Başbakan Erdoğan'ın “Dindar nesil yetiştirmek istiyoruz” sözleriyle başlayan tartışmaya Anadolu Gençlik Derneği de katıldı. Akit'e konuşan AGD Genel Başkanı Salih Turhan, “Bu ülkede yıllarca dindar değil, dini dar gençlik yetiştirdiler” dedi
Anadolu Gençlik Derneği (AGD), CHP ve candaş medyanın Başbakan Tayyip Erdoğan'ın “dindar nesil” çıkışından rahatsız olmasına tepki gösterdi. Konuyla ilgili Akit'e konuşan AGD Genel Başkanı Salih Turhan, “Dindar bir gençlikten rahatsız olmak bu ülkenin kahir ekseriyetinin inançlarından rahatsız olmak anlamına gelmektedir. Köşe yazarları ve siyasetçilerin bu hazımsızlığına katılmak veya hak vermek mümkün değildir. Sadece ülkemizin ve milletimizin değil, bütün insanlığın dertlerine derman olacak yegane güç İslam'dır. İslam dikkate alınmadan sunulan bütün çözümler sahtedir ve başarısızlığa mahkûmdur” dedi.
DİNDAR GENÇLİK BİR MECBURİYET
“Varlığını muhafaza etmek, medeniyetler yarışında başarılı olmak ve dünyaya damgasını vurmak isteyen her millet, mensubu olduğu inanç, kültür ve medeniyeti ayakta tutacak, bunları geliştirecek bir gençlik yetiştirmek zorundadır” diyen Turhan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gençliğimiz bugün kendi inanç değerlerine yabancılaştığı için büyük bir ahlaki ve manevi tahribatla karşı karşıyadır. Ruhsal bir boşluk yaşamaktadır. Bu iç boşluğunu içki, kumar ve uyuşturucu ile doldurmaya çalışmaktadır. Henüz bıyığı bile terlememiş gençlerimiz şehvetin ve şiddetin pençesindedir. Ülkemizin geleceği olan gençliğimiz kendi geleceğinden kaygı duymaktadır. Ömürleri, iş ve işçi bulma kurumu, popstar ve şans oyunları kuyruklarında heba olmaktadır.”
EĞİTİMİMİZİN TEMELİNDE MATERYALİZM VAR
Başbakan'ın dindar gençlik söylemine katılmakla birlikte yapılan uygulamalarla ilgili bazı eleştirilerini de dile getiren Salih Turhan, şöyle konuştu: “Dinî duyguların zayıflaması ve toplumsal çözülüşün önüne geçmek için en önemli argümanlardan biri eğitimdir. Ancak ülkemizde yürürlükte olan mevcut eğitim sistemi maalesef yavrularımızın beden, zihin ve ruh sağlığını geliştirememekte, doyuramamakta ve manevi tatminden uzak materyalist bir anlayış ortaya koymaktadır. Özellikle 28 Şubat'ın baskıcı ortamında çıkarılan kesintisiz sekiz yıllık eğitim uygulaması tamiri güç hasarlar meydana getirmiştir. 15. yılına giren bu uygulama ilim ve irfan yuvalarımızı ifsat etmeye devam etmektedir. Geleceğimizi kendilerine emanet edeceğimiz yavrularımız yaratılış gayelerinden bihaber, hesap gününden uzak başıboş bir şekilde yetiştirilmektedir. Ahlakın, inançların yasaklandığı eğitim sistemimiz iflas etmiştir, harcadığı kuşakların sayısı dağları aşmıştır! Sistem gencecik fidanlarımızı kurutmuştur.”
