Çukurca'da saldırı: 1 asker şehit oldu...        Dindar nesil tartışmaları alevleniyor...        Konya'da otobüs devrildi: 1 ölü, 20 yaralı...        Konya'da yolcu otobüsü devrildi: 1 ölü, 20 yaralı...        CHP’de kazan kaynıyor...        Ahmedinejad'a ifade şoku!...        Sonunda değerini ve kalitesini anladılar...        Tarım makinaları üreten fabrika alev alev yandı...        Mısır'da asker 30 Haziran'da çekiliyor...        ABD'de idam mahkumu infaz edildi...        Evleri yanan iki aile yardım bekliyor...        Çanakkale geceyi karanlıkta geçirdi...        
USD Alış 1.739 USD AlışUSD Satış 1.751 USD SatışEuro Alış 2.313 Euro AlışEuro Satış 2.330 Euro SatışAltın Alış 97.1490 Altın AlışAltın Satış 97.6970 Altın  Satış
 
 
17 R.Evvel 1433

9 Şubat Perşembe 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Al birini vur diğerine!


Bugüne kadar önüne ne gelirse gelsin sadece reddeden, içeriğine dahi bakmadan hep ‘istemezük'çü bir kafayla yaklaşan CHP'den şikayetçi oldu bu millet.
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
 

İNGİLİZCE KONUŞMAK İÇİN KURSA GİTMEK ŞART DEĞİL. NASIL MI? TIKLAYIN!

Yapılan ve yapılacak bütün yenilikleri, yatırımları ve her çeşit hizmeti; ister milletin yararına olsun, isterse dünyanın en ileri harekatı olsun, hep karşı çıkmıştır. Çünkü dayandığı güç odakları böyle istiyordu ve varlığını buna borçluydu.
Tanıdığımız CHP'nin; cumhuriyet tarihi boyunca vatandaşın özgürlükleri önündeki engelleri kaldırma, millete hizmet, milletin refahı ve huzuru için kafa yorma, milletin yaşam standartlarını yükseltme diye bir derdi hiç olmamıştır. Bu gibi konularda asla kafa yormamıştır. Çünkü ona taktir edilen görev sadece engellemek, kaos çıkarmak, hükûmet ve millet o kaosla uğraşırken, o kaosun doğurduğu ürünleri devşirmek…
CHP'nin iktidar olduğu veya iktidar ortağı olduğu dönemlere şöyle bir göz atalım… Yasaklardan başka, elle tutulur-gözle görülür tek bir hizmetini göremezsiniz. Muhalefete düştüğü dönemlerde de, millet yararına olan her şeye karşı çıkmıştır.
Buna ilk aklımıza gelen birkaç örnek olarak, şunları verebiliriz:
* Bugüne kadar ‘öcü' olarak bilinen komşu ülkelerle ‘sıfır' problem,
* Devletin sırtında kambur olarak duran arpalıkların özelleştirilmesi,
* İstanbul ve benzeri büyük şehirlerin su problemini çözecek projeler,
* Boğaz köprüleri ve onların işletim şekli,
* Kısa adıyla ‘GAP' olarak bilinen proje,
* Yeni üniversitelerin kuruluşu,
* Otoyollar ve işletim şekli…
Buraya kadar söylenenlerle de anlıyoruz ki; CHP'nin söylemleriyle eylemleri örtüşüyor. BDP'de İmralı'dan aldığı talimata göre hareket ediyor. Onun da Türkiye'nin kalkınması, çağdaş medeniyet seviyesinin üzerine çıkması, halkın refah seviyesinin yükselmesi, özgürlüklerin artması diye bir derdi yok. Onlar da kandan ve kaostan nemalanıyor.
Bu ‘istemezük' çatısı altında CHP, BDP, İP, ERGENEKON, Yargıtay, Danıştay, HSYK ve Anayasa Mahkemesi'nin malum temsilcileri ve onların taşeronlarıyla aynı noktada buluşmasını, MHP'nin nasıl izah edeceğini anlamak mümkün olmadığı gibi anlatmakta mümkün değil.

