Davutoğlu: İran'a askeri operasyon felaket olur...        Trabzon evinde 4 köşe!...        Türkiye-İran analizi...        TFF'den "Kayyum" yalanlaması...        Davuoğlu İsrail'e isyan etti...        Aç kurtlar şehre indi...        Uçak parçaları Sivas'ta üretilecek...        G.Saray'lı yöneticilerden ortak yalanlama...        Trabzon, G.Antep'i konuk ediyor...        "Aydınlar acz içinde"...        "Makinistler alkollüydü" iddiasına tepki...        TFF Genel Kurulu 27 Şubat'ta...        
USD Alış 1.758 USD AlışUSD Satış 1.770 USD SatışEuro Alış 2.318 Euro AlışEuro Satış 2.335 Euro SatışAltın Alış 97.1490 Altın AlışAltın Satış 97.6970 Altın  Satış
 
 
18 R.Evvel 1433

10 Şubat Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Trabzon'da bir tarih işte böyle katledilmiş!


Trabzon'da çağdaşlaşma diyerek, çoğu Osmanlı eserinin hatta mezarlıkların bile yıkıldığı, keşfedilen bir mektupla ortaya çıktı.
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
 

İNGİLİZCE KONUŞMAK İÇİN KURSA GİTMEK ŞART DEĞİL. NASIL MI? TIKLAYIN!

Türk modernleşmesinin manevi değerlerle girdiği savaşa en uç örneklerden biri, yeniden keşfedilen bir mektuplaşma ile ortaya çıktı. Bu mektuplaşma, bugün bile Trabzonluların tamamına yakınının bilmediği, Atapark isimli şehrin merkezindeki mekanın, bir mezarlık ve külliye üzerinde yükseltildiğini ortaya çıkardı. 

Trabzonlu yazar Yahya Düzenli, bulduğu bu mektuplaşma ile Trabzon'un merkezindeki İmaret mezarlığı ve beraberindeki Kadri Paşa Türbesi, Hatuniye Medresesi, Yusuf ve Asım Paşalara ait iki türbe, imaret ve sıbyan mektebi, Trabzon eşrafına ait mezarlarla birlikte 1937 yılında yıktırılıp yerine Atapark yaptırıldığını keşfetti.


Bu eserlerin yıktırılmasına nezaret eden Üçüncü Genel Müfettiş Tahsin Uzer. Atatürk'ün Selanik'ten çocukluk arkadaşı olan Tahsin Uzer, bizzat Fransa'da hastanedeyken bile Trabzon'daki bu yıkımı takip etmiş ve hemen bitirilmesini sağlamış.

1946 yılında neşredilen 'İş-Aylık Felsefe, Ahlak ve İçtimaiyat Mecmuası'nda, İmaret-i Hatuniye'nin 'yıkım'cısı Üçüncü Genel Müfettiş Tahsin Uzer'e Söylemezoğlu Galip Kemalî'nin mektubu ve Tahsin Uzer'in inanılmaz cevabı, Türk modernleşmesinin yıkıcı etkilerinin göstermesi bakımından hem ibretlik hem de dehşetengiz…

Önce Söylemezoğlu Galip Kemali Bey'in mektubu:

"Trabzon'da Üçüncü Müfettiş Tahsin Bey'e !

Pek muhterem ve aziz kardeşim;

Bu mektubu size büyük bir teessür ile yazıyorum. İşittiğime nazaran Trabzon'da Zağanos köprüsü civarındaki kabristan oradan kaldırılmış veya kaldırılması mukarrer imiş. Orada büyük pederim Söylemezoğlu Mehmet Timur Fenni Efendinin kabri vardır.

Ailemiz aslen Kiğı kazasının Hınıs köyündendir. Dördüncü Murat devrinde Erzurum'a muhaceret etmiş, bilâhara Trabzon'a yerleşmiştir. Büyük babam ise Mahmud-ü Adlî ricalinden olup Gümüşhane Eminliğinde bulunmuş âlim, edib, şair imiş. Konya valiliğinde vefat eden babam Ali Kemalî Paşa, amcam Kastamonu valiliğinde ölen Ethem Pertev Paşa gibi iki büyük adam da yetiştirmiştir.

