Asım Yenihaber

Asım Yenihaber

Kan Dökme Kardeşliği

Kan Dökme Kardeşliği

İlk soru: 24 Nisan’da kaç Ermeni katledildi?  24 Nisan “Ermeni soykırımı günü” olarak lanse edilmiyor mu? Elbette ediliyor. Bütün çabalar 24 Nisan’ı Ermeni soykırımı günü olarak tüm dünyaya tanıtmak. 

Peki 24 Nisan 1915’te gerçekte ne oldu? 

24 Nisan’da öldürülen tek bir Ermeni bile yok!

24 Nisan komitacı, suça bulaşmış Ermeni örgütü liderlerinin gözetim altına alınma günüdür. Tehcir ise daha sonraki bir hadise...

İkinci soru: Binlerce yıllık Van şehrine ne oldu?

Bugün Van’a gidenler şehirde gerçek anlamda tarihi eserle karşılaşmazlar. Oysa Van köklü tarihi olan bir şehirdir. Bir Vanlı’ya bu soruyu yöneltirseniz, kalenin öte yüzünde eski Van harabesini size gösterir.

İşte size 100 yıllık bir şehir harabesi!

Van Ermeniler’i 15 Nisan 1915'te isyan başlattılar. Osmanlı yönetimi 17 Mayıs’ta şehri boşalttı. Van’ı ele geçiren Ermeniler şehri yaktı.(Acaba gafil HDP’li başkan isyanın yıldönümünde faillerini lanetleyen bir konuşma yaptı mı?) Böylece Ruslar Van'ı kolayca işgal ettiler. 

Rus işgali yayıldı. Bitlis, Muş işgal edildi. Şimdi terör örgütü ve onun uzantısı siyasi parti Ermeni zulmüne ve Rus işgaline uğrayan bölge üzerinde hak iddia ediyor…

Eğer bölgede Müslüman kıyımı olmuşsa, ki tehcire rahmet okuttuğu söyleniyor, bu kıyıma maruz kalanların çoğu Kürtler olmalıdır!

Öyleyse neden HDP Avrupa Parlamentosu’nun “soykırımı tanıyın” kararını destekledi?

Neden bu karar karşısında “Türkiye partisi” olduğunu haykıramadı?

Ben derimki bunların kuyrukları Ermeniler’in elinde!

Asala saldırıları bitti, PKK saldırıları başladı… İki örgüt kanka! Bu “kanka”lık kan kardeşliği değil, kan dökme kardeşliği. 

Kürtlük için çalışan bir kuruluş halkını katleden Ermeniler’le nasıl olur da işbirliği yapar? Bu sorunun cevabı zor değil aslında. Aynı durum Ermeniler için de söz konusu: Tehcir sırasında Ermeniler’i kıyıma uğratanların Kürt aşiretleri olduğu biliniyor!

“Biz birbirimizi öldürürüz ama ortak düşman Türkiye’ye karşı işbirliği yaparız.”

Mesaj budur. 

Her konuşmasında haçı biraz daha belli olan sahte Selahaddin, Türkiye’nin reflekslerine asla sahip değil.

Önümüzde güzel bir örnek var… Birinci Dünya Harbi patlayınca Said Nursi memleketi Bitlis ve çevresinde talebeleriyle milis birlikleri oluşturarak Rus-Ermeni ittifakına karşı mücadele etti.

Talebeleriyle Van Kalesi’ni savunmak istedi, Van Valisi Cevdet Bey'in ısrarıyla Gevaş'a çekildi. Molla Said, 30-40 kadar asker ve talebeleriyle Rus kozaklarını durdurdu, halkın mal, can ve namusunu korudu. 

Yüzyıl önceden bahsediyoruz…

Saidi Kürdî (o zaman bu ismi tercih ediyordu) yüz yıl önce vahdet için silahı eline alıp düşmanı durduruyor. Yüz yıl sonra Kürtlük iddiasındaki Selahaddin, Ermeniler’le aynı safta yer alıyor!

Biri bana bunu izah etsin!

Diyelim ki… Ermeniler maramlarına erdiler… Bütün dünyanın baskısı ile sürüldükleri şehirlere dönmeye başladılar… Nereye döneceklerini sanıyorsunuz? Van’a, Bitlis’e, Muş’a, Siirt’e, Diyarbakır’a vs.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
Asım Yenihaber Arşivi