21 Ocak 2018 Pazar4 C.Evvel 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Ve namaz bittiğinde yeryüzüne serbestçe dağılın ve Allah'ın lütfundan (rızkınızı) aramaya devam edin; mutluluğa ulaşabilmek için de Allah'ı sıkça anın! (Cuma-10)
  • Ebu Abdullah Cabir İbn-i Semurete (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir. ”tüm namazlarımı peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) ile beraber kılardım. Onun namazı da hutbesi de ne uzun ne de kısa olmayıp orta olurdu.” (Müslim Cuma 41)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:48Güneş 08:17Öğle 13:21İkindi 15:51Akşam 18:14Yatsı 19:37
    • 11°C Adana
    • 5°C Adıyaman
    • 5°C Afyon
    • -7°C Ağrı
    • 8°C Amasya
    • 6°C Ankara
    • 15°C Antalya
    • 6°C Artvin
    • 14°C Aydın
    • 10°C Balıkesir
  • BIST: 115.147 -1.46
  • Altın: 163,939 0.50
  • Dolar: 3,8058 0.95
  • Euro: 4,6547 0.85

Elif Çakır'dan çok çarpıcı Davutoğlu yazısı

Muhafazakar gazeteci-yazarlardan Elif Çakır, Ahmet Davutoğlu'nun görevden el çektirilmesiyle ilgili olarak zehir zemberek bir yazı kaleme aldı.
Elif Çakır'dan çok çarpıcı Davutoğlu yazısı
Elif Çakır'dan çok çarpıcı Davutoğlu yazısı Elif Çakır'dan çok çarpıcı Davutoğlu yazısı Elif Çakır'dan çok çarpıcı Davutoğlu yazısı

Elif Çakır, AK Parti'nin 2011 yılında muktedir olmaya başladıktan sonra arkasında bir "hainler mahallesi" inşa ettiğini ileri sürdü.

Yazar AbdullahGül, Bülent Arınç, Hüseyin Çelik gibi isimleri kastederek "Mahallenin ‘zorunlu’ sakinlerini tanıyorsunuz. Hepsi, önce hayasızca, pespayece, insafsızca yürütülen kampanyalarla itibar suikastına uğradılar" diye yazdı.

Elif Çakır, aynı sürecin şimdi de Ahmet Davutoğlu için yürütüldüğünü kaydetti.

Pelikan dosyasına atıfta bulunarak "Nerede hazırlandığı ve kimlerce kaleme alındığı herkesçe bilinen o aşağılık bildiriyi yazanlar, MKYK’da 'Yetkileri tırpanlansın' diye türlü alavere dalaverelerle imza toplayanlar, aylardır 'Davutoğlu hain, Reis’in arkasını oyuyor’ yaygarası yapanlar, Başbakan Davutoğlu’nun açıklamalarını dinlediklerinde birazcık yüzleri kızarmış mıdır? Hiç sanmıyorum" dedi.

Elif Çakır ardından da "AK Parti, diyelim ki delegelerini, milletvekillerini ikna etti, onlar da makamlarını korumak için vicdanlarının seslerine kulaklarını tıkadı. Peki, AK Parti, AK Parti’ye oy vermiş olanlara, bu olup biteni nasıl izah edebilecek? 28 Şubat andıcına bile rahmet okutan alçaklıktaki ‘bildiri’nin üzerinden 24 saat geçmeden Ahmet Hoca’nın görevi bırakmak zorunda kalmasını nasıl açıklayacak?" diye sordu.

Karar yazarı Elif Çakır'ın "Hainler mahallesi" başlıklı makalesi şöyle:

"Birkaç gündür, AK Parti’nin arkasındaki ‘hainler mahallesi’nde dolaşıyorum. 

Gerçekte kaydı kuydu olan böyle bir mahalle yok, elbette.

Ama böyle bir mahalle var. 

2011 yılında inşa edilmeye başlandı. AK Parti’nin muktedir olmasının akabinde inşa ettiği bir mahalle; ‘hainler mahallesi’. 

Mahallenin giriş kapısında şöyle bir uyarı, ikaz yazısı var: O iş sizin bildiğiniz gibi değil! 

“Size anlatacakları hikayeye bakmayın, inanmayın ha” uyarısı bu.

Neden? “Çünkü sizin bilmediğiniz şeyler var!”

***

Mahallenin ‘zorunlu’ sakinlerini tanıyorsunuz. 

Hepsi, önce hayasızca, pespayece, insafsızca yürütülen kampanyalarla itibar suikastına uğradılar.

Kimine “Kraliçe’nin adamı, İngiltere bağlantısı var!” dendi...

İtiraz edenler oldu: Olur mu öyle şey? Bu adam Müslümandır, ayıptır, günahtır, bühtan ediyorlar...

Denildi ki...

‘Sizin bilmediğiniz hususlar var.’

Daha düne kadar ‘dava adamı’ deyip de eline koluna sarıldığımız, dualar ettiklerimiz...

Bir sabah uyandık ki... 

Meğer... 

“Bakanlıklara Paralel örgütü dolduran, devlet kademesini Paralel’in hizmetine sunan” hainin, kriptonun önde gideniymiş! 

Bir kulağımızın duyduğuna diğer kulağımız inanmadı. 

