29 Mayıs 2017 Pazartesi4 Ramazan 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah"tan başka ilah olmadığına ve Muhammed"in O"nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kabe"ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak. (Tirmizi, İman 3, (2612))
  • " Kim Allah'a inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır." (Buhâri,
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:34Güneş 05:29Öğle 13:09İkindi 17:05Akşam 20:35Yatsı 22:21
    • 17°C Adana
    • 13°C Adıyaman
    • 11°C Afyon
    • 8°C Ağrı
    • 11°C Amasya
    • 8°C Ankara
    • 16°C Antalya
    • 12°C Artvin
    • 16°C Aydın
    • 15°C Balıkesir
  • BIST: 97.533 -0.18
  • Altın: 145,647 -0.09
  • Dolar: 3,5801 0.37
  • Euro: 4,0019 0.03

Cemaatçileri nasıl tanırsınız?

Türkiye’yi kana bulayan FETÖ’nün darbe girişiminin sarsıntıları devam ediyor. Başarısız olan darbe girişiminden sonra bir birinden ilginç görüş ve düşünceler ortaya konulurken son derece garip bir öneri de Oda tv. Yazarı Nihat Genç’ten geldi.
Cemaatçileri nasıl tanırsınız?
Cemaatçileri nasıl tanırsınız? Cemaatçileri nasıl tanırsınız? Cemaatçileri nasıl tanırsınız?

Hükümete yakın gazeteciler için “bu gazetecilerin alayı da tırt çıktı.” diyen Genç, görev verilmesi halinde kendilerinin istihbarat birimlerinden daha başarılı olacaklarını iddia etti. 

“Memlekette ne kadar sağır varsa polis ve MİT’de ve medyada istihdam ediliyor.” İfadesini kullanan Nihat Genç, toplumun içerisindeki cemaatçileri, şakirtleri tanımanın hiç de zor olmadığını dile getirdi.

Aykırı düşünceleriyle bilinen Nihat Genç’in “Bir cemaatçiyi nasıl tanırsınız?” başlıklı yazısının ilgili kısmı şöyle: 

Üstelik AKP yandaşları yıllarca ekranlarda CHP’yle didişmeyi marifet sanarken bizler bu sütunlarda yakalamışız enselemişiz uyarmışız öngörmüşüz.

Ve medya her dönem Abdulkadir Selvi gibi iktidar partisi içiyle iyi geçinen gazeteciler istihdam eder, bu gazetecilerin alayı da tırt çıktı.

BİR CEMAATÇİ SUBAYI ELE VEREN ELİNDEKİ KÜÇÜK SİYAH ÇANTADIR

Cemaat, tarikat, ağbi kardeş, aile, yakınlık, yani hiyerarşik düzen içinde çalışanlar ‘istihbarat’ bilgisi oluşturamaz,bu yüzden modern devlet istihbarat teşkilatını bütün devlet yapılanmasının dışında bağımsız olarak konuşlandırmıştır.

Cemaati boşaltsan bilmem ne tarikatları şu an olduğu gibi polise sızıyor, bu insanlar ‘istihbarat’ bilgisi oluşturamaz, eşyanın tabiatına aykırı, ağbisini, tarikatını, ailesini, yandaşını, inancı ya da içgüdüleriyle korur kollar, olan da budur.

Bu topraklarda tarafsız olabilme bağımsız olabilme gücü ve cesaretini taşıyacak insanların sayısı çok azdır, kimileri gazete patronlarından kimileri siyasi ağbilerinden çekinir ya da tehdidi altında yaşar, ve toplumu ve devleti ‘sağırlaştırırlar!’

Memlekette ne kadar sağır varsa polis ve MİT’de ve medyada istihdam ediliyor.

Tekrar ediyorum, cemaat tarikat ya da aile ya da yandaşlık rahatlığı içinde olma hali ‘uyku halidir’, devlet kadroları bu uyku halini çok seviyor, yani konuşmasın, itiraz etmesin, şikayet etmesin, uyarmasın. Tarikat cemaat ve aile ve yandaşlık ‘uyku halidir’. Bu uykucuları on yıllardır istihbaratta çalıştırıyorsunuz.

İstihbarat öyle bağımsız bir birimdir ki kendi genelkurmay başkanını kendi başbakanını dahi gizlice dinler izler, bizde, bu görevi devletin meşru kurumu istihbarat teşkilatları değil, kendini devlet sanan cemaat yapmış.

