24 Temmuz 2017 Pazartesi29 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:56Güneş 05:45Öğle 13:18İkindi 17:12Akşam 20:37Yatsı 22:18
    • 33°C Adana
    • 34°C Adıyaman
    • 25°C Afyon
    • 29°C Ağrı
    • 27°C Amasya
    • 26°C Ankara
    • 38°C Antalya
    • 26°C Artvin
    • 32°C Aydın
    • 29°C Balıkesir
  • BIST: 107.371 0.49
  • Altın: 142,824 0.09
  • Dolar: 3,5412 0.13
  • Euro: 4,1229 0.05

"Meral Akşener tutuklansın, daha çok mağdur edilsin"

Ülkücü camianın tanınmış yazarlarından Lütfü Şehsuvaroğlu, MHP'de yaşanan yönetim değişikliği tartışmalarını değerlendiridi.
"Meral Akşener tutuklansın, daha çok mağdur edilsin"

Şehsuvaroğlu, Meral Akşener'e yönelik saldırıları ti'ye alıp, eleştirdi ve "Meral Akşener tutuklansın, daha çok mağdur edilsin" yorumunda bulundu.

Lütfü Şehsuvaroğlu, Vahdet'teki yazısında, 1 Kasım seçimleri sonrası barajın altına düşen MHP oylarının, Ankara Asliye Mahkemesi’nin verdiği kurultay yapılmalı kararı sonucu doğan ümit ışığı ile birdenbire % 18’lerin üzerine çıktığını belirterek, "Meral Akşener rüzgârı ise MHP’nin oy potansiyelinin % 22’lerin üzerine çıkmasına sebep olmuştu" dedi.

"Gerçi salt değişim beklentisi bile MHP’nin oylarında hatırı sayılır artışlar meydana getirmeye yetiyordu" diyen Şehsuvaroğlu, şöyle devam etti:

"Yargıtay’dan tehir-i icra kararı beklentisi içine girilmişken MHP merkezini kurtaran simit, Tosya ve Germenek mahkemelerinden çıkan tuhaf karar oldu.

Sanki sonuç değişecekmiş gibi…

Bence Tosya ve Germenek yetmez.

Çemişgezek ve Hoymeyk mahkemeleri de karar almalı…

Ardından Basgirt, sonra Amed filan…

MHP’nin iktidar kapısını açabilmesi için Meral Akşener’in genel başkanlığı ümidinin ortaya çıkardığı % 22’lik bant yetmez.

Daha fazlası lazımdır.

Bunun için de mağduriyet gerek.

Meral Hanımı içeri tıkmak lazım…

Şöyle birkaç ay içerde yatmasına sebep olacak bir suç bulmaları lazım mahkemelerin.

Ya da bir saldırıya maruz kalması… 

Gerçi paralelcilikten, eşinin solcu oluşuna, oradan faili meçhul bakanı suçlamalarına kadar akla hayale gelmedik saldırılar oldu ama yetmez. 

İşte o zaman MHP aradığı üç dört puanı bulur ve iktidar düğümünü çözer.

MHP’nin iktidar olabilmesi için başta Erdoğan destekçisi görünen besleme basının daha fazla MHP içi meselelere dühul etmesi gerek.

Sonra içerden ve dışarıdan MHP iktidarı hakkında ileri geri konuşmalar filan yerinde olur."

Lütfü Şehsuvaroğlu yazısında, Devlet Bahçeli yönetimini de eleştirerek, şöyle yazdı:

"Maalesef siyaset kendi söküğünü dikemez hale geldiği için karakol kapısına düşmüştür.

Oysa MHP için iki kere ikinin dört etmesi kadar demokratik bir gerçeklik var ki, eğer yasal yeterlilik oranında bir delege çoğunluğu kongre talebinde bulunmuşsa, bunun tek çaresi yine demokratik yöntemlerle bu talebin karşılanmasıdır.

Ama hayır, Türkiye’de işler böyle yürümüyor. Yani Türk siyasetinin genetiği farklı işliyor, bir lider partinin başına geçmişse orayı tapulu malı olarak görüyor ve kendini ebedi lider ilan ediyor.

İşte son günlerde MHP’de olan tam da böyle bir şey... Devlet Bahçeli’nin ömrü vefa ettikçe MHP’nin başından ayrılmak gibi bir niyeti yok.

Eminim ki Bahçeli sonsuza kadar MHP’nin başında kalabilmek için her türlü fedakârlığı(!) yapmaktan çekinmeyecektir. 

Eğer daha az adalet ve daha az eğitimle yetinir hale gelmişseniz Gemerek mahkemesinin MHP kongresiyle ilgili verdiği kararı bile siyasi bir kazanım olarak görmeniz son derece doğaldır.

Oysa bu kararı ne hukuk tekniği, ne de vicdanlarda adalet duygusunun tatmini açısından izah etmek mümkün değildir. Açıkça belirtmek gerekirse bu, kelimenin tam anlamıyla hukuksal bir komedidir.

Zira ortada Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin verdiği bir kongre kararı ve sonrasında MHP yönetiminin Yargıtay’a itirazı var. Ortada yürüyen hukuksal bir süreç varken Gemerek mahkemesinin yürütmeyi durdurma kararı vermesinin, işleri hepten içinden çıkılmaz hale getirmekten başka bir işe yaramayacağı o kadar açık ki...

Ne yazık ki şu anda hukukta da, siyasette de manzara bu. Dolayısıyla böyle bir vahamet tablosu karşısında behemehal hepimizin ihtiyacı olan tek şey; bir sükunet dili... Unutmayalım, kalite kaybının rutin haline geldiği bir atmosferde sanki bu yetmiyormuş gibi inadına bir kutuplaşma diline yaslanma ve adalet duygusunu örseleme Türkiye toplumunun ödeyeceği maliyeti daha da ağırlaştıracaktır.”

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Diğer Haberler
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.