Türkiye-İran analizi...        TFF'den "Kayyum" yalanlaması...        Davuoğlu İsrail'e isyan etti...        Aç kurtlar şehre indi...        Uçak parçaları Sivas'ta üretilecek...        G.Saray'lı yöneticilerden ortak yalanlama...        Trabzon, G.Antep'i konuk ediyor...        "Aydınlar acz içinde"...        "Makinistler alkollüydü" iddiasına tepki...        TFF Genel Kurulu 27 Şubat'ta...        İçişleri'nden arama yalanlaması...        Gül, Bakan Ergin'i kabul etti...        
USD Alış 1.758 USD AlışUSD Satış 1.770 USD SatışEuro Alış 2.318 Euro AlışEuro Satış 2.335 Euro SatışAltın Alış 97.1490 Altın AlışAltın Satış 97.6970 Altın  Satış
 
 
18 R.Evvel 1433

10 Şubat Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Üniversitelerde türbanı ben yasaklattım!


Anadolu'da Vakit gazetesinde yayınlanan Cumhuriyet'in Fetret Devri yazı dizinde bugün bir Kenan Evren gerçeğine vurgu yapıldı. Üniversitede okuyan başörtülü öğrencilerden duyduğu rahatsızlıkla Anayasa Mahkemesine giden Kenan Evren, mahkemenin başörtülü öğrencilerin aleyhine karar alması karşısında "Sevindim" demiş... Evren, "Kıyafete karışılmamalı, kim ne giyerse giysin. Başörtüde ideoloji aramak yanlış, laiklik baş bağlanınca zedelenen bir şey değildir." diyerek itirazını dile getiren Demirel'in yıllar sonra kendi çizgisine gelmesine çok şaşırmış...
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
 

İNGİLİZCE KONUŞMAK İÇİN KURSA GİTMEK ŞART DEĞİL. NASIL MI? TIKLAYIN!

Fatih Uğurlu'nun kaleminden

“Üniversitede okuyan bir kısım türbanlı kız öğrencilerin, türbanlı olarak fakültelere girmesine imkan sağlayan kanunu bir süre önce Anayasa'ya aykırılığını ileri sürerek, iptali için Anayasa Mahkemesi'ne götürmüştüm. Bugün Anayasa Mahkemesi sözü geçen kanunu Anayasa'ya aykırı bularak iptal etmişti. Sevindim.” 

Bezm-i Alem Üniversitesi'nin kuruluşunu engelleyen Evren: Cumhuriyet'te 8 sütunluk Evren haberinin hemen altında tek sütunluk bir Demirel haberi yer almaktadır. “- Demirel: Başörtüde ideoloji aramak yanlış, laiklik baş bağlanınca zedelenen bir şey değildir.” Yok aslında birbirinden farkları, ama o günlerde Demirel, Özal'ın tabiriyle kuyudan çıkmaya uğraşmaktadır ve her yol mübahtır onun için. Son kozunu oynamaktadır. Bu arada Ankara Üniversitesi, başörtüsü yasağını uygulayan ilk üniversite olur. İlahiyat Fakültesi'nde ise başörtüsü yasağını protesto için 7 öğrenci açlık grevine başlamıştır.

Binlerce genci işkence tezgahlarından geçirip, ruh dünyalarını altüst eden, bir çoğunu sakat bırakan Kenan Evren, çok da hassas, rakik bir kalbe sahiptir (!) kaybettiği eşi Sekine Evren için Köşk'te her yıl hatim duası(!) yaptırmaktadır. 3 Mart 1989 Cuma günü hatıra defterine şu notu düşmüş:

“Eşim Sekine'yi 7 sene evvel bugün kaybetmiştim. Seneler ne de çabuk geçip gitmiş. Şimdi o yalnız kemik kalmıştır. Ben ise hala yaşıyorum. Ne zamana kadar yaşayacağım belli değil. Öbür dünyada ona kavuşabilecek miyim acaba?

Bu sene mevlüt yerine hatim duası yapmayı istedim. Köşk'e her sene çağırdığım dostlarla hatim duasını yaptırdım.

