Marmara Üniversitesi (MÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nihat Öztoprak tarafından yapılan yazılı açıklamada, dünyanın en büyük seyyahlarından biri olan Evliya Çelebi'nin doğumunun 400. yılında yeni bir keşifte bulunulduğu belirtildi.
1950'li yıllarda dile getirilen ancak 2009'da varlığı kabul edilen Evliya Çelebi'nin Nil haritasından sonra şimdi de Dicle ve Fırat haritasının bulunduğu vurgulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
''MÜ Fen Edebiyat Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Zekeriya Kurşun, uzun zamandır sürdürdüğü araştırmaları neticesinde ilginç bir hikayesi olan haritaya ulaştı. Evliya Çelebi'nin Doğu Anadolu'dan başlayarak Dicle ve Fırat boylarını takip edip, Hint Okyanusu'na kadar ulaşan haritası, renkli ve 3 metre 43 santimetre boyunda, 4 metre 35 santimetre enindedir. Dicle ve Fırat boylarından Basra Körfezi'ne oradan da Hint Okyanusu'na kadar olan şehir, kale, mezar, türbe, köprü ve yollar haritada resimlerle gösterilmiştir. Bu şekli ile de eşsiz bir özelliğe sahip olan haritanın ne kendi çağında, ne de daha sonra benzeri yapılmıştır.''
Açıklamada, haritanın İstanbul'da 17. yüzyılda elçilik yapan İngiltere Büyükelçisi William Trumbull'un (1639-1716) kütüphanesinden çıktığı ve 1988 yılında Londra'da nadir kitap ve yazmalar ticareti yapan Bernard Quaritch firması tarafından müzayedeye konulduğu anlatıldı.
17. yüzyıla ait ''Nadir bir Osmanlı haritası'' olarak müzayedeye sunulan haritanın Katarlı bir koleksiyoner tarafından satın alındığı, ancak ne satan, ne de satın alanların haritanın kime ait olduğunu bilmediklerine işaret edilen açıklamada, şöyle devam edildi:
''Haritanın üzerinde uzun araştırmalarda bulunan Prof. Dr. Zekeriya Kurşun, haritanın Evliya Çelebi'ye ait olduğunu ortaya koymuştur. Bugüne kadar varlığı hiç bilinmeyen, Evliya Çelebi'nin Dicle ve Fırat haritası dünyada ilk defa Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesinde 21 Aralık'ta yapılacak toplantı ve sergi ile ilim alemine tanıtılacaktır.''
itdihat terakki denilen soysuzların,batı ile birlik olup imparatorluğu sonlandırıp yağmacılara peşkeş çektiler devlet-i aliyeyi..sonra batılı tek tek öldürdü memleketine ihanet eden bu itleri.talat-cemal-enver denen safsalak herifleri..jön köpekler.hazinelerimiz soyuldu bu aet ci denen itler.
Dedelerimizin yazdığını, çizdiğini, sanki yer
altından maden bulur gibi buluyoruz. BUNA DA ŞÜKÜR
BAŞKALARI BULUP TA BU SİZİN DE DİYEBİLİRDİ.Çünkü biz
o atalarımıza ait her şeyi atmışız.Çağdaşlık adına.
Sizden önce nice (milletler hakkında) ilâhî kanunlar gelip geçmiştir. Onun için, yeryüzünde gezin dolaşın da (Allahın âyetlerini) yalan sayanların âkıbeti ne olmuş, görün!
Al-i İmran Suresi 137. Ayet
BİR HADİS
"Benim üzerime söylenen yalan, bir başkası üzerine söylenen yalan gibi değildir. Öyleyse kim bile bile bana yalan nisbet ederse cehennemdeki yerini hazırlasın!"
Müslim, Mukaddime 4