Bugün Regaib Kandili...        8 Terörist Etkisiz Hale Getirildi...         Erdoğandan İki Bakana Uludere Tepkisi...         Bedelli Askerlik Yasasında Değişiklik...        Piyasalarda gün sonu  ...        Cep telefonu abone sayısı 65,8 milyona ulaştı...        Molotoflu saldırıya müebbet...        Yabancılara toprak satışı yasası geri çekilsin...        Apo’ya da “Hayvan” diyebilecek misiniz?...        'İran'a savaş seçeneği masada'...        CHP'den acı itiraf...        Mourinho'dan Hamit'e izin...        
USD Alış 1.840 USD AlışUSD Satış 1.850 USD SatışEuro Alış 2.315 Euro AlışEuro Satış 2.330 Euro SatışAltın Alış 93.0920 Altın AlışAltın Satış 93.6400 Altın  Satış
 
 
3 Recep 1433

24 Mayıs Perşembe 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

11 maddede cemaat değil camia


Zaman yazarı ezbere konuşuyorsunuz deyip yazdı.. 11 maddede CEMAAT/CAMİA.. İşte F.Gülen hareketinin manifestosu..
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
 

MÜTHİŞ BULUŞ. İNGİLİZCE KONUŞMAYAN KALMAYACAK. NASIL MI? TIKLAYIN!

Zaman gazetesi yazarı Ekrem Dumanlı, cemaat tartışmalarının zirve yaptığı şu günlerde dikkat çeken satırlar kaleme aldı. Fethullah Gülen hareketinin cemaat olarak adlandırılamayacağını, olsa olsa camia olarak tanımlanabileceğini kaydeden Dumanlı, hareketin 11 temel özelliğini de yazdı.

İşte Dumanlı'nın 'Cemaat değil, camia' başlıklı o yazısı:

Cemaat meselesi madem bu kadar çok tartışılıyor; müsaadenizle mevzuya mütevazı bir katkıda bulunmak isterim.

Çünkü ezbere konuşuluyor çoğu kez. Haksızlık da yapılıyor. Cemaat diye bahsedilen kişilerin his dünyası da kültür atmosferi de bilinmiyor. Bazen işin içine çilesizlik, gamsızlık, ıstırapsızlık da karışıyor. Hal böyle olunca en yakın daireden insanlar bile savrulup gidebiliyor.

CAMİANIN ÖZELLİKLERİ

Fethullah Gülen Hocaefendi'den ilham alarak hizmet eden, o hizmetlere fiilen ya da ruhen destek verenlere cemaat demek büyük haksızlık. Hem o geniş kitleyi daraltıyor hem de toplumun bütün katmanlarında var olan vicdanî oluşumu görmezden geliyor. Bahsi geçen topluluğa "cemaat" demek yanlış. Olsa olsa "camia" demek gerekiyor. Camia sözünü yanılmıyorsam ilk kez Hadi Uluengin, Hürriyet'te kullandı. Doğru bir yaklaşımdı. Belki aklınıza gelir, cemaat dense ne değişir, camia dense ne değişir? Klasik sivil toplum örgütlerini de aşarak, dünyanın dört bir yanında teveccühe mazhar olmuş, büyük bir camiaya, cemaat deyip onlara marjinal bir grup muamelesi yapmak, tahmin edilemeyecek kadar çok sayıda insanın incitilmesidir. Kısaca, camiaya dair bazı özellikleri sıralayalım:

DAR BİR ZÜMRE HAREKETİ DEĞİLDİR

1. Gönüllüler hareketi, dar bir kitle ya da dışa kapalı bir zümre değildir. Toplumun ta kendisidir. Ne yazık ki insanlara "cemaat" diyerek onları marjinalize etmek isteyenler çoğunlukla dar bir zümredir ve "cemaat" nitelemesi onlara daha çok yakışmaktadır. Camia, toplumun genelinde hüsnü kabul gören yapıdır. Bu nedenle her siyasî gruptan, her sosyal zümreden destekçisi bulunmaktadır. Yeryüzünün bütün kültürleriyle diyalog haline geçmiş, sahip olduğu insanî değerlerle her kesimin gönlünde sempati uyandırmış bir kitle, dar manasıyla "cemaat" değil, kuşatıcı ve kucaklayıcı yapısıyla bir "camia"dır ve onun merkez üssü ma'şeri vicdandır. O vicdana kulak vermeyenler, "cemaatin gücü"nü Kaf Dağı'nın eteklerinde arıyorlar. Nafile bir arayış o.

