Danıştay frenine isyan!

Danıştay frenine isyan!
Yargı vesayeti tartışılırken Danıştay'dan eğitimle ilgili ilginç bir karar daha geldi. Danıştay 8. Dairesi, İstanbul Barosu'nun yaptığı gizli başvuru üzerine, üniversiteye girişteki 10 puanlık katsayı farkının yürütmesini oybirliğiyle durdurdu. Karar topl

İnsan Hakları ve Mazlumlar için Dayanışma Derneği (Mazlum-Der) İzmir Şube Başkanı Mustafa Kaylı, Danıştay'ın meslek liselilere yönelik son kararının politik olduğunu söyledi.

Daha önce katsayı dağılımının YÖK'ü ilgilendirdiğini açıklamasına rağmen şimdiki kararının kendisiyle çeliştiğini söyleyen Kaylı, "Bu olay, Danıştay'ın daha önce verdiği kararlara ters bir durumdur. Daha önce 'YÖK bilir' derken şimdi de, 'Ben bilirim, YÖK bilmez' diyerek kendi alanının dışına çıkıyor. Bu da çok büyük bir haksızlığa yol açıyor. Kararı hukuksal davranmadığını, aksine politik davrandığını gösteriyor. Bu bir hak ihlâli ve zulumdür." şeklinde konuştu.

Milyonlarca öğrencinin mağdur edildiğinin, birlikte ailelerinin de mağdur olduğunun altını çizen Mazlum-Der Şube Başkanı Kaylı, "Bu öğrencilerin sürekli sisteme zarar veren insanlarmış gibi algılanmasına yol açmak çok yanlış. Sonuçta bu okullara gidenler de bu ülkenin evlatlarıdır. Eğer yetenekleri varsa, istedikleri üniversiteye gidebilmeliler. Batıda bu böyle, bizde de böyle olması gerekiyor." dedi.

İstanbul Barosu Başkanlığı, Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK)'nun, yüksek öğretim kurumlarına girişte farklı katsayı uygulamasında yaptığı düzenlemenin kaldırılması için kararın iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle Danıştay'da dava açmıştı. Danıştay 8. Dairesi de YÖK'ün kararının yürütmesini oy birliğiyle durdurdu. Bunun üzerine adaylara farklı katsayı uygulanması kararı alınmış ve puanlar hesaplanırken kendi alanıyla ilgili program tercihlerinde Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı (AOBP)'nın 0,15, alan dışı tercihlerinde 0,13 ile çarpılması kararlaştırılmıştı.

"DANIŞTAY'IN KARARI HUKUKSUZ"
Meslek Liselerini ve Teknik Liseleri Bitirenler ve Mensupları Derneği (MES-TEK-DER) Genel Başkanı Naci Şahin de Danıştay 8. Dairesi'nin katsayı düzenlemesini durdurmasıyla ilgili, "Hukuka ve insan haklarına aykırı bir karar. Öğrenciler umutsuzluğa kapılacak." dedi. 

MES-TEK-DER Genel Başkanı Naci Şahin, Cihan Haber Ajansı'na Danıştay'ın ikinci kez katsayı düzenlemesini durdurmasını değerlendirdi.

İptal kararının, Türkiye'de meslek liselilerin geleceğini tamamen karartmaya yönelik olduğunu öne süren Şahin, "Bir kurumun (YÖK'ün) tasarrufunda olan hakların uygulanmasında engellemeye gidiliyor. Olumsuz ve yıkıcı bir karardır. Sistem yeniden alt üst oldu." diye konuştu.
Kararın hukuka ve insan haklarına aykırı olduğunu belirten Şahin, "Neden inat edildiğinin anlaşılması mümkün değil. MES-TEK-DER olarak Danıştay'ın bu kararını protesto ediyoruz. Böyle bir kararın çıkmamasını beklerdik. Şaşırdık ve üzüldük. Danıştay, varsayımlara dayanarak karar veriyor. Bu seferki karar da mantık dışı ve varsayımlara dayanıyor. Hukuka ve insan haklarına aykırı." şeklinde konuştu.

