Orhan Sam'ın Alex için tek dileği...        CHP’nin aşıkları birlikte kaçtı...        AGD’den Fetih Şöleni...        Nesebi bozma projesi...        Japonya'da 6,1 büyüklüğünde deprem...        Suriye'de Ölü sayısı 31'e yükseldi...        Kayserili Gül'den Stanford'da liderlik dersi...        "İleri görüşe sahip olmayan Avrupalı liderler, milyonların hayatını etkiledi"...        Kamyon küçük çocuğu ezdi...        İran ile görüşmeler başladı...        Azerbaycan'dan İran'a sert uyarı...        Otomobil takla attı: 1 ölü...        
USD Alış 1.849 USD AlışUSD Satış 1.859 USD SatışEuro Alış 2.325 Euro AlışEuro Satış 2.340 Euro SatışAltın Alış 92.2150 Altın AlışAltın Satış 92.6540 Altın  Satış
 
 
3 Recep 1433

24 Mayıs Perşembe 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Esad'ın Suriye'nin Gorbaçov'u olmasını istedik


Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, ''Soğuk Savaş yapılarının Ortadoğu bölgesinden silinmesi'' gerektiğini belirterek, ''Biz geçen yıl Esad'ın Suriye'nin Gorbaçov'u olmasını istedik ama o Suriye'nin Miloşeviç'i olmayı tercih etti'' dedi.
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
 

MÜTHİŞ BULUŞ. İNGİLİZCE KONUŞMAYAN KALMAYACAK. NASIL MI? TIKLAYIN!

George Washington Üniversitesinde öğrencilere hitap eden Davutoğlu, teknolojideki büyük değişime rağmen uluslararası sistemin genel yapısının hala Soğuk Savaş dönemiyle aynı kaldığını, Suriye konusundaki BM oylaması sonucunun da bunun bir örneğini yansıttığını, küresel ekonomik, siyasi ve kültürel sistemde yeni reforma ihtiyaç olduğunu dile getirdi.

-Son 20 yılın 3 depremi...-

Davutoğlu, ayrıca, bugünkü gelişmeleri ''deprem'' kavramından yola çıkarak değerlendirdi.

Son 20 yıl içinde ''3 büyük deprem yaşandığını'' belirten Davutoğlu, birincisini SSCB'nin dağılması dolayısıyla oluşan ''jeopolitik deprem'' olarak, ikincisini 11 Eylül saldırılarının neden olduğu ''güvenlik depremi'', üçüncüsünü ise 2011 yılında ortaya çıkan ''ekonomi-politik deprem'' olarak tanımladı.

Davutoğlu, ''üçüncü depremin'' ekonomi boyutunun Avrupa'daki krizden, siyasi boyutunun da Ortadoğu'daki ayaklanmalardan kaynaklandığını kaydederek, ''Bu depremlerin hepsi, bizim Soğuk Savaş sonrası ihtiyaç duyduğumuz yeni uluslararası ekonomik, siyasi ve kültürel düzenin eksikliğinin doğal sonucudur. Soğuk Savaş'tan bugüne kadar, bu krizlere cevap verebilmek için yeni bir norm seti, yeni kurumsal yapılanmamız olmadı ve önümüzde büyük zorluklar bulunuyor'' dedi.

''Üçüncü depremi'' meydana getiren Avrupa'daki ''ekonomik kriz'' ile Ortadoğu'daki ''siyasi kriz''in tam ortasında yer alan Türkiye'nin, siyasi olarak istikrarlı, ekonomik olarak canlı ve dinamik, dış politikada da yükselen bir güç olduğuna dikkati çeken Davutoğlu, Türkiye'nin bu yapısıyla tarihin doğru tarafında yer aldığını söyledi.

Davutoğlu, bugün Ortadoğu'daki çatışmanın Sünni-Şii, Müslüman-Müslüman olmayan, Arap-Arap olmayanlar veya Batılı-Batılı olmayan güçler arasında değil, Soğuk Savaş yapısıyla, toplumun yeni dinamik güçleri arasında yaşandığını belirterek, Hüsnü Mübarek, Beşar Essad, Bin Ali ve Muammer Kaddafi'nin hep Soğuk Savaş ideolojisinin devamı olduğunu kaydetti.

