"İnkar yasası alçakça bir oyundur"...        Kosova'da çığ altında ölenlerin sayısı 10'a çıktı...        Eski YÖK başkanından acı itiraf...        Bir kadın cinayeti daha...        Kim bu dürzü...        Arınç'a suç duyurusu...        Bozdağ'dan savcının görevden el çektirilmesine yorum...        Tarsus'ta fabrikada yangın çıktı...        Balkanlar kara teslim...        İki sacvı arasındaki fark...        Ağrı'da KCK operasyonunda 10 gözaltı...        "Türkiye bir hukuk devletidir"...        
USD Alış 1.758 USD AlışUSD Satış 1.770 USD SatışEuro Alış 2.318 Euro AlışEuro Satış 2.335 Euro SatışAltın Alış 97.3140 Altın AlışAltın Satış 97.7520 Altın  Satış
 
 
20 R.Evvel 1433

12 Şubat Pazar 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Çavuşesku'ya Kur'an kursu açtırmış


Romanya'nın devrik diktatör lideri Çavuşesku'yla anlaşma yaparak Romanya'da Kur'an kursu açılmasını sağlayan Bediüzzaman Said Nursi'nin talebesi Salih Özcan, bunun olacağını yıllar öncesinden Bediüzzaman'ın kendisine haber verdiğini söyledi.
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
 

İNGİLİZCE KONUŞMAK İÇİN KURSA GİTMEK ŞART DEĞİL. NASIL MI? TIKLAYIN!

Aylık genel kültür dergisi Moral Dünyası, eylül ayı sayısında Bediüzzaman Said Nursî'nin talebesi Salih Özcan ile yapılmış bir röportaja yer verdi. Özcan, dergide yer alan röportajda; Bediüzzaman'ı ziyaretini, Bediüzzaman'ın Pakistan Maarif Nazır Vekili (Milli Eğitim Bakan Vekili) Seyyid Ali Ekber Şah ile görüşmesinde tercümanlık yapmasını ve Romanya Devlet Başkanı Çavuşesku ile görüşerek Romanya'da Kur'an eğitimine nasıl başlandığını ve ilk Kur'an kurslarının nasıl açıldığını anlatıyor.

Salih Özcan, Romanya Devlet Başkanı Çavuşesku ile görüşerek Romanya'da Kur'an eğitimine nasıl başlandığını ve ilk Kur'an kurslarının nasıl açıldığını şu şekilde anlatıyor: "Üstad Hazretleri bana bir gün, "Sen bizzat, bir devlet reisi ile bir anlaşma yapacaksın" dedi. Ben o zaman kendi kendime, "Yahu, ben kim, devlet reisi ile anlaşma yapmak kim? Ben devlet reisinin yanından, hatta mahallesinden bile geçemem. Herhalde Üstad bana iltifat ediyor veya acaba ne demek istedi?" gibi çelişkilere kapılmıştım. Ben böyle düşünürken Üstad benim kafama vurdu. "Keçeli, ne düşünüyorsun? Sana söylüyorum, sen bir devlet reisi ile bir anlaşma yapacaksın" dedi.

Sene 1976 veya 1977 idi. Bir gün Rabıta'da bir toplantı sırasında şöyle bir karar alındı: Üç kişi Avrupa ülkelerini tek tek dolaşacak. İspanya, Fransa, Portekiz, Romanya, Belçika, Hollanda, Bulgaristan ve diğer ülkeler ziyaret edilecek. Oradaki azınlık Müslümanların durumu hakkında araştırmalar yapılacak ve rapor tutularak değerlendirilecek.

Üç ay kadar sonra bir telgraf geldi. "Uçak biletleriniz ve diğer evraklarınız hazır, hemen geliniz. Ziyaretlerinize başlayınız" deniliyordu. Ben hemen gittim. Gidecek kadro için tekrar istişareler ve tercihler yapıldı. Ben dahil üç kişi önce Fransa'ya, Almanya'ya, Belçika'ya vs. ziyaretlerimizi yaptık, raporlarımızı tuttuk.

