Karabükspor-Fenerbahçe maçından notlar...        Atina'daki kritik oylama...        Arap Birliği'nden FLAŞ karar!...        Yunanistan'da gösteriler şiddetleniyor...        Konyaspor: 1 - Bucaspor: 0...        Sobadan zehirlenen çift öldü...        Arap Birliği'nin gündemi "Barış Gücü" göndermek...        "Başarının en önemli faktörü güven unsurudur"...        Siyasal iktidarın müdahalesi...        Fenerbahçe Karabükspor karşısında...        PKK’daki MİT’çiler deşifre oldu...        Yeni anayasa taslağı Esad'da...        
USD Alış 1.758 USD AlışUSD Satış 1.770 USD SatışEuro Alış 2.318 Euro AlışEuro Satış 2.335 Euro SatışAltın Alış 97.3140 Altın AlışAltın Satış 97.7520 Altın  Satış
 
 
20 R.Evvel 1433

12 Şubat Pazar 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Bolvadin'de çarşaf hadisesi ve referandum


Anayasadaki bazı maddelerin değişikliği ile ilgili her yerde o kadar çok yorum yapılmakta ki, meraklıları bütün yorumları takip etmekten aciz kaldılar.
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
 

İNGİLİZCE KONUŞMAK İÇİN KURSA GİTMEK ŞART DEĞİL. NASIL MI? TIKLAYIN!

İnsanımız şu oylama bitse de artık gündem değişse diye sabırsızlanmakta. Aynı konuda binlerce yorum, konuşma tartışma ve sohbette, tekrara düşmemenin imkanı yok. Zannediyorum liderler de sıkılmakta. Hatta Sayın Bahçeli bir müddet meydan mitinglerini iptal etti. Kılıçdaroğlu istenen kalabalığı toplayamıyor. Bir tek Tayyip Bey'in mitingleri kalabalık ve canlı, partisinin yükünü tek başına çekiyor. Mübarek Ramazanda oruç ağızla toplumun nabzını tutmak kolay değil. 

Bu anayasa değişikliğinin aslında bir parti projesi olmadığını muhalifler dahil herkes biliyor. Bu oylama iktidar seçimi değil. Yapılan değişikliklerin iktidar lehine olduğunu vurgulayan muhalefet, iktidara gelmeyi hiç mi ummuyor da karşı çıkıyorlar. Bu gün AK Parti varsa yarın bir başkası veya CHP. MHP. İktidar olabilir, buyursunlar tepe tepe kullansınlar. Aslında kendilerinin de buna yakın değişiklik arzuları var. Zaten konuşmalarında bunu açıkça söylüyorlar. İtirazlar sadece iki maddede düğümleniyor. Malum Anayasa Mahkemesinin ve HSYK. nın yapısı ile ilgili. Bir kısım siyasiler bu maddeler ayrılsaydı diğerlerine evet derdik bile diyorlar. Ama bu güne kadar bütün anayasa değişiklikleri bilindiği gibi tümden oylandı. Dünyanın hiçbir yerinde de Anayasa maddelerinin detaylarıyla halka sunulduğunu ve test yapılır gibi her maddeye ayrı ayrı işaret vurulduğunu duymadım. Herhalde pratikte de mümkün değil. Ama muhalefet her argümanı dile getiriyor.

Bu değişikliklerin anayasayı dört dörtlük mükemmel bir anayasa haline getirmediğinde iktidar mensupları da dahil herkes mutabık. Ancak yapılan değişikliklerin Türkiye'nin dünyada genel kabul görmüş inanç, fikir ve vicdan hürriyeti, insan hakları ve demokrasi açısından önemli bir hendeği atlaması için hız ve güç toplamasına neden olacağına ve devlet millet kaynaşmasına vesile olacağına inanarak son yüz yılın en önemli işi olduğuna inanıyorum.

Sizleri sıkmamak ve tekrara düşmemek için bu güne kadar üzerinde durulmamış tarihi bir olayı anlatarak konunun önemini vurgulamak isterim. Aslında 1960 ihtilalinden 50 yıl, 12 Eylül den 30 yıl, 28 Şubattan 13 yıl geçtiğini ve bu oylamada 18 yaşındaki gençlerin oy vereceğini düşünerek tarihi hakikatleri anlatmakta, hatta geçmişi çabuk unutan büyüklere de hatırlatmakta büyük yarar var. Malum “hafıza-i beşer nisyan ile maluldür”.
Yaşı altmışın üzerindeki Bolvadin'lilerin “çarşaf hadisesi” diye hatırladıkları, kendi aralarında sohbetlerinde andıkları bir olay var ki; devlet millet ilişkisinin bazı işgüzarlar eliyle ne denli sarsıldığının Anadolu'daki pek çok örneklerinden birisidir. Kanunsuz bir yasakla hala mağdur edilen başörtülü milyonlarca vatandaşımızın başına gelenler konunun gündemini yitirmediğini göstermektedir.