Aslında bu ideolojinin 1990'larda bitmesi gerektiğini belirten Davutoğlu, ''Bu konuda bir öz eleştiri de yapmalıyız. Doğu Avrupa'da demokrasi, özgürlüğü destekleyen ülkeler, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da statükoyu savundu'' dedi.

Radikal grupların iktidara gelmesi endişesiyle bunun yapıldığını ama artık bu yeni dönemin herkes için büyük test olacağını belirten Davutoğlu, geçmişteki fırsatların kaçırılması nedeniyle Arap halkının batının objektifliğine güveninin kalmadığını, bu döneme ise artık pozitif yaklaşım sergilemek ve bu ülkelerdeki kendiliğinden gelen demokratik sisteme güvenmek gerektiğini ifade etti. Davutoğlu, ''bölgesel uyanış'' olarak tanımladığı Arap dünyasındaki gelişmeleri herkesin desteklemesi gerektiğini kaydetti.

-''Diktatörlüğün yanılsaması''-

Ortadoğu'daki devrik liderlerin hep güvenlik bahanesiyle özgürlükleri kısıtladığını ama bunun insanlık doğasına ve tarihin akışına aykırı olduğunu anlatan Davutoğlu, ancak teknolojinin gelişmesi ve Twitter, Facebook gibi gençlerin kullandığı sosyal paylaşım ağlarıyla otoriter liderlerin her bir vatandaşını kontrol edebilme şansının kalmadığına dikkati çekti.

Kendi küçük kızının, yazı yazdığı daktilosunu gördüğündeki ''milattan önceki bir arkeolojik eseri keşfetmiş gibi'' büyük şaşkınlık yaşadığından örnek veren Davutoğlu, ''Mısırlı gençlerin daktilo kullandığı dönemde Mübarek iktidardaydı, Mısırlı gençler Facebook kullanırken Mübarek hala iktidardaydı. Bu tarihin doğasına aykırı'' dedi.

Davutoğlu, Tunus, Mısır, Suriye gibi bölge ülkelerindeki diktatörlerin neden iktidardan ayrılmak istemedikleri veya neden reform için ikna edilemediklerini de şu cümlelerle açıkladı:

''Bu diktatörlüğün bir yanılsaması. Kendilerinden daha başka bir deneyim görmedikleri için diktatörlüğün sürdürülebilirliği onlara doğal ve olması gereken bir şey gibi geliyor. Bu bir yanılsamadır. Demokrasiyle ilgili birçok tartışma yapılabilir ama bir analiz yapacağım; Eğer bir ülkede önceki devlet başkanı barışçıl yollardan ayrılıyorsa, o rejim demokratiktir, eğer o ülkede bir önceki başkan yoksa, o ülke otokratiktir. Ortadoğu'da, Kaddafi, Saddam, Salih veya Mübarek'e bakın, o ülkelerde yaşayan başka bir önceki başkan, başbakan yok'' dedi.

-''Essad, Miloseviç'i olmayı seçti''-

Davutoğlu, Rusya'nın kendilerine geçmişte Esad ile iyi ilişkilerini hatırlatması üzerine şunu dediklerini de söyledi:

''Evet, 9 yıl iyi ilişkimiz vardı çünkü o zaman Esad kendi halkına karşı savaşmıyordu. Biz geçen yıl Esad'ın Suriye'nin Gorbaçov'u olmasını istedik ama o Suriye'nin Miloşeviç'i olmayı tercih etti. Bu problem.''

Türkiye'nin de ana yaklaşımının üç sütununu ''demokratikleşme, güçlü ekonomi, iddialı ve proaktif dış politika'' olarak tanımlayan Davutoğlu, Türkiye'nin ''üçüncü depreme'' bu felsefeyle girdiğini söyledi.

Davutoğlu, Türkiye'nin bölge ülkelerine ''rol modeli'' olmak gibi iddiası olmadığını çünkü her ülkenin kendi eşsiz özelliğine sahip olduğunu ve her ülkeye yönelik tek bir model sunulamayacağını söyledi.