Nihayet sıra Romanya'ya geldi. O yıllarda Romanya devlet reisi olan Çavuşesku'nun zulümleri ve Müslüman halka yapılan mezalim çok fazlaydı. Hatta Romanya'dan geçen işçilerimizin bile arabaları aranır, Kur'an'lara el konur ve yakılırdı. Bir de baktık ki bizi sarıklılar karşıladı ve bizi Lido Oteli'ne götürüp misafir ettiler. Yemek teklif ederek, ne yiyeceğimizi bile sordular. Ben etlerine güvenmediğim için sadece sebze tercih ettim. Yemek, namaz ve hafif dinlenme faslından sonra bize "Yarın, saat 11:00'de Devlet Reisi Çavuşesku gelecek, sizleri kabul edecek" denildi. Biz de peki diyerek, ertesi sabah namazdan sonra erken hazırlanıp sefaretleri (Mısır, Kuveyt, Irak, Fas vs. gibi tüm İslam ülkelerinin elçiliklerini) dolaştık. Çünkü onlar da toplantıda hazır bulunacaklardı. Taleplerimizin altyapısını oluşturduk. Onlar bize, "Evet çok haklısınız, siz onun huzurunda bu problemler hakkında ne söylerseniz, bizler de evet diyeceğiz" dediler.

Saat 11.00 olunca Dışişleri Bakanlığı'nda yerimizi aldık. Çok büyük bir masa etrafında bizim için ayrılan yere oturduk. Bir sürü sarıklı din adamları ve müftüler hazır bulunuyordu. Diğer yanda da büyükelçiler hazırdı. Bir müddet sonra Çavuşesku içeri girdi ve kendisi için hazırlanmış olan çok büyük ve haşmetli koltuğuna oturdu. Açış konuşmasından sonra bizlere "Buyurun, ne istiyorsunuz?" dedi. Yanımdaki arkadaşım Abdülkadirî bana "Sen cevap ver" dedi.

Ben kalktım, "Efendim, millet sizden çok memnunmuş. Ülkenizde yaşayan 66 bin Müslüman da memnun. (Halbuki illallah diyorlar ama çevresindekiler ona bildirmiyormuş. Fakat bizim, şikayetlerle başlamamız yanlış olurdu.) Ancak, bakınız Hıristiyanlar dinlerinin gereği olarak Roma'ya serbestçe gidiyorlar. İsterlerse çocuklarını bile orada okutabiliyorlar. Yahudiler, Telaviv'e serbestçe gidiyorlar. Oysa Müslümanlar, dinlerinin gereği olarak senede bir olan toplantılarına bile gidemiyorlar (Haccı kastediyorum)" dedim.

Çavuşesku müftüye dönerek "Müftü efendi, bundan sonra gitsinler" dedi. Müftü efendi, çaktırmadan bana sağ eliyle yazı ve imza işaretleri yapmaya başladı. Ben vaziyeti anladım. "Sonra unutulur gider ve bir hak arayamazlar. Sözleşme yapmak lazım" diye düşündüm. Ben de hızlıca kendimi toparlayarak "Efendim, sizlerin meşguliyetleriniz çok, bunlar unutulabilir. Müsaade ederseniz bir kağıt versinler de kayıt altına alsak" dedim. Yanındaki devlet bakanına bakarak "Onlara kağıt verin" dedi. İki tane kağıt getirdiler. Ben bu ilk maddeyi yazarken, Çavuşesku birden itiraz ederek "Yalnız biz onlara, toplantıya gitmeleri için para mara vermeyiz!" dedi. "Tamam efendim, gerekirse biz veririz" dedim.