İNSANLARIN VERDİĞİ KARARLARLA 'CEMAATİN' ALAKASI YOKTUR

2. Cemaat diye bahsedilen kitlenin içinde Türkiye'nin her kesiminden, en eğitimli insanları da bulunmaktadır. Doktor, mühendis, asker, gazeteci, öğretmen, esnaf, savcı, emniyetçi, iş adamları... Her meslek grubundan insanın "hizmet"e değer vermesi, ona belli bir oranda sahip çıkması onları "cemaat üyesi" yapmaz. İnsanların mesleklerini icra ederken verdiği kararlar ile ne "cemaat"in ilgisi vardır ne camianın. Emir-komuta zincirine bağlı olmayan bu topluluğun paylaşım alanı engin bir ufku, zengin bir çalışma sahasını işaretlemektedir. Bu sivil yapıya ne zorla üye olunur; ne de istifa dilekçesiyle yollar ayrılır. Gönül bağına çizilecek bir hudut daha keşfedilmedi; hiçbir zaman keşfedilemeyecek.

CAMİA DÜŞMANIYLA DİYALOĞA GİRMEKTEN ÇEKİNMEZ

3. Camia'nın kapısı herkese açıktır. Hatta camianın aktif destekçileri onlarca yıldır anlamsız bir şekilde düşmanlık yapanlarla bile diyaloğa girmekten çekinmez. Diyaloğu oportünist bir yaklaşımla çıkar gözeterek yapmaz. Samimidir. İnsanların makul eleştirilerinin olabileceğini ta baştan kabul etmiştir. Hatta bir kısım yanlış anlamalardan bizzat kendilerinin sorumlu olabileceğini de düşünür. Yapılan tenkitleri ortak akıl vasıtasıyla değerlendirir, aynaya bakmaktan korkmaz ve her şeye rağmen hiçbir ferde ya da gruba karşı iletişim yollarını tıkamaz. Siz gönlü bu kadar geniş, tahammül gücü bu kadar derin bir topluluğa "cemaat" deyip marjinal bir grup muamelesi yaparsanız camia sizi inandırıcı bulmaz.

CAMİA HER SİYASİ PARTİYE SAYGIYLA BAKAR

4. Camia, her siyasî eğilime saygıyla bakar. Onun savunduğu ilkeler 'daha çok demokrasi', 'daha çok özgürlük', 'daha çok şeffaflık'tır. Sivil toplum şuuru ile anti demokratik bütün oluşumlara karşı onurlu bir duruş sergiler. Bu çerçeve camiayı bazen bir partiye yakın gösterirken bir diğerinden de uzaklaştırır. Bu, mutlak bir angajman değil; temel hak ve özgürlükleri garanti altına alan ufuk birliğinin tabii bir sonucudur. Yakınlaşma ve uzaklaşma sürecinde bile blok halde bir yapıya eklemlenme söz konusu olamaz. Tam da bu nedenle her siyasî partiden (miktarı değişken de olsa) sempatizanı vardır ve olmalıdır da.

CAMİA İNTİKAM DUYGUSU BESLEMEZ

5. Camia'nın hizmet felsefesi "müspet hareket etmek" üzerine kuruludur. Asla hiçbir kimse için kötülük beslemez, intikam duygusu taşımaz. Hukuka saygılıdır, demokrasinin en güçlü destekçisidir. Kırıp dökmek, acıtıp incitmek, kendisine karşı yapılanlara misliyle cevap vermek gibi bir üslubu ve yaklaşımı yoktur. Onun muhalefet anlayışı Soğuk Savaş döneminden kalma yıkıcı, bölücü, ayrıştırıcı, incitici karşıtlık üzerine kurulu değildir. "Şöyle yapılsa daha iyi olur", "Şu şekilde hareket edilse daha isabetli hareket edilmiş olur" gibi yol gösterici üslup nedeniyle her kesimden saygıyı hak eder; çünkü hakperestlik ve kadirşinaslık öyle gerektirir.

CAMİA DÖNÜŞÜMÜN VİCDANIDIR

6. Camia, toplumsal değişim ve dönüşümün vicdanıdır. Tam da bu sebeple sosyal yönelişlerin paralelinde yer almıştır hep. Statükonun ondan rahatsız olmasının sebebi, değişim ve dönüşümün yanında yer almasındandır. Ancak değişim süreçlerinin 'fitne' ve 'anarşi'den sakınarak yapılması gerektiğine inanır. Ne pahasına olursa olsun kurulu düzeni temelden sarsma yerine; tabii bir değişimi ve makul bir dönüşümü arzu eder. O sürece etki eden her çevreyle medenî ilişki içindedir; ancak ibrenin daima daha katılımcı ve demokratik bir hedefi işaretlemesi gerektiğini asla unutmaz. Bu nedenle aynı ufka odaklanmış farklı kesimlerden çok sayıda dost, arkadaş, sempatizan kazanır. O geniş dairenin karşıtlık üretmesine bile izin vermemek için sosyal barışın altını her fırsatta çizer.

