Müşavir Emir Kulu Çıktı

Müşavir Emir Kulu Çıktı
Milli Eğitim Bakanlığı’nın “başörtüsüne serbestlik getiren Danıştay kararına itiraz etmesi” olayıyla ilgili yeni bilgilere ulaşıldı. “Kendi başına iş yapmış” gibi gösterilen Hukuk Müşaviri’nin emir kulu olduğu ortaya çıktı.

28 Şubat sürecinde bir başörtülü öğretmen "Kılık kıyafet yönetmeliğine aykırı davrandığı", "İdeolojik amaçlarla kurumun huzur, sükun ve çalışma düzenini bozduğu" öne sürülerek memurluktan ihraç edilmiş; bu haksızlık geçtiğimiz aylarda Danıştay’dan dönmüştü.

Danıştay 12. Dairesi oybirliği ile bu kararın haksız olduğunu kabul ve tescil etmişti.

İşte MEB, bu karara itiraz etmişti.

MEB bu itirazla, bir öğretmenin başörtüsünden ötürü memurluktan ihraç edilmesinin hukuki olduğunu savunmuş olmuştu.

Skandal itirazın basına yansımasının ardından Hükümet’ten ilk açıklama, Sözcü Bülent Arınç’tan geldi.

Başbakan Yardımcısı Arınç, dünkü Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası konuyla ilgili bir soru üzerine özetle “Konu ne yazık ki doğru. Sayın bakandan habersiz hukuk müşavirliği Danıştay'a bir temyiz dilekçesi vermiştir. Sayın bakan fark edince hukuk müşaviri görevden el çektirildi, Danıştay'a da dilekçe verilerek temyiz talebinden vazgeçildi” dedi.

EKSİK BİLGİYİ TAMAMLIYORUZ

Hukuk Müşaviri’nin kendi başına böyle bir itirazda bulunması mümkün mü?

MEB’de bu tür davalara ilişkin süreç nasıl işliyor?

Bu soruların cevabı şu bilgide gizli:

MEB Hukuk Müşavirliği gelen bir dava dosyasını ilk iş olarak ilgili Genel Müdürlüğe göndererek, ne yapılması gerektiğini soruyor.

Müşavirlik ilgili Genel Müdürlük’ten gelen görüş doğrultusunda hareket ediyor.

DİN ÖĞRETİMİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ EMRETMİŞ

Teyit ettirdiğimiz  bilgilere göre, prosedür gereği başörtüsü dosyasında da süreç böyle işledi.

Müşavir, Danıştay’ın bir öğretmenle ilgili başörtüsü kararını alınca, dosyayı, ilgili üst birim olan Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’ne gönderdi.

Ve “ne yapalım” diye sordu.

Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’nden Müşavirliğe, “Danıştay kararına itiraz edilmesi” cevabı geldi.

Müşavir bu kesin emir doğrultusunda hareket etti. Müşavirin, Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’nün emrine karşı gelmesi mümkün değildi.

SAVUNMAYI YAZAN DA DİN ÖĞRETİMİ

Ayrıca, itiraz yazısının savunma kısmının yani özünün Din Öğretimi Genel Müdürlüğü'nce hazırlandığı, Hukuk Müşavirliği'nin bir üst yazı ile dilekçeyi Danıştay'a gönderdiği öğrenildi.

Bu noktada akıllarda “Din Öğretimi Genel Müdürlüğü, başörtüsüne neden itiraz edilmesini istedi?” sorusu oluştu.

Ayrıca, “Hukuk Müşavirliği’nde bir art niyet sözkonusu ise, aynı art niyet neden Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’nde de aranmıyor” sorusunun cevabı aranıyor.

BAKAN VE MÜSTEŞAR UYUYOR MU?

Bu kritik itirazdan Bakan ve Müsteşar’ın haberinin olmadığı, bu iki tepe ismin skandalın basına yansıması üzerine olaydan haberdar oldukları ileri sürülürken, Danıştay’ın başörtüsü mağduru öğretmen lehine verdiği karar basında geniş yer almıştı.

MEB’e gelen dosya üzerinde, Hukuk Müşavirliği ve Din Öğretimi Genel Müdürlüğü arasında resmi yazışmalara imza atılmış, itiraz ardından yapılmıştı.

Bakan ve Müsteşar’ın tüm bu süreçten haberdar olmamaları garipsenirken “Gerçekten değillerse bile bu sorumluluklarını ortadan kaldırmaz, aksine yönetim zafiyetini gösterir” yorumları yapılıyor.

Habervaktim.com ÖZEL

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
49 Yorum