1960 ihtilalinden sonra yeni atanmış maiyet memuru bir Kaymakamın işgüzarlığı ile Bolvadin halkının inanç ve düşüncelerine baskı yapmaya başlanır. Kaymakam Yaşar Mermut halkın yaşamını düzene sokacak, buyurgan ve küçümseyen bir anlayışla talimatname yayınlar. O kadar ileri gider ki; hayvanların çeşmede sulanmasının yasaklanması, soba borularının pencereden dışarıya çıkarılmaması gibi kamufle edilmiş pek çok talimatın yanı sıra kadınların çarşaf ve şalvar giymeleri de yasaklanır. Dahası halkı tahrik eden yöntemlerle, sokakta gördükleri kadınların çarşaflarını makasla yırtmaya, başlarından almaya başlarlar. O günkü ekonomik şartlara göre uygulaması çok zor olsa da diğer talimatları önemsemeyen, sadece çarşıda pazarda, pek çoğunun evlerinin bacası bile olmayan halkın, “– Soba borularını nereye koyacağız” diye esprili tepkisi dışında önemli bir tepki vermeyen halk, ne zamanki çarşaf yırtmaya kadar varan baskı ve tecavüz karşısında infial eder. Cumhuriyet ve laiklik diye halkın inancına, şeref ve namus bildiği çarşafına fiilen tecavüz eden bu zihniyetin, Maraş'ta Fransızların bir kadının örtüsüne el uzattığı için Sütçü İmam tarafından ilk kıyamın başladığını unutacak kadar içinden çıktığı topluma ne kadar uzak olduğu görülmektedir. Öyle bir toplum mühendisliği uygulanmış, milli eğitim o kadar dejenere edilmiş, din ve vicdanlara o kadar baskı yapılmıştır ki; maalesef istiklal harbinde memleketi işgal eden Fransız'ın Yunan'ın yaptığı ağır zulmü ve hakareti İstiklal harbinden 40 yıl sonra bu millete yapacak kadar gözü kararmış işgüzarlarda bu toplumdan çıkmıştır. Bütün bunlar Cumhuriyet idaresi altında “kayıtsız şartsız söz milletindir” sloganı atılarak yapılmıştır. Bir yazı kapasitesi dışında bu konunun ayrıca ve önemle bu topraklarda yaşadığımız acıların, asimilasyon ve dejenerasyon hareketlerinin tahlil edilerek işlenmesi gerekir. Hala insanlarımızın bilinçaltında etkisi devam eden korku ile tarih olmuş bu hadiseler dile bile getirilememektedir. O günleri hatırlayan yaşı 60'ın üzerindeki vatandaşlarımızdan canlı olarak bu ve benzeri tarihi olaylar dile getirilmeli, kayda alınmalı ve yeni nesle ibret alması için emanet edilmelidir.

Kadınların çarşafına veya yerel örtüleri olan atkılarına bu makaslı hücum Bolvadin'i galeyana getirmiş, kadın erkek, işçi köylü ne kadar insan varsa Hükümet önünde toplanmış ve bu uygulamayı protesto etmeye başlamıştır. Kaymakam'ın baskılarına karşı ayaklanan Bolvadin halkı, bu yanlışı yapanlara karşı hala inancına sahip olduğunu, gelenek ve göreneğini yaşatacağını, şeref ve namusunun her türlü çıkarın üzerinde olduğunu anlatmak için adeta insan seliyle protesto etmiştir. Heyecanlı ve galeyan halindeki kalabalığı gören acemi Kaymakam Vilayetten destek kuvvetleri istemiş, cemselerle gelen askerlerin halka saldırmasıyla hükümet meydanı arbede alanına dönmüştür. Halk içerisindeki sağduyulu vatandaşların sayesinde can kaybı yaşanmadan kalabalık dağılmış ancak pek çok kişi tutuklanarak Afyon hapishanesine gönderilmiştir. Ayaklanan halkın içerisindeki bazı vatandaşlar, yanlış anlaşılmaktan korkarak yapılan hareketin İhtilalcılara karşı olmadığını belirtmek için Cemal Gürsel Paşanın resmini de meydanda taşımışlar, askerin daha sert tedbir almasını önlemeye çalışmışlardır. 

