Ukrayna Parlamentosu'nda yumruklar konuştu...        ''Türkiye'deki önemli insan hakları sorunları'' üç maddede toplandı...        Mısır'da oy verme işlemi sona erdi...        ''Rejimden kurtulması için Suriye halkına yardım edeceğiz''...        Hazırlık maçı -Türkiye: 3 - Gürcistan: 1...        New York Borsası...        Bugün Regaib Kandili...        8 Terörist Etkisiz Hale Getirildi...        Erdoğandan İki Bakana Uludere Tepkisi...        İddialar doğru ise kaza değil; suikast...         Bedelli Askerlik Yasasında Değişiklik...        Piyasalarda gün sonu  ...        
USD Alış 1.840 USD AlışUSD Satış 1.850 USD SatışEuro Alış 2.315 Euro AlışEuro Satış 2.330 Euro SatışAltın Alış 93.0920 Altın AlışAltın Satış 93.6400 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Başörtülü doktor adayının yürek burkan hikayesi


Hedefi her zaman birincilik olan Hale, gece gündüz demeden çalışmasının karşılığını hayallerini süsleyen Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesini kazanarak aldı. Doktor olduğunda önce annesine bir çamaşır makinesi alacak ve onu elde çamaşır yıkama derdinden kurtaracaktı. Ancak okula başörtülü diye alınmadı. Mücadelesi işe yaramadı. Hayallerini bırakıp evine döndü. Sonrası mı? Sonrası daha bir yürek burkuyor...
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
 

MÜTHİŞ BULUŞ. İNGİLİZCE KONUŞMAYAN KALMAYACAK. NASIL MI? TIKLAYIN!

Eğitim-Bir-Sen tarafından düzenlenen, ‘Ödenmiş Bedeller Unutulmasın' anı yarışmasının birincisi, Elazığ Bilim ve Sanat Merkezi'nde rehber öğretmenliği yapan Dr. Esra Gülmez'in, ‘Hayallerin Ardından Bakmak' isimli anı oldu. Dinleyenlerin gözyaşlarını tutamadığı anı, 12 Eylül döneminde başörtüsü yüzünden doktorluk hayalinden uzaklaştırılan Hale'nin, darbeciler yüzünden o dönem yaşadığı zorlukları ve şimdi çektiği geçim sıkıntılarını anlatıyor.

HAYALİ DOKTOR OLMAKTI

Hedefi her zaman birincilik olan Hale, gece gündüz demeden çalışmasının karşılığını hayallerini süsleyen Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesini kazanarak aldı. Doktor olduğunda önce annesine bir çamaşır makinesi alacak ve onu elde çamaşır yıkama derdinden kurtaracaktı. Babasına ise en iyisinden bir takım elbise. Adamcağız onları okutma derdinden yıllardır kendine doğru dürüst hiçbir şey alamamıştı. İçinde her gün yenisi eklenen hayalleriyle Ankara'nın yolunu tuttu.

KÖŞE BAŞINA NÖBETÇİLER DİKİLDİ

Başörtüsü zulmünün kalesi olan Hacettepe Üniversitesi'nde 12 Eylül'ün ardından, Hale için kara günler başlamıştı. Başı kapalı hiç kimse derslere girmemeliydi. Başı kapalı girenler özellikle sözlü ve bazen de fiili tacize uğruyor, hemen sınıftan çıkarılıyorlardı. Onları yakalamak için her köşe başına nöbetçiler dikilmişti. Okul binasına girmeden yakalanmaları için bütün önlemler alınmıştı. Çaresiz bazıları başlarını açtılar, bazıları peruk taktılar, bazıları ise direnişe devam ettiler. O da direnenlerdendi.

BİR HAFTA HAPİS HAYATI YAŞADI

Başörtüsü yüzünden yurda giremeyen Hale, yurdun kapısında saatlerce soğukta titreyerek bekledi. Bir fırsatını bulup, içeri daldı. Bu defa da dışarı çıkması sorun oldu. Zaten içinden de gelmiyordu. Gözü korkmuştu. Her an birisi başörtüsüne saldıracak endişesiyle yaşamak zihnini allak bullak etmişti. Bir hafta yurtta hapis hayatı yaşadı. Gündüz odaların boşaltılması gereken saatte kütüphaneye saklanıyor, bulduğu kuytu köşelerde gün boyu uyukluyordu. Akşam gelen kızlar yiyecek bir şeyler getirmişse yiyor, getirmemişlerse yarı aç yarı tok günlerini geçirdi.