‘12 Eylül Darbe Anayasası' hakkında, CHP ve MHP'nin daha önce söylediklerine bakalım…
* Baykal; “Bu anayasanın betonarme hesapları yanlıştır. Öngörülen denge bu sıkleti çekmez. Statik denge milli irade dışına taşmıştır. Bu anayasayla çağdaş demokrasiye geçemeyiz.”
* Türkeş; “1982 Anayasası hazırlanış, sunuluş ve kabul ediliş süreci, şartları ve içeriği ile ülkemizin demokratik gelişmesi önünde çok önemli bir engel olarak durmaktadır. Aradan 11 yıl geçmiş olmasına rağmen, 12 Eylül hukukunun başta Anayasa olmak üzere hala geçerliğini koruması, demokratikleşme yolunda çok ileri ve önemli adımlar atılması gereğini açıkça ortaya koymaktadır.”

Şimdi bu iki parti yetkililerinin bugünkü yorumlarına bakalım…
* Kılıçdaroğlu; “Ramazan ayı da referandum kampanya sürecinin önemli bir bölümüne denk geliyor. Bu ayda muhafazakar kesimin, mütedeyyin insanların ve sade vatandaşlarımızın hassasiyetlerini göz önünde bulundurun. Sizlerden ricam 12 Eylül'e kadar içki sofralarından uzak durmanızdır. İftar çadırlarını ziyaret edin. Orucunu açan insanlarımızla buluşup sorunlarını dinleyin. Teravih namazlarını ve camileri AKP'ye terk etmeyin. AKP'nin yöntemleriyle çalışıp hem bunların gerçek yüzünü anlatın hem de boşluk kalmasını önleyin.”
* Bahçeli; “MHP, anayasanın değiştirilmesi gerektiğine samimiyetle inanıyor. Partimizin teklifleri hiç dikkate alınmadı. Tek taraflı olarak AKP tarafından tezgah altında hazırlanan değişiklikler, çürükle sağlamın, kokmuş ile tazenin el çabukluğuyla ambalajlandığı bir paket içinde TBMM iradesine dayatılmıştır.”
Bunlardan biri; yüce değerleri sayesinde tarihin altın sayfalarında yer almış bu büyük milleti, her zaman olduğu gibi ‘enayi' yerine koyarak, bir yıl boyunca onun tarihine, kültürüne ve inancına saldıracak. Daha sonra işi düştüğünde, onun camisine gidecek ve orada, ona; “Bakın ben bir yıl boyunca içtim-eğlendim, sizin Peygamber'inize, caminize, ezanınıza, örtünüze ve bütün değerlerinize saldırdım. Fakat bugün sizin desteğinize ihtiyacım var. Onun için şimdi ben de sizinle beraberim.” diyecek…
Bir diğeri ise; sürekli kandan ve gözyaşından bahsederek, 12 Eylül mağduriyetinden nemalanarak… Her zaman olduğu gibi meclisteki çalışmaları; hiçbir fikir üretmeden, gelen teklifleri dahi okumadan, yüksek perdeden bağırarak, tekmeyle-yumrukla engellemeye çalışırken, kurulan komisyonlara üye dahi vermeden; “Bizim fikrimiz sorulmadan yapılan çalışmaların içinde bulunmayız.” diyecek… Daha sonra da kalkıp ‘istemezük' çetesinin içinde yer alarak İmralı'dan talimat veren zatın dümen suyuna girecek…