İptal kararıyla birlikte yeniden bir belirsizliğin oluştuğuna dikkat çeken Şahin, "Öğrenciler umutsuzluğa kapılacak. Belli bir hedef için çalışıyorlardı ancak bu emelleri boşa gitti. Oysa, YÖK'ün 21 Temmuz 2009'da verdiği ilk kararın ardından, meslek liselerine gelen öğrencilerin kalitesinde de artış olmuştu. Ne diyebilirim ki, en iyisi meslek liselerini kapatsınlar." açıklamasını yaptı.

DANIŞTAY KARARINA SANAYİCİLER DE TEPKİLİ
Sivas Aktif Sanayici ve İş Adamları Derneği (ASSİAD) Başkanı Hakkı Nazlım, YÖK'ün katsayı eşitsizliğini ortadan kaldıran kararın yürütmesini durdurmasına tepki gösterdi. Nazlım, "Bu kararı verenlerin maksadı, üyelik görüşmelerinin devam ettiği AB'ye, 'Türkiye'de kurumlar arasında uyumsuzluk var' mesajı mı vermeye çalışıyor?" diye sordu. 

Danıştay 8. Dairesi'nin YÖK'ün üniversiteye girişte farklı katsayı uygulamasına ilişkin 17 Aralık 2009 tarihli kararının yürütmesini durdurmasına iş dünyası tepki gösterdi. Sivaslı Sanayici ve İşadamları Derneği (Assiad) Başkanı Hakkı Nazlım, karara çok üzüldüğünü söyledi. Türkiye'nin mevcut şartlarda ara elemana ihtiyacı olduğunu belirten Nazlım, Avrupa ülkelerinden örnek verdi. Nazlım, Avrupa ülkelerinden mühendisten daha çok ara eleman yetiştirilmesine önem verildiğini ifade etti. Türkiye'nin de AB'ye üye olmak için çaba harcadığını belirten Assiad Başkanı Nazlım, "Meslek liselerinde eğitim gören öğrenciler ve ülkem adına çok üzüldüm. Bu kararı verenlerin maksadı, üyelik görüşmelerinin devam ettiği AB'ye, 'Türkiye'de kurumlar arasında uyumsuzluk var' mesajını mı vermek? Meseleye dünya konjüktüründen bakmak lazım." diye konuştu. Assiad Başkanı Nazlım, YÖK'ün üniversiteye girişte farklı katsayı uygulamasını ortadan kaldıran kararının yeniden iptal edilmesinin meslek liseli öğrencilerin hayallerini bir kez daha yıktığını sözlerine ekledi. (CİHAN)

ÖZGÜR-DER'DEN EYLEM ÇAĞRISI

Konu ile igili olarak Özgür-Der'den de bir açıklama yapıldı:

"Danıştay 8. Dairesi, YÖK'ün üniversiteye girişte katsayı farkını kaldıran kararının yürütmesini oy birliği ile durdurdu. Başta imam hatip liseleri öğrencileri olmak üzere tüm meslek liselilerin hakkının gasp edilmesine devam anlamı taşıyan bu karar, yargı bürokrasisinin İslam düşmanlığında sınır tanımadığının yeni bir örneğidir.

YÖK'ün yükseköğretime girişte farklı katsayı puanı uygulamasını kaldıran 21 Temmuz 2009 tarihli kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle İstanbul Barosu Danıştay'da dava açmıştı. Danıştay 8. Dairesi, YÖK'ün kararının yürütmesini oy birliğiyle durdurmuştu. Bunun üzerine YÖK, 17 Aralık 2009'da üniversiteye giriş sınavında adaylara 'farklı katsayı' uygulanması kararı almıştı. "Darbeci Baro" namıyla meşhur İstanbul Barosu Başkanlığı, YÖK'ün bu yeni kararının da iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle Danıştay'da dava açtı.