SINAVA VE DERSLERE ALINMADILAR

Zira fakültede sınavlara alınmamaları yönünde karar alınmıştı. Arkadaşları ile defalarca fakülteye gittiler ve kapıdan kovuldular. Üniversitenin baskısına, çoğunun aile baskısı da eklenmişti. O, tüm bunlara rağmen başını açmayı asla aklından bile geçirmiyordu. Bir gün anatomi dersi vardı. Arkadaşları ile hep birlikte şartları zorlayarak gittiler. Peruğunu taktı. Dersin görüleceği laboratuvara girmeden pardösülerini dışarıda çıkarıp, önlüklerini giydiler. Ders boyunca orada oldukları halde daha önceden olduğu gibi kadavranın yanına yaklaştırılmadan dersten çıktılar. Pardösülerine ellerini uzattıklarında şaşkınlıktan dona kaldılar. Kırmızı kalın uçlu bir kalemle Feride'nin pardösüsü baştan aşağı çizilip karalanmıştı. Zaten hassas olan yüreği bu durum karşısında ağır bir darbe daha almıştı. Yıllardır hep gözünün ucunda olan gözyaşları bir kere daha bendini yıkmış, çağlayanlar gibi taşmış gidiyordu. Bu durum onun başına gelse kaldıramayacak kadar yıprandığını anlamıştı o an...

HAYALLERİNİ BIRAKIP EVİNE DÖNDÜ

Hale yurda gidip hemen eşyalarını topladı. Arkadaşlarının sesleri kulaklarında uğulduyordu. Okumak, doktor olmak, ilk maaşıyla annesine çamaşır makinesi, babasına en güzelinden bir takım elbise almak, güzel bir geleceğe, rahatça büyütüp, özel okullarda okutacağı çocuklara sahip olmak, hepsi bir çırpıda yok olmuştu, elinden alınmıştı, hayalleri çalınmıştı. Üstelik fırtınalı bir ruh haliyle elinde valizi otobüse giderken, yolda rastladığı iki kadının önce onu birbirlerine gösterip ardından üstüne yürümeleri ile dönüş kararı bir kez daha kesinleşti. Her şeyi bıraktı ve ardına bakmadan evine döndü.

BİÇKİ-DİKİŞ KURSUNA YAZILDI

Uzun bir süre evinde üzüntü içinde yaşayan Hale, sonunda biçki-dikiş kursuna yazıldı. Ne hazindi. Doktor olacaktı, beyaz önlüğünü giyip, masum bebeklere, çocuklara bakacaktı. Hayallerinde dikiş dikmek yoktu. O, her şeyin en iyisini alacaktı veya diktirecekti. Oysa şimdi kendisi başkalarına giysiler dikecekti. Kalem tutan elleri iğne tutar olmuştu. Halbuki o, iğneyi hastalarını iyileştirmek için eline alacaktı. Oysa... Bu düşünceleri de aklından uzaklaştırdı. Kısa sürede dikiş dikmeyi öğrendi. Annesinin eski makinesiyle artık herkese bir şeyler dikebiliyordu.

EVLENMİŞTİ, GEÇİM SIKINTISI YAŞIYORDU

Hale, lise mezunu, maddi durumu çok da kötü olmayan yetim gencin evlilik teklifini kabul etti. Her şey çok güzel olacak şeklindeki umutları eşinin işini kaybetmesi ve ardından borçlar yüzünden yaşanan sıkıntılarla bir kez daha soldu. Bu arada çocukları olmuş, evin ihtiyaçları artmıştı. Çaresiz tek altın bileziğim dediği, makinesini kullanmaktan başka çaresi kalmamıştı. Artık evin içini neredeyse tüm gün annesinin kendisine verdiği yaşlı makinenin sesi dolduruyordu. İnanılmaz derecede çalıştığı halde borçluların zaman zaman icra için eve gelmelerinin önüne yine de geçemiyordu. Evlendikleri zaman aldıkları eşyalar neredeyse yarı yarıya azalmıştı. Eşi kötü bir insan olmamakla birlikte, ekonomik sıkıntılardan dolayı bozulan sinirlerinin acısını arada bir de olsa ondan çıkarıyordu.YILLAR SONRA, DOKTOR OLAN ARKADAŞLARI ÇIKAGELDİ

Hale ve arkadaşları birbirlerini görmeyeli yirmi yılı çoktan geçmişti. O kadar çok şey vardı ki anlatacak... Hepsi evlenmiş çoluk çocuğa karışmıştı. Üçü de mesleklerinin zirvesindeydi. Onlar bu konuya girmek istemiyor ama ev sahibi sorunca da kaçamak cevaplar veriyorlardı. Sema ile Dilek çocuk doktoru olarak yani onun hayallerini süsleyen branşta görev yaparken; Feride jinekolojiyi seçmişti.