Birkaç ay evvel bir şehit cenazesinde Kocatepe’deyiz, yanımda gazeteci Müyesser Yıldız ve CHP’li vekil Dursun Çiçek var. Sıra sıra dizilmiş askerleri göstererek, Dursun Bey, dedim, bunların cemaatçi olup olmadığını nasıl anlarsınız.

Cevap veremedi, size görünüşleriyle bir cemaatçi nasıl tanınır, bilgi vereyim dedim.

Önce elinde küçük siyah dikdörtgen küp şeklinde el çantası taşıyanların alayı cemaatçidir.

Bir cemaatçi subayı ele veren elindeki küçük siyah çantadır.

Peki yüksek rütbeli cemaatçi subayları nasıl tanırsınız, dedim, ‘bilmem’ dedi.

Tanıtayım, yüksek rütbeli cemaat subayları, pantolon kemerlerini normal erkekler gibi bel kemiği üstünden değil göbek hizası karın boşluğundan bağlarlar(!?)

Peki, sosyal hayatta, yani bir kafede lokantada bir kalabalıkta bir cemaatçiyi nasıl tanırsınız, çok yolu vardır, birincisi, uzun süre izlediğinizde bu insanlar asla hiçbir şekilde dalmazlar, yani bir noktaya sabit düşünür gibi dalmış gibi bir anları olmaz, sürekli sessiz ve teyakkuz halindedirler, bugüne kadar mesela yere bakarak gideni görülmemiştir.

İkincisi, cemaatçiyi kıllandırdığınız zaman, yani gözlerinizle onu izlediğinizi ona hissettirdiğiniz zaman, iki şey yapar, birincisi asla gözlendiğini çakızlamış gibi davranmaz, ilk yapacağı şey, kendini kamufle etme çabasıdır, mesela hemen çantasından magazinel ya da tarafsız bir yayın organı çıkartıp okumaya başlar, size şunu söylemek ister ben sandığınız insan değilim.

Üçüncüsü, asla üç ya da dört kişi bir arada olmazlar, en fazla iki kişidirler ve bir masaya oturduklarında birbirlerinin konuşmalarına asla konsantre içinde olmazlar, sürekli etrafa bakma etrafı süzme peşindedirler.

Peki yakın arkadaş çevrenizde ya da mesai içinde nasıl tanırsınız?

Şakirt dediğimiz müridler bebek gibidirler hiç konuşmazlar, ancak imam ve ağbi hiyerarşisinde olanlar konuşur lafa girer, ancak masallamayı çok severler buna psikiyatri de ‘konfabulasyon’ denir, masallama şudur, alakasız şeyleri hikayeler uydurup alakasız sonuçlara bağlarlar.

SİZ KONUŞURKEN YÜZÜNÜZE SURATINIZIN ORTASINDAN TREN GEÇİYORMUŞ GİBİ BAKARLAR

Şakirt dediğimiz bebek tavrı yani dünyadan habersiz ifade takınanlar korkunçtur, onbeş yıl önce çok değerli bir tarihçi ağbimizle laflıyorduk, o gün bir üniversitede konuşma yapmıştım, dedim ki her üniversite konuşma yapıyorum ve konuşmamı esprilerle süslüyorum, ancak normal üniversitelerde bu fıkraları anlatırken salon katıla katıla yıkılırcasına gülerken şu şu (cemaatçilerin üniversiteleri) konuştuğumda salondan çıt çıkmadı, ürktüm, dedim. Ünlü tarihçi de aynı tepkileri almış, ifadesizleri tepkisizleri insanı korkutuyor dedi, şaşırmıştı.

Ağbi ve imam düzeyindekiler için başka bir şey, mesela, bir olay anlatılırken çok alakasız yanlış bir anı çağırırlar, çok alakasız bir yere bağlarlar, ve saçmaladıklarını hiç fark etmezler. Siz konuyu dağıtıyor diye düşünürsünüz hayır onların beyni başka şeylere yoğunlaşamaz kopuk kopuk sinyaller verir.

En büyük özellikleri siyasi ve sosyal olaylar karşısında, diyelim o gün büyük bir patlama oldu ya da deprem oldu, ‘tasasızdırlar.’ Yani olay karşısında ‘renk, ifade’ vermezler.

Tasasızlıkları çıldırtıcı düzeydedir.

Hızla ihtiyarlamış erken emekli insan görünümündedirler.

