24 Ocak 2017 Salı25 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?(Tin 4-8)
  • “Benim misâlimle sizin misâliniz, şu temsile benzer: Bir adam var ateş yakmış. Ateş etrafı aydınlatınca, pervaneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlarlar. Adamcağız onları kurtarmaya (mâni olmaya) çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla ateşe atılırlar. Ben (tıpkı o adam gibi) ateşe düşmemeniz için belinizden yakalıyorum, ancak siz ateşe ateşe koşuyorsunuz”Buhârî, Rikâk 26
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:45Güneş 08:15Öğle 13:23İkindi 15:54Akşam 18:18Yatsı 19:42
    • 14°C Adana
    • 9°C Adıyaman
    • -1°C Afyon
    • 7°C Ağrı
    • 4°C Amasya
    • -2°C Ankara
    • 11°C Antalya
    • 6°C Artvin
    • 7°C Aydın
    • 4°C Balıkesir
  • BIST: 84.023 1.17
  • Altın: 146,903 0.05
  • Dolar: 3,7616 0.03
  • Euro: 4,0431 0.10

Serdar Tuncer’den “Milli Eğitim” eleştirisi

Ünlü televizyon programcısı ve şair Serdar Tuncer, çocuklarını medeniyetimizin aşk ve estetiğinden haberdâr, mânâ ve ruhundan nasibdâr, irfan ve kültüründen hissedâr yetiştirebilme hususunda Milli Eğitim'den diplomadan başka hiçbir şey beklemediğini yazdı
Serdar Tuncer’den “Milli Eğitim” eleştirisi
Serdar Tuncer’den “Milli Eğitim” eleştirisi Serdar Tuncer’den “Milli Eğitim” eleştirisi Serdar Tuncer’den “Milli Eğitim” eleştirisi

Serdar Tuncer, Yeni Şafak’taki “Bu günah bizim!” başlıklı yazısında, “ortalık bir mesleğim olsun diye uğraşmaktan tek bir meziyet sahibi olmaya vakit bulamayan kimselerle dolup taşıyor” dedi.

Tuncer çocuklarını medeniyetimizin aşk ve estetiğinden haberdâr, mânâ ve ruhundan nasibdâr, irfan ve kültüründen hissedâr yetiştirebilme hususunda Milli Eğitim'den diplomadan başka hiçbir şey beklemediğini kaydetti:

Bu işte bir yanlışlık var!

Konferans için gittiğim üniversitelerde; “dinleyen söyleyenden ârif gerektir” fehvâsınca, sözümü anlayabilecek bir tek bakış ararken, yüzümü nereye dönsem 'poker face' bir sîmâ ile karşılaşır, kahrolurdum. En kısa cümleler ve en basit kelimelerle ifade etmek için çırpındığım bir mevzu, ya anlaşılmıyor yâhut ilkokul yıllarında bilinmiş olması gereken o mesele arkadaşlar tarafından ilk kez duyuluyordu zira. Nasıl kahrolmayayım?

Neden böyle sorusunun cevabını tam mânâsıyla bulabilmem için çocuklarımın biraz daha büyümesi, benim de onların okul serencâmına biraz daha yakından bakmam gerekiyormuş meğer.

İlkokul yılları boyunca ödev yapmaktan oyun oynamaya fırsat bulamayan evlâdlarımız, ortaokul ve lise seviyesine geldikçe adı her geçen gün değişip, sayıları sürekli artan o meş'um sınavlarda bir soru daha fazla yapabilmek için biteviye test çözmekten, açıp bir kaç kitap okumaya fırsat bulamıyorlar.

Bu anlamsız ve bütün bir çocukluğa kast eden maratonun akabinde bir üniversite kazanılıyor, orada başarılı olabilmek için öncekinden çok daha fazla çalışmak gerekiyor ve Twitter'da “TT” olunmazsa iş bulmaya yaramayacak bir diploma uğruna, cânım gençlik yılları heder ediliyor.

Âşık olduğu kıza okumak için lâzım olan şiirden fazlasını bilmeyen tarihçi, sınavı geçmek için gerekenin ötesinde tarih bilgisi olmayan doktor, dini kültür, ahlâkı bilgi zanneden ve onları da kopya kâğıtlarıyla mâziye gömen mühendis, şartlar icap etmedikçe mâzisini merak etmeyen bürokrat, okuma yazma bilmeyen çobanların gözyaşlı ibadetlerinin aşk ve zevkinden mahrum ilahiyatçı, Google'dan aparılan mâlûmatla başımızdan aşağı ukalâlık boca eden aydın, hülasa medeniyetimizin estetik ve zarafet ve muhabbetinden zerre behresi olmayan bizden habersiz bir dolu biz, işte böyle yetişiyor (!)

Bu günah bizim!

Kitabı televizyonla, misafirliği AVM gezmesiyle, sohbeti akıllı telefonlarla, bilgiyi mâlûmatla, kültürü zevzeklikle, insan olmayı meslek sahibi olmakla takas ettiğimiz günden beri, bu günah bizim.

Sizi bilmem ama bendeniz, çocuklarımızı bizim medeniyetimizin aşk ve estetiğinden haberdâr, mânâ ve ruhundan nasibdâr, irfan ve kültüründen hissedâr yetiştirebilme hususunda Milli Eğitim'den diplomadan başka hiçbir şey beklemiyorum artık.

İşin en trajik yanı da şu ki: O diploma olmasa işim çok daha kolay olacak!”

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Diğer Haberler
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.