Bu gaflete bir de diğer yorumcuların gözüyle bakalım…
* Başbakan Erdoğan; “Güya uzlaşmaya yanaştığı, bizim kaçtığımız gibi bir hava estirilmeye çalışılıyor, muhalefet partisinin hedefi uzlaşma değil, şark kurnazlığı. 2007 yılında uzlaşma komisyonu kuruldu. AKP dışında hiçbir parti üye vermedi. O gün ortak bir taslak hazırlanmasına yanaşmadılar. Arkasından da; ‘Bu anayasanın noktasına dahi dokundurtmayız' dediler. Yapılan her adımda Anayasa Mahkemesi'nin kapısına koştular. Yüce Meclis'in aldığı kararları mahkemelik yaptılar. ‘Geçici 15. Madde' dediler. Onu da içeren Anayasa değişikliğine toptan karşı çıktılar. Destek olmayız dediler, taslağı dahi okumadan ‘Anayasa Mahkemesi'ne gideceğiz' dediler.”
* Eski Bakan Hasan Aksay; “Anayasa değişikliği ile ilgili referandum bir onur ve haysiyet konusudur. Mutlaka milletin üzerindeki bu tahakküm ve darbe havasının kalkması lazım. Bunun için de referandumun yüksek bir oyla kabul edilmesi için var güçle çalışılmalıdır. Türkiye'nin ileri atılımlarının gerçekleşmesi için, ufkun açılması gerekli.”
* Siyaset Bilimci Prof. Dr. Naci Bostancı; “MHP'nin burada aldığı tavır, esasen kendi durduğu yer ve yürüttüğü siyasi faaliyetlere çok da uygun bir hareket değil. Bu Türkiye'deki iktidar-muhalefet anlayışının bir kez daha gözden geçirilmesi gerektiğini de ortaya koyuyor.”
* İbrahim Kahveci; “Referandum, Türkiye için kritik bir anlam ifade etmektedir. Referandumla, Türkiye'yi düzlüğe çıkaracak adımlardan biri atılmış olacaktır. Vatandaş, özgürlük ve kendisini ifade etme açısından bir fırsat kapısı aralamış olup, bu referandumla hakkını arayacak bir süreci başlatmış olacaktır.”
Kürtlerin 12 Eylül günkü referandumda Ergenekoncular, MHP ve CHP ile aynı safta yer alması, kendilerini inkardan başka bir şey olamaz.”

Bir de bu paketin dikkat çeken maddelerine, değişen ve eklenen kısımlarıyla bakalım…
* MADDE 2- “Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir.”
* MADDE 3- “Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hakim kararına bağlı olarak sınırlanabilir.”
* MADDE 4- “Her çocuk, yeterli himaye ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir. Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır.”
* MADDE 6- “Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler.”
* MADDE 12- “Ancak, Yüksek Askeri Şuranın Silahlı Kuvvetlerden her türlü ilişik kesme kararlarına karşı yargı yolu açıktır. Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz.”
* MADDE 14- “Disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz.”
* MADDE 16- “Askerî yargı, askerî mahkemeler ve disiplin mahkemeleri tarafından yürütülür. Bu mahkemeler; asker kişilerin, sadece askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak işledikleri askerî suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler. Devletin güvenliğine, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlara ait davalar her halde adliye mahkemelerinde görülür. Savaş hali haricinde, asker olmayan kişiler askerî mahkemelerde yargılanamaz.”
* MADDE 18- “Anayasa Mahkemesi üyeleri on iki yıl için seçilirler. Bir kimse iki defa Anayasa Mahkemesi üyesi seçilemez. Anayasa Mahkemesi üyeleri altmış beş yaşını doldurunca emekliye ayrılırlar. Zorunlu emeklilik yaşından önce görev süresi dolan üyelerin başka bir görevde çalışmaları ve özlük işleri kanunla düzenlenir.”
* MADDE 19- “Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanını, Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları ile Jandarma Genel Komutanı da görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divanda yargılanırlar. Yüce Divan kararlarına karşı yeniden inceleme başvurusu yapılabilir. Genel Kurulun yeniden inceleme sonucunda verdiği kararlar kesindir. Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir.”
* Madde 22- (müsaadenizle bu madde çok uzun olduğu için özet olarak yazayım) HSYK üye sayısı, yedi asıl ve beş yedek üyeden, yirmi bir asıl ve on yedek üyeye yükseltilmektedir. Kurulun üç daire ve Genel Kurul şeklinde çalışması öngörülmektedir. Kurulun görevlerine ilave olarak getirilen en önemli yenilik ise, halen Adalet Bakanlığına ait olan hakim ve savcıların denetlenmesi yetkisinin tamamen Kurula devredilmesidir. Yürürlükteki düzenlemede, Kurul kararları tamamen yargı denetimine kapalı iken, yapılan değişiklikle meslekten çıkarma cezalarına ilişkin kararlar yargı denetimine açılmaktadır. Kurulun diğer kararları için ise etkili iç itiraz sistemi öngörülmektedir.
* Teklifin 24. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının geçici 15. maddesinin (yani darbe yapanlar, hiçbir şekilde yargılanamaz) hükmünü yürürlükten kaldırıyor.