Danıştay 8. Dairesi, YÖK'ün yeni kararının, iki, üç ve dördüncü maddelerinin yürütmesini oy birliğiyle durdurdu. Bizzat hukuk mercii olması gereken kurumlar tarafından bitmek bilmez hukuksuzluklara imza atılması ve gencecik insanların haklarının gasp edilmesi karşısında sessiz kalmak dayatmalara boyun eğmek anlamına gelecektir.

Danıştay’ın bu kararını 09 Şubat Salı günü İstanbul Barosu önünde protesto ediyoruz. Protesto yürüyüşü için saat 13.00’te Taksim Meydanı’nda toplanıyoruz. Çeşitli kuruluşların birlikte gerçekleştirecekleri bu eyleme hukukun ve adaletin yanında olan herkesi davet ediyoruz.

Tarih: 09 Şubat 2010 Salı
Saat: 13.00
Yer: Taksim Tramvay Durağı

ÖZGÜR-DER

TÜRKİYE AYAĞA KALKTI

Öğrencilerin artık adapte olması çok zor
Sait Gürsoy (Eğitimci-yazar): Geçen sene, yaklaşık 100 binin üzerinde aday yeni sınav sistemi geleceği için sınava girmeyip bu yılı beklemişti. Bir defa geçen yıldan 100 bin aday kaosa düşüyor. Ayrıca meslek liselilerin tamamına yakını, katsayılar eşitlendiği için bu yıl dershanelere gittiler. Bu yüzden hayal kırıklığına uğramış durumdalar. Üçüncüsü ise genel liselerin içerisinde alan dışı tercih yapacaklar hazırlık yapıyorlardı, bunlar da hayal kırıklığına uğradılar. Yaklaşık 1 milyon 400 bin aday, bu saatten sonra nasıl hazırlık yapacağını bilemiyor. Çünkü bundan sonra karşılarına çıkacak yeni sistem hemen gelse dahi adapte olmaları çok zor. Hukuka saygılı bir kişiyim ama bir eğitimci olarak şunu da söylemek istiyorum: Bu çocukların geleceğiyle oynamamamız lazım. Göreceksiniz önümüzdeki günlerde bu iş hem eğitim açısından hem siyasi açıdan bizleri karışık bir ortama çekecek.

DEĞİŞİKLİK yüzünden türkiye ara eleman yetiştiremiyor
Mustafa Yardımcı (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi): Danıştay, sağlam temelleri olmayan bir karara imza attı. 'Bu adaletsizliğe çözüm bulmalıyım' demek yerine 'ben yaptım oldu' mantığını güdüyor. Bu durum Türkiye adına sağlam dayanak olmuyor ve sistem sürekli değiştiriliyor. Sistem değişikliğinden etkilenen teknik liselerde okuyan çocuklarımız ciddi anlamda zarar görüyor. Bu kararlar dolayısıyla Türkiye ara eleman yetiştiremiyor. Bu karar çocuklarımızın başını yaktı. İktidar ve muhalefet bir araya gelerek bu adaletsizliğe muhakkak bir çözüm yolu bulmalı.

Danıştay, baro yerine öğrencileri kırıyor
Nurettin Özgenç (KOBİDER Başkanı): Danıştay'ın bu kararı daha önce olduğu yine bizi şoke etti. 'Bu kadar da olmaz' dedirtti! İstanbul Barosu ile Danıştay arasında hukuka aykırı bir konsensüs olduğu açık bir şekilde görülüyor. Baro gizli bir şekilde Danıştay'a bu kararı iptal etmesi için müracaat ediyor. Zaten aralarında daha önceki iptal kararından doğan münasebetten dolayı Danıştay, her zaman olduğu gibi baroyu kırmak yerine yüz binlerce öğrenciyi kırıyor. İdeolojik saplantılar nedeniyle iki kurum birleşip siyasi bir tutum takınarak, YÖK'ün düzenlemesine karşı rövanş alma yoluna gittiler. Öğrencilerde yıkım etkisi yapan bu karar ekonomik ve sosyal hayatın her alanını olumsuz etkileyecek. Daha önce ismi darbecilikle anılan bir baro, genç beyinlerden ne istiyor? Bu katı tutumu aklım almıyor. Ancak şu unutulmamalıdır ki; bu kararı verenler gün gelecek bu tutumlarından dolayı vicdan azabı çekecekler, yaptıklarının yanlış olduğunu bilecekler.