Yüreğim yine cızz etti. Nur içinde yat karıcığım.”

Kenan Evren, İstanbul'da kurulacak olan Bezm-i Alem Üniversitesi'nin dincilerin kontrolünde olacağı vesvesesi ile soruşturma açtırır ve üniversitenin kurulmasını engellemek için 40 dereden su getirerek kuruluşunu önler. Bu engelleme olayını da hatıralarına bir iftihar vesilesi olarak koyuvermiş:

“7 MART 1989 SALI BEZM-İ ÂLEM ÜNİVERSİTESİ'NİN KURULMASINI ÖNLÜYORUM”

Üniversitede okuyan bir kısım türbanlı kız öğrencilerin, türbanlı olarak fakültelere girmesine imkan sağlayan kanunu bir süre önce Anayasa'ya aykırılığını ileri sürerek, iptali için Anayasa Mahkemesi'ne götürmüştüm. Bugün Anayasa Mahkemesi sözü geçen kanunu Anayasa'ya aykırı bularak iptal etmişti. Sevindim. Yarından itibaren gerici ve tutucu çevrelerden çatlak seslerin gelmesini bekliyorum.

Bir süre önce İstanbul'daki Vakıf Guraba Hastanesi'nden yararlanarak Bezm-i Âlem adında üniversite kurulması çalışmaları yapıldığını gazetelerden okumuş, yaptırdığım soruşturmada bu üniversitenin dinci kesimin kontrolünde hizmet göreceğini öğrenmiştim. YÖK'ün muvafakatı olmadan üniversite kurulması mevcut kanuna göre mümkün olmadığından, YÖK'ün bu müsaadeyi verip vermediğinin araştırılmasıyla birlikte, Bezm-i Âlem Sultan'ın Guraba Hastanesi'nin kurulmasını sağlayan vakıf senedinin buna müsaade edip etmediğinin de Devlet Denetleme Kurulu tarafından araştırılmasını istemiştim. Araştırmalar sonucu YÖK'ün maalesef iyi bir inceleme yapmadan bu müsaadeyi verdiği ortaya çıkmıştı.”

Ve YÖK Başkanı İhsan Doğramacı, daha önce verilen izni iptal ederek Kenan Evren'in “Bir şekilde bu üniversiteyi durdurun” talimatını yerine getirir. Kurulmuş olsa idi, bugün binlerce öğrencisi olan bir üniversiteye sahip olacaktık. Evren'in bir ilim müessesesine karşı düşmanlığı bununla da bitmez. Bezm-i Alem'den iki gün sonra, başörtüsüne serbestlik getiren kanunun iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvuran Evren, kanunun iptali ile sevinecektir. Kanun iptal edilince, İstanbul başta olmak üzere yurdun değişik illerinde protesto gösterileri düzenlenir. Bu konuda Evren, hatıralarında şu notu düşmüş:

“7 Mart Salı günkü anılarımda değindiğim üzere, Anayasa Mahkemesi'nin Türban Kanunu'nu iptal etmesine tepkiler başladı. Dün İstanbul'da 500 kadar çarşaflı ve türbanlı kadın ve kızlar yürüyüş yapmışlar; beni kınamışlar. Bugünkü basında en önemli haber fotoğraflı olarak bu. İlk defa böyle bir olay oluyor. İran'daki mollaların uyguladıkları kara çarşaflı kadınlara benzemişler. Çok üzüldüm. İşte Batı alemi bizi bundan dolayı kendi topluluğuna almak istemiyor. İleride İran modeli bir rejimin bizde de uygulanmasından korkuyor.
Demirel de bununla ilgili olarak beyanat vermiş. “Kıyafete karışılmamalı, kim ne giyerse giysin” demiş. Görüyor musunuz oy uğruna neler yapılıyor, ne tavizler veriliyor...”
Yıllar sonra Demirel'le aynı çizgide birleşen Evren, bu işe şaşırıp kalacaktır. Turgut Özal, üniversitelerde başörtüsünün serbest bırakılması için gerekirse Anayasa değişikliği yapılıp, bunun da referanduma götürüleceğini açıklar.