Türkiye'nin Arap dünyasındaki yüksek popülerliğine değinen ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Kahire'de, Libya'da coşkuyla karşılanmasını anlatan Davutoğlu, ''Neden- Birincisi Türkiye'nin demokrasisi, başarılı bir demokrasi örneği duymak istiyorlar, ikincisi Türkiye'nin ekonomik başarısı. Üçüncüsü ve belki de en önemlisi Türkiye'nin aktif dış politikası ve bunu takiben prensipli bir dış politika yürütmesi ve nerede olursa olsun haksızlığa karşı sesini yükseltmesi'' diye konuştu.

Sonuç olarak, üçüncü depremin hala sürdüğünü ve ne zaman son bulacağının belli olmadığını belirten Davutoğlu, ancak parlak gelecek için vizyonlarının ''özgür ve demokratik bir bölge'' olduğunu söyledi. Davutoğlu, ''Soğuk Savaş yapıları bölgemizden silinmesi'' dedi.

-''Türkiye AB üyesi olsaydı...''-

Öte yandan, Avrupa'da ekonomik krizle birlikte teknokrat hükümetlerin başa gelmeye başladığını ve AB'nin geleceğine yönelik büyük tartışmalar olduğunu belirten Davutoğlu, tam üyeliği amaçlayan Türkiye için AB'nin geleceğinin önemli olduğunu kaydetti.

Davutoğlu, şöyle konuştu:

''Eğer Türkiye AB'ye 2004 yılından sonra üye olsaydı, aramızda Kıbrıs gibi bariyerler olmasaydı, Fransa bazı fasılları engellememiş olsaydı, bugün biz AB üyesiydik veya müzakere sürecini neredeyse bitirmiştik. Eğer biz AB içinde olsaydık, AB siyasette stratejik olarak çok daha fazla etkili ve jeopolitik olarak çok daha önemli bir güç olacaktı, çok daha güçlü ve dinamik bir ekonomiye sahip olacaktı. Türkiye AB içinde olsaydı, AB kültürel olarak çok daha kapsayıcı, çok daha küresel bir toplum olacaktı.

Hala bizim entegrasyon hedefimiz devam ediyor. Çünkü Türkiye'nin olmadığı bir Avrupa tarihi olamaz ve olmayacak. Avrupa tarihinin bir parçası olmaya devam edeceğiz. Bunun yanında Avrupa'nın olmadığı da bir Türk kültürü olamaz ve Avrupa boyutu olmadan Türkiye vizyonu olamaz.''

Davutoğlu, eski mantalitelerin yakında sona ereceğini düşündüğünü ifade etti.

Miraç Gecesinde Kudüs'te Olmak Istermisiniz?

"Mobilyada %50’ye Varan İndirimler Burada!"

HAŞERE KOVUCU TÜRKİYE’DE 1 KEZ AL YILLARCA KULLAN 49 TL

ÜLSERE KARŞI MUCİZE ÇÖZÜM

Solar Cep Şarj Cihazı Türkiye’de


 
2012-02-10 09:06:25
 
 
2012-02-11 09:49:43
bunun solculukla ne alakası var? ülkeyi batırdı adam. ekmeğin 1 olduğu yerde maaşları 50'iydi. kadınları tüm dünyaya para kazanmak adına fuhuş tuzağına düştü. açlık parasızlık adamları o hale getirdi. Putin 90'larda destek çıkmazsanız borçlarımızı ödemeyiz demeseydi Rusya zor düzelirdi.

2012-02-10 15:49:14
Müminin Dostu Ancak Mümindir
Hayır mümin fitne istemez terör peşinde olmaz kafirlerin yürdünde de olsa düzenı bozmaz fitne ve terör peşinde olan muhakkak ki iman tadını tadmamiş mümin ancak mümini dost kabul eder kafir ABD'yı dost kabul eden imanından şüphelenır

2012-02-10 15:01:03
Murat Temur solculuğun ve aleviliğin
yan yana geldiği vakit böyle saçma yorum yaparsın !Sovyet Komünist rejim ,muhafazar Rus halkını dinsizleştirince haliyle sonucu gördük ! Kemalistler de Türk halkını Nataşalaştırmak için ellerinden geleni yaptılar...Suriyedeki katil Kan emici rejim, İranın Parasıyla,Rusyanın Silahlarıyla ayaktadır...

