23 Ocak 2017 Pazartesi25 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?(Tin 4-8)
  • “Benim misâlimle sizin misâliniz, şu temsile benzer: Bir adam var ateş yakmış. Ateş etrafı aydınlatınca, pervaneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlarlar. Adamcağız onları kurtarmaya (mâni olmaya) çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla ateşe atılırlar. Ben (tıpkı o adam gibi) ateşe düşmemeniz için belinizden yakalıyorum, ancak siz ateşe ateşe koşuyorsunuz”Buhârî, Rikâk 26
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:46Güneş 08:15Öğle 13:23İkindi 15:53Akşam 18:17Yatsı 19:41
    • 16°C Adana
    • 9°C Adıyaman
    • -3°C Afyon
    • 8°C Ağrı
    • 4°C Amasya
    • -2°C Ankara
    • 15°C Antalya
    • 5°C Artvin
    • 11°C Aydın
    • 5°C Balıkesir
  • BIST: 83.161 0.11
  • Altın: 147,145 0.42
  • Dolar: 3,7693 -0.58
  • Euro: 4,0453 -0.09

İslami kesim Kahraman'ın laiklik görüşüne neden sessiz?

Milli Görüş camiasından yazar Abdülaziz Kıranşal, muhafazakar camianının yıllardır laiklikten yakındığını fakat bugün Meclis Başkanı'nın önerisine sahip çıkmadığını belirterek, dikkat çeken sorular sordu.
İslami kesim Kahraman'ın laiklik görüşüne neden sessiz?
İslami kesim Kahraman'ın laiklik görüşüne neden sessiz? İslami kesim Kahraman'ın laiklik görüşüne neden sessiz? İslami kesim Kahraman'ın laiklik görüşüne neden sessiz?

Abdülaziz Kıranşal, Milli Gazete'de yayınlanan "Laiklik tartışması ve bizim mahallenin durumu" başlıklı yazısında, "Halbuki bu topraklarda İslami kesime yapılan bütün zulümler, baskılar, yasaklamalar laiklik adına icra edilmemiş miydi? Kapatılan İslami partiler, dernekler, yasaklanan liderler, sürgün edilen hatipler, hocalar, yıllarca süren mahkemeler, hapisler hep laiklik adına değil miydi?" diye sordu.

Müslümanlığımızın görünür yüzünün, sakalımızın, başörtümüzün, imam-hatipliliğimizin, İslami bir camiaya mensubiyetimizin, müridliğimizin, ihvanlığımızın, makamda, mevkide, tayinde, terfide olağanüstü prim yaptığı zamanları yaşadığımızı belirten Abdülaziz Kıranşal, "Mevcut muhafazakâr anlayışa paralel yürüyen hoca efendilerimizin, ilim adamlarımızın, akademisyenlerimizin, yazarlarımızın, dünyaca ünlü yıldızlar gibi şöhret ve itibar gördüğüne şahit oluyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

Kıranşal yazısının devamında şunları kaydetti:

"Tüm bu olup bitenlere mukabil bahsi geçen mecraların, öncelikler fıkhı ve İslami muhalefet tavrı açısından Türkiyeli Müslümanların gerçek sorunları konusunda konuşmayı, tepki vermeyi, eleştirmeyi, fetva yayınlamayı uzun bir müddettir ertelediğini görüyoruz. İslam’ın itikadi ve ahlaki alanlarında cesurca çıkışlar yapan, mezhepçilik, şefaat, kabir azabı, miraç meselesi gibi konularda kimseye fırsat vermeyen ancak İsrail ile dostluk, ABD ile stratejik ittifak, faizci ekonomik düzen hakkında ve İslam’ın muamelata dönük emirleri konusunda tek bir kelime bile etmeyen tuhaf bir tavrın oluştuğunu müşahede ediyoruz.

Bu garip tavrın en bariz örneklerinden birisine TBMM başkanının laiklikle ilgili çıkışı konusunda İslami STK’ların, cemaatlerin, hoca efendilerin tepkisizliğinde rastlıyoruz.