ÇAY, EKMEK VE YUMURTADAN

BAŞKA BİR ŞEYİ YOKTU

Biraz da ezilerek, onları hem misafir hem de oturma odası olarak kullandıkları odaya aldı. Odada, döşemeleri yıpranmış ama tertemiz üç çekyat, köşede eski bir televizyon sehpası ve üstünde küçük bir televizyon vardı. Yerdeki soluk halı ile duvardaki saat ise odanın dekorunu tamamlayan diğer eşyalardı. Evde doğru düzgün misafirine çıkaracak bir şeyinin olmadığını biliyordu. Ancak bir- iki kaşık çay vardı. Birkaç zeytin ve bir yumurtadan başka bir şey yoktu. Kıvranıp duruyordu. Yıllar sonraki karşılaşma böyle mi olmalıydı. Dostlarına ne ikram edecekti. Çaydanlığı doldurup ocağın üstüne koydu. Ekmek kutusunda biraz ekmek olduğunu hatırlayınca yumurtaya batırıp ekmek kızartması yaptı.

HALE, BAŞÖRTÜSÜNÜN BEDELİNİ HÂLÂ ÖDÜYOR

Hale, o ihtilal döneminde başörtüsü zulmüne uğrayan sayısız kızlardan sadece biri... “Bana bunları yaşatanlara karşı son derece kızgınım” diyecek kadar dürüst iken; “O dönemde onların bize nasıl davrandığı onların sınavıydı. Bu sınavı bizim nasıl karşılayıp, yorumlayıp, içselleştirdiğimiz ise bizim sınavımızdı” diyecek kadar da mütevazı ve olgun... “Benim, ailemin, hocalarımın emeklerini ve en önemlisi hayallerimi çaldılar” derken hıçkırıklara boğuluyordu. O başörtüsünün bedelini ödedi ve hala ödemeye devam ediyor.

MUHAMMET ERDOĞAN / AKİT

Miraç Gecesinde Kudüs'te Olmak Istermisiniz?

"Mobilyada %50’ye Varan İndirimler Burada!"

HAŞERE KOVUCU TÜRKİYE’DE 1 KEZ AL YILLARCA KULLAN 49 TL

ÜLSERE KARŞI MUCİZE ÇÖZÜM

Solar Cep Şarj Cihazı Türkiye’de


 
2012-02-22 09:22:29
 
 
2012-02-23 02:49:35
kassam-tugaylari
Sen bu halinle insan bile degilken, nasil musluman olabilirsin, onu da bilemiyorum. Hadi bu kadar laf sana yeter, sinirlenme sakin ol, aklin yetmez senin bana laf soleyebilmeye. Git biraz sohbet kaset falan dinle, bir kac goz yasi doken insan dinle acilirsin. Haydi yobaz arkadasim baska kapiya...

2012-02-23 02:49:15
kassam-tugaylari
Merak etme sen benim inancim da imanim da senden 10 kat daha fazladir. Ben hic olmazsa Allah'tan korkarim, senin oyle bir korkun da yok ki, baskisini daha tanimadan camur atar, ayrim yapar, hakaret etmeye kalkar, yetmemis gibi belli bir mezhebe ait olen insanlar icin de ters duz konusursun.

2012-02-23 02:48:55
kassam-tugaylari
sadece bana satasabilmek icin yazilmis. Herhangi bir seyi savunamiyor, sadece pis laflar ediyorsun. Ama senin egitimin, kulturun bu kadar, seni de anliyorum, beynin de bir guzel yikanmis oldugundan daha fazlasini yapamazsin. Bu kafayla devam et sen, kendini musluman beni de yahudi veya ateist san...

