Nesrin Kardeşim Baykal pusulam

Nesrin Kardeşim Baykal pusulam
Baykal ve Baytok'u Mecis'te karşılamasının insani bir tavır olduğunu belirten CHP'li Serter, 'Amacım mesaj vermek ya da şov değildi' dedi.

Kaset olayından üç hafta sonra, birer gün arayla TBMM'ye gelen eski CHP lideri Deniz Baykal'ı ve Ankara Milletvekili Nesrin Baytok'u karşılayan Nur Serter, AKŞAM'a konuştu. CHP İstanbul Milletvekili Serter, 'Nesrin'i kardeşim, Deniz Bey'i Türkiye'nin pusulası gibi görürüm' dedi. Baykal ve Baytok'u insani duygularla karşıladığını belirten Serter, şunları söyledi:  

AMACIM ŞOV DEĞİLDİ

BÜYÜK KAYIP: Deniz Bey'in Meclis'e geleceği biliniyordu. Benim karşılamam tamamen insancıl duygularla ilgili bir durum.
Deniz Bey'i birlikte çalıştığım süre içinde daha iyi tanıdım. Bilgisine, birikimine, misyonuna, cesaretine ve vizyonuna büyük saygı duyuyorum. Ben Deniz Bey'in Türkiye'ye doğruları gösteren bir pusula olduğunu düşünüyorum. Genel başkanlığı bırakmasının Türk siyasetinde kayıp olduğuna inanıyorum.

KARŞILAMAM DOĞAL: Bir hafta öncesine kadar genel başkanımız olan bir kişiyi Meclis'e geldiğinde kapıda karşılamanın çok doğal olduğuna inanıyorum. Bunun ötesinde, büyük bir haksızlığa uğramıştır. Ben her zaman haksızlığa uğrayan kişilerin yanında yer aldım. Şimdi de öyle. Bu davranışım Kemal Kılıçdaroğlu'na karşı olduğum şeklinde de anlaşılmamalı. Burada ciddi mağduriyetle karşı karşıya olan Sayın Baykal'dır. Bir de insanların unutmaya başladıkları insanca duyguların hatırlatılması gerektiğine inanıyorum. Vefa bunlardan birisi.

KARDEŞİM GİBİ: Nersin'i de karşıladım, öptüm sarıldım; yanında durdum. Arayıp geleceğini haber verdi, ben de 'Beraber olalım' dedim. Orada mesaj verme veya şov yapma gibi bir amacım yok. Çalışkanlığına ve partiye katkılarına saygı duydum. Platformda beraber çalıştık. Partinin geçmişini bilen, sevdiğim, yakınlık duyduğum, kardeş gibi gördüğüm bir insan.

YANINDA OLMAK İSTEDİM
ÖNCE NEYSE, SONRA DA O: Benim için o kasetten önce neyse kasetten sonra da aynı. Kendimi onun yerine koyarak ne yaşadığını hissederek bu kardeşimin yanında olmak gereğini hissettim. Doğal bir şey bu. Ben de ilk kez Meclis'te yüz yüze geldim, öncesinde hep telefonla konuştum. O bir milletvekili ve görevini yapması lazım, zaten devam zorunluluğu da var.

ÇOK TELEFON ALDIM: Ben aslında olağanüstü bir şey de yapmadım. Herkesin göstermesi gereken bir tavrı sergiledim. Deniz Bey'i ve Nesrin'i karşıladığım için iki günde o kadar çok telefon aldım ki. Arayanlar da CHP'den tanıdığım insanlar değil. Toplumun sağduyusu hala ayakta.

KASETTEN SONRA DAHA DA YAKINLAŞTIM
'Denİz Bey de bilir. Ben O genel başkanken özel olarak veya odasında baş başa çok az görüşmüş bir milletvekiliyim. Yani saysan on kereyi geçmez. Görüşlerimi daha çok MYK içerisinde ifade etmişimdir. Ama ona çok daha yakın olanların bu olayın ardından daha arka plana çekilmeleri anlaşılır değildir. Ben Deniz Bey'e ayrıldıktan sonra daha yakın oldum; arıyorum, soruyorum. Bunun insanca bir yaklaşım olduğuna inanıyorum. Bir beklentiyle değil. Ben asıl, güçlerini yitirdiklerinde insanların yanında olmanın gereğine inanırım.'

Akşam

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.