17 Aralık 2017 Pazar26 R.Evvel 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:43Güneş 08:16Öğle 13:07İkindi 15:24Akşam 17:45Yatsı 19:12
    • 18°C Adana
    • 11°C Adıyaman
    • 13°C Afyon
    • -7°C Ağrı
    • 13°C Amasya
    • 8°C Ankara
    • 18°C Antalya
    • 9°C Artvin
    • 19°C Aydın
    • 18°C Balıkesir
  • BIST: 109.330 -0.31
  • Altın: 155,894 -0.46
  • Dolar: 3,8638 -0.70
  • Euro: 4,5501 -0.72

Ahmet Hakan'dan Kılıçdaroğlu'na tepki

Ahmet Hakan, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun Aile Bakanı için sarf ettiği skandal ifade ve ilgili tartışmalara farklı bir bakış açısından yaklaştı ve "Bu doğrular Kemal Bey'in yanlışının üstünü örtemez" dedi.
Ahmet Hakan'dan Kılıçdaroğlu'na tepki
Ahmet Hakan'dan Kılıçdaroğlu'na tepki Ahmet Hakan'dan Kılıçdaroğlu'na tepki Ahmet Hakan'dan Kılıçdaroğlu'na tepki

Ahmet Hakan'ın Hürriyet'teki yazısının ilgili bölümü şöyle:

"DOĞRUDUR.

Kadın Bakan, çocuklardan ziyade Ensar Vakfı’nın üzerine titrediği algısına yol açacak bir tutum almıştır.

DOĞRUDUR.
“Ensar Vakfı üzerinden genelleme yapılamaz” demekle yetinilmemiş, Ensar Vakfı’na kol kanat gerilmiştir.

DOĞRUDUR.
AK Parti camiası, Karaman’da meydana gelen korkunç olayla ilgili olarak bir infial havasına girmemiş, meseleyi kapatmaya çalışmıştır.

DOĞRUDUR.
Devletin yetkilileri, Karaman’da tecavüze uğrayan çocukları değil de Ensar Vakfı’nın itibarını daha fazla dikkate almıştır.

DOĞRUDUR.
Kemal Kılıçdaroğlu’na gösterilen tepkinin binde biri bile, Karaman’daki korkunç sapıklık karşısında ortaya konmamıştır.

DOĞRUDUR.
Hiçbir AK Partili yetkili... “Bu vakıflar denetleniyor mu”, “Bu yaştaki çocukların ne işi var bu özel evlerde”, “Bu sapığın sistematik çocuk tecavüzüne nasıl zemin hazırlandı”, “Vali, Milli Eğitim Müdürü ne iş yapar” dememiştir.

DOĞRUDUR.
Mesele kadınlar olduğunda... Bazı AK Partililerin edep ve adap konusunda aşırı titiz olmadıklarının sayısız örnekleri mevcuttur.

DOĞRUDUR.
Böyle bir sapıklık, kazara başka bir vakıfta meydana gelseydi... AK Partililer, o vakfı şimdiye çoktan parça parça etmişti. 

DOĞRUDUR.
“Senin önüne yatarım” cümlesini, ilk kez AK Partili Bakan Muammer Güler söylemiş ve AK Partililer “Bu nasıl söz Muammer Bey” dememiştir.

DOĞRUDUR.
Kemal Kılıçdaroğlu, “önüne yatmak” tabirini kullanırken... Muammer Güler’in o sözüne gönderme yapmıştır.

DOĞRUDUR.
Kemal Kılıçdaroğlu’nu edepsizlikle itham edenler, Kemal Kılıçdaroğlu’nu eleştirirken edebe riayet etmemişlerdir.

DOĞRUDUR.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu sözünün üstüne abananlar, yakaladıkları bir fırsatı sonuna kadar değerlendirmektedirler.

Ama durun bir dakika!

Biz şimdi bütün bu doğruları...

Bir düşüncesizliği örtmek için mi kullanacağız?
Bir özensizliğe kılıf mı yapacağız?
Bir sorumsuzluğa ses etmemenin mazereti haline mi getireceğiz?

Olmaz kardeşim olmaz!

Hangi manaya gelirse gelsin, hangi söze gönderme yapmak maksadıyla kullanılırsa kullansın, hangi amaçla söylenirse söylensin...

Sorumlu, özenli, düşünceli bir siyasetçi...

Bir kadın siyasetçi için “ÖNÜNE YATMAK” tabirini kullanmaz, kullanamaz.

Hatta ve hatta...

Yeterince sorumlu, yeterince özenli, yeterince düşünceli olmayan ama azıcık siyaset bilen herhangi bir siyasetçi bile böyle bir söz söylemez.

Çünkü bu sözün istismar edileceğini bilmek için, siyasetten azıcık da olsa çakmak yeter de artar bile.

Kemal Bey’in sorunu işte budur.

Maalesef kendisi...

Hem pek özensiz ve düşüncesiz...
Hem de siyasetten pek çakmıyor.

ÖZENSİZLİK ŞUNLARA YOL AÇTI

BİZ bugün “Hey Bakan Hanım! Bırak şu Ensar’ı falan da korkunç bir zulme maruz kalan çocuklarımızın üzerine titre” diyemiyorsak...

Biz bugün “Çocukların ne işi var o yasadışı evlerde? Nerede bu devlet” falan diye soramıyorsak...

Biz bugün gensorudan kurtulan Bakan Hanım’ın önünde tebrik kuyruğuna giren AK Partili milletvekillerinden söz edemiyorsak... 

Biz bugün “cinsi sapık” sözünden daha çok “siyasi sapık” sözünü gündemin başköşesine oturtuyorsak...

Bunun tek müsebbibi...

Kemal Bey’in özensizliği, düşüncesizliği ve siyaset bilmezliğidir.


BAKIN BU TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK DRAMIDIR

KEMAL Kılıçdaroğlu’nun söylediği sözü, Tayyip Erdoğan söyleseydi...

Tablo şöyle şekillenecekti:


Erdoğan yanlılarından “ne var bunda ya” savunması gelecekti.
Erdoğan karşıtlarından ise “siyasi sapık” benzeri bir saldırı gelecekti.

Söylenene değil de söyleyene göre değişen tepkiler.

Neyin söylendiğine değil de kimin söylediğine odaklanan bir yaklaşım.

Herkes çekilmiş kendi cephesine...

Bir tür aşiret savunması yapıyor.

Tecavüz, ilke, edep, adap, nezaket, üslup, terbiye, düşüncelilik, muhatabının onuru falan...

Aslında kimsenin umurunda bile değil.

Herkes gol peşinde...

Türkiye’nin en büyük dramı işte budur."

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.