12 Eylül'ün mimarı ise, şiddetli irtica (!) düşmanıdır. Ve o günlerde sık sık Cumhuriyet gazetesinin manşetindedir. 9 Ocak 1987 Cuma. Cumhuriyet yine 8 sütuna manşet çekmiş: “Evren: irtica var” sonra darbeci Paşa yine dini konularda Kemalist gözlükle ve dahi sözlükle fetva vermektedir: “Allah'la kul arasına kimse giremez. O hale geldi ki, sanki kadının Müslüman olması demek örtünmek demektir. Bütün öteki şartlar ortadan kalktı. Müslümanlığın şekilcilikle alakası yok. Onu anlatamamışız.”

Ardından şer güçlerin başının ezileceğini söylemektedir. Aynı günkü Cumhuriyet'te 8 sütunluk Evren haberinin hemen altında tek sütunluk bir Demirel haberi yer almaktadır.

“- Demirel: Başörtüde ideoloji aramak yanlış, laiklik baş bağlanınca zedelenen bir şey değildir.”

Yok aslında birbirinden farkları, ama o günlerde Demirel, Özal'ın tabiriyle kuyudan çıkmaya uğraşmaktadır ve her yol mübahtır onun için. Son kozunu oynamaktadır. Bu arada Ankara Üniversitesi ilk başörtüsü yasağını uygulayan üniversite olur. İlahiyat Fakültesi'nde ise başörtüsü yasağını protesto için 7 öğrenci açlık grevine başlamıştır.

Ve Güneri Civaoğlu Sabah gazetesinde “Generaller irtica için Evren'e başvurdu” başlığı ile bir haber yayınlar. Ortalık yine irtica yaygarası ile bulandırılmıştır. Evren, hatıralarında irtica ve Bezm-i Alem Üniversitesi konusunda notlar düşmüş:

“İrticaya taviz vermeye gelmez. Bu konuda çok hassasım. Bu makamdan ayrıldıktan sonra da hassasiyetimi devam ettireceğim. Bu yüzden öleceğimi bilsem, yine mücadele ederim.

Kanunlara saygılı olmamız gerekir. Madem ki bir Anayasa Mahkemesi var. Kararı verecek yer orasıdır. Oranın verdiği karara saygılı olmamız gerekir. Mehmet Keçeciler ile Oltan Sungurlu, Anayasa'nın ilgili maddesini değiştirir referanduma gideriz demişler. Böyle şey olur mu? Gitsinler de görelim.”

İkinci konu olarak Bezm-i Âlem Üniversitesi'ni açtım. Bununla ilgili olarak da şunları söyledim: “Bezm-i Âlem Üniversitesi kurulması hakkındaki çalışmalar da midemi bulandırıyor. Zira bu iş evvela Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde 1984 senesinde İslam Eğitim Merkezi Kurma çalışmasıyla başladı. Vaktinde haber olarak bunu önledim. Şimdi de Gureba Hastanesi'nde aynı düşünceyi gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Bu üniversitenin başına da... S.K. getirmişler. Bu kişinin aşırı sağ görüşlü, dinci birisi olduğunu siz de bilirsiniz. Bu üniversite de kurulamaz. Zira vakıf senedinde böyle bir madde yok. Vakıf senedini de kimse değiştiremez.”