Şimdi de bu maddelerin ve yukarıdaki yorumların ışığında değerlendirme yapalım…
Bütün bu değerlendirmeler ve açıklamalar ışığında, şimdi herkes elini vicdanına koyarak cevap versin. Bu değişikliklerin hangisi, bu ülkenin ve bu milletin aleyhinedir? Lütfen açıklasınlar biz de anlayalım. Eğer bir açıklamaları yoksa ‘her şey yanlış, her şey kara, istemezük' gibi şamatalardan artık bıktık. İşte o zaman insanın diyesi geliyor ki; “Bunların hepsi kaostan, kandan, ülkenin önündeki engellerden beslenen karanlık zihniyet sahipleridir.”
Bir büyüğümüz ne güzel buyurmuş; “Bir şey biliyorsan, konuş ta ilham alsınlar, eğer bilmiyorsan sus ta insan sansınlar.”

Selam ve saygılarımla…

Eğitimci/Yazar
Muhittin ATICI

ÜLSERE KARŞI MUCİZE ÇÖZÜM

SAÇ DÖKÜLMESİNE SON!

PROSTAT KABUSU SONA ERİYOR...

"Sevgililer Sevgilisi" İçin TIKLAYIN

Ofis Mobilyaları İhtiyaçlarınız İçin DİVA OFİS Tıklayınız...


Paylaş
 
 
2010-07-16 08:47:21
 
 
Arkadaşına Gönder Haberi Yazdır
 
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
11:43   Sıradışı tasarımlar
11:50   Yavuz Selim Han'ın esrarengiz cevabı
15:33   Fetih 1453'te büyük sürpriz  
10:50   Dolar güne nasıl başladı?
13:47   Evliya Çelebi'nin Hac yolculuğunu yazdı
00:08   Sarıkamış'ta 50 toplu mezar bulundu!
00:01   Nazlı Ilıcak: Cemaat Ergenekon'a paravan yapıldı
18:06   Resmi tarihin unutturmaya çalıştığı Paşa
13:08   Yavuz Sultan Selim küpe takmazdı
15:52   İşte Osmanlı ...
18:07   "Kızılderililer Türk mü'' sorusuna KESİN cevap!
09:59   Osmanlı sarayının bilinmeyenlenleri
13:09   400 Sene Sonrasına Mektup
18:02   Napolyon'un DNA'sından Çıkan İlginç Sonuç
09:25   Örnek Paşa’nın oğlundan örnek (!) film: LABİRENT
08:06   Eşcinsellerden ''kültürel'' atak
11:18   Görme engelli çiftin resim sevgisi
20:08   Tarihi Kur'an İngiltere'de sergilenecek
00:09   Çin'den çakma Hereke harekâtı!
11:20   Bu hafta 5 yeni film vizyona girecek
10:19   Fetih 1453 Yunanlıları çıldırttı
11:20   Milli saraylara yoğun ilgi
17:50   İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif Denizli'de anıldı
11:25   Susması için para teklif etmiş
13:29   O filme suç duyurusu
01:14   Mehmet Akif Ersoy'un hayatı şiir gibidir
16:47   "Akif ders olarak okutulmalı"
12:45   Newton'un çağını aşan imanı
01:43   Evliya Çelebi'nin yeni haritası bulundu
12:39   Din adamlarını kızdıran Türk filmi
19:34   Mehmet Akif Ersoy fotoğrafları Samsun'da sergileniyor
11:38   Gişede 2011'in galibi ''Eyyvah Eyvah 2''
18:48   "Namaz, hayatın ilk hedefidir"
12:15   Mesnevi'nin 22 dilde tercümesi
22:40   Evliya Çelebi'nin sırrı ortaya çıktı
01:22   Revaklar için söz verdiler
15:53   Folklor Oscarları sahiplerini buldu
13:36   Türkiye'nin en iyi filmi geliyor
18:11   Keşkek, UNESCO koruması altında
12:56   "O çinilerinin geri dönmesini istiyorum"
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Cemal Nar İşkence Ve Devlet
M. Emin Parlaktürk Senegalli Musa Sow ve Dindar Savcı
Hüseyin Deniz Bankaların bu sene karnı çok ağrıyacak
Şevket Tandoğan SELAM
Mezhepler
Fatih Uğurlu Halil İbrahim Sofrası
Vicdan ile cüzdan arasında sıkışmak!
Mustafa Durdu Dindar CHP ve şürekâsı
 