ÖNERİLERİNİ SIRALADI
AGD Genel Başkanı Turhan, dindar nesil konusundaki önerilerini de şöyle sıraladı: • 28 Şubat gibi olağanüstü bir sürecin dayatması olan kesintisiz eğitime son verilmeli. • İHL'ler ilkokuldan itibaren öğrenci alabilmelidir. • Din eğitiminde önemli bir yeri olan Kur'an kurslarının ve hafızlık eğitiminin yaşatılması ve niteliğinin arttırılması hususunda Diyanet İşleri Başkanlığı ve Din Öğretimi Genel Müdürlüğü ortak çalışmalar yapmalıdır. • Eğitim kademeli olmalı. Kademeler arası geçişler kolaylaştırılmalı ve öğrencilere seçenek tanınarak hatadan dönme fırsatı verilmelidir. İlköğretimde 1-5 ve 6-8. sınıflar ayrı fiziki mekanları kullanmalı. • Bilimsel araştırmalarda olumsuzlukları ortaya çıkan karma eğitim uygulamasından vazgeçilmeli, müstakil kız ve erkek okullarının açılmasına izin verilmelidir. • Öğrenci kardeşlerimiz kuytu ve izbe köşelerde ibadetlerini yapmaktadır. Bunun için her okula bir mescit açılmalıdır. • İmam Hatip Liselerine olan talepler göz önünde bulundurularak bu okulların sayıları arttırılmalı, mevcut okulların fiziki yapıları iyileştirilmeli ve ihtiyaç olan yerlerde birden çok okul açılmalıdır. • Din eğitimi ve ahlak eğitimi, bütün öğrencileri kapsayacak şekilde eğitimin her kademesinde uygulanmalıdır. Eğitimin her kademesinde isteğe bağlı Kur'an-ı Kerim ve din eğitimi dersi de verilmelidir. • Osmanlıca, Türk-İslam medeniyetinin anahtarıdır. Bildiğiniz gibi kültürümüzün temelini teşkil eden eserlerin önemli bir kısmı Osmanlıca'dır. Çok acıdır ki birçok insanımız dedesinin mezar taşını bile okuyamaz durumdadır. Dolayısıyla gençliği yeniden tarihiyle buluşturmak mecburiyetindeyiz. Bunun ilk adımı da Osmanlıca'nın okullarda ders olarak okutulmasıdır. • Son olarak din ve inanca dayalı kılık kıyafet, her bakımdan bir hak olarak tanımlanan ve halen devam etmekte olan mecburi kılık kıyafet uygulaması kaldırılmalıdır. Kişilik ve şahsiyeti önemli ölçüde baskı altına alan bu dayatmacı anlayışın yerine özgürlükçü bir anlayışın hakim olması sağlanarak herkesin hayatın her alanında inandığı gibi yaşayıp örtünebilmesinin yolu açılmalıdır.
dindar ve dinidar kelimeleri sestes gibi görüken
kelimeler oldugu icin hocamiz kelime oyunu yapmis:))
halbuki böyle gülünc ve basit kelime oyunlari yerine
fikirlerini kalin kelimelerle süsleseydi daha
isabetli olurdu.tipki G7 karsi G8 kurmak, NATO ya
karsi MATO kurmak gibi birsey.
SONRA bu zor işi bırakıp gidecekler zaten Ak partinin böyle bir davası yok İki yazarla birkaç siyesetciden çekinip dönüyor İnsana yönelik çok az şeyler olmuştur Anap gibi 3,5 sene sonra sönüp gidecekler bunu kendileride biliyorlar zaten 2 sene sonra 10 sene doluyor bir askeri darbe daha olabilir...
Dinidar değil dinsiz ateist kesikbaş cinayetçi pkk cı devyolcu devsolcu putperest maddeci bütün kutsi değerlere düşman hortumcu soyguncu gençlik yetişti Daha yeni 15 yaşındaki kız zina için kendi arkadaşını kesti Dışgüçler ve Chp bunu başardı Kolaylıkla vazgeçmezler Bizler daha çok çalışmalıyız
Şayet (faiz hakkında söylenenleri) yapmazsanız, Allah ve Resûlü tarafından (faizcilere karşı) açılan savaştan haberiniz olsun. Eğer tevbe edip vazgeçerseniz, sermayeniz sizindir; ne haksızlık etmiş ne de haksızlığa uğramış olursunuz.
Bakara Suresi 279. Ayet
BİR HADİS
İnsanlar öyle bir devre ulaşacak ki, o zamanda riba (faiz) yemeyen kalmayacak. Öyle ki, doğrudan yemeyene buharı (tozu) ulaşacaktır.
Ebu Davud, Büyü 3