Ölüsüne hürmet etmesini bilmeyen bir milletten dirisine de hayır gelmez. Mezarlık kaldırıldı ise acaba merhumun bakiye-i izamı ne oldu? Kabristanın nakli mukarrer ise merhumun kabrinin olduğu gibi başka münasip bir mahalle benim hesabıma nakline delâletlerini hassaten rica ederim.

Bu baptaki lutuf ve delâletinize şimdiden teşekkür eder, tebşiratınıza intizar eylerim efendim.

15 Eylül 1937. Sabık Moskova Sefiri Söylemezoğlu Galip Kemalî "

Galip Kemalî'nin bu mektubuna Tek Parti müfettişi Tahsin UZER'in döşendiği ve adeta bir küfürnameyi andıran mektubu ise şöyle:

"Cevap. T.C. Umumi Müfettiş. Hususi Kalem

Sayın Bayım;

Diriler arasında yatan bir ölünün başka yere kaldırıldığından endişe ederek yazdığınız mektubu aldım. Bu yazılarınızı bizzat Trabzonluların düşüncesine aykırı bulduğumdan onların telâkki ve inkişaf emellerine bu yüzden hail olmamak için büyük vatana hayat veren Büyükler Büyüğüne de takdim ettim.
Mezarlık henüz kaldırılmamıştır. Fakat, o mezarlığın dibinde beşyüz mektep evlâdının gül gibi çehrelerini gam ve kasvet veren insan enkazı ile sarartmak ve bu yavrucakları daha bu bahar yaşlarında ölü düşüncelerine karıştırmak istemiyoruz. Onun için icmai ümmetle, yani memleket kararı ile bu İmaret Mezarlığını kaldıracağız. Aynı zamanda bu İmaret Mezarlığı güzel Trabzon'un tam göbeğinde, Soğuksu'yu ve diğer sayfiyeleri şehre bağlayan büyük yolun iki tarafındadır. En sathî bir nazar bile bu şekilde yeis ve keder yuvasına tahammül edemez.

Buralarda yatanlara mensup olanların İmaret Mezarlığında bulunan kemikleri diledikleri gibi hürmetle ve merasimle kaldırabileceklerini bir aydan beri gazeteyle ilân etmekteyiz.

Her sabah gözlerini bir hayata, Türk milletinin nurlu istikbalini hazırlamak için canlılığa açmasını istediğimiz vatan evlâtlarının ölülerle başbaşa yaşamasına tahammülümüz olmayacak bir devirdeyiz. İleri milletler arasında olduğumuz için onlar gibi biz de ölülere hürmet etmesini pekâlâ biliriz. Şehrin kenarında, yaşayanlardan, yaşamak isteyenlerden uzakta, etrafı sarılı güzel bir mezarlık yaptık. İçerisini de çiçekle, ağaçla bezeyeceğiz. Evinin bahçesine mezar taşı dikmenin ve ona her gün bakarak ağlamanın ölüye hürmet eseri olduğunu iddia edecek kadar kara ve dar düşünmeyiz. Atatürk dünyası gülen ve ağlamasını sevmeyen bir hayat dünyasıdır.

Şahsî, hasis menfaati uğrunda birçok aile yuvası yıkan, haksız yere asil Türk kardeş ve evlât kanı akıtan bir adamın mezarı üzerinde senelerce duran taşları kaldırdık. Belki de bunun akisleri kulaklarınıza çarptığı için o uzun mektubu yazmağa lüzum gördünüz. İnkılâp güneşi doğduğundan beri bu memleket, âbideleri, kendisine iyilik edenler ve refahı halleri uğrunda çalışanlar için dikilecek ve kendi fenalıklarını isteyenleri ayırt edecek kadar hayatiyet davasını anlamıştır. Böyle bir halkın, kendi beldelerinin imarı için vereceği kararlara hürmet etmekte isabet olacağını arzeder, saygılarımı sunarım.

