8 Terörist Etkisiz Hale Getirildi...         Erdoğandan İki Bakana Uludere Tepkisi...         Bedelli Askerlik Yasasında Değişiklik...        Piyasalarda gün sonu  ...        Cep telefonu abone sayısı 65,8 milyona ulaştı...        Molotoflu saldırıya müebbet...        Yabancılara toprak satışı yasası geri çekilsin...        Apo’ya da “Hayvan” diyebilecek misiniz?...        'İran'a savaş seçeneği masada'...        CHP'den acı itiraf...        Mourinho'dan Hamit'e izin...        Sınırda İran askeri kendi vatandaşını öldürdü...        
USD Alış 1.840 USD AlışUSD Satış 1.850 USD SatışEuro Alış 2.315 Euro AlışEuro Satış 2.330 Euro SatışAltın Alış 93.0920 Altın AlışAltın Satış 93.6400 Altın  Satış
 
 
3 Recep 1433

24 Mayıs Perşembe 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Abdülhamid'in Galatasaray'ı dindarlaştırma projesi


Haydi Galatasaraylılar namaza!
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
 

MÜTHİŞ BULUŞ. İNGİLİZCE KONUŞMAYAN KALMAYACAK. NASIL MI? TIKLAYIN!

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, geçtiğimiz hafta partisinin genişletilmiş il başkanları toplantısında sarf ettiği "En son katsayı düzenlemesini bir kez daha Danıştay'a götürdüler. Niye imam hatiplerden rahatsız oluyorsunuz? Dindar nesiller yetişmesin mi istiyorsunuz?" sözleriyle başlayan 'Dindar nesil' tartışması, hala devam ediyor..

Zaman gazetesinin tarih yazılarıyla öne çıkan yazarı Mustafa Armağan da bugünkü köşesinde 'Başbakan Erdoğan'ın bir demeciyle başlayan "dindar nesil yetiştirme" tartışması, aslında Abdülhamid'in de temel problemiydi.' diyerek kaleme aldığı yazısıyla, tartışmaya farklı bir boyut kazandırdı..

İşte Armağan'ın kaleminden Abdülhamid'in Galatasaray'ı dindarlaştırma projesi...

Bilelim ki, bu ülkede Abdülhamid'i hala sevmeyenlerin bir kısmını onun bu 'tehlikeli' projesinden hoşlanmayanlar oluşturmaktadır.

Sultan II. Abdülhamid Galatasaray'ı mı tutuyordu? Evet, Galatasaray'ı tutuyordu ama futbol kulübü olarak değil, Osmanlı Devleti'nin en kaliteli devlet okulu olan Galatasaray Sultanî'sini tutuyordu. Hem öylesine tutuyordu ki, onu ülkenin içinde yuvalanmış bir yarı misyoner okulu olmaktan kurtarıyor ve Osmanlılığın kalbinin attığı bir okul haline getirmek için elinden geleni ardına koymuyordu.

SPORA DÜŞMAN OLDUĞU KÜLLİYEN YALAN

10 Şubat'ta vefatının 94. yıldönümünde rahmetle andığımız Abdülhamid Han'ın spora düşman olduğu söylenir. Külliyen yalan! Nereden mi biliyorum? Elimde sararmış bir fotoğraf. 1930'larda "Yedigün" dergisinde çıkmış. Alt yazısında Galatasaraylı sporcuların 40 yıl önce "Saray"ı ziyaret ettikleri yazılı. Fotoğrafa poz veren sporcuların göğüslerinde birer madalya parıldıyor oysa. Ne madalyası biliyor musunuz? Abdülhamid'in icad ettiği "Sanayi madalyası". Dergi, Abdülhamid'in ismini anamıyor ama fotoğrafın dili kanıyor. Şöyle tercüme ediyoruz alt yazıyı: Galatasaraylı sporcular Abdülhamid'in huzuruna çıkıp gösteri yaptılar, o da başarılarını takdir sadedinde kendilerine birer madalya taktı. Göğüslerinde gururla taşıdıkları o.

Bunu neden anlattım? Şundan: Abdül-hamid'in elinin kolunun nerelere kadar uzandığı henüz tespit edilebilmiş değildir. Bir bakıyorsunuz Mevlana türbesine mevcut sanduka örtüsünü (puşide) göndermiş, bir de bakıyorsunuz ki, Galatasaray'ın göğsünde. Dahası, hayatlarında, hafızalarında...

