Gazeteciler tahliye olacak mı?
Düzenleme basın yayın yoluyla işlenen ve üst sınırı 5 yılı geçmeyen tüm suçlar için de erteleme öngörüyor. Gazeteci diye takdim edilen o kişiler, "basın yayın yoluyla işlenen suçlar kapsamında" cezaevinde olmadıkları için düzenlemeden yararlanamayacak.
Akit’in Hukukçu Yazarı Ali Karahasanoğlu yazdı:
Gazeteciler tahliye olacak mı?
Hani diyorlar ya, "98 gazeteci cezaevinde" diye..
Sanki Türkiye ile kıyaslanabilecek basın organları varmış gibi, Tanzanya ile yarışa sokup, "Tanzanya bile, basın hürriyetinde bizden daha iyi durumda" diye ekleme yapıp, Türkiye'ye "vur ha vur" yapıyorlar ya..
Hani KCK gözaltılarından sonra daha da büyük bir aşkla ve yüksek sesle haykırıyorlar ya: "Cezaevindeki gazeteci sayısı 98'e çıktı.."
Şimdi tüm bu itirazların doğru olup olmadığını anlayacağız..
Saçlar önümüze düşecek.. Göreceğiz, ak mıymış, kara mı?
"Hayrola, nasıl olacak bu" diye merak mı ediyorsunuz?..
Anlatayım..
Adalet Bakanlığı, "Yargıda Hızlandırma Reformu" adı altında bir hazırlık yapmış.
Bu hazırlığa, gazeteciler için bir kıyak düzenleme eklenmiş..
Bu düzenlemede, "basın yayın yoluyla işlenen ve üst sınırı 5 yılı geçmeyen tüm suçlar için erteleme" öngörülüyor.
Ertelemenin tek şartı var, "suçun, basın yayın yoluyla işlenmiş olması.."
Şöyle bir baktım, Vakit'in ve yazarlarının hemen hemen 500'e yakın ceza davası/soruşturması, bu kapsamda ertelenmiş olacak..
Tazminat davaları sürecek ama.. En azından ceza davaları açısından, biraz rahatlamış olacağız.
Sadece Vakit'in değil. Tüm gazetelerin ve gazetecilerin davaları, benzer şekilde ertelenmiş olacak.
Çünkü öngörülen düzenlemede, "candaş basın" veya "yandaş basın" diye bir ifade yok.
"Muhalif basın yararlanamaz" diye bir ayrımcılık da yok..
Dolayısı ile, Başbakan'a gazetesindeki köşesinden küfreden Sözcü yazarı da..
Cumhurbaşkanı'na ağza alınmayacak ifadelerle saldıran Cumhuriyet muhabiri de..
Patronunu koruyup kollamak için, çaktırmadan bakanları tahkir eden.. Amaç hasıl olunca, tahkir ettiği bakana yalakalık yapan Hürriyet köşedarı da..
Hepsine, erteleme öngörülüyor..
Şimdi burda gazeteci cemiyetlerine, basın derneklerine, bilumum gazetecilere seslenelim..
Haydi bakalım gazeteci meslektaşlar, görelim sizi..
Özellikle cezaevinde olanlar..
Yasa çıktığı gün, müracaat edilmek üzere, dilekçelerinizi hazır tutun..
"Ben, basın yayın yoluyla işlediğim suç sebebi ile tutuklandım. Gazeteci olduğum için cezaevindeyim. Türkiye'deki cezaevinde olan 98 gazeteciden birisiyim. Gazetecilerin, basın yayın yoluyla işledikleri suçlar için çıkarılan erteleme yasasından yararlanmak istiyorum. Saygılarımla" dilekçesini ilgili mahkemelere versinler ve çıksınlar..
Böylece biz de, basın hürriyetindeki, Tanzanya'dan bile daha kötü durumumuzu düzeltmiş olalım..
???...
Ne oldu?
Ümidiniz yok mu?
"Biz çıkamayız" mı diyorsunuz?
"Bizim gazeteciler, bu yasadan yararlanamaz" mı diyorsunuz?
Aaaa? Niye yararlanamasınlar ki?
Neleri eksik ki, onların?
Vakit'in de yararlandığı, Sözcü'nün de yararlandığı, Cumhuriyet'in de yararlandığı yasadan, cezaevindeki 98 gazeteci niye yararlanamasın ki?
İşte burda, gerçekler ortaya çıkıyor.
Gazeteci diye takdim edilen o kişiler, "basın yayın yoluyla işlenen suçlar kapsamında" cezaevinde değiller..
Öyle olsalar, kanun çıkar çıkmaz, hemen tahliye olacaklar. Olmalılar.
Ama suçları, "basın yayın yoluyla işlenen suç" olmadığı için; tahliye olamayacaklarını çok iyi biliyorlar..
Bildikleri için de, kanunun çıkmasını, bizim beklediğimiz gibi dört gözle beklemiyorlar.
Çünkü onların suçu, gazetecilik değil, darbecilik.
Onların suçu, fikrini açıklamak değil, hükümeti cebren devirmeye teşebbüs..
TBMM'yi silah zoruyla ıskata teşebbüs için oluşan örgüte üye olmak..
Dolayısı ile, gazeteciler için hazırlanan kanun TBMM'den geçtiğinde, bunlara hiçbir faydası olmayacak. Üçü-beşi dışında, "gazeteci" diye tanıtılanlar yine cezaevinde kalmaya devam edecek!
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.