Kamu otoritesinin keyfince karar alamayacağını ve uygulayamayacağını tepkileriyle gösteren o günkü “Bolvadin çarşaf hadisesi” 60 ihtilalcılarını bile telaşa düşürmüş, o günkü politik atmosferde bu halk protestosunun bütün Türkiye'ye yayılmasından korkmuşlardır.

Çağdaşlık, hak hukuk anayasa ve laiklik adına yapılan bütün bu baskılar, hukuku ve laikliği kendine göre yorumlayan dar kafalı, dini düşman bilen, jakoben anlayış o gün Bolvadin'inde sabrını taşırmış istenmeyen hadiselere meydan vermiştir. Şimdilerde karanlık senaryoların açığa çıktığı ve kime hizmet ettiği bilinmeyen birilerinin Türkiye'yi patlatmaya çalıştığı gibi..

Cumhuriyet döneminde maalesef doğuda batıda ve günümüze kadar bu anlayış ve provokasyonlar devam etmiş, Devletle Milletin arasını açmaya çalışmıştır. Maraş olayları, Sivas ve Başbağlar gibi yüzlerce hatta binlerce provakatif olay bu gün aydınlanmaya başlamış görülen davalardaki iddianameler olayların perde arkasında kimlerin olduğunu ve yapılan komploların hangi amaca hizmet ettiğini gözler önüne sermiştir. Bütün bu provakasyonların amacının vatandaşı birbirine düşürmek, bölmek, milleti devletine düşman etmek ve ülkeyi zayıflatmak ve bu arada da menhus planlarını yürütmek olduğu anlaşılmıştır.

Acemi maiyet memuru kaymakam sonradan Danıştay üyesi yapıldı. Ancak Bolvadin bu hadiseden sonra Devlet tarafından kendisine kırmızı çizik çekildiğine inandı. Önemli mevkilere aday olan gençlerine yaşlılar;

-“Oğlum boşuna uğraşma, almazlar seni. Sen Bolvadin'lisin, kırmızı çizikliyiz biz” dediler.

Fakat şalvarını çarşafını, inancını ve yaşantısını beğenmedikleri Bolvadin'in sinesinden devletinin ve milletinin hizmetinde gerektiğinde canını feda edecek yiğit vatanseverler ve milliyetçiler çıktı. Ordusuna asker verdi, hazinesine vergiler verdi. Sivil, asker verilen her görevi layıkıyla üstün hizmet anlayışıyla severek yerine getirdi. İnsanlarımızın hala nefretle andıkları şiddetli baskı dönemlerinde, Yörükzade'ler, Yunuszade'ler, Haccamolla'lar nice gönül erleri çocuklarına kutsal kitabı Kur'anı adeta suç işliyormuş korkusuyla gizli gizli öğretmek zorunda kaldılar. Askerdeki evladını ziyarete giden analar babalar, kimi sakalından, kimi başörtüsünden dolayı kapıdan çevrildi, başörtülü kızları okuldan kovuldu, saymakla bitmez zulümler yapıldı.

Ama “Ordumuzu düşmanlara karşı Mansur ve muzaffer eyle” “devlete millete zeval verme” dualarını hiçbir zaman camilerinde, dudaklarında, kalplerinde eksik etmediler. Devlet-i ebed müddet inancıyla “Devlet baba, döverde severde” dediler. Bazı kendini bilmezlerin Devlet adına yaptıkları yanlışları, Devletine ve milletine mal etmediler. Sevgi ve saygılarını eksik etmediler.

İçerisinde MHP.nin de bulunduğu TBMM.de 411 oyla üniversitede başörtüsünü serbest bırakan kanun yapıldı. Hatta bu kanunun yapılmasında MHP.nin iktidarı cesaretlendiği de bilinmektedir. Ancak Anayasa Mahkemesi bu kanunu iptal ettiği gibi böyle bir kanun yapılamayacağı yorumunu da yaparak TBMM. ne karşı buyurgan bir tutum izledi. Hatta bir müddet sonra da AK Partinin kapatılması davasına delil yapıldı. İşin detayı şimdi çok gerekli değil ama başörtüsü kararına destek veren, kanun yapılırken müspet oy veren MHP.nin, Anayasa Mahkemesinin bu kanunu bozması ve buyurgan tavrıyla milli iradeye ipotek koyan yaklaşımı ve hala vatandaşına güven vermeyen yanlış yapılanmasını düzeltecek anayasa değişikliğine “hayır” diyerek karşı cephede yer alması anlaşılır bir durum değildir. Bundan dolayıdır ki; MHP. Yönetimi, davanın kahrını çekmiş, bu günlere nasıl geldiğimizi yaşarak idrak etmiş eski ülkücüleri de ikna etmekte zorlanmaktadır.

