Utanç Yasası'nda Karar Tarihi Belli Oldu...        İzmir'de silahlı çatışma: 1 ölü, 3 yaralı...        Emniyet'ten Büyükanıt'la ilgili haberlere dava...        Albay Çillioğlunun oğlundan açıklamalar...        T-37 uçaklarının uçuşu durduruldu...        Evlerinin yanışını gözyaşlarıyla izlediler...        Mevlit Kandili İstanbul'daki camilerde kutlandı...        Mardin'de 3 dilde Mevlit programı düzenlendi...        Sudan Devlet Başkanı Beşir'den savaş uyarısı...        Suriye tasarısı oylanacak...        Kız Lisesi’nde ETÖ toplantısı...        "Bildiklerimi Anlatırsam Yer Yerinden Oynar"...        
USD Alış 1.749 USD AlışUSD Satış 1.761 USD SatışEuro Alış 2.292 Euro AlışEuro Satış 2.309 Euro SatışAltın Alış 97.9710 Altın AlışAltın Satış 98.4100 Altın  Satış
 
 
12 R.Evvel 1433

4 Şubat Cumartesi 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

'Kulaklarını kesip tesbih yaptım'


Albay Cemal Temizöz'ün de aralarında bulunduğu 7 sanıklı faili meçhul cinayet davasında mahkemeye beyaz toros fotoğrafı sunuldu.
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
 

İNGİLİZCE KONUŞMAK İÇİN KURSA GİTMEK ŞART DEĞİL. NASIL MI? TIKLAYIN!

Kayseri İl Jandarma Alay Komutanı Albay Cemal Temizöz ile eski Cizre Belediye Başkanı Korucubaşı Kamil Atağ'ın aralarında bulunduğu 7 sanıklı faili meçhul cinayet davasına devam edildi. Sanık Adem Yakin ifadesinde; "Ben efsanevi bir adamım. Beni genç Osman diye yetiştirdiler. Terör makinesi haline getirdiler. Ajanlıkla suçlanan bir çobanın kafasını kıl testere ile kestim. Silahlı çatışmalarda öldürdüğüm insanların kulaklarını kesip, kaynatıp ardından tuzlayıp tesbih yaptım. Köy köy dolaştırdım. Bu yaptıklarımın haddi hesabı yoktur. Ben bunları inandığım değerler uğruna yaptım." dedi.

Duruşmada mağdur ifadelerinden sonra mahkeme heyeti dosyaya eklenen belgeleri taraflara ibraz etti. Cizre'deki kazıda ortaya çıkan kemiklerle ilgili Adli Tıp Kurumu'na gelen yazıda kemiklerin hayvana ait olduğunun belirlendiğini aktardı. Telefon görüşmeleriyle ilgili bazı sanıkların numaralarının bulunmaması nedeniyle mahkeme heyeti sanıklardan numaralarını alarak, dökümlerinin dosyaya eklenmesi için müzakere yazılacağını kararlaştırdı.

Mağdur avukatlarından Tahir Elçi, "Tanıkların büyük bir bölümü dinlendi, ancak dinlenmemiş tanıklar varsa onların da dinlenmesi gerekir. Ardından olayları birebir gören bazı tanıkların, Mehmet Nuri Binzet ve gizli tanıkların dilenmesi gerekirdi." dedi.

Sanık avukatlarının mağdurların çelişkili ifadeler verdiği iddialarının gerçeği yansıtmadığını dile getiren Elçi, şöyle devam etti: "İfadeler uyumlu, dosyadaki belgelerle de yüzde yüz tutarlıdır. 1990'lı yıllarda birçok merkezde jandarma ile bağlantılı sivil bazı kişiler, sivil araçlarla İlçe Jandarma Komutanlığı'na giriş çıkış yapıyorlar. Bunları herkes biliyor. Bunları JİTEM diye adlandırılıyor. Bu ekip gözaltına alınma, kayıp ve faili meçhullerden sorumludur. Bu nedenle sanıkların ifadelerine inanmıyoruz. Cemal Temizöz önemli bir kamu görevlisidir. 1993 yılında bütün adli işleri yapan görevlilerinin isimlerini bilmiyor. Ya da o kadar gizlidir. Selim Hoca, Cebbar, Ramazan ve Tuna kimdir. Bize bunların kim olduğunu söylesin. Neden bunların adlarını mahkemeye sunmuyor. Aralarında Abdulhakim Güven, Adem Yakin ve Hıdır Altuğ'un da bulunduğu grup, terörle mücadele kapsamında bir ekiptir. Bu yapının benzeri Silopi ve Diyarbakır'da aralarında bağlantı olacak şekilde var."

