29 Mart 2017 Çarşamba1 Recep 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Ey îmân edenler! Allâh’tan ittikâ edin ve sâdıklarla berâber olun!” (Tevbe, 119)
  • “Dünya ve onun içinde olan şeyler değersizdir. Sadece Allâh’ı zikretmek ve O’na yaklaştıran şeylerle, ilim (mârifet ilmi) öğreten âlim ve (Hakk’a lâyıkıyla kul olmak için) tahsil gören talebe bundan müstesnâdır.” (Tirmizî, Zühd, 14)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:18Güneş 06:46Öğle 13:16İkindi 16:45Akşam 19:33Yatsı 20:54
    • 21°C Adana
    • 15°C Adıyaman
    • 12°C Afyon
    • 5°C Ağrı
    • 18°C Amasya
    • 15°C Ankara
    • 18°C Antalya
    • 12°C Artvin
    • 19°C Aydın
    • 18°C Balıkesir
  • BIST: 89.270 -1.01
  • Altın: 147,050 -0.13
  • Dolar: 3,6543 0.18
  • Euro: 3,9297 -0.55

ABD’den IŞID’e silah ve gıda yardımı

ABD’den IŞID’e silah ve gıda yardımı
ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin IŞİD’e havadan gıda ve silah yardımında bulunduğu ileri sürüldü.
ABD’den IŞID’e silah ve gıda yardımı ABD’den IŞID’e silah ve gıda yardımı ABD’den IŞID’e silah ve gıda yardımı

ABD’den şeytanlara taş çıkartacak yeni hamle. Irak’ı demokrasi getirme vaadiyle işgal eden ABD’nin yeni oyunları deşifre oldu. Eski özel harekatçı, güvenlik uzmanı Abdullah Ağar ABD’yle ilgili şok iddiaları gündeme getirdi. Ağar yaptığı analizde ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyon kuvvetlerinin IŞID’e havadan silah ve gıda yardımı yaptığını iddia etti. İddiasını yerel kaynaklara dayandıran Ağar, ABD’nin bölgede bulunan bütün terör örgütleriyle ittifak içerisinde olduğunu, asıl amacının ise bölgeyi yeniden dizayn etmek olduğunu kaydetti.

Ağar’ın analizinin ilgili kısmı şöyle:  

O dönemin iddialarına göre; Irak’ta menşei belirsiz bazı uçak ve helikopterler IŞİD’in kontrolündeki bölgelere havadan atmalar gerçekleştiriyor. Bu bilgiler tek kaynaktan ya da bölgeden de gelmiyor. Irak, IBY ve İran medyasında, görgü tanıklarını da yer verilen bu tür haberlere sıkça rastlanıyor.

Irak hava sahasının ABD kontrolünde olduğu, istemezse kuş bile uçurtmayacağı bilindiğine göre, doğal olarak akla bazı şüphe ve sorular geliyor.

O günlerde, Fars Haber Ajansının Mosua el-Irak adındaki bir haber sitesine dayandırarak verdiği bir haberde; “Irak Hizbullah’ının birliklerini gelişmiş uçaksavar füze sistemleriyle donattığı...” belirtilerek, “Bundan sonra IŞİD’e havadan yardım ulaştıran uçak ve helikopterleri vuracağını açıkladığını…” ifade ediliyor. Haberin devamında ise şunlar yazılı…

Iraklı yetkililer, daha önce kime ait oldukları belirlenemeyen bazı uçak ve helikopterlerin IŞİD’in kontrolü altındaki yerlere havadan gıda, ilaç ve mühimmat kargoları attığını açıklamıştı.

Iraklı kaynaklar, 6 Şubat’ta bir helikopterin Felluce’de IŞİD’in kontrolü altındaki bir stadyuma, 9 Şubat’ta da Zerbatiye kentine bağlı Dahile bölgesine indiğini... Irak Meclisi Savunma ve Güvenlik Komisyonu Başkanı Hakim el Zamili de 11 Şubat’ta uluslararası koalisyon uçaklarının IŞİD’in kontrolü altında bulunan çok sayıda bölgeye silah ve gıda yardımı attığına dair ellerinde güçlü kanıtların bulunduğunu açıklamıştı…

Şimdi de Tikrit harekâtın bir gün öncesinde FHA (Fars Haber Ajansı)’nda yayınlanan bir başka habere bakalım. Haber; “Irak parlamentosu milli güvenlik ve savunma komisyonu, IŞİD terör örgütüne silah taşıyan ve halk güçlerince düşürülen ABD helikopterin görüntülerini yayınladı” başlığıyla çıkmış.

Haberin devamında; “Irak halk güçlerinden El-Haşad El-Şaabi, geçen perşembe (26 Şubat 2015) El-Anbar eyaletinin Bağdadi bölgesinde IŞİD’e silah atmak isteyen Amerikan helikopterini düşürdü…” deniyor. Haber; “Irak parlamentosu milli güvenlik komisyonu başkanı Hakim Zamili, IŞİD ile mücadele için kurulan sözde uluslararası ittifaka bağlı helikopterlerin Tikrit’in güneyinde IŞİD’e silah ve gıda maddeleri attığını belirtti…” cümlesiyle bitiyor.