Dindar bir nesil yetiştirmek için Abdülhamid devrinde eğitim sistemine "mubassırlık" diye bir kadro getirilmişti. Bugünkü deyimle, gözetmenlik. Görevleri, öğrencilerin davranışlarını denetlemek, onları kötü alışkanlıklardan korumak ve dinî ödevlerini yerine getirmelerine yardımcı olmak demeyelim de, bunları yapmaya zorlamaktı. Mesela namaz vakitlerinde öğrencileri topluca şadırvana götürürler, abdest aldırıp mescide sokarlar ve namazlarını vaktinde cemaatle kılmalarını sağlarlardı.

Galatasaraylı jimnastikçiler talim sırasında



HAYDİ GALATASARAYLILAR NAMAZA!

Tabii Galatasaray Lisesi'nin de mubassırları vardı. Bir kısım öğrenciler hoşlanmasa da, onlar görevlerini sabırla yerine getirir, en azından ibadetin biçimsel kısmını yapmalarını, bunu bir alışkanlık haline getirmelerini sağlamaya çalışırlardı.

Peki bu zorlamaya neden gerek duymuştu devlet? Gençlerin manevî açıdan boş ve hedefsiz yetişmesinin ülkenin geleceğini tehdit ettiğini düşünüyordu da ondan. Özelikle Müslüman öğrencilerin, gayrimüslim öğrencilerin sahip oldukları kadar olsun dinî bilinçle yetişmelerini, devletin tabanını güvenle dayayacağı bir kitle oluşturmak bakımından önemli buluyordu.

Aslında Abdülhamid dönemi eğitim anlayışının temelinde de bu yatıyordu. Gayrimüslimler kendi özel okullarında hem dinî, hem etnik bilince sahip olarak yetişirken, zaten fakir ve geri bulunan Müslüman kitlenin gençleri malum aşağılık kompleksi yüzünden iyice eziliyor ve Tanzimat'ın getirdiği Avrupa hayranlığı ve taklitçiliği havasına kolayca kapılıyorlardı.

Bunun önüne geçebilmek ve ülkenin geleceğini kendisine dayandıracağı, kendi değerlerine sahip çıkan ama çağdaş bilgileri de edinmiş bilinçli bir gençliği yetiştirebilmek için çeşitli tedbirler alındı. Mesela Tanzimat'tan sonra Orman Mektebi açılmıştı ama 10 öğrenci mezun oluyorsa bunun 7-8'i gayrimüslimdi. Dersler Fransızca verildiği için Müslüman öğrenciler başarılı olamıyor, Fransızca bilerek yetişen Müslüman olmayanlar giderek bürokrasiye hakim oluyordu. Abdülhamid döneminde ders programları değiştirilecek ve dersler Türkçe yapılacak, öğretmenler de Müslümanlardan seçilince Müslüman öğrencilerin sayısı artacak ve mezunların dengesi tersine dönecekti, yani 7-8 Müslüman mezuna karşı 2-3 gayrimüslim mezun.

GALATASARAY'DA FIKIH DERSLERİ

Abdülhamid'in aynı operasyonu 1877'de, yani daha iktidara gelişinin ilk yılından itibaren Galatasaray Sultanisi'nde gerçekleştirildiğini biliyoruz. O zamanlar "Mekteb-i Şahane" dedikleri Galatasaray, Fransızların teklifi ve desteğiyle 1 Eylül 1868'de faaliyete geçmişti. Maksat, Said Paşa'nın dediği gibi hangi dinden olursa olsun bütün Osmanlı çocuklarının burada beraberce okuyup ortak bir Osmanlılık bilinci edinmeleriydi.

Fransız liseleri model alınmıştı Galatasaray'da. İlk müdürü ve yöneticileriyle öğretmenlerinin çoğu da Fransız'dı. Sözde Müslüman olan ve olmayan öğrenciler eşit olarak yararlanacaktı ama evdeki hesap çarşıya uymadı. Zira Fransızca, Fransız edebiyatı, Yunanca, Latince gibi dersler Müslüman öğrencileri fazlasıyla zorluyor ve başarılı olamıyorlardı. Tarih ve Türkçe dışında bu okulun bir Müslüman ülkede okutulduğuna dair alamet yoktu. 1869'da Arapça ve Farsça eklenmişti gerçi ama Prof. Bayram Kodaman'ın deyişiyle okul "Türk ve Müslümanlardan ziyade gayrimüslim unsurların işine yaramıştı." Zira okul, Fransız kültürüne hayran bir Müslüman öğrenci zümresinin yetişmesini sağlarken, Bulgar, Rum ve Ermeni çocukları için de tam tersine, millî duyguların aşılandığı bir ocak olmuştu.