HİZMET EHLİ BEKLENTİ İÇİNE GİRMEZ

7. Camiayı bugünlere taşıyan evrensel değerler olduğu kadar; o maksat uğruna gösterdiği hasbîlik, fedakarlık, diğergamlık ve adanmışlık duygusudur. Hizmet ehli hiçbir dünyevî beklenti içine giremez. On binlerce kilometre uzaklıktaki bir ülkeye hizmet için gidenler de; en vitrin görevleri ifa edenler de ev sahibi, mal mülk sahibi olmayı hedeflemez. Servet düşmanı değildirler; o yüzden de hizmetler çok sayıda işadamı ve esnafın gönlüne taht kurmuştur. Bu duruma rağmen bu kitlenin paradan puldan, şandan şöhretten, makamdan mansıptan uzak yaşaması, ma'şeri vicdanda yankılandığı için değişik kesimlerin kalbinde dalga dalga iz bırakmaktadır. "Kendisi için yaşayan başkası için yaşayamaz" düşüncesinin oluşturduğu samimi atmosfer binlerce defa test edilmiş; tek işi hizmet olan gönüllüler bu çetin sınavdan alnının akıyla çıkmıştır.

CAMİA TAM BAĞIMSIZDIR

8. Camianın geniş kitleler tarafından bu kadar takdir edilmesinin bir sebebi de hem öncü fertlerin hem de kurumsal yapılarının istiğna esasına dayanması ve tam bağımsızlığı adeta kıskançlık seviyesinde korumasıdır. Bağımsızlığın bedeli ağır olur çoğu zaman. Sosyal hayatta geniş yansımaları olan bir camiayı kendisine tam teslim görmek isteyen vesayetçi güçler (bu çoğu kez uluslararası arenaya da yansır) camianın bağımsız ve müstağni durumundan hoşnut olmaz. Hatta rahatsız bile olurlar. Oysa camianın herhangi bir yere dayanması sadece kendi bağımsızlığını zedelemez; aynı zamanda dayanak noktası dışındaki sempati dairesini parçalar. Camia buna geçit vermediği için camia olarak kalır. Bu durumdan rahatsızlık duyanlar birbirine zıt, birbirini tekzip eden yakıştırmalarda bulunur. Ne var ki o tip suçlamalar toplum vicdanına çarpar ve anlamsız hale gelir.

CAMİA TEK TİP İNSAN YETİŞTİREMEZ

9. Doğrudur; "cemaat" çoğu kez "tek tip" insan yetiştirebilir; ancak camianın böyle bir lüksü yoktur. Zaten bu kadar eğitimli ve yaygın bir kitlenin "tek tip insan" olmayı kabullenmesi mümkün değildir. Camia içinde her tip adam bulunur. Birbirine zıt insanların (ve kitlelerin) bir camia ile az-çok temas halinde olması, o camianın geniş bir gök kubbe altında gayret sarf etmesi nedeniyledir. O kucaklayıcı tavır olmasa, bu kadar değişik sosyal yapı ve siyasi oluşum kendine bu camiada bir yer bulamaz.

ASLA ŞİDDETE KUCAK AÇMAZ

10. Camia, şartlar ne kadar zor olursa olsun, asla şiddete sıcak bakmaz. Onun gücü gönüllere hitap etmesi, en amansız düşmanlık yapanlara bile kötülükle mukabele etmemesidir. Kara propaganda ve komplo teorileriyle bu gerçekliği aşmaya çalışanlar tek bir somut delil getirememiş, sadece uç iddialarda bulunmuşlardır. Camia, barışçı ve sivil mahiyeti ile gönüllere hitap eder. Herkesin konumuna saygı gösterir; kendi duruşunu olağanüstü şartlarda bile bozmaz. "İncinsen de incitme" esasına bağlı bu kitle, çok zulme maruz kalırsa (ki belli dönemlerde böyle acılar yaşanmıştır) meseleyi Allah'a havale eder. Vicdan sahibi herkesin göklerin kapısını zorlayacak o durumdan çok sakınması gerekir... Çatışmacı kültürden bu kadar uzak, farklılıklara bu kadar saygılı, sosyal barışa bu kadar tutkun bir kitlenin toplumdan kopuk ve marjinal bir yapı gibi sunulması kasıtlı bir davranış değilse yetersiz bilginin bir sonucudur.

