Cübbeli Ahmet Hoca

Cübbeli Ahmet Hoca

Dövme yaptıran lanetlenmiştir

Dövme yaptıran lanetlenmiştir

Allah’ın yarattığını değiştirene genel manada lanet edilmiştir. Dövme yaptırmak da bunlardan biridir ve büyük günahlardandır. Yapan da yaptıran da lanetlenmiştir.

Dövme İslam’a göre kesinlikle haramdır. Hem de kebairdir (büyük günahtır). Çünkü hangi günah hakkında hadislerde lanet ifadesi kullanılmışsa o küçük günah sayılmaz, büyük günah sınıfına girer. Hadis-i şerifte “Allah saçına saç ekletene, eklettirene lanet etsin.” buyruluyor. Bu hadis insan kılından olan peruklar hakkındadır. İnsan kılından yapılan peruk kullananlar da lanetlenmiştir. O işi yapan, ekleyen, ekleten hepsine lanet edilmiştir. Dövme yapan, yaptıran da lanetlenmiştir. Bu dövme derinin üzerine yapıştırılıp da çıkanlar değil. 

BÜYÜK GÜNAHLARDAN

Derinin altına işlenen dövmeden bahsediyorum. Resim yapıştırmak çıkarmak falan onlar da uygun değil. Su ile yıkanınca çıkıyor ama yine de uygun değildir. Velakin deri altına işlenen hakiki dövme haramdır. Dövme yapana ve yaptırana lanet etmiştir Rasûlüllâh (Sal­lâllâhu Aleyhi ve Sellem).

Allah’ın yarattığı şekli değiştirenlere lanet etmiştir. Dişlerinde bir şey olmadan sırf güzellik için dişlerini değiştirenlere lanet etmiştir. Allah’ın hilkatini, fıtratını tahrip ve tebdil edene, değiştirene genel manada lanet etmiştir. 

Burada dövmeyi özellikle zikretmiştir. Dövme bundan dolayı lanetliktir. Kebairdendir, büyük günahlardandır ve haramdır. 

İSTİĞFAR ET

Derinin içine işlendiği için, su da deri ile temas ettiği için abdeste ve gusüle mani değildir. Velakin “Çıkarttırabilen çıkarttırsın” deniyor. Fakat derinin altına işlenen hakiki dövmeyi çıkartmanın çok zor olduğu, maddi külfetli olduğu, ağrılı, sancılı bir işlem olduğu ve herkesin de buna para bulamayacağı göz önünde bulundurularak fıkıhçı alimler “İstiğfar ve tövbe edilmelidir” demişlerdir. Bir daha yapmamak üzere azmedilmelidir. Kapalı tutulmalı ve gösterilmemelidir. Silinmesi çok acı veriyorsa, İslamiyet sen bu acıyı çek diye zorlamıyor.

ABDEST TAMAM AMA!

Abdeste ve gusüle mani olmaması haram olmadığı anlamına gelmiyor. “Abdeste mani değil” deyince “Günah değil” diye anlamayın. Bu işlemi yaptırmak çok büyük günahtır, haramdır ve lanetliktir. Yaptırma! Yaptırdıysan da gösterme! Mümkün mertebe çıkartmaya da çalış. Ama zorluk varsa da mecbur etmiyor İslamiyet. Neden? Çünkü abdeste, gusüle mani değil. “Çıkartmasan da namazın abdestin tamamdır” deniyor. Bunları birbirinden ayırt edelim inşallah.

MELEKLER SOKAKLARI YARA YARA GELiYORDU

“Ey adam! Sen Sırat köprüsünden geçerken (okuduğun bu salevâtın fazîletinden dolayı) elbette yüzün dolunay gecesindeki aydan daha aydın olacaktır.”

“Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)e bir adam getirdiler ve kendilerine ait olan bir deveyi çaldığına dair onun aleyhine şahitlik ettiler. Bunun üzerine Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) o kişinin elinin kesilmesini emretti. Bu durum üzerine o adam dönüp giderken bir yandan da: ‘Ey Allâh! Salâtlarından hiçbir şey (eksik) kalmayacak kadar Muhammed’e salât eyle. 