Bu güne kadar her türlü medya unsurunda, her platformda ve her vesile ile doğuda devletin zulmünden bahsedildi. Güçlü medya bağlantılarıyla siyasetçileri edebiyatçıları sanatçıları yıllardır devletin zulüm yaptığını anlattılar. En etkili şekilde işlediler.

Anlattıklarında haklı olabilirler ama yukarıda örneği verilen hadisede olduğu gibi doğuda yapılan zulüm batıda yapılmadı mı? Kürde yapılan Türke yapılmadı mı?

Ama biz bu yanlışların bitmesini, Devletle Milletin kaynaşmasını istiyoruz. İnanıyoruz ki her şeye rağmen devlet bizim devletimiz, ordu bizim ordumuz, hakimler savcılar bizim çocuğumuz. Üniter yapı ve güçlü devlet halkın güveninden geçer.

Hasılı biz bu sorunların, bu tepeden inme yaklaşımların, jakoben anlayışın son bulmasını ve sorunun çözülmesini isteyerek evet diyoruz. Ama bir kısım perde arkasındaki bölücüler, teröristler ve gafiller sorunun bitmesini istemiyor ve şuur altındaki habis planlarını yürütmek veya kurdukları çıkar düzeninin bozulmasını istemedikleri için hayır diyor veya sandığı boykot ediyorlar. Olayı basit iktidar-muhalefet kavgasına indirgeyerek kafaları karıştırmak istiyorlar. Bir kısım vatandaşın da, iktidara haddini bildirmek basitliğiyle yüzyılın medeniyet yolundaki önemli bir merhaleyi akamete uğratması affedilir bir saflık olamaz. O zaman hayır diyenlere sorarım, siz bu anlayışın neresindesiniz? Hala mı “halk anlamaz, bilmez, gericidir, yobazdır, zorla medenileşmelidir” anlayışına prim vereceksiniz?

Hakkı SEZEN...

ÜLSERE KARŞI MUCİZE ÇÖZÜM

SAÇ DÖKÜLMESİNE SON!

PROSTAT KABUSU SONA ERİYOR...

"Sevgililer Sevgilisi" İçin TIKLAYIN

Ofis Mobilyalarında Şok fiyatlar İçin Diva Ofis Tıklayınız.