Cuntacılarla Danıştay birlikte çalışıyor
Rıdvan Kaya (Özgür-Der Başkanı): Türkiye'de Danıştay'ın vermiş olduğu kararlar hukuk adına her geçen gün adaletten uzaklaşıyor. Danıştay'da ne yazık ki hukukla, adaletle ilgili kararlar görülmüyor. Verilen kararda, tahakkümün ve dayatmanın olduğunu görüyorum. Hukuk adına son derece utanç verici bir durum. Bu kararı ayrıca cuntacı zihniyetin uzantısı olarak görüyorum. Cuntacılar ile Danıştay aynı kaleye gol atıyor gibiler, birlikte çalışıyorlar. Böylelikle de cuntacı zihniyet halkın iradesinden gitgide uzaklaşıyor. Bu adaletsiz kararı protesto etmek için bugün İstanbul Barosu önünde buluşacağız. Bizi son derece üzen ve yüreğimizi derinden yaralayan bu karar üzerine protestolarımız umarım etkisini gösterir.

'28 Şubat dayatmalarına dokunmayın' kararı
Ahmet Gündoğdu (Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı): Karar, Danıştay'ın yürütmenin yerine el koymasıdır. 1974'ten 1997'ye kadar var olan her öğrenci çözebildiği soru oranında üniversiteye girebiliyorken, 28 Şubat sürecinin etkisiyle YÖK'e dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir tarafından talimat verilip katsayı dayatması getiriliyor. YÖK Başkanı da buna 'emredersin' diyor. 1997'den 2010'a kadar öğrenciler kendi alanlarına bile gidemiyor. Bu, Türkiye'nin büyük bir ayıbıdır. Diplomasına bakılarak çocuklar cezalandırılıyor. Danıştay'ın verdiği kararla haksızlığı gidermesi beklenirken, eğitimde fırsat eşitliğini ihlal etmeyi onaylamıştır. Türk milleti adına değil, Türk milletine rağmen karar vermiştir. Bu karar '28 Şubat sürecinin dayatmalarına dokunmayın, devam etsin' kararıdır.

Çocukların hayalleri yıkılıyor
Prof. Dr. Halis Ayhan (YÖK üyesi): Bu tür kararları vermek YÖK'ün işidir. Anayasa'ya göre, YÖK Kanunu'na göre bu konuda mahkemelerin karar vermesi gerekmiyor. Ancak bir haksızlık yapıldığında mahkemeye gidilebilir. Danıştay daha önceki yıllarda benzer kararlarda topu hep YÖK'e atarken bugün kendi karar veriyor. Eğitim ve bilim açısından konuya bakıyorum, çocukların hayalleri yıkılıyor bu kararla. Şu anda sınav başvuruları başladı, 12 Şubat'ta müracaatlar sona erecek. Sınavda başarının sırrı heyecanı iyi ayarlamaktır. Karar öğrencileri bu anlamda sıkıntıya sokacak, öğrencileri çok olumsuz etkileyecek.