Çavuşesku "Tamam o zaman, başka ne var?" dedi. Ben yine "Efendim, Hıristiyanlar İncillerini buradan alıyorlar, Yahudiler Tevratlarını Telaviv'den getirtiyorlar. Oysa Müslümanlara bu hak verilmiyormuş. Hatta ülkenizden geçen işçilerimizin bile Kur'anlarına el konup yakılıyormuş. Onlar da Kur'anlarını istedikleri yerden temin etmelidirler" dedim.

Çavuşesku bu konudaki görevliye dönerek "Bundan sonra serbest geçsinler ve buradakiler de kitaplarını temin etsinler" dedi. Ben kendisine işaret ederek, bunları da kağıda yazdım. Çavuşesku "Peki, başka bir şey var mı?" dedi. Ben de "Efendim, Müslümanlar da diğerleri gibi Kur'anlarını serbestçe öğrenip, rahatlıkla okumalıdırlar" deyince, buna hemen itiraz etti. "Bu olmaz. Okulları ne olacak?" deyince ben hemen "Efendim, okul tatillerinde okusunlar!" dedim. Çavuşesku "Peki, tamam. Öyle olur. Kendi kitaplarını okusunlar" dedi. İşaret ederek bu maddeyi de sözleşmeye yazdım ve bu kağıdı yardımcılarıyla göndererek imzalattım."

Salih Özcan'ın bu anlaşmayı imzalamasının ardından bir sonraki yıl Romanya'dan 50 kişi hacca gider. O yıl açılan üç Kur'an kursunda ise 81 öğrenci Kur'an eğitimi alarak Kur'an-ı Kerim okumayı öğrenir.

CİHAN

ÜLSERE KARŞI MUCİZE ÇÖZÜM

SAÇ DÖKÜLMESİNE SON!

PROSTAT KABUSU SONA ERİYOR...

"Sevgililer Sevgilisi" İçin TIKLAYIN

Ofis Mobilyalarında Şok fiyatlar İçin Diva Ofis Tıklayınız.


Paylaş
 
 
2010-09-09 14:24:06
 
 
Arkadaşına Gönder Haberi Yazdır
 
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
12:30   İlk kez bu kadar yakın...
15:14   Kadınlar cemaatle nasıl namaz kılmalı?
11:33   Çocuk sorunlarının kaynağı kim?
16:14   Kantinde çalışanlardan sabıka kaydı istenecek
13:58   Zebraların çizgilerinin sırrı çözüldü
16:26   İşte müthiş çayın sırrı!
16:14   Ölüler yaşayanlara fark attı
11:57   18 Aylık bebek masa tenisi oynuyor
02:36   Böyle vahşet görülmedi!
10:54   Bir Görünüp Bir Kayboluyor
11:25   ''Erkekler daha fazla şiddet görüyor''
08:14   Yavru fil genç aslanlara karşı
10:18   Peygamber Efendimizi en çok üzen olaylar
09:45   Kur'an-ı Kerim usulüne göre okunmalı
01:42   Erkeklerde doğum kontrolünde yeni yöntem
10:25   "Meyve kabuklarını çöpe değil bahçenize atın"
10:48   123 kişi hafızlık belgesi almaya hak kazandı
11:32   "Aile içi şiddet en çok çocukları vuruyor"
07:57   "Sevgililer Sevgilisi" için tıklayın
12:44   Çocuk eğitiminde yanlış bildiklerimiz
15:25   Timsaha yumruk atan kedi
13:28   'Dizi bağımlılığı öğrencileri ders ve kitap okumadan soğutuyor'
10:23   "Kötü karne başarısızlık değil"
12:22   Allah'ın sevdiği ve sevmediği isimler
18:07   Aynı Aileden 6 Kişi Ölü Bulundu
12:36   "İşiniz olsa da çocuk sevgi istediğinde ona yaklaşın"
15:34   Okunduğu eve şeytan giremeyen sure
11:06   Kur'an öğrenirken yanlış telaffuz kalıcı olabiliyor 
11:45   Sigarayı neden bırakamıyoruz?
08:56   Kayak yapan karga
15:33   65 milyon kez tıklandı!
14:11   Demir eksikliği çocukların iştahını kapatıyor
11:48   Türkiye'de en çok kullanılan isimler
14:14   Yarıyılda umreyi eleştirenlere cevap
13:03   Yavru şempanzenin yeni ailesi
16:12   Eric Abidal maç yolunda Kuran okuyor
16:08   Peygamberimizin bilinmeyen isimleri
13:57   Barbie bebeklerin büyük günahı
21:49   Abdurrahim Karakoç tedavi altında
13:16   Aslan karizmayı fena çizdirdi!
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Arzu Erdoğral Uludere’den ifadeye Fidan kimin hedefinde?
Cemal Nar Peygamber İkinci Adam Olamaz
M. Emin Parlaktürk Yeni Bir Eser: “Hayat Kaynağı Kur’an Tefsiri”
Ahmet Türk Zamane "Our Boys" Tükendi mi? Uykuda mı?
Ali İlbey Kâzım Karabekir Paşa ve Kahramanmaraş
Fatih Uğurlu Halil İbrahim Sofrası
Dostum Necati nasıl öldü?
 Feyzullah Birışık Şeytanı donduran söz!
 