23/9/1937. Tahsin Uzer "

Ve her iki mektubu da yayınlayan söz konusu dergi, 'Mektuplar ve Karakterler' başlığıyla şöyle bir not düşer:

"Mektuplar insanların en mahrem taraflarını bildirir. Bunların, nihayet birkaç kişi arasında kalacağı düşüncesi, biz insanları daha samimi görünmeğe, cibilliyetimizi daha açık göstermeğe sevkeder. Bu nüshamızda elimize geçen iki mektubu neşrediyoruz. Birinci mektup pek âfâkî bir iş için yazılmıştır. İkinci mektup ise kafası sakat bir zavallının nasıl yoktan bir takım safsatalara düştüğünü göstermektedir.

Mezarın sonradan ne olduğu, yaptırılıp yaptırılmadığı bizi alâkalandırmaz. Asıl mesele öyle bir mektuba böyle bir mektup ile cevap verilmesidir. Bunları neşretmekle karakteroloji mensuplarına emsalsiz bir vesika temin ettiğimizi, Nisan Yağmuru hikâyesini geride bırakan bir hikâye karşısında kaldığımızı, yüksek idare mekanizmalarının başında nasıl bir muhakeme cihazına sahip kimselerin bulunduğunu objektif bir şekilde gösterdiğimizi zannediyoruz. İşin gerisini ruh tahlilcilerine bırakalım. – A.H."
-dunyabulteni.net-

ÜLSERE KARŞI MUCİZE ÇÖZÜM

SAÇ DÖKÜLMESİNE SON!

PROSTAT KABUSU SONA ERİYOR...

"Sevgililer Sevgilisi" İçin TIKLAYIN

Ofis Mobilyalarında Şok fiyatlar İçin Diva Ofis Tıklayınız.


Paylaş
 
 
2009-07-03 00:05:14
 
 
Arkadaşına Gönder Haberi Yazdır
 
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
20:51   Davuoğlu İsrail'e isyan etti
19:04   İçişleri'nden arama yalanlaması
19:02   Gül, Bakan Ergin'i kabul etti
18:16   AK Parti Grup Başkanvekili'nden 'İsrail' iması!
17:36   Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan çocuklara: Çevremizi temiz tutalım
17:31   Yunanistan'da koalisyon hükümeti dağıldı
17:27   Hamas Suriye'yi fiilen terk etti  
17:26   "Bir lira bile bağış gelmedi"
17:22   Başkan Kocaoğlu, 'danışman arazisi' hakkında ifade verdi
17:20   "Başbakan'dan izin alınmalıydı"
17:06   Gül'den FLAŞ MİT açıklaması
16:50   Şota'yla Türkçe röportaja Türk tercüman
17:00   İki saatte iki kuyumcu soyuldu
16:57   Camide namaz kılıp puan toplayacaklar
16:45   ABD Afganistan'dan az maliyetle çekilmenin telaşında
16:34   Şehit Çetin, son yolculuğuna uğurlandı
16:27   Erdoğan annesi ve babasının mezarını ziyaret etti
16:21   ASELSAN’da çelişkili ifadeler!
16:12   MİT için yasa teklifi
15:40   "Merkez Bankasının kasası dolu"
15:36   İslam'a ilgi artar diye Müslümanları katletmekten vazgeçmiş
15:33   Adıyaman'da uyuşturucu operasyonunda 9 gözaltı
15:30   5 milyon 500 bin TL değerinde sahte döviz ele geçirildi
15:19   İşte Bingöl'deki Operasyonun Görüntüleri
15:17   Neonazi cinayetlerinde tutuklamalar İsviçre'ye uzandı
15:41   "Papa 1 yıl içinde ölecek"
15:15   Eğitim gönüllüsü Hacı Ahmet Eri vefat etti
15:14   "Yasalar her şeyi belli eder"
15:14   Buz tutan yolda iki otomobil çarpıştı: 3 yaralı
15:14   "Terör çıkmaz sokak"
15:13   'Uzlaşmak gerek'
15:12   Cumhurbaşkanı Gül'den MİT açıklaması
15:12   Türk bilim adamına ödül
15:09   Başbakan Erdoğan, Öztuna'nın cenazesine katıldı
14:48   ''Yılın Basın Fotoğrafı'' Yemen'den
14:26   Bebeğe aşı yapmaya giden kadın sağlıkçılara satırlı saldırı
14:16   Vural'dan Başbakan'a: Men dakka dukka
14:03   Dolandırıcıya inandı, 100 bin lirasını kaptırdı
13:59   Putin oylarını yüzde 53,3'e çıkardı
13:57   "Yargı kendi işini yapacak"
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Arzu Erdoğral Uludere’den ifadeye Fidan kimin hedefinde?
Cemal Nar Peygamber İkinci Adam Olamaz
M. Emin Parlaktürk Senegalli Musa Sow ve Dindar Savcı
Ahmet Türk Zamane "Our Boys" Tükendi mi? Uykuda mı?
Şevket Tandoğan SELAM
Mezhepler
Fatih Uğurlu Halil İbrahim Sofrası
Dostum Necati nasıl öldü?
 Feyzullah Birışık Şeytanı donduran söz!
Cevdet Kara İçkale'de ceset devlet kayıtlarında reset!
 