Laik Evren, krizi atlatmak için Araplardan para işini kotardı

Ve 12 Eylül askeri darbesini yapanlar, ilginç bir olayı da gerçekleştireceklerdir. Kenan Evren, Suudi Arabistan Kralı Fahd'ın resmi davetlisi olarak Arabistan'a gidecek ve bir yandan laikçi kesimin eleştiri oklarına muhatap olacak, diğer yandan da ekonomik krizi atlatabilmek için Araplardan para isteme işini kotaracaktır. Kabe'nin kilitli kapısı Evren için özel olarak açılacak, Kenan Evren, Kaya Erdem, Zeki Yavuztürk ve Vahit Erdem, Hazreti İbrahim'in makamında iki rekat namaz kılma bahtiyarlığına erecektir. Evren, umreyi tamamlamak için gerekli diğer ibadetlerini de eksiksiz yerine getirecek ve heyet Türkiye'ye avdet edecektir. Bir başka 12 Eylül gerçeği de din derslerinin Anayasa'ya konularak, okullarda mecburi olarak okutulması olayıdır ki, yıllarca siyasal İslam'ın, 12 Eylül döneminde konulan mecburi din dersleri ile palazlandığı laikler tarafından söylenegelecektir. Oysa din derslerinin konulmasının mimarı, Diyanet İşleri eski Başkanlarından Tayyar Altıkulaç'tır. Altıkulaç, okullarda sağlıklı ve kontrollü bir ders verilmezse boşluğu başkalarının dolduracağı konusunda Evren ve arkadaşlarını ikna ederek hayırlı ve bir faaliyetin kapısını aralamıştır. Onların niyeti ne olursa olsun bu olay İslam'a hizmet eden bir eğitim faaliyeti olarak daima hayırla yad edilecektir şüphesiz... Ve bence sayın Altıkulaç'ın yaptığı en önemli işlerden biri olarak hatırlanmalıdır.

===============

Binlerce genci işkence tezgahlarından geçirip, ruh dünyalarını altüst eden, bir çoğunu sakat bırakan Kenan Evren, çok da hassas, rakik bir kalbe sahiptir(!). Kaybettiği eşi Sekine Evren için Köşk'te her yıl hatim duası(!) yaptırmaktadır. 3 Mart 1989 Cuma günü hatıra defterine şu notu düşmüş: “Bu sene mevlüt yerine hatim duası yapmayı istedim. Köşk'e her sene çağırdığım dostlarla hatim duasını yaptırdım. Yüreğim yine cızz etti. Nur içinde yat karıcığım.”

================

YARIN: O HOCAYI BULUP BANA GETİRİN!

VAKİT

ÜLSERE KARŞI MUCİZE ÇÖZÜM

SAÇ DÖKÜLMESİNE SON!

PROSTAT KABUSU SONA ERİYOR...

"Sevgililer Sevgilisi" İçin TIKLAYIN

Ofis Mobilyalarında Şok fiyatlar İçin Diva Ofis Tıklayınız.


Paylaş
 
 
2009-07-04 12:01:33
 
 
Arkadaşına Gönder Haberi Yazdır
 
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
18:32   "KKTC ve Gazze ambargosu insani değil"
18:21   "Teşvikleri yoğunlaştıracağız"
17:31   'Çağrılar dikkate alınmalıdır!'
17:20   "Gelecek hafta İçtüzük teklifi görüşülmeyecek"
17:03   Kılıçdaroğlu'na işçilerden protesto
16:54   Kılıç: Haksız ambargoların baskısını hafifleteceğiz
16:00   CHP'yi şoke eden mahkeme kararı!
14:51   'Su yatağını bulacak!'
14:32   Tansu Çiller'e yakalama kararı çıktı iddiası
09:06   Esad'ın Suriye'nin Gorbaçov'u olmasını istedik
03:14   Davutoğlu'nun Washington temasları
03:00   İnadına demokrasi, inadına kardeşlik
01:31   "Camilerden halılar kalksın, sıra konsun"
00:15   Meclis böyle terör görmedi
19:14   "Uludere Olayı 'Tuzak' Olabilir"
18:15   İç tüzük ertelendi
16:03   'Sabahattin Ali'yi CHP öldürttü!'
16:05   Abdullah Gül ve Fidan 2 saat görüştü
15:44   'Bu bir psikolojik harp'
15:04   ' İktidar savaşı yapılıyor' 
14:09   CHP'nin kafası çok karışık!
14:00   "Engelli sınavını kendi içinde sınıflandırdık"
13:15   Önder Sav'dan Kılıçdaroğlu'na sert tepki
11:37   Erdoğan'a germeyin çağrısı!
11:11   Bahçeli'nin disiplin kuruluna sevki istendi
10:54   Bahçeli'den AK Parti'ye hitabe misillemesi!
08:42   CHP’de kazan kaynıyor
02:43   "Bu militanvari bir tavırdır"  
02:29   İnce: Cemil Çiçek istifa etmeli
01:34   "Suriye İçin Diplomasiye Devam..."
23:16   ''Meclis bu görüntüyü hak etmiyor''
22:33   ''CHP'nin yaptığı kürsüyü, işgalden kurtarmaktır''
20:34   "Hedefimiz, rekabet gücünü artırmak"
20:31   "Zulmü durdurmak için ne gerekiyorsa yapacağız"
20:23   "Zavallı erkekleri yalnızlaştırmalıyız"
20:01   "Yeni girişimde kararlıyız''
19:55   Arınç Baydemir'i kabul etti
19:43   CHP'den şok BDP eylemi!
19:28   Genel Kurul'un gündemi bugün ve yarın İçtüzük
18:13   Başbakan Medvedev ile Görüştü
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Arzu Erdoğral Uludere’den ifadeye Fidan kimin hedefinde?
Cemal Nar Peygamber İkinci Adam Olamaz
M. Emin Parlaktürk Senegalli Musa Sow ve Dindar Savcı
Ahmet Türk Zamane "Our Boys" Tükendi mi? Uykuda mı?
Şevket Tandoğan SELAM
Mezhepler
Fatih Uğurlu Halil İbrahim Sofrası
Dostum Necati nasıl öldü?
 Feyzullah Birışık Şeytanı donduran söz!
Cevdet Kara İçkale'de ceset devlet kayıtlarında reset!
 
