MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın ifade vermesi konusunda Başbakan'dan izin alınıp alınmayacağı tartışmasına eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu da katıldı. Kanadoğlu, MİT üst düzey yöneticilerinin ifadesinin alınmasına Başbakan'ın izin vermesinin şart olmadığını söyledi.
Yurt Gazetesi'ne konuşan Sabih Kanadoğlu, MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın hangi sıfatla ifadeye çağrıldığının önemli olduğuna dikkat çekerek, ‘Müsteşar şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılıyorsa, o zaman savcı, 250'nci maddede sayan katalog suçlar kapsamında bir soruşturma yürütüyor demektir ki, bu durumda Başbakan'ın izin vermesi şartı yoktur ' dedi.
250. MADDEDEKİ TEK İSTİSNA 250'nci maddedeki tek istisnanın, ‘Yargılaması Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay'da yapılacaktır' açısından olduğunu belirten Kanadoğlu, İlker Başbuğ'u kast ederek, Eski Genelkurmay Başkanı hakkındaki olayın bile Özel Yetkili Savcılık ve mahkemede yürütüldüğünü oysa o soruşturmada Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın, kovuşturma aşamasında da Yüce Divan'ın yetkili olması gerektiğini ama uygulamanın bu şekilde olmadığın söyledi.
FİDAN İFADEYE GİTMEZSE NE OLUR Hakan Fidan'ın Özel Yetkili Savcı'nın davetine icabet etmezse ne olur sorusuna şu yanıtı verdi; “Gitmeyeceğim” dememesini dilerim. Çünkü o zaman iki ihtimal çıkar karşımıza. Birincisi, savcı, Fidan hakkında yakalama kararı çıkartır. O zaman ne olur, bir düşünün. İkinci ihtimal ise en az birincisi kadar vahimdir: Fidan ifade vermeye gitmez ve hiçbir şey olmaz. Bu ihtimal gerçekleşirse yargı büsbütün yok olur. Zaten şimdi var mı yok mu belli değil ama bu tartışmayla tamamen yok olur. Bu yüzden diyorum ki ‘Umarım gitmemezlik yapmaz' diye.
tal yalayıcı vb.gibi hakaretvari sözlerle nitelendirmeye hakkı olmasa gerek.Biz,düşünceleri farklı olması doğal olan insan neslinden bu ülkede bulunanlarız.Düşüncelerimizin yanlışlığını,yanlış
lıkda ısrar etmeyi yok edecek kadar ve nefret oluşturmayacak uslupla,karşılıklı anlaşırız.
12 Eylül 1980'de biz cezaevlerinde iken siz Kenan Evren'in elini öpmek için sıradaydınız.1981 Anayasasına %92 evet diyenler düşünsün.Bizim dayanağımız önce Allah,sonra bileğimizdir.Bizi Pensilvanya imamları değil,Allaha borcumuz var.Merak etme sen.Ferman padişahınsa dağlar bizimdir!
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allahın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155