Arkadaşına Gönder Haberi Yazdır
 
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
00:56   CHP’nin aşıkları birlikte kaçtı
00:26   Kayserili Gül'den Stanford'da liderlik dersi
00:20   "İleri görüşe sahip olmayan Avrupalı liderler, milyonların hayatını etkiledi"
00:14   Burhan Kuzu öğrencilere yumurta attı
00:12   "Kaygıları giderecek düzenlemeler yaptık"
22:57   Topbaş: Kimseyi Yerinden Etmeyeceğiz
22:45   Fatih projesinin maliyetini açıkladı
22:05   Bakan Ergin'den BDP'ye ret
18:29   Bakan Bağıştan Güle Başkanlık Övgüsü!
17:37   İlginç iddia
17:29   'Bayan ile erkeğin güreşini onaylamam mümkün değil'
17:23   Kılıçdaroğlu memurlara mesaj gönderdi
17:22   "Hava bombardımanı yetkisi hükümetindir"
17:14   Babacan'dan memur zammı pazarlığına sert mesaj
17:01   Bahçeli AK Parti'ye sert çıktı
16:53   Erdoğan Kazakistan'da çıtaya yükseltti
13:18   Kılıçdaroğlu, AK Partili belediyeleri eleştirdi
12:52   Uludere'de vur emrini kim verdi
07:55   Komisyon Demirel'i dinleyecek
07:29   Milli Savunma Bakanı'nın yabancı kaynak isyanı
01:37   Başbakan Erdoğan Kazakistan'a geldi
01:36   Başbakan Yardımcısı Arınç, Suudi Arabistan'da  
01:34   ''Bu gece uyumayacağım''
01:02   Erdoğan Ersin’den 10 bin TL tazminat  kazandı
01:00   Kılıçdaroğlu’nun aklı fikri Silivri’de
20:33   Cumhurbaşkanı Gül, Chicago Küresel İlişkiler Konseyi'nde konuştu
17:31   'Bohçanın dört ucunu birleştiremiyoruz' 
17:12   "10 yılda 50 yıllık mesafe aldık"
15:36   Avcı'ya göre AK Parti'nin başarısının sırrı
15:03   Kılıçdaroğlu'nun son grup konuşması
14:33   BDP'den Erdoğan'a cevap
14:05   CHP'den uzman erbaşlar için araştırma istemi
13:00   Başbakan Erdoğan Pakistan'da
12:07   "Bütün belediyelere talibiz"
11:51   Başbakan son sözünü söyledi
11:18   'Light militandım!'
10:20   Kılıçdaroğlu, Yıldırım'ı Silivri'de sanıyor
14:58   “Biz o ‘Barış Elçileri’ni biliriz”
08:41   "Kılıçdaroğlu'nu başbakan yapacağız"  
07:39   Anayasa eşcinsel haklarına takıldı
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
"Şeriat İslam mı?" 8...
 
Bankaların kar, aktif, mevduat ve kredileri ...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Yarışmalar, diziler, "piç"ler... Toplumu dönüştürme proje...
 
Abdurrahman Dilipak FB Cumhuriyetinden, Ergenekon Cumhuriyetin...
 
Ali Karahasanoğlu İsrailli komutanlar tamam.. Ya yerli uşakla...
 
D.Mehmet Doğan Mehmet Âkif'in "bütün şiirleri"...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
Ahmet Varol Mavi Marmara'yı Yaşatmak...
 
Kenan Alpay Uludere nasıl ateşten gömlek oldu?...
 
Hüseyin Öztürk Meslek taassubu değil mason kardeşliği!...
 
Serdar Demirel Kimin lobisi?...
 
Nusret Çiçek Sayın terör aklandı!...
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:38
Güneş
5:32
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:32
Yatsı
22:15
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.