Siyaseti üniformayı çıkarıp yapın

Siyaseti üniformayı çıkarıp yapın
Genelkurmay Başkanlığı’nın “İrticayla Mücadele Eylem Planı”na hukukçulardan da sert tepki geldi. Hukukçular “Askerin siyasetle bu kadar iç içe girmesi, bizzat askeri milletin gözünde yıpratıyor” dediler...

Hasan TOSUN'un haberi...

KAYASU: ASKERİ YARGI KOMUTANIN EMRİNDE ÇALIŞIR
Cumhuriyet eski Savcısı Sacit Kayasu, soruşturmanın askeri mahkemelerce değil, sivil mahkemelerce yapılması gerektiğini belirterek, “Maksadı belli yasağın, akıbetinin ne olacağını kestirmek güç değil. Çünkü askeri yargı, komutanların emrinde çalışır” dedi.

Genelkurmay Başkanlığı’nın “İrticayla Mücadele Eylem Planı’na her kesimden tepki yağıyor. Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan avukat Serdar Öztürk'ün ofisinde ele geçirilen belgedeki vahim ifadeler, ‘dehşet verici’ olarak nitelendirilirken, Genelkurmay Başkanlığı’nın sorumluları araştırmak yerine illegal belgeyle ilgili yayın yasağı getirmesi, hukukçuların tepkisine neden oldu. Konulan yayın yasağının basına ve ifade hürriyetine vurulmuş “darbe” olduğunu belirten hukukçular, çetelerin önünü açan askeri yargının yetkilerinin anayasal değişiklikler yapılarak sınırlandırılmasını istediler.

“ASKERİ YARGININ ALANI SINIRLANDIRILMALI”
Emekli Askeri Hakim Ümit Kardaş, Vakit’e yaptığı açıklamada, Genelkurmay Başkanlığı tarafından “İrticayla Mücadele Eylem Planı” ile ilgili olarak konulan yayın yasağının hukuksuzluk olduğunu söyledi. Sorunların askeri yargının alanının çok geniş olmasından kaynaklandığını belirten Kardaş, askeri yargının bir an evvel anayasal değişikliklerle sınırlandırılması gerektiğini söyledi. Türkiye’de yargının çift başlı olduğunu ve bunun bir anayasal sorun haline geldiğini kaydeden Kardaş, “Askeri mahkemelerin alanı geniş olduğu için her türlü konuyu kendi alanına çekmektedir. Bu nedenle illegal müdahalelerini istediği gibi yapabilmektedir. Askeri yargı bir anayasal sorundur. Askeri yargı kendi alanına döndürülmeli ve fonksiyonu sınırlandırılmalıdır” dedi. Komutanlardan emir alan yargıçların bağımsız ve tarafsız olmasının mümkün olamayacağını vurgulayan Kardaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Askeri yargıdan adalet beklenmez. Gerçek bir demokrasi için Meclis’in anayasal değişiklikler yaparak askeri yargının alanını sınırlandırması gerekir. Askeri yargı sadece ordunun iç disiplinini ilgilendiren konularda yetkili olmalı ve Askeri Yargıtay ve İdare Mahkemesi, anayasal kurum olmaktan çıkarılmalıdır.”
TSK içerisinde yaşanan kanunsuzlukların ortaya çıkmasının ardından olayın üzerine gitmek yerine ortaya çıkaranların üzerine gidilmesinin orduyu yıprattığını hatırlatan Kardaş, “Genelkurmay Başkanlığı, belgeyi hazırlayanlar konusunda soruşturma başlatmalı ve hakikaten kendi bilgisi dışında yürütülen bir şey varsa yargı yolunu açmalıdır” diye konuştu.

“GENELKURMAY BAŞKANI, SORUMLULARI YARGIYA TESLİM ETMELİ”
Cumhuriyet eski Başsavcı Reşat Petek ise yayın yasağını “facia” olarak nitelendirdi. Yayın yasağı konulan belge ve bilgilerin zaten yayınlandığını hatırlatan Petek, “Belgeler, Genelkurmay tarafından yapılan soruşturma dosyasından alınmış bir belge değildir. Genelkurmay'ın başlattığı soruşturmanın akabinde böyle bir belge çıkmamıştır. Bir basın mensubu, bunu almış ve yayınlamış. Yayınlanmış belgeye ilişkin yayın yasağı koymak hukukî değildir” diye konuştu. Hukuksuzluğun giderilmesi için Genelkurmay Başkanlığı’na çağrıda bulunan Petek, şunları söyledi: “Bu bilginin kim tarafından sızdırıldığından önce, tamamen illegal çalışma içeren bilgi ve belgeyi kimin hazırladığı tespit edilerek, o kişilerin görevden alınıp yargıya teslim edilmesi gerekir. ‘Hukuka ve demokrasiye saygılıyız’ diyen bir Genelkurmay Başkanı ile bu belgeyi hazırlayanların aynı yerde olması düşünülemez.”

“SORUŞTURMA, SİVİL MAHKEMECE YAPILMALI”
Askerî yargının emir-komuta zinciri içerisinde işlediğini ve dolayısıyla tarafsızlığının mümkün olmadığını belirten Cumhuriyet eski Savcısı Sacit Kayasu ise yayın yasağını, ifade hürriyetine vurulmuş bir darbe olarak değerlendirdi. Yayın yasağını basın özgürlüğüne sansür olarak nitelendiren Kayasu, “Bir belgenin yayınlanması, hatta soruşturma evresindeki bir belgenin yayınlanması bile suç değildir. Çünkü haberdir. Ancak davayı veya mahkemeyi yönlendirme amacı güdüyorsa, o zaman yasaklanabilir. Dünyanın hiçbir yerinde böyle saçmalık olamaz” dedi. Soruşturmanın askeri mahkemelerde değil, sivil mahkemelerde görülmesi gerektiğini vurgulayan Kayasu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Maksadı belli yasağın, akıbetinin ne olacağını kestirmek güç değil. Çünkü askeri yargı, komutanların emrinde çalışır. Örneğin Genelkurmay Başkanı, kendisinin yargılanmasına izin verir mi? Hükümet, bu saçmalığın ortadan kaldırılması için gerekli kanuni değişiklikleri yapmalıdır.”

VAKİT

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.