28 Şubat hukukuna sahip çıkıyorlar
Kamil Uğur Yaralı (Hukukçular Derneği Başkanı): Öğrenciler mağdur olmuş, motivasyonunu kaybetmiş, onlar için hiçbir önemi yok. Son düzenleme de eşitsizlik getirdiği halde, baro mutlak manada eşitsizlik olsun, en başarılı olanlar bile istediği yere giremesin diyor. Ülkemizde 28 Şubat darbesine karşı olduğunu ileri sürenlerin, hukuki bir dayanağı olmayan katsayı eşitsizliği gibi 28 Şubat hukukunun getirilerine sahip çıkmaları, darbe karşıtlıklarında samimi olmadıklarını gösteriyor. 


Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Koncuk: Katsayı iptali, öğretmen ve öğrencileri huzursuz etti 
Türk Eğitim Sen Genel Başkanı İsmail Konucuk, katsayı konusunun yılan hikayesine döndüğünü belirterek, "Bu durum gerek öğretmenler, gerekse öğrenciler arasında huzursuzluk yaratıyor." dedi. 

Türk Eğitim Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Danıştay'ın YÖK'ün katsayı kararının iptalini değerlendirdi.

Üniversite sınavlarına bir iki ay kaldığını hatırlatan Koncuk, "Öğrenciler üniversite sınavı için hazırlıklarını yaparken, tüm dikkatini üniversite sınavına vermişken, katsayı kararına ikinci durdurma öğrencilerin moral ve motivasyonunu bozmuştur. Yılan hikayesine dönen katsayı konusu, gerek öğrenciler, gerekse eğitimciler arasında huzursuzluk yaratmaktadır." diye konuştu.

İkinci durdurma kararının mesleki ve teknik eğitim öğrencilerini üzdüğünü ifade eden Koncuk, "Bu durum, öğrencilerin üniversite sınavına hangi koşullarda yarıştıklarını bilmeden girmesine, sınav tarihinin değişmesine, bu nedenle de üniversitelerin daha geç bir tarihte açılmasına neden olabilir. Sınav takvimini ve üniversitelerin açılma tarihini etkileyebilecek olan YÖK'ün katsayı düzenleme kararının durdurulması, pedagoji bilimi açısından yanlıştır." şeklinde konuştu.

Katsayı konusunun bir an önce çözülerek Türkiye gündeminden çıkması gerektiğini dile getiren Koncuk, şöyle devam etti: "Öğrencilerimiz artık bu karmaşadan, bu kavgadan bunalmıştır. Sorunun en kısa sürede çözülmesi, mesleki ve teknik eğitim öğrencilerinin eşit koşullarda üniversite yarışında şansını denemesi toplumun tüm kesimlerinin ortak temennisidir.

Gönüllü Eğitimciler Derneği Başkanı Erdoğan: Danıştay kararı, eğitm sistemini baltalamıştır
Gönüllü Eğitimcileri Derneği Genel Başkanı İbrahim Erdoğan, Danıştay 8. Dairesi'nin YÖK'ün katsayı kararının yürütmesini durdurmasını "Türk eğitim sistemini baltalamak" olarak değerlendirdi. 

İbrahim Erdoğan, Cihan Haber Ajansı'na Danıştay'ın katsayı kararını değerlendirdi.

Kararın mesleki eğitimi baltalayacağını kaydeden Erdoğan, "Burada çocuklara yapılan bir kasıt var. Karar bir sivil toplum kuruluşu olarak bizleri, binlerce çocuğu ve ailelerini üzdü, yaklaşan sınav öncesi morallerini bozdu." dedi.

Kararın ülkenin önünü de kapayacağını kaydeden Erdoğan, "21. yüz yılda, insanların eğitimi engellemek Türkiye'ye yakışmayan bir durum. Ülkeyi geriye götürecek, mesleki eğitimi küstürecek, dolayısı ile Türkiye'yi geriye götürecek bir karar. Olayın sadece imam hatiplere indirgenmemesi gerekirdi." diye konuştu.

Öğrencilerden morallerini bozmamalarını isteyen Erdoğan, "YÖK bu durumu düzeltecektir. Öğrenciler, morallerini ve disiplinlerini bozmadan çalışmaya devam etmeli." ifadesini kullandı. 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.