İnsan tacirleri, ailelerini kaybetmiş çocukları seçiyor
İnsan ticareti, insanların cinsel ve işgücüne yönelik sömürüsünden oluşan bir suç olmanın yanı sıra özellikle kadın ve çocukların cinsel açıdan sömürüsünü hedefleyen temel insan hakları ihlallerinin başında geliyor. İnsan ticaretinin temelinde ise ekonomik istikrarsızlık, yoksulluk ve refah düzeyini artırma arzusu, kadının sosyal ve ekonomik alanda eşitsizliği gibi faktörler yatıyor. Bunlara bağlı olarak ucuz işgücü talebi ve suç gruplarınca yüksek oranda çıkar sağlama isteği suçun ortaya çıkmasına neden oluyor.
Emniyet Genel Müdürlüğü "İnsan Ticareti ile Mücadele Rehberi" hazırladı. Rehberde, insan ticareti kısaca "insanların çeşitli yollarla sömürü amacıyla kaçırılması zorla alıkonulması ve zorla çalıştırılması" olarak tanımlanıyor.
Emniyet, Türkiye'de insan ticareti mağduru olarak tespit edilen yabancıların pek çoğunun ekonomik zorlukların yaşandığı eski Sovyet bloğu ülkelerinden getirildiğini belirtiyor.
İnsan tacirlerinin kaynak ülkede kendileri için ilerde sorun çıkarmayacak savunmasız bireyleri hedef aldığı ifade ediliyor.
Eşlerinden ayrılmış bireyler, ailelerin kaybetmiş çocuklar, kadınlar, bekar ya da boşanmış çocuklu anneler, çoğunlukla gelir düzeyi düşük bireyler, aile içi şiddete maruz kalmış bireyler ve daha iyi bir yaşam için değişik imkanları değerlendirmeye eğilimli bireyler tacirler tarafından hedef kişiler arasında bulunuyor.
Tespit edilen bireylerin bir süre sonra hedef ülkede çalışması için ikna edilme süreci başlıyor. Tacirler, mağdurlar için kimi zaman erkek arkadaş, kimi zaman bireyin hayatına en iyi arkadaş olarak giren kişiler olabiliyor. Sonraki aşama ise tacirler tarafından bireyin seyahat bileti, pasaport ve vize işlemlerinin tamamlanması geliyor.
Bu işlemler sırasında yapılan masraflar çoğunlukla tacirler tarafından karşılanıyor. Mağdurların hedef ülkelere seyahatleri sırasında bazen sahte belgelerin kullanıldığı ya da yasadışı giriş yaptırıldığı belirtiliyor. Emniyet, Türkiye'deki mağdurların giriş şeklinin gerçek belgelerle ve yasal yollarla gerçekleştiğini kaydetti.
Hedef ülkeye çoğunlukla yasal yollarla sokulan mağdurlar, şebekenin hedef ülkedeki elemanı tarafından karşılanıyor. Ardından pasaportlarına el konulan mağdurların ilk cinsel istismarı, çoğunlukla şebekenin bu elemanı tarafından gerçekleştiriliyor.
İnsan tacirlerinin temel amaçları, uzun vadeye yayılmış bir süreçte mağdurları sömürerek para kazanmak. Bu amaçla insan tacirleri, mağdurların kaçmaya çalışmasının engellenmesi, borç tuzağı, tecrit (diğer insanlardan ayrı tutma), kimlik ve seyahat belgelerine el koyma, korkutma, tecavüz ve şiddet kullanma, mağdurların ailesine zarar verilmesi yönünde tehdit edilmesi gibi metotları kullanılıyor.
Emniyetin hazırladığı rehberde Türkiye'de insan ticaretinin en üst düzeyde görüldüğü alanın fuhuş sektörü olduğu, yaş tespitinin doğal olarak 18-35 yaş arası olduğunu belirtiyor. Türkiye'de, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra ekonomik zorluklar altında geçiş süreci yaşayan Azerbaycan, Belarus, Gürcistan, Kazakistan, Kırgızistan, Moldova, Özbekistan, Rusya, Türkmenistan, Bulgaristan ve Ukrayna uyruklu yabancıların insan ticaretine konu edildiği tespit edildi.
İnsan ticaretine konu edilen kişiye sömürü boyunca kendisini bir mal olarak gören tacirler tarafından para verilmiyor. Tacirler ve mağdur arasındaki borç ilişkisi de insan ticareti olaylarının en önemli göstergelerinden biri. Bu borçlar pasaport, seyahat, otel ve yemek masraflarının karşılığı olarak tacirler tarafından hesaplanıyor.
Mağdurların ülkelerine dönüşleri ise güvenli ve gönüllü dönüş adı verilen bir program içerisinde gerçekleştiriliyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.