DEVE DİLE GELDİ

Bereketlerinden hiçbir şey (eksik) kalmayacak kadar Muhammed’e bereketler ihsan eyle. Selamlarından hiçbir şey (eksik) kalmayacak kadar Muhammed’e selam eyle’ diyordu. Zeyd ibni Sâbit (Radıyallâhu Anh)dan gelen diğer bir rivayette ise o kişi bu salevâtın sonunda:

‘Ey Allâh! Hiçbir rahmet kalmayıncaya kadar Muhammed’e rahmet eyle’ demiştir.

Tam o sırada çalındığı iddia edilen o deve dile gelerek ‘Yâ Muhammed! Şüphesiz bu kişi beni çalma suçundan berîdir’ deyince Nebî (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem): ‘O adamı bana kim getirecek?’ buyurdu. 

EY ADAM NE DEDİN?

Bunun üzerine Bedr ehlinden yetmiş kişi süratle davranarak onu Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)e getirdiler. Nebî (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem): ‘Ey adam! Sen biraz önce dönüp giderken ne dedin (de bu deve dile geldi)?’ diye sorunca o kişi söylemiş olduğu salevâtı kendisine haber verdi. 

O zaman Nebî (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem): ‘Demek onun için baktım melekler Medîne’nin sokaklarını yara yara (üzerime doğru) geliyordular, neredeyse melekler benimle senin arana girecektiler. Ey adam! Sen Sırat köprüsünden geçerken (okuduğun bu salevâtın fazîletinden dolayı) elbette yüzün dolunay gecesindeki aydan daha aydın olacaktır’ buyurdu.”

Diğer bir rivayette ise:
 “Şüphesiz Allâh-u Azze ve Celle o salevâtı(n yüceliğini) bana açıkladı. O deve o kişinin suçsuzluğunu söylerken gerçekten melekler ufku kapatmıştılar” buyurdu. (Taberânî, ed-Du‘â, no:1055, 1054, 1/322)

Büyük Muhaddis Hâfız İbni Beşküvâl (Rahimehullâh)ın rivayetine göre bu kişiye: “Sen ne ile kurtuldun?” denilince o: “Muhammed (Aleyhisselâm)a her gün yüz kere salevât okumam sebebiyle” diye cevap verdi. 

AZAPTAN KURTULDUN

Bunun üzerine Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) o kişiye: 

“Sen hem dünya azabından, hem de âhiret azabından kurtuldun” buyurdu. 

(Hâfız Ebu’l-Kāsım Halef ibni Abdilmelik İbnü Beşküvâl, Kitâbü’l-Kurbe ilâ Rabbi’l-âlemîn bi’s-salâti alâ Muhammedin Seyyidi’l-murselîn, sh:144; es-Sehâvî, el-Kavlü’l-Bedî‘ fi’s-salâti ale’l-Habîbi’ş-Şefî‘, sh: 230)

İSTİNCA NEDiR, NASIL YAPILIR?

İstinca ön ve arkadan gelen pisliğin giderilmesi demektir. Normal durumlarda necaset, çıkış yerini aşmadıkça istinca yapmak sünnet-i müekkededir, farz değildir. Ancak çıkış yerini aşar ve bu miktar da bir dirhem; (büyük abdestte gelen katı pislikten 3.2 gr.), küçük abdestte gelen sıvı pislikten avuç içi kadar ise, su ile giderilmesi vacip olur. 

Bu ölçüleri aşarsa, su ile yıkanması farz olur.

Fakat bu temizliğin sağ elle yapılması tenzihen mekruhtur. Nitekim bir hadis-i şerifte: "Sizin biriniz idrar yaparken sağ eliyle tenasül uzvunu tutmasın ve taharet yapmasın." (Buharı, Vudû':19, No:153,1/69, Müslim, Taharet:18, No:267/65, 1/225, İbni Mace, Taharet:15, No:310,1/113) buyrulmuştur.

İstinca, taşla yapılabileceği gibi temiz olan kerpiç, tuğla, ağaç ve benzeri pürüzlü şeylerle yapılabilir, önce böyle bir maddeyle temizlenip sonra suyla yıkanmak daha efdaldir. Fakat necasetin menfezi aşması durumunda suyla istinca farzolur. Kemik, kömür ve hayvan tersi, cinlerin yiyeceği olup, 
temizliğe elverişli bulunmadığından taharette kullanılmaları caiz değildir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum
Cübbeli Ahmet Hoca Arşivi