Bu böyle devam edemezdi. İlk adım olarak Ali Suavi'nin 1877'deki müdürlüğüyle birlikte okulun Müslüman müdürleriyle tanışırız. Suavi'nin verdiği rapora göre, aynı yıl okulda 162 Müslüman öğrenciye karşılık, 377 gayrimüslim öğrenci bulunmaktadır. Üstelik çoğu da kurallara aykırı olarak parasız okumaktadır. Hatta Rus, Fransız, İtalyan, İngiliz, Yunanlı öğrenci bile vardır! Hatta Bulgar öğrencilerin burada ayrılıkçı fikirleri edindikten sonra Rus ordusuna katıldıkları biliniyordu.

Bunun üzerine hemen 60 Müslüman öğrenci alınır okula. Ve bu sayı yıllar içinde giderek artar. O zamana kadar bedava okuyan gayrimüslim öğrencilerden para talep edilince okulu terk ederler. Devlet, kendi eliyle asi yetiştirmemelidir. Ancak sadık bölgelerden gelen öğrencilere dokunulmaz. Ders programları değiştirilir. Arapça, Farsça, belagat, İslamî ilimler (fıkıh dahil), İslam tarihi ve "ilm-i ahlak" dersleri müfredata eklenir.

Böylece 1869'da 277 Müslüman öğrenciye karşılık 345 gayrimüslim öğrenci varken, 1901'de bu oran tersine döner ve 724 Müslüman öğrenciye karşılık 221 gayrimüslim öğrenci Mekteb-i Şahane sıralarını doldurur.

DİNDAR BİR NESİL YETİŞTİRME PROJESİNİN YALNIZCA BİRİ

Ülkenin gözbebeği kurumlarından Galatasaray Lisesi'nin "İslamlaştırılması", Abdülhamid dönemindeki dindar bir nesil yetiştirme projesinin sayfalarından yalnızca biridir. 1882 tarihli bir belgede görüleceği gibi ders programlarındaki bu değişikliklerle İslam medeniyetinin ilerlemeye engel değil, belki en çok müsait olduğu inancını öğrencilerin hafızasına nakşedilmesiydi amaç. Anlayın işte, aşağılık kompleksini yenmiş bir nesil yetişsin istiyordu.

Miraç Gecesinde Kudüs'te Olmak Istermisiniz?

"Mobilyada %50’ye Varan İndirimler Burada!"

HAŞERE KOVUCU TÜRKİYE’DE 1 KEZ AL YILLARCA KULLAN 49 TL

ÜLSERE KARŞI MUCİZE ÇÖZÜM

Solar Cep Şarj Cihazı Türkiye’de


 
2012-02-12 17:40:56
 
 
2012-02-13 03:01:09
yahudiye filistini vermedi diye buiftira
Gavsul azam Ulu Hakan Abdulhamit Han'a şarap içiyodu,faizci,kızıl vs. diyenin vay haline.Tevfik Fikret Adulhamit k.s a dil uzatmas dı pişmanlığını şu şiirle ifade ediyor;lâkin sen sultânım gavs-ı ekbersin ahiretten bile himmet eylersin, çok çekti şu millet murada ersin şefâatkıl şâhım mededhâhına

2012-02-12 22:20:22
sahip cikmak
Cennetmekan Abdulhamit han elinden geleni yapmis.Biz korumasini bilemedik.Mihrabi mimberi kapatip sporsalonu yaparlar.din sevdirilmezse adam namaz kilarda okumaz.iman insana islemeli ki faydasi olsun yoksa hepsi artist olur rol yaparlar.

2012-02-12 22:17:45
nasıl dindarlaştıracak anlamadım
Abdülhamid şarab içerdi, ayrıca Osmanlı Bankası (ismi Osmanlı olmakla beraber, kendisi yabancıdır) 100. yıl sergisinde kendisinin bu bankada faize verdiği şahsi parası olduğuna dair banka kayıtlarını hepimiz gördük.bazıları Abdülhamid'i veliyullah zannediyor.ancak sadece iyi bir devlet adamı idi.