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
5 32
Güneş
7 00
Öğlen
12 25
İkindi
15 10
Akşam
17 38
Yatsı
18 59
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Ali Karahasanoğlu ‘Tinerci olmadım’ diyen Hasan dayı, o kitabındakiler neydi? Şöyle varsayın..
Hasan Karakaya Fidan’a KCK soruşturması... Bu işte bir MİT yeniği var!
Abdurrahman Dilipak Aydın ve münevver farkı
D.Mehmet Doğan Tekniği putlaştırıyor muyuz?
Yener Dönmez Ergenekon’un Wikileaks Üzerinden Başlattığı Operasyon
Ahmet Varol Bir Yanda Kar, Bir Yanda Kan Var
M. Şevket Eygi Laikçi Yobazlar!
Süleyman Yaşar Faiz lobisinin beş yıllık maliyeti 52 milyar lira
Aziz Üstel Kontrgerilla'nın atası Teşkilat-ı Mahsusa
Belkıs İbrahimhakkıoğlu ‘Mâbet ve Millet’
Hayrettin Karaman Dindar nesil yetiştirmek
Engin Ardıç Zevzeklik muhalefet değildir
Fatma Tuncer Mahremiyeti zedeliyor
Hüseyin Öztürk Beşşar Esed ve Selâhaddin Eyyûbi’nin Mirası
Ali Ferşadoğlu Risâle-i Nur'da edebî sanatlar ve sadeleştirme
Zeki Ceyhan Zulme karşı çıkmak!
Haşmet Babaoğlu Bizim şehirlerimiz
Mehmet Şeker Bir sonraki düğün
Mehmet Barlas İktidarlar kendi alternatiflerini kendileri yaratır...
Abdulkadir Özkan Tren kazası ve zaman aşımı
Emre Aköz "Dokunan yanar"
Fehmi Koru Siyasi akıl ile istismarı karıştırıyor CHP
Rahim Er Kanı durdurmak
Ebubekir Sifil Modernizme kelamî bakış
Şahin Alpay Kürtçe bir medeniyet dilidir
Faruk Çakır İyisi mi siz 'din dersi'ni savunun!
Serdar Demirel ‘Şiî yayılmacılığı’ meselesi
Nusret Çiçek İslam’ı hayatımızdan dışlamak projesi
 
 
E-Devlet
 
 BİR AYET
Bir hayrı açıklar yahut gizlerseniz, yahut da bir kötülüğü bağışlarsanız, biliniz ki, Allah da çok bağışlayıcıdır, her şeye hakkıyla kadirdir.
Nisa Suresi 149. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Eğer siz hiç günah işlemeseydiniz, Allah Teala hazretleri sizi helak eder ve yerinize, günah işleyecek (fakat tevbeleri sebebiyle) mağfiret edeceği kimseler yaratırdı."
Müslim, Tevbe, 9
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 
 
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.