Paylaş
 
 
2010-08-31 15:21:13
 
 
  Henüz Yorum Yazılmamış
Arkadaşına Gönder Haberi Yazdır
 
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
17:33   'Çevremizi temiz tutalım'
11:10   Fetih 1453'ten dikkat çekici ayrıntılar
11:43   Sıradışı tasarımlar
11:50   Yavuz Selim Han'ın esrarengiz cevabı
15:33   Fetih 1453'te büyük sürpriz  
10:50   Dolar güne nasıl başladı?
13:47   Evliya Çelebi'nin Hac yolculuğunu yazdı
00:08   Sarıkamış'ta 50 toplu mezar bulundu!
00:01   Nazlı Ilıcak: Cemaat Ergenekon'a paravan yapıldı
18:06   Resmi tarihin unutturmaya çalıştığı Paşa
13:08   Yavuz Sultan Selim küpe takmazdı
15:52   İşte Osmanlı ...
18:07   "Kızılderililer Türk mü'' sorusuna KESİN cevap!
09:59   Osmanlı sarayının bilinmeyenlenleri
13:09   400 Sene Sonrasına Mektup
18:02   Napolyon'un DNA'sından Çıkan İlginç Sonuç
09:25   Örnek Paşa’nın oğlundan örnek (!) film: LABİRENT
08:06   Eşcinsellerden ''kültürel'' atak
11:18   Görme engelli çiftin resim sevgisi
20:08   Tarihi Kur'an İngiltere'de sergilenecek
00:09   Çin'den çakma Hereke harekâtı!
11:20   Bu hafta 5 yeni film vizyona girecek
10:19   Fetih 1453 Yunanlıları çıldırttı
11:20   Milli saraylara yoğun ilgi
17:50   İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif Denizli'de anıldı
11:25   Susması için para teklif etmiş
13:29   O filme suç duyurusu
01:14   Mehmet Akif Ersoy'un hayatı şiir gibidir
16:47   "Akif ders olarak okutulmalı"
12:45   Newton'un çağını aşan imanı
01:43   Evliya Çelebi'nin yeni haritası bulundu
12:39   Din adamlarını kızdıran Türk filmi
19:34   Mehmet Akif Ersoy fotoğrafları Samsun'da sergileniyor
11:38   Gişede 2011'in galibi ''Eyyvah Eyvah 2''
18:48   "Namaz, hayatın ilk hedefidir"
12:15   Mesnevi'nin 22 dilde tercümesi
22:40   Evliya Çelebi'nin sırrı ortaya çıktı
01:22   Revaklar için söz verdiler
15:53   Folklor Oscarları sahiplerini buldu
13:36   Türkiye'nin en iyi filmi geliyor
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Arzu Erdoğral Uludere’den ifadeye Fidan kimin hedefinde?
Cemal Nar Peygamber İkinci Adam Olamaz
M. Emin Parlaktürk Yeni Bir Eser: “Hayat Kaynağı Kur’an Tefsiri”
Ahmet Türk Zamane "Our Boys" Tükendi mi? Uykuda mı?
Ali İlbey Kâzım Karabekir Paşa ve Kahramanmaraş
Fatih Uğurlu Halil İbrahim Sofrası
Dostum Necati nasıl öldü?
 Feyzullah Birışık Şeytanı donduran söz!
 
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
5 29
Güneş
6 57
Öğlen
12 25
İkindi
15 13
Akşam
17 42
Yatsı
19 02
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Bir PKK'lının itirafları... Ve Şeyh Said-Öcalan analizi!
Abdurrahman Dilipak Çok sayıda istihbaratçının canı yanabilir
Ali Karahasanoğlu Ferhat Sarıkaya'dan Sadrettin Sarıkaya'ya..
Abdurrahim Karakoç Beyaz orkide
Yener Dönmez Mesele PKK Masası
Asım Yenihaber Sanal âlemin en kıralı!
Mustafa Özcan Adonis ve Afrodit
Ahmet Turan Alkan Bu senaryo Türk sinemasına armağanım olsun
M. Şevket Eygi Dönen Dolaplar
Erdal Şafak Cesaret
Kıvanç Tığlı Okulda başarı için öneriler
Osman Tanburacı Atan galip
Faruk Köse Laiklik kimlerin ortak paydası?
Mehmet Talu Umrenin tarifi, hükmü ve önemi 9
Serdar Arseven Numan Kurtulmuş: O kayıktan derhal inin!
Belkıs İbrahimhakkıoğlu İnsan yetiştirmek
Hayrettin Karaman Anayasa ve din eğitimi
Engin Ardıç Lafının ardında dur
Fatma Tuncer Nasıl bir gençlik hedefliyoruz? 1
Mahmut Övür Taksim'de 'cami-kışla' paradoksu
Haşmet Babaoğlu Pazar notları: Pilot kabini boş!
Mehmet Barlas Acaba Kılıçdaroğlu Çiller'den özür diledi mi?
Emre Aköz Yoksa Kemalistler 'Kurt Kanunu'nu sabote mi etti?
Yusuf Kaplan Kir ve arınma
Fehmi Koru Gökten üç elma düştü
Ersoy Dede Tütün baronlarının oyunları
Faruk Çakır Din dersi var, mescid niye yok?
Serdar Demirel Sünnîler Şia karşısında donanımsız mıdır?
Ahmet Çakır Oynamadan kazanmak daha da önemlidir
 
 
E-Devlet
 
 BİR AYET
Şüphesiz ki bu Kur'ân, insanları en doğru ve en sağlam yola iletir ve salih amel işleyen müminlere büyük bir ecir olduğunu müjdeler.
İsra Suresi 9. Ayet
 
 BİR HADİS
"Muhakkak ki, en güzel söz Allah'ın kitabıdır. En güzel yol da Muhammed (sav)'in yoludur. İşlerin en kötüsü de dine aykırı olarak sonradan çıkarılanıdır. Size vade dilen mutlaka yerine gelecektir. Siz Allah'ı aciz bırakamazsınız."
Buhari, İ'tisam 2
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 
 
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.