Zaten bundan hemen sonra, İran ile Suudi Arabistan arasında Yemen’de mezhepsel orijinli bir savaş patlak veriyor. Bağlantısı var mı, yok mu? Bilinmiyor!

Şimdi de NATO eski başkomutanı ABD’li Org. Wesley Clark’ın bir açıklamasına bakalım. Clark, IŞİD’le ilgili durumu; “Sürmekte olan stratejik bir çatışmanın parçası” olarak görüyor: “Müttefiklerimiz Hizbullah’ı yok etmek için IŞİD’i destekliyor.” Clark’a göre sorun tek başına radikal İslam değil. “Radikal İslam stratejik amaçlarla kullanılıyor.”

Clark’ın açıklamasındaki müttefik, herhalde Türkiye değil. Ama Türkiye’nin uluslararası basın ve güçler tarafından “IŞİD’e destek veriyor” iddiasıyla sopalandığı ve bir yerlere itildiği, YALIN BİR GERÇEK olarak karşımızda duruyor.

Bir de ABD’nin Irak ve Suriye’de Sünni aşiretlere ve Sünni tabana dayalı maaşlı aparat güçleri var. Onlara “Sahva” deniyor. Şimdi biz bunları DSG-YPG içinde Suriye’de görüyoruz. Varlıklarıyla ABD lehine gerekçe, mazeret, haklılık, güç ve denge üretiyorlar. Sahvalar ABD yanlısı taban tarafından; “Sünni Halk Uyanış Konseyleri” olarak anılsa da ABD aleyhtarı Sünni Araplar bunlara; “Sünni Halk İhanet Konseyleri” diyor.

Yani Kürtler de ve Şii Araplar da olduğu gibi burada da bir kırılma ve düşmanlık yaşanıyor. Bir de bunların tuzu biberi IŞİD radikalizmi, dehşeti ve tabanı var.

Nusra için kurulan cümleler de ilginç: CIA eski başkanı, Irak ve Afganistan’ın en önemli komutanlarından olan David Petraeus, basına yansıyan bazı demeçlerinde IŞİD’e karşı Nusra’nın kullanılması fikrini ortaya atıyor.

ABD, Peşmergeler üzerinden de mihver üretiyor. Acaba ABD’nin KDP ve KYB’yi 13 Aralık 2014 tarihine kadar “3. Kademe Terörist Örgütler” listesinde tuttuğunu bileniniz var mı? İlginç bir şekilde bu affediş; Peşmergenin (Türkçesi ‘Fedai’ demek) İŞİD’le mücadelede etkin bir fedai olarak kullanıldığı günlere rastlıyor. ABD’li sözcüler her fırsatta; “YPG’yi bir terör örgütü olarak görmediklerini...” söyledikten hemen sonra; “IŞİD ile mücadelede Türkiye ile yakın işbirliği yaptıklarını...” yineliyor.

Ezcümle: Bırakın bizim terörist dediğimiz örgütleri, ABD kendisinin terörist ilan ettiği örgüt ve liderlerle bile, kurgu ve eylem üretiyor. En azından iddialar, sahada yaşanan simetri ve asimetriler ile parametreler bunlara işaret ediyor.

Şaşırmamak gerekiyor. 

ABD, giriştiği Ortadoğu dizaynında, maça 11 kişiyle çıkmak istemiyor.

Maça 22 topçu ve popçuyla, ilaveten hakemlerle çıkmanın derdinde.

İstiyor ki kim kaybederse kaybetsin, kazanan kendi olsun.

Bu saz ve de jazz ekibine; yedekleri, hocaları, hacıları, meleleri, mollaları, şeyhleri, şıhları, teknik direktörleri, deliklileri, düdüklüleri, velhasıl kendisine angaje kim varsa onları da dahil ediyor.

Tabii bir de oynanan maçı, saf saf seyredenler var. Zaten onların bu konuyla bir ilişkisi yok! ABD’nin bu yaklaşımı; insanı “medeni” ve insanlığı “medeniyye” öldürüp duruyor. Denedi işte! “Irak’a Demokrasi ve Özgürlük Getireceğim” iddiasıyla gerçekleştirdiği işgal: önce mezhepsel savaşı, sonra bugünkü IŞİD’i - Suriye iç savaşını ve en nihayet coğrafyada yaşanan kaosu ve düşmanlıkları doğurdu.

Yüzbinlerce insan öldü.

Şimdi yeni bir dizayna girişti.

İnsanlar ve insanlık ölmeye devam ediyor.

Bilinmez, belki de şunu istiyor:

“Kaosu, karmaşayı, parçalanmışlığı, aralarına kan girmiş halkları ve geleceğe ekilen düşmanlık tohumlarını...”

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Diğer Haberler
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.