Arkadaşına Gönder Haberi Yazdır
 
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
19:19    Bedelli Askerlik Yasasında Değişiklik
18:34   Molotoflu saldırıya müebbet
17:55   Apo’ya da “Hayvan” diyebilecek misiniz?
16:42   Sınırda İran askeri kendi vatandaşını öldürdü
16:33   AYM'den iptal yok
16:25    Furkan'ın babası İsrail teklifi iddiasını cevapladı
16:17   Sağlık Bakanlığı 20 İl'i uyardı!
16:05   Sigara çocukları da tehdit ediyor
15:59   Memur-Sen, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'na başvurdu
15:50   Ömer Dinçer öğretmenlere hak verdi
15:33   Haliç'te facia zinciri!
15:30   İsrailli komutanlar tamam.. Ya yerli uşakları?
15:20    'Bu geceye özel namaz şekli yok!'
15:12   Kim bu pakraduniler?
14:53   'Hüseyin Velioğlu öldürülmedi'
14:53   Bakanlıktan çiftçiye büyük destek
14:52   PKK, Çukurca'da karakola havan topuyla saldırdı
14:48   Çaresiz anne kızının ölümünü bekliyor
14:43   Acun Ilıcalı'nın kaşı yarıldı
14:36   Kenelere Karşı 20 İlde Alarm
14:31   İzmir'de uçaktan düşen gülle alarmı!
14:15   "Küresel kalkınma stratejileri belirlemeliyiz"
13:43   İddialar doğru ise kaza değil; suikast
13:35   "Darbe anayasalarından kurtulacağız"
13:24   Türkiye'de genç nüfus azalıyor
12:39   Balyozcular 2 aya çıkıyormuş!
12:26   'Türkler Müslümandır dolayısıyla insan sayılmaz!'
12:20   Erbil'de 2'nci Kandil
12:01   Taraf'tan İçişleri Bakanı'na odun benzetmesi!
11:52   Süt üretimi yüzde 11,2; bal üretimi yüzde 16,2 arttı
11:51   Uyuşturucu operasyonunda 26 kişi tutuklandı
11:50   Sarımsak fiyatları üreticisini üzdü
11:36   Arınç'tan Regaip Kandili mesajı
11:34   Zana'ya 10 yıl hapis cezası
11:33   Terör örgütüne çıkar sağlayan kaçakçılardan 30'u adliyede
11:01   Türkiye genelinde üç ayda 96 bin konut satıldı
10:44   Ruşen Çakır kimin projesi!
10:41   Cumhurbaşkanı Gül Apple'ı ziyaret etti
10:37    'Petrol kuyumuz yok'
10:27   Ziraat Bankası'nın yeni adı ne olacak?
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 8...
 
Bid’at Meselesi...
 
Bankaların kar, aktif, mevduat ve kredileri ...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Yarışmalar, diziler, "piç"ler... Toplumu dönüştürme proje...
 
Abdurrahman Dilipak FB Cumhuriyetinden, Ergenekon Cumhuriyetin...
 
Ali Karahasanoğlu İsrailli komutanlar tamam.. Ya yerli uşakla...
 
D.Mehmet Doğan Mehmet Âkif'in "bütün şiirleri"...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
Ahmet Varol Mavi Marmara'yı Yaşatmak...
 
M. Şevket Eygi Pakraduniler...
 
İbrahim Karagül O kurşun atıldı!...
 
Süleyman Yaşar Almanlar niye sorun çıkartıyor?...
 
Akif Emre Kurtuluş teolojisi...
 
Kenan Alpay Uludere nasıl ateşten gömlek oldu?...
 
H.Celal Güzel 'Sivil Anayasa' kimliksizlik demek değildir...
 
Ali Bulaç Bağımsız İslami gruplar...
 
Aziz Üstel 'Türkler Müslümandır dolayısıyla insan sayılmaz!'...
 
Hayrettin Karaman Altan Tan kardeşime...
 
Engin Ardıç İmanım tahtelbahir, bu ne biçim projeksiyon?...
 
Hüseyin Öztürk Meslek taassubu değil mason kardeşliği!...
 
Zeki Ceyhan Hocama mektuplar 5...
 
Mehmet Şeker Memleketin çivisi çıkmadan...
 
Mehmet Barlas İstanbul Modern'de "Burhan Doğançay olayı" var......
 
Abdulkadir Özkan Eylem değil eylemsi...
 
Fehmi Koru Her şeyin başı fikir...
 
Ebubekir Sifil Çocuklarımız kime teslim?...
 
Şahin Alpay Uludere ve insansız hava araçları sorunu...
 
Serdar Demirel Kimin lobisi?...
 
Ahmet Çakar Asıl operasyon !!...
 
Ahmet Çakır Milliler maç kazanmalı...
 
Nusret Çiçek Sayın terör aklandı!...
 
Ahmet Kekeç En asil duygunun solcusu...
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:38
Güneş
5:32
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:32
Yatsı
22:15
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.