Daha biz ne oluyor, demeden...

Denildi ki...

‘Sizin bilmediğiniz şeyler var, o iş öyle değil!’

‘Gerçekten bizim bilmediğimiz hususlar vardır’ denile, denile...

‘Hainler mahallesi’ne itildiler. 

Hain ilan edilenler ‘kah bu zillet muamele’ karşısında kendilerini savunmayı ‘zul’ saydılar sustular, kah ‘davaya zarar vermemek’ adına sağır kesildiler. 

***

Ses çıkmadıkça... Sayı fazlalaştı. Ses çıkmadıkça daha fütursuzlaşıldı. ‘Hainler mahallesi’nin son sakini, mazlumu ise Başbakan Ahmet Davutoğlu oldu.

***

Birkaç gündür yazmamamın nedeni tam olarak bu. Olan biteni suhuletle anlamaya çalışıyorum. 

Duygu dünyamda ‘hainler mahallesi’ne bu yüzden döndüm. 

Bakıyorum. Hepsi kendi sessizliklerinde oturuyor. 

Hepsi Tayyip Erdoğan’ın dava arkadaşları. Kardeşim dediği insanlar.

Kırılmışlar, gücenmişler ve kendi kabuklarına çekilmişler. 

***

Başbakan Davutoğlu’nun “veda konuşması”nı izlerken yüreğim burkuldu. 

Anlayamadım. Anlamlandıramadım.

“Kardeşim, bu görevi fazlasıyla hak etti” diyerek 20 ay önce göreve getirilen, sonrasında, gayretiyle, samimiyetiyle, dürüstlüğüyle herkesin sevgisini kazanan, AK Parti tabanıyla doku uyuşmazlığı yaşamayan, iki seçimde partisini sandıktan başarıyla çıkartan Ahmet Davutoğlu ‘hain’ yaftası yiyerek görevini bırakmak zorunda bıraktırıldı.

***

Nerede hazırlandığı ve kimlerce kaleme alındığı herkesçe bilinen o aşağılık bildiriyi yazanlar, MKYK’da “Yetkileri tırpanlansın” diye türlü alavere dalaverelerle imza toplayanlar, aylardır “Davutoğlu hain, Reis’in arkasını oyuyor’ yaygarası yapanlar, Başbakan Davutoğlu’nun açıklamalarını dinlediklerinde birazcık yüzleri kızarmış mıdır? Hiç sanmıyorum. 

AK Parti, diyelim ki delegelerini, milletvekillerini ikna etti, onlar da makamlarını korumak için vicdanlarının seslerine kulaklarını tıkadı. 

Peki, AK Parti, AK Parti’ye oy vermiş olanlara, bu olup biteni nasıl izah edebilecek?

28 Şubat andıcına bile rahmet okutan alçaklıktaki ‘bildiri’nin üzerinden 24 saat geçmeden Ahmet Hoca’nın görevi bırakmak zorunda kalmasını nasıl açıklayacak? 

Başbakan Davutoğlu’nun istifasına sebep olan o kirli, aşağılık bildiri hala lanetlenmeden orada duruyor. (Kim neyi lanetleyecek oda ayrı ya) AK Parti tabanında açılan derin yaranın üstüne basa basa sosyal medyadan hala fitne yaymaya devam ediyor. 

Tayyip Erdoğan istediğini partinin başına geçirir, kimsenin de buna itirazı olmaz. 

Tamam da...

Bu iş böyle mi olmalıydı? Madem öyle, Kasım seçimlerinden önce alsaydınız Ahmet Davutoğlu’nu görevden ve kimin “düşük profili’nden memnunsanız onu getirip seçimlere gitseydiniz!

Seçmen kandırıldığını düşünmez mi? Bu her şeyden önce seçmene yapılan haksızlık değil mi? 

Hangi uyumlu isim AK Parti’nin ve hükümetin başına geçerse geçsin, getirilirse getirilsin…

AK Parti’nin Genel Başkanı ve Başbakan olarak, ilk ziyaret ettiği şehirde, sokağa ilk adımını attığında…

Bütün bu olup biteni anlatmak durumunda kalacak."

Elif Çakır / Karar

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Diğer Haberler
  • Bedeli ne olursa olsun, o cephe dağıtılmalıdır!16 Ocak 2018 Salı 11:00
  • Dilipak: Bakın bu seçimde ne olacak?16 Ocak 2018 Salı 10:00
  • İşte günün gazete manşetleri16 Ocak 2018 Salı 07:00
  • TRT o kanalı yeniden açacak15 Ocak 2018 Pazartesi 20:12
  • Milliyetin mayası ne?15 Ocak 2018 Pazartesi 12:30
  • İşte günün gazete manşetleri15 Ocak 2018 Pazartesi 07:00
  • İşte günün gazete manşetleri13 Ocak 2018 Cumartesi 07:00
  • Özdil'den Sözcü'ye çok sert Gökçek tepkisi12 Ocak 2018 Cuma 19:48
  • Cemal Nar:Azıcık düşünün..12 Ocak 2018 Cuma 10:27
  • Dilipak:Birileri hâlâ Şeytanlık peşindeler12 Ocak 2018 Cuma 10:17
  • ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.