CAMİA ÇAĞIYLA HESAPLAŞMAYI TERCİH EDER

11. Camia, bir değerler manzumesine gönülden sevdalıdır. Güncel olayların paletleri altında ezilmektense; çağıyla hesaplaşmayı tercih eder. Bu tercih ortaya konurken tahlil ve terkip yolunu seçer. Mevlana metoduyla pergelin bir ucunu öz kaynaklarında sabit tutar; diğeriyle yeryüzünü dolaşır. Yani bir yönüyle yerel, diğer yönüyle evrenseldir. Kendi değerlerinden taviz vermeyen yapılar bazen kendi kutsalını dar bir çerçevede yorumlayabilir. Hal böyle olunca o topluluk hem sosyal yelpazenin çok küçük bir bölümüne hitap eder; hem de o kutsalları yaşatma ideali daha marjinal ve sert bir söyleme dönüşebilir. Oysa bahsi geçen camia, hem kendi kutsalını yaşamayı hem de başkalarının kutsallarına saygı duymayı (sadece hamasî söylemlerle değil) hayatın kendi pratiğinde ispat ediyor. Bu haliyle hem kendini marjinalize etmiyor hem de kendini karşıt görenlerin izolasyon politikasına boyun eğmiyor.

Kitlelerin kıymeti, vicdanlarda bıraktığı derin izle ölçülür. Fethullah Gülen Hocaefendi ve onun hizmet felsefesine sempatiyle bakanlar, ortak akıl ve müşterek vicdanın sahiplenmesi ile, dünyanın dört bir yanında hiçbir karşılık beklemeksizin hizmet etmektedir. Bu kadar geniş bir dairede takdire şayan bulunmuş bir kitlenin paranoyalar sonucunda "öcü" gibi gösterilmesi büyük bir vebaldir. Bunu kasıtlı yapanlar tarih huzurunda da, Mahkeme-i Kübra'da da mahcup olacaktır. Ancak camia, böyle bir mahcubiyetin yaşanmaması için bile dua eden gönül erlerinden oluşmaktadır.

Miraç Gecesinde Kudüs'te Olmak Istermisiniz?

"Mobilyada %50’ye Varan İndirimler Burada!"

HAŞERE KOVUCU TÜRKİYE’DE 1 KEZ AL YILLARCA KULLAN 49 TL

ÜLSERE KARŞI MUCİZE ÇÖZÜM

Solar Cep Şarj Cihazı Türkiye’de


 
2012-02-20 10:24:30
 
 
2012-02-23 20:58:21
kanunsuzlaştırılanlara
şimdi fitneci dedinya mekkede fitneci nebiyi muhteremdi ebeveynle çocuk arasına giren müşrikler ile ehli kitabın arasını açan hanımını boşattıran herifinden ayıran atalarının dinine ve allahsız kanunlara rest çektiren eğer fitnecilik dediğin buysa valla ben fitnecyim elhmdulillah gel snde fitneci ol

2012-02-23 20:57:14
kanunsuzlaştırılanlara
şimdi bu ne, cevapmıydı. Dost savaş topla tankla olmuyor dedinya nerde ırak tamı yoksa filistindemi ne yani israil başkalarını gazeteylemi yoksa tv ilemi yahut pırasaylamı tehdit ediyor.Etme dost yapma dost kendimizi kandırmayalım.Şahadeti unutturuyorlar bize kanmayalım papa yalakalarına vesselam

2012-02-23 11:47:14
ashabi'ye... 2
5- Objektif ol, Öğren, Bilmediklerine Düşman olma, Ön Yargılı Hiç Olma... 6- Müminler Kardeştir Düsturunu Benimse... 7- Fitne ve Fesad Tohumları Ekenlere Geçit Verme... 8- RNK'dan İhlas Risalesini Oku Bak Üstad Ne Diyor... Sana Başka Birşey Demiyorum... Selam ve Dualarımla A.E.O.