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
5 29
Güneş
6 57
Öğlen
12 25
İkindi
15 13
Akşam
17 42
Yatsı
19 02
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Bir PKK'lının itirafları... Ve Şeyh Said-Öcalan analizi!
Abdurrahman Dilipak Çok sayıda istihbaratçının canı yanabilir
Ali Karahasanoğlu Ferhat Sarıkaya'dan Sadrettin Sarıkaya'ya..
Abdurrahim Karakoç Beyaz orkide
Yener Dönmez Mesele PKK Masası
Asım Yenihaber Sanal âlemin en kıralı!
Mustafa Özcan Adonis ve Afrodit
Ahmet Turan Alkan Bu senaryo Türk sinemasına armağanım olsun
M. Şevket Eygi Dönen Dolaplar
Erdal Şafak Cesaret
Kıvanç Tığlı Okulda başarı için öneriler
Osman Tanburacı Atan galip
Faruk Köse Laiklik kimlerin ortak paydası?
Mehmet Talu Umrenin tarifi, hükmü ve önemi 9
Serdar Arseven Numan Kurtulmuş: O kayıktan derhal inin!
Belkıs İbrahimhakkıoğlu İnsan yetiştirmek
Hayrettin Karaman Anayasa ve din eğitimi
Engin Ardıç Lafının ardında dur
Fatma Tuncer Nasıl bir gençlik hedefliyoruz? 1
Mahmut Övür Taksim'de 'cami-kışla' paradoksu
Haşmet Babaoğlu Pazar notları: Pilot kabini boş!
Mehmet Barlas Acaba Kılıçdaroğlu Çiller'den özür diledi mi?
Emre Aköz Yoksa Kemalistler 'Kurt Kanunu'nu sabote mi etti?
Yusuf Kaplan Kir ve arınma
Fehmi Koru Gökten üç elma düştü
Ersoy Dede Tütün baronlarının oyunları
Faruk Çakır Din dersi var, mescid niye yok?
Serdar Demirel Sünnîler Şia karşısında donanımsız mıdır?
Ahmet Çakır Oynamadan kazanmak daha da önemlidir
 
 
E-Devlet
 
 BİR AYET
Şüphesiz ki bu Kur'ân, insanları en doğru ve en sağlam yola iletir ve salih amel işleyen müminlere büyük bir ecir olduğunu müjdeler.
İsra Suresi 9. Ayet
 
 BİR HADİS
"Muhakkak ki, en güzel söz Allah'ın kitabıdır. En güzel yol da Muhammed (sav)'in yoludur. İşlerin en kötüsü de dine aykırı olarak sonradan çıkarılanıdır. Size vade dilen mutlaka yerine gelecektir. Siz Allah'ı aciz bırakamazsınız."
Buhari, İ'tisam 2
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 
 
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.