26 Temmuz 2017 Çarşamba29 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:58Güneş 05:47Öğle 13:18İkindi 17:12Akşam 20:35Yatsı 22:15
    • 28°C Adana
    • 31°C Adıyaman
    • 25°C Afyon
    • 22°C Ağrı
    • 28°C Amasya
    • 27°C Ankara
    • 29°C Antalya
    • 25°C Artvin
    • 28°C Aydın
    • 29°C Balıkesir
  • BIST: 107.206 0.15
  • Altın: 143,247 -0.19
  • Dolar: 3,5533 -0.29
  • Euro: 4,1312 -0.52

“Okuyamaz” denildi! Üniversiteyi bitirdi

Ziynet Selçuk 2 kere kansere yakalandı. Önce tiroit, ardından meme kanseri. Dayanılmaz ağrılı tedaviler gördü. Ama hayattan umudunu asla kesmeyen Selçuk ailesininde desteğiyle kanseri 2 kere yenmeyi başardı.
“Okuyamaz” denildi! Üniversiteyi bitirdi
“Okuyamaz” denildi! Üniversiteyi bitirdi “Okuyamaz” denildi! Üniversiteyi bitirdi “Okuyamaz” denildi! Üniversiteyi bitirdi

 

Önce tiroit, sonra meme kanseri, Ziynet Selçuk’un peşini bırakmadı. Dayanılmaz ağrılar terk etmedi, atom tedavisi gördü, kemoterapiye girdi. Hayata dört elle sarılan Selçuk, kendisine musallat olan kanseri ailesinin de desteğiyle iki kere yendi.

Ziynet Selçuk’un yolunu kanser, 6 yıl önce kesti. ‘Tiroit’ teşhisi konulan Selçuk, henüz tedavisi devam ederken bir de ‘panik atak’ hastası oldu. Tam kurtuldum derken bu kez ‘tiroit kanserine’ yakalandı. Ameliyat oldu, atom tedavisi gördü. ‘Bunu da atlattım’ diye sevinirken kader bu kez onu ‘meme kanserinin’ pençesine düşürdü.

HER DOKTOR YENİ TEŞHİS

Düzenli olarak kontrollerimi yaptırdığını; yine de boğulacak gibi olup nefes alamadığını belirten Selçuk, gittiği her doktorun başka bir teşhisle farklı ilaçlar verdiğini, kullandığı antibiyotiklerin şurupların haddi hesabının olmadığını, yine de bir türlü dinmeyen öksürük nöbetlerinin geceleri yatırmadığını anlattı. “Uyuyamıyordum” diyen Selçuk, böylece 4 ay geçtiğini söyledi. Bu kez kapısını çaldığı bir doktorun ‘siz panik ataksınız’ teşhisi koyduğunu kaydeden Selçuk, bu arada süren tiroid tedavisinde nodüllerden birinin kötü huylu olduğunun tespit edildiğini dile getirerek, “Yani tiroit kanseri olmuştum” dedi.

KARANLIKTA İKİ GÜN

Tiroit ameliyatı olduğunu, akabinde atom tedavisi gördüğüne dikkat çeken Selçuk, bu tedaviyi ise garipsediğini belirtti. Doktorun, “Seni şimdi bir odaya koyacağız ve sana verilecek çelik kutudaki hapı içeceksin. Ardından kapını kapatacaksın ve biz diyene kadar odadan çıkmayacaksın” deyişini unutamıyor. Doktorun sürekli “hap mühim, yere düşürsen dahi al ve iç” dediğini anlatan Selçuk, vücuduna radyasyon yüklendiğini ve ağır olduğu için sürekli su içmesi gerektiğini kaydetti. Selçuk şöyle devam etti: “2 gün 2 gece kapalı bir odada kaldım, kimseyle görüşemedim. Tek gördüğüm 2 kadın oda arkadaşımdı. Yemeği getiren kadın bile kapları kapı önüne bırakıp gidiyordu.”