Arkadaşına Gönder Haberi Yazdır
 
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
19:19    Bedelli Askerlik Yasasında Değişiklik
18:34   Molotoflu saldırıya müebbet
17:55   Apo’ya da “Hayvan” diyebilecek misiniz?
16:42   Sınırda İran askeri kendi vatandaşını öldürdü
16:33   AYM'den iptal yok
16:25    Furkan'ın babası İsrail teklifi iddiasını cevapladı
16:17   Sağlık Bakanlığı 20 İl'i uyardı!
16:05   Sigara çocukları da tehdit ediyor
15:59   Memur-Sen, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'na başvurdu
15:50   Ömer Dinçer öğretmenlere hak verdi
15:33   Haliç'te facia zinciri!
15:30   İsrailli komutanlar tamam.. Ya yerli uşakları?
22:20   Bugün Regaib Kandili
15:12   Kim bu pakraduniler?
14:53   'Hüseyin Velioğlu öldürülmedi'
14:53   Bakanlıktan çiftçiye büyük destek
14:52   PKK, Çukurca'da karakola havan topuyla saldırdı
14:48   Çaresiz anne kızının ölümünü bekliyor
14:43   Acun Ilıcalı'nın kaşı yarıldı
14:36   Kenelere Karşı 20 İlde Alarm
14:31   İzmir'de uçaktan düşen gülle alarmı!
14:15   "Küresel kalkınma stratejileri belirlemeliyiz"
13:43   İddialar doğru ise kaza değil; suikast
13:35   "Darbe anayasalarından kurtulacağız"
13:24   Türkiye'de genç nüfus azalıyor
12:39   Balyozcular 2 aya çıkıyormuş!
12:26   'Türkler Müslümandır dolayısıyla insan sayılmaz!'
12:20   Erbil'de 2'nci Kandil
12:01   Taraf'tan İçişleri Bakanı'na odun benzetmesi!
11:52   Süt üretimi yüzde 11,2; bal üretimi yüzde 16,2 arttı
11:51   Uyuşturucu operasyonunda 26 kişi tutuklandı
11:50   Sarımsak fiyatları üreticisini üzdü
11:36   Arınç'tan Regaip Kandili mesajı
11:34   Zana'ya 10 yıl hapis cezası
11:33   Terör örgütüne çıkar sağlayan kaçakçılardan 30'u adliyede
11:01   Türkiye genelinde üç ayda 96 bin konut satıldı
10:44   Ruşen Çakır kimin projesi!
10:41   Cumhurbaşkanı Gül Apple'ı ziyaret etti
10:37    'Petrol kuyumuz yok'
10:27   Ziraat Bankası'nın yeni adı ne olacak?
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 8...
 
Bid’at Meselesi...
 
Bankaların kar, aktif, mevduat ve kredileri ...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Yarışmalar, diziler, "piç"ler... Toplumu dönüştürme proje...
 
Abdurrahman Dilipak FB Cumhuriyetinden, Ergenekon Cumhuriyetin...
 
Ali Karahasanoğlu İsrailli komutanlar tamam.. Ya yerli uşakla...
 
D.Mehmet Doğan Mehmet Âkif'in "bütün şiirleri"...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
Ahmet Varol Mavi Marmara'yı Yaşatmak...
 
M. Şevket Eygi Pakraduniler...
 
İbrahim Karagül O kurşun atıldı!...
 
Süleyman Yaşar Almanlar niye sorun çıkartıyor?...
 
Akif Emre Kurtuluş teolojisi...
 
Kenan Alpay Uludere nasıl ateşten gömlek oldu?...
 
H.Celal Güzel 'Sivil Anayasa' kimliksizlik demek değildir...
 
Ali Bulaç Bağımsız İslami gruplar...
 
Aziz Üstel 'Türkler Müslümandır dolayısıyla insan sayılmaz!'...
 
Hayrettin Karaman Altan Tan kardeşime...
 
Engin Ardıç İmanım tahtelbahir, bu ne biçim projeksiyon?...
 
Hüseyin Öztürk Meslek taassubu değil mason kardeşliği!...
 
Zeki Ceyhan Hocama mektuplar 5...
 
Mehmet Şeker Memleketin çivisi çıkmadan...
 
Mehmet Barlas İstanbul Modern'de "Burhan Doğançay olayı" var......
 
Abdulkadir Özkan Eylem değil eylemsi...
 
Fehmi Koru Her şeyin başı fikir...
 
Ebubekir Sifil Çocuklarımız kime teslim?...
 
Şahin Alpay Uludere ve insansız hava araçları sorunu...
 
Serdar Demirel Kimin lobisi?...
 
Ahmet Çakar Asıl operasyon !!...
 
Ahmet Çakır Milliler maç kazanmalı...
 
Nusret Çiçek Sayın terör aklandı!...
 
Ahmet Kekeç En asil duygunun solcusu...
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:38
Güneş
5:32
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:32
Yatsı
22:15
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.