Amerikalı Yahudi’den ilginç makale

Amerikalı Yahudi’den ilginç makale
Amerikalı Yahudilerin en fanatiklerinden olan Öğretim Üyesi Barry Rubin, AK Parti'nin başa geldiğinden bu yana İsrail'le bir tek askeri anlaşma imzalamadığını ve krizin sebebinin de bu olduğunu belirtirken, “Erdoğan olduğu sürece bize rahat yok

MEHMET NEDİM ASLAN'IN HABERİ-

Filistin'in Gazze Şeridi'ne yardım götüren Mavi Marmara gemisinde 9 vatandaşımızı katleden İsrail'in Türkiye düşmanlığının gerekçesini Amerikalı Yahudilerin en fanatiklerinden olan Barry Rubin açıkladı. “AK Parti başta olduğu sürece Türkiye-İsrail ilişkileri düzelmeyecek” diyen Rubin, iki ülke arasındaki krizin ne Gazze saldırısıyla ne de Mavi Marmara saldırısıyla başladığını belirterek, AK Parti'nin başa geldiğinden bu yana İsrail'le bir tek askeri anlaşma imzalamadığını ve krizin sebebinin de bu olduğunu yazdı.
Aralarında Avrupa ülkelerinin olduğu 32 ülkeden barış gönüllülerini taşıyan yardım gemisine saldıran İsrail'in Türkiye'nin iç işlerine de karışmaya çalıştığı ortaya çıktı. “Türk monşerlerinin yakın dostu” olarak bilinen ve bir dönem Türk-İsrail Parlamentosu Dostluk Grubu Başkanı olan Barry Rubin, “Türkiye Rejimi Batı'dan Doğu'ya Doğru Yön Değiştiriyor” başlıklı makalesinde, Türkiye ve Başbakan Erdoğan'a karşı ağır ifadeler kullanırken, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu ise “Erdoğan'ı uzaklaştırmak için bir alternatif” olarak niteledi.

ERDOĞAN OLDUĞU SÜRECE BİZE RAHAT YOK
İsrail'in ABD'deki en önemli seslerinden biri kabul edilen ve hala İsrail'in Herlziya kentindeki Bilim Merkezi'nde öğretim görevlisi olan Rubin, Pajamas Media'da yayınlanan makalesinde Türkiye'nin başında Erdoğan olduğu sürece İsrail'e rahat olmayacağını kaydederek, Kılıçdaroğlu'nun CHP'nin başına geçmesiyle işlerin yolunda gittiğini ancak yardım gemisindeki olayla birlikte Erdoğan'ın yeniden popüler olduğunu yazdı. Makalesinin sonunda “Türk okuyucular için” başlığıyla bir not da yazan Rubin, “Bazılarınızın benim ilişkilerin bozulmasında Türkiye'yi suçladığımı söylediğinizi duyuyorum. Ben Türkiye'yi suçlamıyorum, hükümetini suçluyorum. Birçoğunuz bana İsrail'e karşı çok kızgın olduğunuzu, çünkü bu durumdan mevcut hükümetin yararlı çıkacağını söylediniz” ifadelerini kullandı.

DOST TÜRKLERLE KONUŞMUŞ
Rubin, hangi Türklerin kendisine 'Bu saldırı AK Parti'nin ömrünü uzattı' dediğini açıklamadı. Askeri çevrelere yakınlığıyla bilinen Gazeteci Mehmet Ali Kışlalı daha önce Barry Rubin'den övgüyle bahsetmişti. Rubin makalesinin sonundaki 'Türk okuyucularına' notunda ayrıca “Ülkenizin ne yaptığını düşünün. Cenazelerde şehitler kutlanırken, bireysel olarak bazı Türkler ülkenin uluslararası politikasını başka ülkenin askerlerine saldırarak sürdürüyorsa, 'Dünyada ve Türkiye'de barış' yerini cihada bırakıyorsa, bu durum 60 yıldır Arapları götüren yola sokmuyor mu?” ifadelerini kulandı.