Bir diğer özellikleri bir saati bir dakika gibi hızlı yaşarlar, diyelim bir yerde oturuyorsunuz ve sıkıldınız, bir şeylerle meşgul olmak istersiniz, bu insanların bir şeyle meşgul olmaya ihtiyaçları yoktur, zaman onlar için hızlı akar. Yani ‘zaman algıları’ farklıdır. İş yaparken de öyledirler siz işi hemen yapıp bitirmek aradan çıkartmak istersiniz, onlar için hız acele çabuk bitirmek gibi bir şey yoktur.

Bir başka, çok doğru herkesin bildiği bir şeyi söylediğiniz de dahi ‘tasdik’ etmezler, bu idrak etmeyiş halleri sizi çıldırtır, bu çok önemli psikolojik meseledir, kendi dışlarında yaşanmış hiçbir olayı ‘anladım’ hali yaşamazlar.

Zihinleri yoktur, zihinlerine ‘bebek yürüteçleri’ takılmıştır, Saidi Nursi ve Feto’nun kitapları sözleri, yürüteçleridir, ancak bebekler dahi kendi yürüteçlerini kendi elleriyle emekleye emekleye sürüklerler, bu çocukların zihinlerindeki yürüteçler, otomatik makine gibidir, on yıl önce yirmi yıl önce söyledikleri bir cümleyi, dünya bu kadar değiştiği halde Türkiye’de siyaset sokaklar ve hayat bu denli değiştiğinde hiçbir şey olmamış gibi o cümleleri hiç bozulmaz eskimez yürürlükten kalkmaz aynen tekrar söylerler.

Şaka yapmıyorum inanın böyledir, siz konuşurken yüzünüze suratınızın ortasından tren geçiyormuş gibi bakarlar. Hepimizin sabah akşam hayat ritmi bellidir ortalama ‘sakin’ bir hayat süreriz, ancak bu insanların ‘sakinliği’ farklıdır, zaman dondurulmuştur, zaman nasıl akarsa aksın sabahı akşamı heyecan belirtisi göstermezler, buzluk içinde balık gibilerdir, aman ha röntgencilik demeyin, bu insanların yatak odalarını insan merak etmiyor değil, bu dondurulmuş buzluk balıklarının nasıl oluyor da ne şekilde heyecanlanıyorlar, incelenemeli.

Çok nadir de olsa imam ve ağbilerin çürük yumurta kokusuna benzer şakaları vardır, Allahım osuruk kokusu gibi şaka, işte burası insanlık adına çok acıklıdır, çünkü biz de sizler gibi normal insanlarız demek için şaka yapma ihtiyacı hissederler, çok acıklıdır, çok.

İşte bu acıklı sosyal temasları sosyal girişimleri kendilerini normal kabul ettirme çabaları işte burası bir romanı hak edecek psikolojik derinliktedir.

ZEHİRLİ KİMYASAL GİBİ KONUŞAN CAHİL ROBOTLARDIR

Medyamızın üst düzey bir çok yönetmen ve programcısı yıllarca diyalog hoşgörü ve işlerinden olmamak için Pensilvanyalar’a ziyaret ederken uzun süren yolculuklarda bu şakalara maruz kalmalarına rağmen televizyondan atılmamak için bu vahim vaziyete katlanmak zorunda kalmışlardır.

Ne çok televizyoncu katlandı, bu programcı arkadaşlar hizmetin gözüne girmek için bu şakalara sahte gülücüklerle cevap verdikleri anları hallerini gözlerinizin önüne getirin, ve cemaatçilerden çok bu programcıların düzülmeden beter bu psikolojilerini de masaya yatırın..

Başta bizim ODA TV’nin yorum sayfası olmak üzere on binlerce genç cemaat elemanı manipüle için her gün iş başındadır, sosyal sitelerde yorumculuk yapan bu insanlar muhteşem bir ‘kripto’ kimlik geliştirmişlerdir, mesela CHP’liyi eleştirirken ben de CHP’liyim MHP’liyi eleştirirken ben de MHP’liyim diye lafa girmeleri esastır. Mesela darbe gecesi Kılıçdaroğlu darbeye karşı çıkınca Kılıçdaroğlu’na karşı ‘ben anneden babadan CHP’liyim, bir daha CHP’ye oy vermeyeceğim’ diye söze girerler.

Velhasıl bunca zaman bu arkadaşların gaflet uykusu ve serin kafalarını, Müslüman halkımız iyi, temiz, düzgün, edebli çocuk gibi değerlendirdi.