MAHKEMEYE BEYAZ TOROS FOTOĞRAFI SUNULDU

Av. Elçi, Cizre İlçe Jandarma Komutanlığı'nın bahçesinde beyazlı renkli bir Toros marka bir otomobilin zırhlı araçla birlikte çekilmiş fotoğrafının göstererek, "Cemal Temizöz bize bunu açıklasın. Nedir bu. Yoksa savunmaları bize inandırıcı gelmeyecek." diyerek fotoğrafı dava dosyasına konulmak üzere mahkeme heyetine sundu.

"KORKU VE DEHŞET SAÇMAK İÇİN CİNAYET İŞLEMİŞLER"

Cizre'de 1993-1995 yılları arasında birçok insanın öldürülüp, gelişi güzel etrafa atıldığını anlatan Elçi, "Sonra bulunarak, kimliği belirsiz bir şekilde gömülüyor. Neden öldürülüyor. Bu yapı sadece dehşet, korku saçmak için de cinayetler işlemiş. Her aileden birini öldürüp, herkesin hedeflerinde olduğunu göstermeye çalışmış. Bu insanların çok büyük bir bölümü PKK örgütüne yardım ve yataklık ettikleri düşüncesiyle öldürüldü. Aynı Susurluk gibi kamu içindeki bazı kişiler kendi yöntemleriyle sorunları çözmek istemiş. Ne yazık ki o dönem yöneticiler de ses çıkarmamış, destek vermiş. Bu nedenle yargılamanın sürdürülmesi ve sanıkların tutukluluk halinin devam etmesi gerekir." diye konuştu.

Sanıklardan Abdulhakim Güven bu sırada söz alarak, "Burada mağdur yok, bizden şikayetçi olan avukatlar var. Avukatların acısı var. Bize kin kusuyorlar." sözleri üzerine müdahil avukatlardan tepki geldi. Sesini yükselten Güven'i mahkeme başkanı uyardı. Avukatların aslında PKK terör örgütünü anlattığını iddia eden Güven, "Avukatlar bizim savunmamızı engelliyor. Avukatlar savunmamızı yapamıyor. Esas örgütçü olan bunlardır" diye konuştu. Konuşması sırasında bir avukatın ağabeyinin Cizre'de PKK tarafından kurulan halk mahkemesinin başkanı olduğunu ileri süren Güven'e bir kez daha tepki gösterildi. Güven, bahsettiği avukatın aşiretinin yüzde 80'ninin PKK'nın kucağında olduğunu Cemal Temizöz'ün çabaları sayesinde bir kısmı kurtarıldığını öne sürdü. Bu arada mahkeme başkanı Güven'e hangi avukatı kast ettiğini sorması üzerine, "Bu çocuktur" deyince, yine tepki gösterdi.

Müdahil avukatlara dönen Güven, "Boş konuşuyorsun. Edepli olacaksın." diyerek yine çıkıştı. Her tahliye talep edişlerinde müdahil avukatların tepkisi ile karşılaştıklarını savunan Güven, "Ben 50 kişiyi de vursam tahliye talep etmem normal. Başından beri bizi tahrik ve taciz ediyorlar" dedi.

Sanık Kukel Atağ konuştuğu sırada şeker hastası olan Hıdır Altuğ fenalaştı. Altuğ, görevliler yardımıyla salondan çıkarılarak müdahale edildi.

Ardından söz alan sanık Tamer Atağ ise müdahil avukatları kastederek, "Ben teröre hedef olan bir ailenin mensubuyum. 25 yıldır terörle mücadele ediyoruz. Ama bunlar 25 yıldır terörle müzakere ediyor. 25 yıldır bizi roketlerle sindirmediler, şimdi tanıklarla sindirmeye çalışıyorlar." iddiasında bulundu.

