"Bu kilise Müslüman kemiklerinden!"

"Bu kilise Müslüman kemiklerinden!"
Çek cumhuriyetinin "Sedelik" şehrinde çok enteresan bir kilise var. Ancak bu kilise ne tahtadan ne de demirden: Kemikten. Ve iddiaya göre bu kemikler Müslüman kemikleri.

"Sedelik" şehirdeki bu kilisenin hikayesi şöyle anlatılıyor: 1218'de dönemin papası haçlı savaşlarında öldürülen müslümanları gurur ve övünme aracı olarak getirtmiş ve bunların kemiklerinden kilise yaptırılmasını emretmiş. 40.000 müslümanın kemikleri toplanarak da emir yerine getirilmiş!

Eğer bu iddialar doğru ise, bu tablo, Müslümanlara terörist diyen "haçlı zihniyetinin" terörünü ortaya koyuyor. 

İŞTE İNANILMAZ KARELER-FOTOĞRAFLARA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYIN




İnsan kemikleri üzerine kurulmuş bir medeniyet!


Bir yapı düşünün ki insan kemikleriyle süslenmiş. Böyle bir şey olamaz demeyin, çünkü var. Çek Cumhuriyetinde bulunan “Sedlec Ossuary” Şapel'i, 40 bin insan kemiğiyle süslenerek sözde sanat diye insanları ağırlıyor.

Bugün her fırsatta Müslümanların barbar(!), acımasız(!) ve insan katili(!) olduğunu diline dolayan Avrupa ülkelerinin tarihine bakıldığında, aslında Avrupa’nın tam anlamıyla bir insan mezarlığı üzerine kurulu olduğu görülecektir. Avrupa’nın birçok ülkesinde değişik şehirlerinde birçok toplu mezar ve mezarlarda on binlerce, hatta yüz binlerce insanın kemikleri sergilenmektedir.

Bu toplu mezarların tarihi çok eskilere dayanır. Avrupa’da Hıristiyan mezhepler arası çıkan savaşlardan dolayı hayatını kaybedenlerin yanı sıra dini inançlarından dolayı yüz binlerce insan Roma imparatorluğu tarafından katledildi. Ortaya çıkan veba ve kolera gibi hastalıklarda kilisenin bağnazlığından dolayı ölüme terk edilen milyonlarca insanın yanı sıra İspanya ve diğer Müslüman beldelerde katledilen on binlerce Müslüman… Tüm bunlar temiz(!) bir tarihe sahip olduğunu her fırsatta dile getiren Avrupa Medeniyeti(!)nin eseridir.

Günümüzde Avrupa’nın birçok ülkesinde bazıları müze, bazıları kilise olarak kullanılan, bazıları da halkın kullanımına kapalı bulunan çok sayıda Ossuary (İngilizcede ölü kemiklerinin konulduğu yer anlamına gelmektedir) ismiyle bilinen insan kemiği deposu bulunmaktadır. Portekiz’de Capella dos Ossos, Çek Cumhuriyetinde Sedlec Ossuary, İtalya’da San Bernardino alle Ossa bunların en ünlüleri sayılır.

HERGÜN BİNLERCE TURİSTİ AĞIRLIYOR
Bunların en önemlilerinden biri olan Çek Cumhuriyeti’ndeki asıl adı Kostnice Sedlec (ya da İngilizcesiyle “Sedlec Ossuary”) olan Sedlec Şapeli, Çek’in Kutna Hora şehrinin Sedlec mahallesinde bulunan Tüm Azizler Kilisesi şapelinin alt katında bulunuyor. Burada bulunan şapel en az 40 bin insanın kemiğiyle süslenen şapel her gün binlerce turisti ağırlamaktadır. Şapel’in meşhur olmasındaki unsur şapelde muhafaza edilen 40.000 insanın iskeleti ve bu iskeletlerden 10.000 insana ait olanlarının ise sanatsal olarak çalışılarak şapelin bu kemikler ile dekore edilmesidir.

Efsaneye göre 1278 yılında Sedlec Manastırı başrahibi Heinrich, o zamanların Bohemya kralı Otokar II. Premysl tarafından Kudüs’e bir haber götürmekle görevlendiriliyor. Başrahip geri dönüşünde yanında Hz. İsa’nın çarmıha gerilmiş olduğu tepeden bir avuç dolusu toprak getiriyor. Getirmiş olduğu toprağı Sedlec’teki mezarlığa serpiyor. Böylelikle burası kutsal bir yer olarak açıklanıyor. Mezarlık, zamanla orta Avrupa’da, sadece Sedlec halkının değil Polonya’dan, Bavyera’dan ve Hollanda’dan birçok insanın gömülmek için rağbet ettiği bir mezarlık haline geliyor.

KÖR BİR KEŞİŞ KEMİKLERİ DEPOLUYOR
14. yüzyılın ortasında veba hastalığından ölenler (O zamanlar kilisenin açıklamasına göre 30.000 kişi) ve 15’inci yüzyıldaki Hussiten savaşlarında ölen insanların çok olması sebebiyle mezarlık devamlı büyütülmüş. 3.5 hektarlık bir alana dağılan mezarlıkta birçok insanı da toplu mezarlara gömmek zorunda kalmışlardır. 15’inci yüzyılın erken döneminde mezarlığın ortasına iki katlı gotik tarzında bir mezarlık şapeli yapılıyor. Şapelin yapımı esnasında çıkartılan kemikler Şapel’in alt katında istifleniyor ve o zamandan itibaren de orası ölülerin kemiklerinin konulduğu yer olarak (Ossuary) kullanılıyor.

İNŞADA 10 BİN İNSAN KEMİĞİ KULLANILIYOR
Giderek büyüyen mezarlığın küçültmesi gerektiğinden, şapel’in bitiminden sonra da mezarlardan insan kemikleri çıkartılıyor ve yaklaşık 40.000 kişiye ait kemikler kör bir manastır keşişi tarafından Ossuary’e sistematik bir şekilde istifleniyor. 1703 ve 1710 yılları arası şapelin alt girişi ve üst katın bir kısmı bohemya – geç barok stilinde değiştiriliyor. Daha sonraları Prens Schwarzenberg, şapeli fark ediyor ve 19’uncu yüzyılda satın alıyor. 1870 senesinde Prens, ahşap ustası Franktisek Rink’i, Ossuary’nin içini alışıla gelmişin dışında inşa etmesini istiyor. Ahşap ustası malzeme olarak tahta yerine yaklaşık 10.000 insanın istiflenmiş kemiklerini kullanıyor.

Odalarda istiflenmiş toplam dört devasa kemik yığını bodrumun duvarlarını süslüyor. Nişlerde yığılı olan birçok kafatasında, Hussiten savaşı esnasına ölmüş olan savaşçıların, harman döğeni ve balyoz izlerini görmek mümkün.

HABERVAKTİM.COM-DOGRUHABERGAZETESİ.NET

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.