Sanıldığının aksine ilmihal, fıkıh, ilahiyat bilgileri hiç yoktur.

Eskiden camilerde mevlid sonrası soğumuş beyinleri açmak için mevlid şekeri dağıtılırdı, yolda izde görürseniz bir mevlid şekeri uzatın, emsinler. Dünya tarihinin gelmiş geçmiş en büyük gizlilik teknolojisiyle yetiştirilmişlerdir, bu gizliliğin adı ‘tedbirdir’, ortama uyum sağlamak için kadınlarına bikini dahi giydirirler, gizlilik, modern toplumda atom bombası kadar tehlikelidir, çünkü atom bombası yapabilirsiniz ama saklayamazsanız anlamı olmaz, cemaat, yüz binlerce atom bombasını bu topraklarda gizlemeyi başardı.

Zaten televizyon seyretmezler, çok nadir üç-beş yılda bir o da ‘tedbir’ gereği sinemaya gitmiş olanları kendilerini rock yıldızı gibi hisseder.İslamcılar bu dünyaya ‘imtihan için’ geldiklerine inanır ancak cemaatçiler bu dünyaya ‘yoğun bakıma’ alınmak için gelmiştir ve hayatları ‘yoğun bakım ünitesinde’ geçer.

Zehirli kimyasal gibi konuşan cahil robotlardır. Kendileri dışındaki Müslümanları insan yerine koymazlar acısını hissetmezler. Suçluluk günah gibi duyguları hiç yaşamazlar.

Bunlar modern çağda Türkiye’nin bütün İslami birikimiyle hazırlanıp piyasaya sürülmüş ‘altın nesil’dir.

Güya tevekkül güya hikmet dolu hikayelerle yetiştirilmiş canavarlardır.

Sakın bu altın neslin beyinlerine bir şey anlatmaya inandırmaya iknaya çalışmayın, Ahmet Hakan ve nicesi programlarında yedi yıl bunu denediler ve hiç birinin sözlerini kesmeye güçleri yetmedi.

Çünkü beyin devreleri çok farklıdır.Şaka değil, mesela kendileri dışında da iyi insanlar olabileceği bu devrelere hiç yazılmamıştır.

Ağbi ve imamların diğer İslamcı gruplarla ortak özellikleri şunlardır: tarihi ve İslami hadiseleri o an olmuş gibi canlı ve gerçekçi anlatırlar. Bin yıl öncesinin bulanık belirsiz şüpheli olaylarını sanki o an ordaymış ya da akşam peygamber kendine naklen yayın yapmış gibi anlatırlar.

Ve final: Hepsinin beyinlerinde bir liste vardır. Ve hepsi bir tarihi ana (kalkışmaya-ele geçirmeye-mehdinin Türkiye’ye gelmesine) odaklanmıştır.

Bu liste, bizden olanlar bizden olmayanlar, nerelere hakimiz nereye yeni sızdık, kendi içlerinde kırk yıldır sabah akşam tek konuları tek muhabbetleri budur. Günlük siyasetleri ise şudur: bugün bizden ve hocaefendiden ve saidi nursi’den kim iyi şekilde bahsetti?

 Profil budur.

Habervaktim.com

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Diğer Haberler
  • Ülkücüler “FETÖ’nün siyasi ayağının ortaya çıkarılması”nda ısrarlı25 Mayıs 2017 Perşembe 10:59
  • İşte günün gazete manşetleri25 Mayıs 2017 Perşembe 07:00
  • Akif Emre'nin ardından arkadaşları ne yazdı?24 Mayıs 2017 Çarşamba 13:45
  • Sözcü'den belaltı FETÖ taktiği24 Mayıs 2017 Çarşamba 12:10
  • Gökçek'i bu kez övecekti yine olmadı24 Mayıs 2017 Çarşamba 10:39
  • Milli Görüş’ten Diyanet Başkanı’na destek24 Mayıs 2017 Çarşamba 09:37
  • Diriliş Ertuğrul bu engele takıldı!24 Mayıs 2017 Çarşamba 09:17
  • İşte günün gazete manşetleri24 Mayıs 2017 Çarşamba 07:00
  • Bakanlık diziler için düğmeye bastı!23 Mayıs 2017 Salı 12:40
  • İşte Akif Emre'nin son yazısı23 Mayıs 2017 Salı 12:31
  • Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.