"KULAK KESİP TESBİH YAPTIM"

Sanık Adem Yakin ise çarpıcı açıklamalarda bulundu, Yakin şöyle konuştu: "Ben efsanevi bir adamım. Beni genç Osman diye yetiştirdiler. Terör makinesi haline getirdiler. 22 Temmuz 1990 tarihinde Uludere Şenoba Karakolu'nda verdiğim ifademde 'PKK'de yer aldığım süre içerisinde dişsiz Mahmut diye bilenen kişinin emrindeydim. Onun talimatları doğrultusunda hareket ederdim. Ajanlıkla suçlanan bir çobanın kafasını kıl testere ile kestim. Silahlı çatışmalarda öldürdüğüm insanların kulaklarını kesip, kaynatıp ardından tuzlayıp tesbih yaptım. Köy köy dolaştırdım. Bu yaptıklarımın haddi hesabı yoktur. Ben bunları inandığım değerler uğruna yaptım. Bizim tutuklanmamız 29 Mart seçimlerine yatırımdı. Önümüzdeki seçimlere bakalım hangi komplo ile karşı karşıya kalacağız."

KAMİL ATAĞ TEHDİT ETTİ

Sanık Kamil Atağ ise kendisine yönelik hakaret içerikli sözlere maruz kaldığını öne sürerek, kendisini suçlu olarak görmediğini söyledi. Atağ, "Ben Güneydoğu'nun en mağdur adamıyım. Herkes birbirine saygılı olmalıdır. Bundan sonraki duruşmalarda hukuk dışına çıkılırsa cevapsız kalmayacaktır. Benim ismim Kamil Atağ, Kamo değil. Bunlardan da baro başkanı olarak Mehmet Emin Aktar'ı sorumlu tutarım." şeklinde konuştu. Atağ, Diyarbakır Baro Başkanı Aktar'a dönerek, "Ben de sana Emo desem uygun olur mu?" diye sordu.

TEMİZ ÜÇ AVUKAT HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU

Sanıklardan Cemal Temizöz yaptığı savunmasında Avukat Tahir Elçi'nin mahkemeye sunduğu fotoğrafa atıf yaparak, "Bu araç personelin, yakalanıp el konulmuş bir araç olabilir. Fotoğrafın ne zaman çekildiği belirlensin. O dönem Şırnak'ta pek çok benzer şekilde Toros marka araç bulunuyordu. Biz kimseyi öldürmedik" dedi. Temizöz savunmasının devamında avukatlardan Rıdvan Dalmış, Tahir Elçi ve Güray Dal'ın bulundukları beyanlarda avukatlık sınırını aşarak, kendi şahsına yönelik hakaret ettiğini öne sürerek bu 3 avukat hakkında suç duyurusunda bulundu.

Kendisinin TSK'nın şerefli bir subayı olduğunu, kendisine verilen her görevi başarı ile yerine getirdiğini iddia eden Temizöz, "Cizre'de tüm mezarlıklardaki cesetlerden bizi sorumlu tutuyorlar. O dönem PKK'ya milislik yapan kişiler terör örgütüyle birlikte bizimle çatışmaya giriyordu. Terör örgütü cesedini götürmemişse sivil vatandaş olarak kalıyor. Suç güvenlik güçlerine kalıyor. Götürmüşse bu sefer kayıp listesine giriyor. Eğer gömüldüğü yerde bulunmuşsa güvenlik güçlerini töhmet altında bırakılıyor." sözlerini kaydetti. (CİHAN)

ÜLSERE KARŞI MUCİZE ÇÖZÜM

SAÇ DÖKÜLMESİNE SON!

PROSTAT KABUSU SONA ERİYOR...

"Sevgililer Sevgilisi" İçin TIKLAYIN

Biommin ile Bağışıklık Sisteminiz Kale Gibi Olsun..