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
5 31
Güneş
6 59
Öğlen
12 25
İkindi
15 11
Akşam
17 39
Yatsı
19 00
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Madem PKK’ya sızmak suçtur, o halde MİT’i lâgvedin!
Abdurrahman Dilipak CHP varolduğu sürece...
Ali Karahasanoğlu Paksüt’te ne olmuştu hatırlasanıza!
Yener Dönmez Ergenekon’un Wikileaks Üzerinden Başlattığı Operasyon
Ahmet Varol Filistin'in Diplomasi Trafiği
M. Şevket Eygi Büyük Kayıplarımız
Abdullah Büyük Ahiret yokmuş gibi yaşamak-2
İbrahim Karagül Hesaplaşma: Kim kimi tasfiye edecek?
Süleyman Yaşar Yeni Ticaret Kanunu'na niye saldırıyorlar?
Erdal Şafak Şaştım kaldım
Şevki Yılmaz İmanî, insanî ve vicdanî sorumluluk!
Yavuz Bahadıroğlu Haddini bildirmek yahut haddini bilmek
Merve Kavakçı İslam UHİM 2011
Serdar Arseven Erdoğan “Final” oynuyor!..
Hayrettin Karaman Tarih mirası değerler
Engin Ardıç Liberal aydınların "saftırık" kanadı
Fatma Tuncer Nasıl bir çocuk yetiştirmek
Hüseyin Öztürk Taşlarda teselli arayan Müslümanlar
Ali Ferşadoğlu Kur'ân'ın belâgatını açıklayan belâgat şaheseri sadeleştirilemez!
Mahmut Övür MİT polisi, polis MİT'i izliyor
Haşmet Babaoğlu Biraz konuşalım mı?
Mehmet Şeker Rekabete tahammülü yok
Mehmet Barlas Gerçekten Ankara yoktan mı var edildi?
Taha Kıvanç Siyasetin doğa yasaları
Abdulkadir Özkan İçeride de dışarıda da kış sert geçiyor!.
Emre Aköz 2014 kavgası
Yusuf Kaplan Türkiye'nin "din"i: Araçsallaştırma
Fehmi Koru Kuşku penceresinden bakınca gördüklerim
Ersoy Dede Ekşi Komplo
Faruk Çakır İçten içe kavga
 
 
E-Devlet
 
 BİR AYET
Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah’ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.
Cuma Suresi Ayet 9
 
 BİR HADİS
Cum'a namazı, dört kişi hâriç geri kalan her müslüman üzerine cemaat içinde yapması gereken vâcib bir hakk'dır. Cumadan istisna edilen bu dört kişi şunlardır: Köle, kadın, çocuk ve hasta.
Ebu Davud, Salat 215
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 
 
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.