AK PARTİ BİR TANE ASKERİ ANLAŞMA YAPMADI
Türkiye ve İsrail arasındaki ilişkilerin ne Gazze filosundaki krizle ne de 2008-2009'da Gazze'deki 'İsrail-HAMAS savaşıyla' bozulduğunu söyleyen Rubin, ilişkilerin bozulmasının sebebinin AK Parti Hükümeti'nin başa geldiğinden beri İsrail'le bir tane bile yeni askeri anlaşma imzalamaması olduğunu yazdı. Türkiye ve İsrail arasındaki 'özel' ilişkilerin bittiğini ve bunun sorumlusunun da Türkiye'deki İslamcı hükümet olduğunu öne süren Barry, “Ankara'daki laik bir hükümet İran, Suriye ve Saddam Hüseyin'in Irak'ın ana tehdit olarak gördüğü zaman İsrail'e ihtiyaç duyuyordu. Ne zamanki bir hükümet İran ve Suriye'yi yakın müttefik görmeye başladı, İsrail düşman oldu” dedi.

TÜRK GENERALLERE SİTEM ETTİ
Türk ordusunun bir zamanlar rejimin önemli bir parçası olduğunu ve hem askeri teçhizat kaynağı hem de İslamcı ve radikal Arap rejimlerine karşı olduğu için İsrail'le müttefik olduğunu yazan Rubin, ordunun bastırıldığını ve generalleri yabancı müttefiklerinden (İsrail) mahrum bırakmanın AK Parti Hükümeti'nin bir önceliği olduğunu belirtti. Türkiye'nin İsrail'e ABD ile ilişkilerinde ihtiyaç duyulan bir ülke olarak gördüğünü ancak ABD'nin AK Parti'yi kabul etmesi ve İsrail'i bırakmasından sonra bu ittifakın bozulduğunu belirten Rubin, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, “Bölge barışına en önemli tehdit İsrail'dir, İran değil” şeklinde ifadeler sarfettiğini kaydetti.

DAVUTOĞLU'YLA DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI DA FETHEDİLDİ
AK Parti'nin İsrail karşıtlığının önceleri anlaşılmadığını, ancak ikinci kez seçilip kendisine güven duyunca bunu açığa çıkardığını yazan Rubin, hükümetin kendisini eleştiren yüzlerce kişiyi tutuklattırdığını medyanın yüzde 40'ını satın aldığını ve bürokrasiye kendi gibi düşünen insanlar aldığını ileri sürdü. Gazze'de çocukların öldürülmesini 'İsrail güvenliği için gerekli' diyen Şimon Peres'i 'en güvercin kişi' diye tanımlayan Rubin, Erdoğan'ın Davos'ta demogoji yaptığını ve ülkesine döndüğünde büyük bir popülerite kazandığını ifade etti. Başbakan Erdoğan'la birlikte Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun da İsrail'le bozulan ilişkilerin sorumlusu olduğunu yazan Rubin, “Davutoğlu'nin yazdıklarının tercüme edilmemiş olması birr kayıp. Çünkü Davutoğlu İngilizce yazdığı zaman Türkiye'nin herkesin dostu olmak istediğini söylüyor. Ama Türkçe versiyonunda hedefinin Batı'dan nefret edenlerle dost olmak olduğunu söylüyor. Davudoğlu'nun atanması AK Parti'nin İslamcılık'tan nefret eden bir başka kurum olan Dışişleri Bakanlığı'nın da fethedildiğini gösteriyor” dedi.

KEMAL KILIÇDAROĞLU BİR UMUTTU
Kemal Kılıçdaroğlu gibi popüler bir ismin muhalefetin başına geçmesinin AK Parti rejiminin düşeceğine dair umutları arttırdığını, ordunun nötr kalmasından sonra seçimlerin Türkiye'yi İslamcılardan kurtarmanın tek yol olduğunu kaydeden Rubin, “Ancak, İsrail askerlerine saldırdıktan sonra öldürülenlerin cesetleri, büyük ihtimalle AK Parti'nin zaferini ilan edecek. Bir Türk yazarın dediği gibi AK Parti üçüncü kez başa gelecek. ABD ve Batı'nın desteğini yitirmeyeceği için AK Parti'nin İsrail'in ticaret ve turizmini kurban etmesi önemli birşey değil” diye yazdı.

REFERANDUM KABUL EDİLİRSE YARGI DA GİDECEK
12 Eylül'de yapılacak referandumla Anayas değişikliğinin kabul edilmesi halinde hükümetin ele geçirilmemiş tek yer olan yargıyı da ele geçireceğini yazan Rubin, ismini vermediği bir 'Türk meslektaşınının “Türk halkı Batı'nın ve İsrail'in düşmanı değil. Onlar sadece yolcu. Asıl problem rejimin kaptanı ve ekibi” dediğini belirtti. AK Parti içinde de bazı ılımlı kişilerin bulunduğunu ve kendisinin Türk-İsrail parlamentolar arası dostluk grubunu misafir ettiğinde bu kişilerin iyi ilişkiler için çok içten olduğunu yazan Rubin, hükümetin organize ettiğini iddia ettiği Gazze filosuyla birlikte İslamcılık ve milliyetçilik duygusunun pekiştiğini belirtti.