Paylaş
 
 
2010-01-09 15:19:00
 
 
Arkadaşına Gönder Haberi Yazdır
 
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
02:11   Utanç Yasası'nda Karar Tarihi Belli Oldu
01:57   Emniyet'ten Büyükanıt'la ilgili haberlere dava
01:52   Albay Çillioğlunun oğlundan açıklamalar
01:49   T-37 uçaklarının uçuşu durduruldu
01:36   Mevlit Kandili İstanbul'daki camilerde kutlandı
01:35   Mardin'de 3 dilde Mevlit programı düzenlendi
00:32   Kız Lisesi’nde ETÖ toplantısı
00:16   "Bildiklerimi Anlatırsam Yer Yerinden Oynar"
23:59   Dinayet'ten cezaevinde kandil programı
00:01   "Asıl mücadelem şimdi başlıyor"
22:40   Başbakanlık'tan Kandil Mesajı
19:34   Piyasalarda gün sonu
19:30   ABD'den İran'a baskının sürdürülmesi çağrısı
18:59   Bölücü Örgüt Kendi Katledip Suçu Devlete Atıyor
18:13   K.Irak'a hava harekatı
17:49   Uludere saldırısı Kurtlar Vadisi Pusu'da
18:15   Gençliğe hitabe polemiği!
17:25   Güreş tarihine geçecek süper oyun
17:23   Şahin'den karakol ziyareti
17:21   Orta Asya'da İslam Medeniyeti Sempozyumu, Kırgızistan'da yapılacak
16:42   "Bugün rahmani bir gün"
16:33   Çiftçilere hasar ödemesi müjdesi
16:31   Başbakan, Mimar Sinan Üniversitesi'ni ziyaret etti
16:29   Başbakanlık'tan Dolmabahçe Açıklaması
16:26   "Çocuklarımızı korumak zorundayız"
16:19   "Büyük fedakarlık gösteriyorlar"
16:16   Tarihi deneyde esrarengiz gelişme
16:13   Sırrı'nın kamyoncu kaydı Trabzon'da çıkmadı
16:12   Kılıçdaroğlu: ''Milli iradeyi susturmaya çalışıyorlar''
16:05   Elektronik imam devri
16:02   'İki bayramı birlikte idrak edelim'
16:01   Başbuğ'un avukatından açıklama
15:58   Rusya'da 64, Doğu Avrupa'da en az 250 kişi donarak öldü
15:52   ''İslam ile terörü yan yana koymak İslam'a yapılmış en büyük iftiradır''
15:41   İskilipli Atıf Hoca'nın idamında şok detay
15:38   Uludere tazminatı, diğer sınır kaçakçılarına da umut oldu
15:38   Bu anı görmek herkese nasip olmayabilir.
15:24   Anonymous'un hedefi bu defa Yunanistan
15:22   Erbakan'ın gümüş motoru sessiz sedasız kapandı
15:20   Erdoğan:''Mevlit Kandili bir fırsattır''
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Arzu Erdoğral Gençliğe Hitabe Ayet değil ama…!
Cemal Nar İşte Can Alıcı Sorular
M. Emin Parlaktürk Mevlid-i Nebi ve Salavat Kampanyası
Ali İlbey "Türkülerle de Hüznümüz Allah'adır Bizim"
Fatih Uğurlu Halil İbrahim Sofrası
Şark Ekspresi'nde cinayet ve Kardan Adam
Mustafa Durdu "Eğitim çökmüş durumda"
 Feyzullah Birışık Sahabe sevdi, gökten müjde indi!
 
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
5 37
Güneş
7 06
Öğlen
12 25
İkindi
15 05
Akşam
17 32
Yatsı
18 54
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Ali Karahasanoğlu Şaşkın Odatv'li: Kitap (söz), Yunan topundan tehlikeli!
Hasan Karakaya Aydın Doğan, ilk önce benim evime gelmişti... Amaaa!
Abdurrahman Dilipak İskilipli Atıf'ı anmak ve anlamak
Yener Dönmez O bir görev kadını
Ahmet Varol Geçiş Döneminin Sancıları
Yavuz Bahadıroğlu 1950 öncesinde din ve devlet ilişkisi
Serdar Arseven Mustafa Başoğlu... Terörist olsaydı!..
Namık Açıkgöz Anayasa yolunda "Türkiye Günlüğü"
LütfüOflaz'la Sohbet Kalemini satan anasını da satar!
 
 
E-Devlet
 
 BİR AYET
Kim İslâm'dan başka bir din ararsa ondan asla kabul edilmeyecek ve o ahirette de zarar edenlerden olacaktır.
Âl-i İmrân Suresi Ayet 85
 
 BİR HADİS
"Kalbinde zerre miktarı iman bulunan kimse ateşten çıkacaktır." Ebu Sa'îd der ki: "Kim (bu ihbarın ifade ettiği hakikatten) şüpheye düşerse şu ayeti okusun: "Allah şüphesiz zerre kadar haksızlık yapmaz..." (Nisa, 40).
Tirmizî Sıfatu Cehennem 10
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.