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
5 31
Güneş
6 59
Öğlen
12 25
İkindi
15 11
Akşam
17 39
Yatsı
19 00
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Madem PKK’ya sızmak suçtur, o halde MİT’i lâgvedin!
Abdurrahman Dilipak CHP varolduğu sürece...
Ali Karahasanoğlu Paksüt’te ne olmuştu hatırlasanıza!
Yener Dönmez Ergenekon’un Wikileaks Üzerinden Başlattığı Operasyon
Ahmet Varol Filistin'in Diplomasi Trafiği
M. Şevket Eygi Büyük Kayıplarımız
Abdullah Büyük Ahiret yokmuş gibi yaşamak-2
İbrahim Karagül Hesaplaşma: Kim kimi tasfiye edecek?
Süleyman Yaşar Yeni Ticaret Kanunu'na niye saldırıyorlar?
Erdal Şafak Şaştım kaldım
Şevki Yılmaz İmanî, insanî ve vicdanî sorumluluk!
Yavuz Bahadıroğlu Haddini bildirmek yahut haddini bilmek
Merve Kavakçı İslam UHİM 2011
Serdar Arseven Erdoğan “Final” oynuyor!..
Hayrettin Karaman Tarih mirası değerler
Engin Ardıç Liberal aydınların "saftırık" kanadı
Fatma Tuncer Nasıl bir çocuk yetiştirmek
Hüseyin Öztürk Taşlarda teselli arayan Müslümanlar
Ali Ferşadoğlu Kur'ân'ın belâgatını açıklayan belâgat şaheseri sadeleştirilemez!
Mahmut Övür MİT polisi, polis MİT'i izliyor
Haşmet Babaoğlu Biraz konuşalım mı?
Mehmet Şeker Rekabete tahammülü yok
Mehmet Barlas Gerçekten Ankara yoktan mı var edildi?
Taha Kıvanç Siyasetin doğa yasaları
Abdulkadir Özkan İçeride de dışarıda da kış sert geçiyor!.
Emre Aköz 2014 kavgası
Yusuf Kaplan Türkiye'nin "din"i: Araçsallaştırma
Fehmi Koru Kuşku penceresinden bakınca gördüklerim
Ersoy Dede Ekşi Komplo
Faruk Çakır İçten içe kavga
 
 
E-Devlet
 
 BİR AYET
Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah’ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.
Cuma Suresi Ayet 9
 
 BİR HADİS
Cum'a namazı, dört kişi hâriç geri kalan her müslüman üzerine cemaat içinde yapması gereken vâcib bir hakk'dır. Cumadan istisna edilen bu dört kişi şunlardır: Köle, kadın, çocuk ve hasta.
Ebu Davud, Salat 215
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 
 
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.