23 Ekim 2017 Pazartesi3 Safer 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:51Güneş 07:17Öğle 12:56İkindi 15:50Akşam 18:21Yatsı 19:40
    • 19°C Adana
    • 14°C Adıyaman
    • 13°C Afyon
    • 5°C Ağrı
    • 10°C Amasya
    • 10°C Ankara
    • 19°C Antalya
    • 12°C Artvin
    • 19°C Aydın
    • 19°C Balıkesir
  • BIST: 107.303 -1.09
  • Altın: 153,246 1.39
  • Dolar: 3,7141 1.19
  • Euro: 4,3624 0.88

FETÖ İslam'a ne kadar zarar verdi?

FETÖ İslam'a ne kadar zarar verdi?
Diyanet, Gülen’in tüm kitaplarını mercek altına aldı. Ayette asılsız yorumlamalar yapıldığı, bunun da problemli bir ‘ruh’ anlayışını yansıttığı belirtildi. Asıl hedefin de Müslüman zihnin Hristiyan dünyaya yaklaştırmak olduğu vurgulandı.
FETÖ İslam'a ne kadar zarar verdi? FETÖ İslam'a ne kadar zarar verdi? FETÖ İslam'a ne kadar zarar verdi?

FETÖ’nün elebaşı Fetullah Gülen’in eserlerini incelemeye alan Diyanet, Gülen’in Müslüman düşünceyi Hıristiyan düşünceye yaklaştırmak için bir takım ayetlerin yorumlarında tahrifler yaptığını ortaya çıkardı. Din Şura’sı geçen günlerde, darbe girişimi ve işgal hamlesinden sonra süreci değerlendirmek üzere “15 Temmuz Darbe Girişimi ve Din İstismarına Karşı Birlik, Dayanışma ve Gelecek Perspektifi” başlıklı tek gündem maddesiyle tarihinde ilk defa olağanüstü toplanmıştı. Sonuç bildirgesinde “FETÖ/PDY’nin dini hayatımıza verdiği zararları tespit etmek için komisyonlar kurulacaktır” maddesi yer almıştı.

YAYINLAR İNCELENİYOR

Bu kapsamda Din İşleri Yüksek Kurulu, FETÖ’nün tüm yayınlarını mercek altına aldı. Bütün kitaplar incelenerek FETÖ’nün İslam’a verdiği zarar tespit edilecek. Şimdiye kadar incelenen kitaplardan da önemli detaylar ortaya çıkmaya başladı. Bu kapsamda Gülen, ‘Fasıldan Fasıla 1’ adlı kitabında Meryem Sûresi 17. ayetiyle ilgili olarak, “Zira Hz. Meryem çok afife ve nezihe bir kadındı. Bu itibarla da gözlerinin içine başka hayal girmemişti ve girmemeliydi de. Ona sadece kendisine helâl olan biri bakmalıydı. O da olsa olsa Efendimiz olabilirdi, zira O bir münasebetle Hz. Meryem’in kendisiyle nikâhlandığına işaret buyuruyordu. Bu açıdan da “ruh”un Efendimiz’in ruhu olabileceği de ihtimal dâhilindedir. (Fasıldan Fasıla 1, Nil Yayınları, 2. Baskı, s. 197) yorumunda bulundu.

Asılsız yorumlar ve tespitler

- Kur’an müfessirleri ayette geçen “ruh” kavramını Cebrail anlamında kullanmışlardır. Kur’an’da kelimenin başka yerlerde de bu anlamda kullanıldığını görüyoruz. Nitekim ayetin devamında bu manada resul/elçi kelimesi geçmektedir. Dolayısıyla ruh kelimesini Hz. Peygambere izafe etmek Kur’an açısından doğru değildir. Ayrıca belirtmek gerekir ki Kur’an’da “ruh” kelimesi çeşitli anlamlarda geçmekte ancak hiçbir yerde Hz. Peygamber anlamında kullanılmamaktadır.

- İlgili ayette ‘beşer’ kelimesi müphem bırakılmış açıklanmamıştır. Dolayısıyla bu ifadeyi kurcalamak zihinlerin teşviş edilmesine yol açmaktadır.

- Hz. Peygamber’in henüz dünyaya gelmeden altı asır önce ruhunun beşer suretinde temessül ederek Hz. Meryem’e yaklaşması düşüncesi batıl bir düşüncedir. Problemli bir “ruh” anlayışını yansıtmaktadır.

- Hz. İsa’nın babasız dünyaya gelmesi konusu, Kur’an’ın müteşabih saydığı bir konudur. Nitekim müteşabih konusundan bahseden Al-i İmran 7. Ayeti bu vesile ile inmiştir. Ayet müteşabih konuların kurcalanmasını istemiyor, bu tür konuları irdeleyenleri de itikadi açısından hasta kimseler olarak nitelendirmektedir. Bu konularda sahih nasların verdiği bilgilerle yetinmek gerekir.

- Kitaptan nakledilen ifadelerden Hz. Meryem’e gelen ruhun Hz. Peygamberin ruhu olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu bağlamda Hz. Peygamberin Hz. Meryem’e ‘helal’ olduğundan söz edilmektedir. Hz. Peygamber’in Hz. Meryem’in eşi olduğu şeklinde bir sonuca varılmaktadır.

- Kur’an, Hz. İsa’nın sarih ifadelerle mucizevi şekilde babasız olarak dünyaya geldiğini bildirmektedir (Al-i İmran 59). Nakledilen ifadelerde görüldüğü gibi, Hz. Peygamberin adeta Hz. İsa’nın babası olduğu intibaını verecek anlayışlar ileri sürmek, zihinleri yanlış anlamalara sürüklemekte.

- Masum bir yorum olarak bunu değerlendiremeyiz. Aksine bu görüşlerin Vatikan tarafından uygulamaya konulan Hıristiyan-İslam diyaloğu projesine bir katkı sağlamaya yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Müslüman zihnin Hıristiyan dünyaya yaklaştırılmasının hedeflendiğini söylemek mümkündür. Söz konusu fasit projeye meşruiyet kazandırmak için başka bir takım ayetlerin yorumlarında da benzer tahriflerin yapıldığını biliyoruz.

- Biri Allah’ın son elçisi diğeri Hz. İsa’nın annesi bu iki güzide şahsiyetle ilgili ileri sürülen asılsız düşünceler, şahsiyetlerin saygınlıkları ile bağdaşmamaktadır.

KAFA KARIŞTIRICI

Komisyonda yer alan tefsir alanında uzman olan Prof. Dr. İbrahim Hilmi Karslı, Gülen’in söz konusu ifadelerinde yer alan yanlışlarla ilgili tespitlerde bulundu. Gülen’in bu ayette geçen ‘ruh’ kelimesi ile ilgili zihinleri karıştıracak yorum yaptığını belirten Karslı, “Aslında ayette Hz. İsa’nın doğumu aşamasından bahsedilmekte ve ‘ruh’un Hz. Meryem’e insan suretinde göründüğü ifade edilmektedir. Ayette dikkati çeken husus ‘ruh’ kelimesini Allah Teâlâ kendisine nispet ederek “ruhumuz” şeklinde ifade etmektedir” ifadeleri kullandı.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.