CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bir taraftan, partisi milletvekillerinin Danıştay'a yaptığı "katsayı" başvurusunu üzerinden atmaya çalıştı, diğer taraftan ise, "İmam Hatip okullarını biz kurduk" dedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Uğur Mumcu, Abdi İpekçi ve Muammer Aksoy'u karanlık ellerin öldürdüğünü söyledi. 86 yaşındaki insanın sürüklenip darp edilmesinin ileri demokrasi olarak sunulduğunu savunan Kılıçdaroğlu, "Bunun hesabını sormazsam bu koltuk bana haram olsun." dedi.
Partisinin Meclis grubunda konuşan Kılıçdaroğlu, hidroelektrik santrallerini eleştirdi. Kılıçdaroğlu, elektrikte yüzde 19 kayıp ve kaçak olduğunu, bunun önlenmesinin en büyük yatırımın olacağını ifade etti. Kaçağın önlenmediğini, Erzurum'a gidilip suyun kesildiğini savunan Kılıçdaroğlu, suyun milletin malı olduğunu ve onlar nasıl isterse öyle karar verileceğini kaydetti. "Bazen düşünmekten alamıyorum ya biz işgale mi uğradık." diyen Kılıçdaroğlu, insan hakları için bu itirazı yaptıklarını belirtti. 21. yüzyılda insanların köle olarak görülmeyeceğini dile getiren Kılıçdaroğlu, Leyla'nın sözlerini okudu. Başbakanın Erzurumlu kadının genlerini bilmediğini savunan Kılıçdaroğlu, üç aylık çocuğunu emzirdikten sonra Nene Hatun'un gidip düşmanla mücadele ettiğini hatırlattı.
135 milletvekili arkadaşının Leyla'nın sesi için burada olduğunu, o konuşmayacaksa kendilerinin de konuşmayacağını anlatan Kılıçdaroğlu, 135 milletvekilinin gerekirse 136 Leyla olacağını söyledi. Postmodern bir dikta ile karşı karşıya olduklarını ileri süren Kemal Kılıçdaroğlu, HES'lerden dolayı bin 26 kişinin yargılandığını söyledi. Mahkemelerin iktidarın sopası görevini yaptığını iddia eden CHP Genel Başkanı, hukukun üstünlüğünü savunan yargıçlara saygısı olduğunu, onların bu ülkenin güvencesi olduklarını kaydetti.
Özel yetkili mahkemeleri eleştiren Kemal Kılıçdaroğlu, "Bana bir şey olmaz demen için suç işlemen gerekmez. İktidar kafaya koyarsa gelir seni alırlar, derdini anlatıncaya kadar 6 ay geçer." dedi.
"Savcılar hırsızın peşinde, Bakanlar Kurulu da savcıların peşinde." diyen Kılıçdaroğlu, Deniz Feneri'nde asıl faillerin savcı pozisyonuna geldiğini iddia etti. Çürüyen bir adalet sistemiyle karşı karşıya olduklarını ileri süren Kılıçdaroğlu, savcılar hakkında 11 yıla kadar dava açıldığını ve bunun hukuk camiasına açıkça gözdağı vermek olduğunu savundu.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın tutuklu vekiller konusundaki açıklamalarını hatırlatan Kılıçdaroğlu, Arınç'a seslenerek neden Deniz Feneri konusunda bir açıklama yapmadığını, vicdanının sızlayıp sızlamadığını sordu.
Katsayı konusuna da değinen Kılıçdaroğlu, Danıştay'a başvurunun CHP'nin değil iki kişinin yaptığını ve Başbakan'ın yalan söylediğini savundu. CHP'nin kurumsal bir başvuru yapmadığını dile getiren Kılıçdaroğlu, "Yalan söylemek ancak sana yakışır." diye konuştu.
İmam Hatip mezunlarının kendisini ziyarete geldiğini ve bir İmam Hatip diploması verdiğini anlatan Kılıçdaroğlu, İmam Hatipleri CHP'nin kurduğunu vurguladı. İnsanların dinini birinci elden öğrensin diye bu okulları açtıklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, ancak Başbakan'ın siyasete alet ettiğini, böyle bir hakkının bulunmadığını kaydetti. Toplumun fay hatları bulunduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, "Din üzerinden oy toplanmaz, topluyorsan o oyların tamamı haramdır." diye konuştu.
Uludere'de 34 kişinin öldürüldüğünü ama sorumlunun ortada olmadığını iddia eden Kılıçdaroğlu, istihbaratın nereden geldiğinin açıklanmasını istedi. Van depremine de değinen Kemal Kılıçdaroğlu, depremde ölmeyenlerin çadırda öldüğünü ifade etti. 1 Şubat'ta herkesin konteynerlere taşınacağının söylendiğini; ancak bunun yapılmadığını anlatan Kılıçdaroğlu, Başbakan'ın yalancılığının bir kez daha ortaya çıkacağını savundu.
Andolsun, biz cinler ve insanlardan birçoğunu cehennem için yaratmışızdır. Onların kalpleri vardır, onlarla kavramazlar; gözleri vardır, onlarla görmezler; kulakları vardır, onlarla işitmezler. İşte onlar hayvanlar gibidir; hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır.
Araf Suresi 179. Ayet
BİR HADİS
Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Üç şey vardır. Kim onları yaparsa imanın tadını alır: Sadece Allah'a kulluk eden, Allah'tan başka ilah olmadığını bilen, her yıl gönül hoşluğuyla zekatını veren! Zekatını da yaşlı, uyuzlu, hasta, değersiz, küçük hayvanlardan vermez, aksine mallarının orta hallilerinden verir. Zira Cenab-ı Hakk ne en iyisinden vermenizi emretmiştir, ne de en adisinden olana razı olmuştur."
Ebu Davud, Zekat 4