Arkadaşına Gönder Haberi Yazdır
 
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
17:58    İş Bırakan öğretmenlerle ilgili açıklama 
12:18   Çoğu öğretmen atanamayacak
08:15   Yeni sınav sistemi nasıl olacak?
08:11   Minik öğrencilerin karnesinde not olmayacak  
18:41   Çelik memur eylemi için ne dedi?
18:01   Ağustostan Önce Atama Yok
01:28   Başörtülü öğrenciye ödül verilmedi
16:12   Dindar gençlik materyalist eğitimle yetişmez
13:37   Konya'da Uluslararası Mevlana İmam Hatip Lisesi açılacak
14:19   Okul müdürleri eğitim alacak
09:33   KPDS yarın yapılacak
01:08   Uzaylı Prof’tan tehdit
07:50   Başöğretmenlik geliyor
19:43   YÖK'ten 'O Fotoğraf'a Soruşturma
09:23   Bunu yapan öğrenci sınıfta kalacak!
23:37   Bunu yapan öğrenci sınıfta kalacak!
17:34   Fatih projesine 'fetih'li reklam
02:08   Öğretmeni, temizlikçi yapmışlar
10:58   Öğrenciler üniversite sınavını tehdit olarak görüyor
16:04   Bakan'dan Kur'an-ı Kerim dersi açıklaması
14:37   66 ayı doldurana zorunlu kayıt
11:47   "KPSS için önünüzde 2 ay daha var"
01:50   Maymun cazgırlığı!
17:38   Trabzonspor taraftarı Almanya'da yürüyecek
11:38   İşte okula başlama yaşı
01:29   Rektör mescide izin vermiyor
07:16   Yeteneklilere erken üniversite
02:11   ÖSYM'den Tuğçe açıklaması
11:43   "Trafik kültürü küçük yaşlarda verilmeli"
10:19   Sınav kaygısı başarıyı olumsuz etkiliyor
10:03   Yeni fakülte ve yüksekokullar kurulacak
08:47   MEB'ten 19 Mayıs açıklaması
08:05   MEB'den yeni düzenleme
11:19   Öğretmen adaylarına müjde
01:39   Okul sütü temiz çıktı
19:16   YÖK'ten formasyon açıklaması
15:40   "MEB kendi kararını uygulayacak"
09:32   Süt dağıtımı başladı
08:31   Meslek liseli öğrenciye maaş cazibesi!
23:55   Okullarda süt dağıtımı yarın başlıyor
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 8...
 
Bid’at Meselesi...
 
Bankaların kar, aktif, mevduat ve kredileri ...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Yarışmalar, diziler, "piç"ler... Toplumu dönüştürme proje...
 
Abdurrahman Dilipak FB Cumhuriyetinden, Ergenekon Cumhuriyetin...
 
Ali Karahasanoğlu İsrailli komutanlar tamam.. Ya yerli uşakla...
 
D.Mehmet Doğan Mehmet Âkif'in "bütün şiirleri"...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
Ahmet Varol Mavi Marmara'yı Yaşatmak...
 
M. Şevket Eygi Pakraduniler...
 
İbrahim Karagül O kurşun atıldı!...
 
Süleyman Yaşar Almanlar niye sorun çıkartıyor?...
 
Akif Emre Kurtuluş teolojisi...
 
Kenan Alpay Uludere nasıl ateşten gömlek oldu?...
 
H.Celal Güzel 'Sivil Anayasa' kimliksizlik demek değildir...
 
Ali Bulaç Bağımsız İslami gruplar...
 
Aziz Üstel 'Türkler Müslümandır dolayısıyla insan sayılmaz!'...
 
Hayrettin Karaman Altan Tan kardeşime...
 
Engin Ardıç İmanım tahtelbahir, bu ne biçim projeksiyon?...
 
Hüseyin Öztürk Meslek taassubu değil mason kardeşliği!...
 
Zeki Ceyhan Hocama mektuplar 5...
 
Mehmet Şeker Memleketin çivisi çıkmadan...
 
Mehmet Barlas İstanbul Modern'de "Burhan Doğançay olayı" var......
 
Abdulkadir Özkan Eylem değil eylemsi...
 
Fehmi Koru Her şeyin başı fikir...
 
Ebubekir Sifil Çocuklarımız kime teslim?...
 
Şahin Alpay Uludere ve insansız hava araçları sorunu...
 
Serdar Demirel Kimin lobisi?...
 
Ahmet Çakar Asıl operasyon !!...
 
Ahmet Çakır Milliler maç kazanmalı...
 
Nusret Çiçek Sayın terör aklandı!...
 
Ahmet Kekeç En asil duygunun solcusu...
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:38
Güneş
5:32
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:32
Yatsı
22:15
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.