Halbuki bu topraklarda İslami kesime yapılan bütün zulümler, baskılar, yasaklamalar laiklik adına icra edilmemiş miydi? Kapatılan İslami partiler, dernekler, yasaklanan liderler, sürgün edilen hatipler, hocalar, yıllarca süren mahkemeler, hapisler hep laiklik adına değil miydi?

Müslümanlar için hayati bir meseleyi konu edinen bu teklifi bir fırsata dönüştürerek en azından gelecek için sağlıklı bir tartışma ortamı oluşturmak, siyasilere rehberlik etmek, avamı uyandırmak, genç nesilleri bilgilendirmek Müslüman âlimlerin üzerine vacip değil midir?

Mevzu bahis bu mecralar ve pek kıymetli hocalarımız, en üst siyasi seviyede, TBMM başkanlığı seviyesinde yapılan bu laiklik açıklamasına neden fetvalarla, konferanslarla, makalelerle,  vaazlarla destek olmuyorlar. Eğer bir yerlerden talimat bekliyorlarsa itikadi ve ahlaki meselelerde özenle başvurdukları Kur’an ve Sünnetin talimatları yeterli değil midir? 

Eğer laiklik konusunda söz söylemenin, fetva vermenin mayınlı arazide gezmek olduğunu, bir takım kazanımların kaybedileceğini düşünüyorlarsa, kazanımları kaybetmemek adına oluşturulan stratejilerin “Kendinizi, kendi ellerinizle tehlikeye atmayın” (Bakara/195) ilahi talimatına ne kadar da ters düştüğünü görmüyorlar mı? Ehl-i sünnetimizin birbirinden kıymetli öncülerinin Ebu Hanife’nin, İmam Malik’in, İmam Şafii’nin, İmam Ahmed bin Hanbel’in çektikleri, yaşadıkları işkenler, sürgün ve hapisler bu mecralar için ne ifade ediyor?

Laiklikle ilgili bu teklif hangi niyetle yapılırsa yapılsın, sonuçta hiçbir değişmeyecek olsa bile, laiklik bahane edilerek yapılan zulümleri yaşamayan ve bilmeyen yeni nesillerin bu konuda sağlıklı bilgi sahibi olması ve ona göre saf tutması için, Allah’ın ve meleklerin bu konuda duruşumuza şahit olması için ilim adamları ve İslami camianın bu konuda net ve gerçekçi bir tavır koyması gerekmektedir. 

Unutmayalım ki dünün tartışmalarının, mücadelesinin, ödenen bedellerin ve alınan tavırların bugünümüzü inşa ettiği gibi, bugün aldığımız tavırlar, ürettiğimiz teklifler ve verdiğimiz mücadele de yarınımızı inşa edecektir. İlim adamlarımızın, hoca efendilerimizin, fetva makamlarımızın bu teklif karşısındaki suskunluğu, yarın İslam’ın ve Müslümanların geleceği hakkında gündeme gelecek başka teklifler konusunda ve İslami muhalefet ruhunun geleceğe taşınması hususunda ciddi endişeler doğurmaktadır."

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Diğer Haberler
  • işte Güne Damga Vuran Manşetler21 Ocak 2017 Cumartesi 17:00
  • CHP! Bu gidiş nereye?21 Ocak 2017 Cumartesi 09:39
  • İşte Günün Gazete manşetleri21 Ocak 2017 Cumartesi 08:00
  • işte Güne Damga Vuran Manşetler20 Ocak 2017 Cuma 17:00
  • Ve bugün..20 Ocak 2017 Cuma 09:24
  • Savunmadan taarruza: Yüz yıllık bağımsızlık mücadelesi ve zafer..20 Ocak 2017 Cuma 09:16
  • işte Güne Damga Vuran Manşetler19 Ocak 2017 Perşembe 17:00
  • SP’nin hayır dediği partili Başkanlığa Erbakan ne derdi?19 Ocak 2017 Perşembe 13:27
  • Dolar’da düşüş başladı19 Ocak 2017 Perşembe 10:59
  • Adil Öksüz kilidi19 Ocak 2017 Perşembe 09:10
  • ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.