‘One Minute’ diyerek saldırmışlar

‘One Minute’ diyerek saldırmışlar
Askerlerin kendilerine ‘One minute’ diyerek saldırdığını anlatan Hakan Albayrak, bir Yunan aktivistin kendisine “Papandreu bize sahip çıkmaz. Sizin başbakan bize destek olsun” dediğini aktardı...

Türkiye’yi en büyük düşman görüyorlar 
HAKAN ALBAYRAK: “9 şehit verdik. Onların kanının bereketiyle dünyada çok önemli bir taş yerinden oynadı. Atmosfer değişti çok büyük bir devrim oldu. Direndik, canlı kalkan olduk. Yaralıların yaralarına bastılar ‘one minute’ diye bağırarak. Yine ‘one minute one minute’ diyerek saldırdılar büyük bir nefretle. Anladığım kadarıyla en büyük düşman olarak Türkiye’yi görüyorlar. Doğrusu ben bundan da memnunum, çünkü İsrail dünyada alçaklık adına ne varsa hepsini temsil ediyor. Onun karşısında olmak insanlığın, vicdanın, adaletin yanında olmaktır.”

Asker köpeklerinin ağzı kan içindeydi
ÖZLEM ŞAHİNERMİŞ: “ 4 tane erkek arkadaşımızın yerde kanlar içinde yattığını ve başındaki köpeklerinden ağzından kanlar aktığını gördüm. Ben görmedim ama bizim yanımıza gelen bir İsrailli kadın milletvekili, kendisinin 12-14 arasında şehit olmuş arkadaşımızı gördüğünü söyledi. Bazı sorgu masalarındaki bayan arkadaşlarımızı çırılçıplak soyup, sorgularını gerçekleştirdiler. Benimde başörtümü çıkartmamı istediler ama ben direndim.

Saldırı sonrası ilk görüntü
İsrail’in kanlı baskınının hemen ardından aktivistlerin çektiği görüntülerde yaralıların tedavisi için gönüllülerin nasıl koşturduğu görülüyor. Görüntülerde hayatını kaybeden barış gönüllürinin nasıl vuruldukları da var.

‘İskenderun’u biz yaptık’ diyorlardı
ŞEVKET GÖKMEN: Askerler herkese ateş ediyordu. Onlarca yaralımız, şehidimiz vardı. Kolu kopan, beyni patlayan korkunç tablolar gördük. Cevdet Kılıçlar’ı tek kurşunla alnının tam ortasından vurdular. Biz zaten hemen teslim olmuştuk ama bunu kaale almadılar. Sorgu sırasında bazı askerlerin İskenderun’daki saldırıyla ilgili konuştuklarını duyduk. Nerden biliyosunuz siz İskenderun’u dediğimizde de, ‘Aaa siz bilmiyor musunuz İslenderun’da donanmanızı yerle bir ettik’ diye alaycı ve bu işin arkasında da kendilerinin olduğunu belirten konuşmalar yaptılar.”

Yaralı olduğumu görünce ateş ettiler
MUHARREM GÜNEŞ: ‘’İsrail askerleri daha havadayken silah sıkmaya başladılar. Bizim kameramanları korumamız gerekiyordu. Onlar yaşananları canlı yayınla göndereceklerdi. Kameraman zaten 2 kurşun yiyince yere düştü. Kameramanı tuttum ve birlikte yere düştüm. Askerler lazer tutarak kim yaralı kim değil diye araştırıyorlardı. Beni tespit ettiler gözlerimin oynadığını görünce ve kurşun sıktılar ben yerdeyken. Yakından sıktıkları için yanak boşluğumdan giren kurşun boğazımın yanından çıktı.”

Lazer nişangahlı silahlarla hedef alarak ateş ediyorlardı
İsrail saldırısına maruz kalan İsveçli eylemciler, Türkiye’ye dönüşlerinde gemide yaşadıkları dehşet anlarını anlattı. İsveçli eylemciler, İsrail askerlerinin niyetlerinin eylemcileri öldürmek olduğunu ve kullandıkları silahlarla en az iki eylemciyi alnından vurarak öldürdüğünü söyledi. Aktivistlerden Mattias Gardell, İsrail askerlerinin lazer noktalı silahlar kullandığını ve bu şekilde gemideki eylemcileri öldürdüğünü söyleyerek “İnsanları alınlarından vurdular, bilerek öldürdüler. İkisini alnından vurdular, bir tanesini arkadan ensesinden vurdular, tıpkı infaz eder gibi.” diye konuştu.

Kurşunları narkozsuz çıkardılar
MUSA CUAŞ: “İsrailli doktorlar narkoz vermeden canlı bir şekilde sırtımdaki gerçek mermiyi kerpetenle çıkarttı. Lokal anestezi kelimelerini duydum ama herhangi bir şey yapmadılar. Vücudumdaki iki mermi 12 saat kaldı. Aort damarıma kıl payı mesafede kalmış merminin biri.”

Doğum günümü tutuklu geçirdim
Erhan Sevenler: Doğum günü olan 2 Haziran’ı tutuklu geçirdim. Benim için en büyük doğum günü hediyesi, Türkiye’ye dönmek oldu. TRT muhabiri Elif Akkuş; Saat 04.30’da sabah ezanı bittiği anda bir anda ortalık birbirine girdi.

Gemideki komandoları alkışlarla karşıladılar
Zaman Gazetesi Foto Muhabiri KÜRŞAT BAYHAN: Resimleri biz fotoğrafları oradayken alınabilir korkusuyla sildik. Silahların lazer pointerleri sürekli üzerimizde alnımızda dolaşıyordu. Gemi çıkışında komandolar alkışlarla karşılandı. Mossad ve stajyer askerler gelmişti. Komandoları karşılattılar. Biz de ellerimiz kelepçeli şekilde, bizi suçlu gibi dışarı götürdüler. Hepimizin fotoğraflarını çektiler tek tek.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.