23 Ekim 2017 Pazartesi3 Safer 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:51Güneş 07:17Öğle 12:56İkindi 15:50Akşam 18:21Yatsı 19:40
    • 28°C Adana
    • 25°C Adıyaman
    • 18°C Afyon
    • 17°C Ağrı
    • 19°C Amasya
    • 20°C Ankara
    • 24°C Antalya
    • 20°C Artvin
    • 26°C Aydın
    • 22°C Balıkesir
  • BIST: 107.901 -0.54
  • Altın: 151,680 0.36
  • Dolar: 3,6982 0.76
  • Euro: 4,3411 0.39

Yeniçağ yazarı Avcı hendekçi akademisyenlere tepki gösterdi

Yeniçağ'dan Servet Avcı, Başbakan Davutoğlu'nun hendekçi akademisyenlerin tutuklu yargılanmasına tepki göstermesini eleştirerek "Avukatı mısınız" diye sordu.
Yeniçağ yazarı Avcı hendekçi akademisyenlere tepki gösterdi
Yeniçağ yazarı Avcı hendekçi akademisyenlere tepki gösterdi Yeniçağ yazarı Avcı hendekçi akademisyenlere tepki gösterdi Yeniçağ yazarı Avcı hendekçi akademisyenlere tepki gösterdi

Avcı'nın köşe yazısı:

Başbakanımız ne de hassas... O rezil bildirinin altına imza attıktan sonra bir sendikada dozajı daha da yükselten üç akademisyenin tutuklanmasından pek rahatsız...

Önce konuyla ilgili Başbakan Davutoğlu ne buyurmuş ona bakalım: "Herhangi bir hukuki zorunluluk yoksa, insanların tutuklu yargılanmalarına karşıyım. Düşüncenin hiçbir türüne sınır getirilmesini kabul edemem. Boğaziçi Üniversitesi'ndeki o akademisyen geçmişte başörtü yasağına da karşı çıkan bir isim. Onunla ilgili olumsuz kanaatim yok. Aksine özgürlükçü tutumunu duymuş olduğum bir isim. O parçalanmış bedenleri gördükten sonra hâlâ bir akademisyen o bildiriyi PKK'yı eleştirmeden okuyorsa, ben onunla ayrı bir düzlemde tartışır, mücadelemi veririm. Hukuki konu ayrıdır..."

Evet, hukukî konu ayrıymış... Öyle ya, yargılamayı yapan yer adliye değil, zahire borsası!.. Ortada suçu inkâr eden yok ama o suçu savunan suçlunun tutuklanmasına içi burkulan bir Başbakan var!..

Bu tutum adil yargılamaya müdahale midir, önemli değil!.. Sanıkla ilgili olumsuz kanaati yokmuş... Size ne? Şahit misiniz? 'Eski' amiriniz Ergenekon savcısıydı, yoksa siz de bu mahkemede avukat mısınız? Mahkeme sizden gazeteciler aracılığıyla görüş mü istedi? Bir Başbakan'ın devam eden dâvâyla ilgili bu tür açıklamaları ne derece hukukîdir?

***

BDP'nin siyaset akademisinde dersler veren Prof. Dr. Büşra Ersanlı, KCK dâvâsı kapsamında 2011'de tutuklanmıştı... İsnat edilen suç KCK üyeliği ve yöneticiliğiydi...

Ahmet Davutoğlu o zaman Dışişleri Bakanı ama yine çok hassastı!.. Büşra Ersanlı'yı cezaevinde ziyaret ettiğini söyleyen gazeteciye "Bir daha giderseniz benim selâmımı söyleyin" diyor ve röportaja devam ediyordu: "Büşra Hanım, 28 Şubat'ta da çok demokrat bir tavır almış bir akademisyendir. Terörist olduğuna inanmıyorum..."

Ersanlı etrafında 'eski İstanbullu beyaz sosyalistler'in ağırlıkta olduğu güçlü bir lobi oluşmuştu... Medya yoluyla eski dâvâ arkadaşlarını bir güzel sarıp sarmalamışlar, işi kampanyaya dökmüşlerdi... Buna dönemin Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nun 'kefalet'i de eklenmişti... Birkaç gün sonra Ersanlı cezaevinden tahliye edilmişti... Üstelik KCK'lılara neredeyse spor veya briç kulübü üyesi yapılacak ve onları dışarı salacak 'çözüm süreci' henüz başlamamışken!..

***

Şemdinli'de kitapevini bombaladığı iddiasıyla Ali Kaya isimli bir astsubay yakalanmıştı... Dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt o astsubayla ilgili olarak kendisine sorulan soruya "Tanırım, iyi çocuktur" şeklinde bir cevap vermişti ve yer yerinden oynamıştı...

İçerikten vaz geçtik, yargılamaya müdahale anlamında teknik olarak ne fark var Büyükanıt'ın söyledikleriyle Davutoğlu'nun söylediklerinin? Büyükanıt geçmişte yanında bulunan astsubayına sahip çıkarken ağır saldırılara maruz kalmıştı... Peki bugün Davutoğlu'nun yaptığına ne demeli?

***

Brüksel yeni patlatıldı... Çıksın Belçika'da akademisyenler, Belçika devletiyle IŞİD'i 'iki taraf' gibi göstersinler... Belçika devletini 'halkına zulmeden' devlet gibi sunup, 'barış' için operasyonları durdurmasını teklif etsinler bakalım edebiliyorlar mı?

Hadi içlerinden edenler çıktı diyelim... Acaba Belçika mahkemeleri bu eylemi 'düşünce özgürlüğü' olarak mı değerlendirir? Sonrasında Belçika Başbakanı mahkemelerin tutuklama kararını eleştirmeyi aklından geçirebilir mi? Geçirirse o makamı bir daha görebilir mi?

Düşünebiliyor musunuz, ABD'de akademisyenler veya başkaları El Kaide'yle empati yapmayı savunacaklar!.. Fransa'da Paris saldırılarını yapanlara göğüs gerecekler, devletleri terör örgütleriyle 'iki taraf' gibi gösterecekler, o 'iki taraf'tan sadece devletleri suçlayıp, "Bu suça ortak olmayacağız" diye bildiriler yazıp okuyacaklar ve o devlet tarafından bırakın tutuklanmayı, maaş almayı sürdürecekler!..

Oralarda buna fantezi bile denmez!.. Bu herhalde ancak bizde olur ve onun için bu hâldeyiz... Soralım yine: Onlarınki devletse bizimki ne? Bizimki devletse onlarınki ne?

Ve özlenen 'hukuk devleti' adına bir soru daha: Onlarınkiler Başbakan veya Başkan'sa bizimkiler ne? Bizimkiler Başbakan veya Başkan'sa onlarınkiler ne?

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Diğer Haberler
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.