HAMAS'A DESTEK YÜZDE 100 OLDU
“Bu hükümet milliyetçilik karşıtı bir hükümet ve Atatürk Cumhuriyeti'ni parçalıyor” diyen fanatik yazar, “Ancak yine de kendisini Türk bayrağına sarmayı başardı. AK Parti'ye ve HAMAS'a destek veren yüzde 30'dan daha az bir oran şimdi yüzde 100'e dönüştü. Her yerde Filistin bayrakları sallanıyor ve 'İsrail'le askeri işbirliğine son verin', 'Tüm İsraillileri öldürün', 'Allah-ü Ekber', 'Yahudilere Ölüm, 'İsrail'e Saldır' sloganlarının atıldığını ileri sürdü. İslamcı gazete Zaman'da çıkan bir makalede İsrail'in PKK'ya Türkiye'nin İskenderun'daki deniz üssüne saldırması emri verdiğini yazdığını kaydeden Rubin, “Muhalefet partileri bile ya ikna edilmiş ya da bu milliyetçi trend karşısında korkutuldu. Tüm partiler parlamentoda İsrail'le ilişkilerin kesilmesi çağrısı yaptı. Türk medyası barış seven göstericilerin zalimce saldırıldığını yazdı” ifadelerini kullandı.

OBAMA, TÜRKİYE'Yİ CESARETLENDİRİYOR
Şimdiye kadar Türkiye'ye ses çıkarmayan ABD'nin Washington Post gazetesinde Erdoğan'ı eleştiren yazının çıkmasıyla tavır değişikliğine gittiğini yazan Rubin, Obama'nın CNN'deki röportajında Türkiye'yi övmesi bu ülkeyi cesaretlendirdiğini de yazdı. Rubin ayrıca, gemideki saldırıdan sonra bazı Türk yazarlarının 'Başka bir ülke Türkiye'den PKK'ya yardım etmek isterse ne olacak?” şeklinde İsrail'i savunan yazılarına benzer bir analoji kurarak, “Türkiye 1993'ten beri Azerbaycan'ı desteklemek için Ermenistan sınırını bloke etti. Eğer insani bir konvoy sınırı geçmek isterse ve Türk askerlerine saldırırsa ne olacak? Türkiye birçok kez Kürt isyancılara saldırmak için Kuzey Irak'a girdi” ifadelerini kullandı.

AK PARTİ BAŞTA OLDUĞU SÜRECE
“Türkiye ve İsrail'in sıcak ilişkilerini kurtarmaya dair bir fikir AK Parti hükümette olduğu sürece bir illüzyondan ibarettir” diyen Amerikan Yahudilerinin en fanatik yazarlarından Rubin, “AK Parti hükümette olduğu sürece, bu Batı'ya bir ihtilafın sadece başlangıcı olacak. Rejim (Türkiye), İsrail'in suçlu bulunmasını, tazminat ödemesini ve ABD'nin de bu kararı desteklemesini istiyor. Eğer bu olmazsa, Erdoğan daha fazla yumruk sallayacak ve on binlerce kızgın gösterici Türkiye'nin caddelerini dolduracak” dedi.

AK PARTİ'NİN DEVRİLMESİ İÇİN...
Rubin, AK Parti'nin devrilmesi temennisini ise şu sözlerle açıkladı: “Türkiye için umut edilecek en iyi şey şu anda bir başka partinin başa gelmesi. İsrail-Türkiye ilişkileri kolay bir şekilde eski sıcaklığına hemen dönmeyebili ancak normal bir durum ilişkilere egemen olacak. Eğer AK Parti uzun bir süre iktidarda kalmayacaksa, Türkiye'nin İsrail'i terketmesi de sürekli olmayacaktır. Burada ortaya çıkan soru şu: Türk hükümeti Türkiye-ABD menfaatleri aynı doğrultuda olmadan öcen daha ne kadar Amerikan menfaatlerine sabotaj düzenleyecek? Türkiye'nin Batı'yı bırakması büyük bir stratejik değişiklik ve demokrasi için bir kayıp olacaktır” dedi.

İSRAİLLİLER TÜRKİYE'Yİ BÖYLE GÖRÜYOR-BU VİDEOYU MUTLAKA İZLEYİN

HABERVAKTİM.COM

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.