SAĞ GÖĞSÜM ALINDI

Aylık kontrolleri sırasında bir gün sağ göğsünün altında fındık boyutunda bir kitle saptandığını ifade eden Ziynet Selçuk, kitleyi aldırdığını belirterek, “Narkozun etkisi geçtiğinde sağ memenin olmadığını gördüm” ifadesini kullandı. Selçuk, patoloji sonucunda lenf bezlerinin 2’sinde kanser başlangıcı tespit edildiğini kaydetti. 20 gün sonra ise 6 ay kemoterapi tedavisi gördüğünü belirten Selçuk, mide bulantısı, baş ağrısı gibi reaksiyonlar nedeniyle sürecin oldukça uzun ve zor olduğunu dile getirdi. Selçuk, “10 ay sonra bu ilaçları da kestim. Artık kanseri ikinci defa yenmiştim” ifadesine yer verdi.

ALLAH BANA 3 ÖMÜR BAHŞETTİ

“Eşim Hüseyin 4 ay hiç sokağa çıkmadı, beni hiç yalnız bırakmadı, 45 yıllık evliliğimiz süresince beni hiç incitmedi” diyen Ziynet Selçuk, “Benim kocaman, harika bir ailem var. Onların sevgisi, morali beni iyileştirdi, hayatla aramdaki bağ oldu” diyerek ailesine desteklerinden dolayı minnet duygularını dile getirdi.

1-092.gif

‘OKUYAMAZ’ DEDİLER BU İKİNCİ ÜNİVERSİTESİ

Bolu’da dünyaya gelen Ahmet Ortaarmutçu, iki günlük bebekken havale geçirdi ve sonrasında yüzde 94 spastik engelli tanısı konuldu. Tedavisi için ilkokul çağında ailesi Antalya’ya taşındı. Okul müdürünün ‘okuyamaz’ dediği Ahmet Ortaarmutçu, büyük bir azim örneği gösterdi. Burnuyla klavyeyi, ayaklarıyla fareyi (mouse) kullanan genç, ilk, ortaokul ve lisenin ardından Akdeniz Üniversitesi Çallı Meslek Yüksekokulu İşletme Bölümü’nden mezun oldu. Bu yıl da Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’ne kaydını yaptıran 26 yaşındaki Ahmet Ortaarmutçu, senaryosunu kendi yazdığı ‘Öyle Bir İste ki’ filminde de başrolü oynadı. İzlediği filmlerde gerçek engellilerin oynamadığını fark edince kısa film çektiğini belirten Ortaarmutçu, şimdi ise uzun metraj film çekmek için kolları sıvadı. Kumluca’daki bir tarım firmasında çalışan Ahmet, hayranı olduğu ünlü sanatçı Murat Boz’un jürisini yaptığı yarışma programına katılmak için para biriktiriyor.

karar

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Fatih Terim milli takımı bıraktı!26 Temmuz 2017 Çarşamba 16:21
  • Rekor rakam! Suriye'ye geri dönüyorlar26 Temmuz 2017 Çarşamba 16:20
  • Hackerlar kargo devinin altına 'TNT' yerleştirdi26 Temmuz 2017 Çarşamba 16:00
  • S- 400'de sona doğru! İşte gelen tepkinin sebebi26 Temmuz 2017 Çarşamba 15:40
  • Melih Gökçek fena rezil etti!26 Temmuz 2017 Çarşamba 15:25
  • O kebapçıdaki son fotoğraf ortaya çıktı26 Temmuz 2017 Çarşamba 15:20
  • DEAŞ'in kirli Türkiye planı26 Temmuz 2017 Çarşamba 13:54
  • Büyük çözülme! Toplu halde teslim oldular26 Temmuz 2017 Çarşamba 13:25
  • Türkiye'den çok sert tepki: Haddini bilmez...26 Temmuz 2017 Çarşamba 13:25
  • Mehmet Görmez ilk kez konuştu! Görevi bırakacak mı?26 Temmuz 2017 Çarşamba 13:17
  • ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.