Askeri savcıya güven yok

Askeri savcıya güven yok
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, ‘İrtica ile Mücadele Eylem Plânı’nın aslını isteyen askeri savcılığa belgenin aslı yerine; gerçek olduğunu gösteren Adli Tıp raporunu gönderdi... Bu durum, askeri savcılığa güvenin sarsıldığı şeklinde yo

MURAT ALAN'ın haberi...

Bir vatansever subay tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na yollanan “AKP ve Gülen’i Bitirme Planı” adlı belgenin aslını yazılı şekilde isteyen Askeri Savcı’ya belgenin gerçek olduğunu gösteren Adli Tıp Raporu gönderildi.

Genelkurmay Başkanlığı’nın talimatıyla Albay Dursun Çiçek hakkında soruşturma yapan Askeri Savcılık, daha önce takipsizlik kararı verdiği belgeyi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan resmen istedi. ‘İrtica ile Mücadele Eylem Planı’ olarak nitelendirilen ve Albay Çiçek’in ıslak imzası bulunduğu belirtilen belgeyi yazılı olarak talep eden Askeri Savcılık, belgenin gerçek olup olmadığını rapora bağlayan Adli Tıp raporunu da istedi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda bu gelişme üzerine dün sabah saatlerinde hareketli saatler yaşandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin, Beşiktaş’taki adliye binasına gelerek Ergenekon savcıları ile 2 saat görüştü.

Daha sonra Ankara’ya belgenin aslı yerine gerçek olduğunu belgeleyen Adli Tıp Raporu gönderildi. Adliye kaynakları, sabah saatlerinde ortaya atılan belgenin aslının Askeri Savcıya gönderildiği bilgisini yalanladı ve Adli Tıp raporunun gönderildiği bilgisini verdi.

ASKERİ SAVCIYA NEDEN GÜVENİLMEDİ
Belgenin aslını savcılığa ulaştıran vatansever subay, geçtiğimiz Haziran ayında belgenin basında çıkması üzerine başlatılan soruşturmayı yürüten Genelkurmay Askeri Savcı Yardımcısı Volkan Şahin’in “Biz adamımızı işte böyle koruruz” dediğini Ergenekon savcılarına ihbar etmişti.
Vatansever subay tarafından belgenin aslı ile birlikte savcılığa gönderilen ihbar mektubunda, demokrasiye müdahale belgesinin Haziran ayında basında yer almasının ardından soruşturma başlatan askeri savcılığın soruşturmayı savsakladığı bilgisi verilmişti.

‘İrticayla Mücadele Eylem Planı’nın basında yer almasını müteakip belgenin hazırlanmasında kullanılan tüm bilgisayarların temizlendiğine ve ilgili evrakların imha edilerek, kamuoyuna Genelkurmay Başkanlığı tarafından böyle bir çalışmanın olmadığı yönünde bir açıklama yapıldığına dikkat çeken vatansever subay, böyle bir olay vuku bulduğunda, normal şartlar altında uygulanması gereken prosedürün yerine getirilmediğini, Genelkurmay Askeri Savcılarının eş zamanlı olarak şüphelilerin evlerine giderek arama ve el koyma işlemi yapması gerekirken yapmadıklarını, Dursun Çiçek’in evine bile 5 gün sonra gidildiğini açıkladı. İrticayla Mücadele Eylem Planı’nın medyaya yansımasından sonra Genelkurmay Karargâhı’nda yaşananlar, ihbar mektubunda şöyle özetlenmişti:

-Belgenin basına yansımasının ardından Bilgi Destek Daire Başkanlığı’nda görevli Alb. Dursun Çiçek’in haricindeki diğer iki şube müdürü mesai başlangıcından önce Dz. P. Kur. Alb. Dursun Çiçek’in şubesinde bilgi ve belge temizliği yapmışlardı.

-Bu olay anında hiçbir mahkeme kararı alınmamıştır. Hiçbir gözaltı gerçekleşmemiştir ve hiçbir ifadeye başvurulmamıştır. Belgeyi tespite yönelik ciddi hiçbir araştırma yapılmamış, gayri ciddi bir şekilde davranılmıştır.

-Sivil savcılığın olaya el koyması hususu gündeme gelince, Alb. Çiçek’in bilgisayarı, ilgili şubedeki bütün bilgisayarlar ve ilgili server (ana bilgisayar) dahil her şey alınmıştır. Alınan tüm bilgisayarlar özel programlarla 35 kez geri getirilemeyecek şekilde silinmiştir.
-Alb. Çiçek’in ve ilgili şubenin bilgisayarlarını inceleme ve temizleme işleminde Genelkurmay MEBS (Muhabere Elektronik Bilgi Sistemleri) Okulu Başkanlığı’nda görevli Ütğm. Fatih Karacaer ve Deniz Kuvvetleri MEBS Başkanlığı’nda görevli Ütğm. Berrin Şahin (Gnkur. As. Sav. Yrd. As. Hak. Yzb. Volkan Şahin’in eşi) görev almıştır.

Alb. Çiçek’in evinin aranma işlemi belgenin basında yer almasından beş gün sonra göstermelik bir şekilde gerçekleştirilmiştir.

-Genelkurmay Askeri Savcı Yardımcısı As. Hak. Yzb. İ. Volkan Şahin aramaya ciddiyet kazandırmak için evde tam 5-6 saat vakit harcamış, hiçbir arama yapmamış ve bir şey bulmadan dönmüştür. Yavuz hırsız misali sayın Askeri Savcımız, Bilgi Destek Daire Başkanlığı’na geldiğinde “Biz personelimizi böyle koruruz” diyerek tavrını açık bir şekilde ortaya koymuştur.

-Aynı şekilde Genelkurmay Karargâhı’ndaki tüm kâğıt imha makineleri bir araya toplanarak, hukuki açıdan sıkıntı oluşturacak 40 torbaya yakın evrak (kâğıt parçaları) bu makinelerde kırpılarak ve akabinde yakılarak deliller yok edilmiştir.

EMEKLİ BAŞSAVCI PETEK: BELGENİN YERİ SİVİL SAVCILIKTAKİ KASA

Belgenin Ergenekon soruşturması kapsamındaki bir operasyon çerçevesinde Avukat Serdar Öztürk’ün ofisinde yakalandığını ve yerinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesindeki adli emanet olduğunu kaydeden emekli Başsavcı Reşat Petek, “Belgenin aslı belki tetkik ve iade için istenmiş olabilir ama, ıslak imzalı belgenin yeri sivil savcılıkta bulunan adli emanet kasalarıdır” dedi. 

ASKERİ SAVCI İYİ BİR SINAV VERMEDİ

Ergenekon savcılarının belgenin aslına bir şey olmaması konusunda yeterli tedbirleri almış olmaları gerektiğini söyleyen Petek, belgenin geçtiğimiz Haziran ayında kamuoyuna açıklanmasının ardından soruşturma yapan askeri savcının iyi bir sınav veremediğini ifade etti. Bu durumu o zaman kamuoyuyla paylaştığını ve hukuka aykırı bir soruşturma usulü takip edildiğini kaydeden emekli Başsavcı Petek, vatansever subayın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdiği dilekçenin de kendilerini teyit ettiğini, vatansever subayın soruşturma ile ilgili birçok usulsüzlüğü bildirdiğini belirtti.




HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.