Bahçeli, Alevi sorununa el attı

Bahçeli, Alevi sorununa el attı
MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'deki grubunda bir konuşma yaptı. Başbakan Erdoğan ve AK Parti hükümetine yüklenen Bahçeli, Alevi sorununa da el attı.

Bahçeli şöyle konuştu: 

"Atatürk'ün savaş suçlusu gibi ilan edildiği bir dönemden geçiyoruz. Son istiklal gazisinin vefatı ile bu kara bulutların aynı zamana denk gelmesi ibret verici bir tesadüf olacaktır. İhanetlerin bulduğu karşılığın ne olacağı yaşanan vakalar gösterir. Bunda büyük ibretler vardır."

"AKP hükümetinin bu teslimiyetçi tutumu sürerse Kıbrıs'ın elden gitmesi kaçınılmaz olacaktır. AKP hükümeti bu yanlış yoldan  dönmeli. Tek başına iktidar olma iddiasındaki AKP'nin ve Erdoğan'ın meclis çoğunluğunun dışında yönetim gücünün kalmadığını, ülkenin tamamen kontrolden çıktığını gösteren örnekler var. Hükümet olduğunu unutarak her konuya laf yetiştirme, sorumluluğu başka yerde arama telaşı bütün yönleriyle ortaya çıktı. Polis kordonu altında gittiği Hakkari'de Erdoğan, 'Ya sev ya terket' şeklinde yorumlanan açıklamalar yapmıştır. Onun kimi kovmak istediği bizim konumuz değil. Ancak, bizi ilgilendiren husus, bu açıklamanın ardından gelen eleştiriler karşısında çarketmesi ve bu sözün MHP'ye ait olduğundan dem vurması ahlak ve izandan uzaktır. Bu tartışmanın devam etmesi ve Başbakan'ın ısrarı, bir kez daha açıklama mecburiyetinde bıraktı bizi."

"MHP, parti programında da yer aldığı gibi, yeni bir dünyanın şekillendiği 21. yy'da, bütün insanlığın barış ve mutluluk içinde yaşayacağı bir dünya arzulamaktadır. Milliyetçilik ve demokrasiyi siyasi ve kültürel çerçevenin bir anahtar kavramı olarak kabul etmektedir. MHP, dayandığı asırlık Türk Milliyetçilik düyüncesi ayrımcı olmamış, toplumun tamamını temel değerler ekseninde birleşmeye çağıran bir eksendedir."

"Kardinal külahını Osmanlı sarığına tercih eden toplumları çekmenin derdindeyiz. Sevmeyenin gitmesi yerine bizi ona sevdirecek bir yaklaşımın hakim kılınması bizim hedefimizdir. Türkiye'nin geleceğinin teminatı al bayrak altında birleşmekten geçmektedir. KUcaklaşmanın adresi büyük Türk milletidir."

"Milli ve manevi değerlerimizin toplumsal çatışma alanına dönüştürülmesi çok tehlikeli bir mecraya çekilmek istenmesi bugün yaşadığımız en büyük sorunlardan biridir. Bu tehlikeli süreci durdurmak ve huzur içinde onurlu bir geleceğe taşımak siyaset kurumunun en önemli sorumluluğudur. Bunun için de tek adres TBMM'dir. Siyasi partilerin asgari müştereklerde buluşması zaruridir. Alevi kardeşlerimizin bazı sıkıntılarının olduğu bir gerçektir. Bu sorunun çözümü üzerinde iyi niyetle durulması gerekmektedir. Vatana bağlılıkları itibariyle biz olan ve bizden olan alevi kardeşlerimizin sorunlarının çözümü, konuşulması ve tartışılması en zor konulardan biri olmuştur. Bu konuda tartışma ortamı yaratılamamıştır. Tarihi süreç içinde bugüne taşınan ön yargılar, korkular, tanımlama ve teşhis karmaşası, kemikleşen klişeler, siyasi hesap ve mülahazalar bunda etkili olmuştur. Bu kısır döngü kırılmalıdır. İnanç önderlerine, çatı kuruluşlara, üniversitelere önemli görevler düşmektedir. Toplumsal huzursuzluk alanının cephelere dönüşmesini engellemek iddiası etrafında kenetlenip sıkıntıları çözmek olarak görülmeli. Karşılıklı endişe, korku ve ön yargılar aşılmalı. Değreler sistemimiz bunlardan arındırılmalı. Alevilik diğer inanç alanlarında olduğu gibi siyasi istismar alanı olmaktan çıkarılmalıdır. Bu konuyu inancın dışında başka mecralara çekme, ideolojik nitelik kazandırma ve politik akım haline getirme çabalarına itibar edilmemeli. Sunni-Alivi, cami-cemevi noktasına getirilmemelidir. Buna katkıda buhunmaya samimi niyetle hazırız."

"Küresel ekonomik kriz. Sürekli bir arayış içine girmişlerdir. Krizin oluşmasına göz yumanlarla piyasalar çözer diyenler sorunu çözmek için kolları sıvamıştır. Küresel kriz bir zirve ile masaya yatırılmıştır. Beklentilerin çok yüksek olduğu malumdur. üzerinde mutabakat sağlanan kararların beklentileri karşılamaktan uzak olduğu ortadadır. Her ülkenin 31 Mart'a kadar önlemini ortaya koyacağı, krizin yol açtığı deliklerin kapatılması için ne kadar bütçe belirleneceği gibi ucu açık sonuçlar çıkmıştır. Mevcut krizin olumsuz faturasına geniş toplum kesimlerini ortak edecekleri eğilimi göstermiştir. Türkiye'yi yöneten AKP zihniyetinin buna alet olmamasını diliyoruz. AKP hükümetinin bugünlerde yaşadığı uyumsuzluk ve çelişkiler sorunları daha da büyütecektir. Erdoğan ve hükümet üyelerine hakim olan kafa karışıklığı bürokrasiye yansımış durumdadır. Toplumun her kesiminden yükselen feryatlar bizi endişelendirmektedir. Reel sektör artık nefes alamaz hale gelmişken, Başbakan'ın bunu anlamayan tavrı ortadadır."

habervaktim.com

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.