman Yahudisi Prof. Dr. Ernst Eduard Hirsch, TBMM'ye gelerek milletvekillerine, "Siz Atatürk'ün şahsına ait bir yasa çıkartmayacaksınız. Onun maneviyatına yönelik saygısızlığa ilişkin bir düzenleme yapacaksınız. Bu nedenle bu yasaya kişiye özel sayılmaz" mütalaasını vermiş, Meclis'te de bu görüş benimsenerek yıllarca pekçok yanlış kullanıma malzeme olacak Atatürk'ü Koruma Kanunu çıkartılabilmişti.
Adnan Menderes -Hükümeti kanunu meclise getirmiş ve yasalaştırmıştır...
O na buna kabahat icad edip Hesapta Menderesi aklayacaklar... Çocuklar dahi inanmaz dediğinize..
Yahudi çıkarmış... mış...
Sizden önce nice (milletler hakkında) ilâhî kanunlar gelip geçmiştir. Onun için, yeryüzünde gezin dolaşın da (Allahın âyetlerini) yalan sayanların âkıbeti ne olmuş, görün!
Al-i İmran Suresi 137. Ayet
BİR HADİS
"Benim üzerime söylenen yalan, bir başkası üzerine söylenen yalan gibi değildir. Öyleyse kim bile bile bana yalan nisbet ederse cehennemdeki yerini hazırlasın!"
Müslim, Mukaddime 4