Ülkemizde laikliğin dindar kesim üzerinde baskı unsuru olarak uygulandığına yönelik eleştiriler karşısında, “laiklik dini inancın teminatıdır” görüşünü ileri süren malum çevreler gerçek yüzünü gösterdi. ADD, “Laiklik sınırsız bir din ve inanç özgürlüğü değildir” tanımı yaparak, gerçek laiklik anlayışlarını ortaya koydu.
Türkiye'de laikliğin dindar kesim üzerinde baskı unsuru olarak uygulandığına yönelik eleştiriler karşısında, “laiklik dini inancın teminatıdır” görüşünü ileri süren malum çevreler gerçek yüzünü gösterdi.
Akit'ten Furkan Altınok'un haberine göre, eski Başsavcı Tansel Çölaşan yönetimindeki Atatürkçü Düşünce Derneği, internet sitesinde yayınladığı “Laiklik Nedir, Ne Değildir” başlıklı açıklamada, çok ilginç bir laiklik tanımı yaparak “Laiklik sınırsız bir din ve inanç özgürlüğü değildir” yorumunda bulundu.
Açıklamada şöyle denildi: “Tüm özgürlüklerin doğal sınırları vardır. Bu sınır, başkalarına ve topluma zarar vermemek ilkesine dayalıdır. Dolayısıyla Devlet gereğinde din adına kişilere ve topluma dayatılan bireylerin ve kamunun açıkça zararına olan akıl ve bilim dışı olgulara müdahale hakkına sahiptir.”
“AB'Yİ İMAMLARLA FETHEDECEK” ADD'nin laiklik açıklamasında ayrıca “İmam Hatip Liseleri gene gündemde. N. Erbakan'ın övünçle itirafına göre İHL'lerden, ‘27 yılda 1 300 000 inançlı mücahit yetiştirilmiştir.' Buna karşın, Başbakan, geçtiğimiz günlerde, hala, ‘..inançlı-dindar nesiller yetiştireceğiz' diyebilmiştir. Katsayı desteği, 1+4+4+4 ucubesi ortada. Dünyaya imam-hatip ihraç edecek, AB'yi imamlarla fethedecek, Nobeller alacağız her mahalleye bir imam atadığımızda. A. Menderes de ‘her mahalleye 1 milyoner' masalıyla halkı uyutmaya girişmişti. Öte yandan Başbakan Mısır ziyaretinde ‘Ben laik değilim ama Devlet Laiktir, size de öneririm..' demiştir. Ama anımsatalım; önce insanlar laikliği benimser, sonra devleti laikleştirirler. Laikliğin beşiği Fransa'da önce din adamları laik olmuşlardır!” denildi.
“MÜSLÜMANLARIN PEK ÇOĞU TAPINMALARINI…” ADD açıklamasında, Başbakan Erdoğan'ın “devlet laik olur, kişi değil” şeklindeki sözleri “tuzak” olarak yorumlanarak, şöyle denildi: “Bu yanlıştır ve çarpıtmadır. Laikliği kabul eden insan laiktir, aynı zamanda Müslüman da olabilir veya başka bir dine inanabilir. Türk Devrimi sayesinde Türkiye'de günümüzde milyonlarca laik Müslüman, yani laikliği kabul etmiş Müslüman vardır. Çok açıktır ki, laik Müslümanların pek çoğu tapınmalarını (ibadetlerini) eksiksiz yerine getirebilen insanlardır.”
Hala Avrupa'yı anlatmaya çalışıyorlar.Bilmiyorlar
ki,orada milyonlarca insanımız var.Oralara gitmek
sadece"elit tabaka"nın tekelinde değil.Kaldı
ki,interneti iyi kullanırsan, gitmene de gerek
yok.Yaptığı tarifler sakat.Kullanım imkanı
yok.Bunlar acınacak durumda.Okuyarak cahil olmayı
becerebilmişler
Kendilerine "Laik, İlerici, Devrimci, Aydın" diyen bu kişilerin açıklamalarını okudukça, sahip olduğum katıksız imanın değerinin daha iyi anlıyorum ve şükrediyorum. İman herkese nasip olmuyor demek ki. Bu kişilerin de imana gelmesi ve benim din kardeşim olmaları için dua ediyorum. Allah ıslah etsin!
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allahın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155