Altan, Türkiye'de askeri vesayetin yanı sıra “siyasi vesayet olduğunu” ileri sürdü.
“Türkiye'de siyaset din, mezhep ve ırk üstünden kendisine yol açıyor” diyen Mehmet Altan, AK Parti'nin demokratikleşmeden ziyade muhafazakarlaşma eğiliminde olduğunu savunarak “Bu şekilde kendisine olan güven ortadan kalkar” yorumunda bulundu.
“Türkiye ve Değişim” adlı söyleşiye katılmak için Hamburg'a giden Star Yazarı, burada ANF'nin sorularını cevapladı.
“AKP'nin muhafazakarlaşma ve demokratikleşme arasındaki dengeyi, demokratikleşme lehine bozması lazım. Yoksa bir şekilde Türkiye'nin ihtiyacı olan kendisinin bu halka, Türk toplumuna vaat ettikleri dönüşümler gerçekleşmeyeceği gibi, kendisine olan güven de ortadan kalkar.”
“Başbakanın Dersim için özür dilemesi olumlu bir adımdır, ama devletin arınması için bunun sistematik bir şekilde yapılması gerekir. Eski karanlık süreçlere Uludure katliamı gibi yenileri eklenmemeli.”
SİYASİ VESAYET DE VAR
“Türkiye'deki vesayet sona erdi denilemez, çünkü mevzuat olduğu gibi duruyor. Yani konjonktürel, geçici bir mevzi farklılaşması Türkiye'de mevcut vesayetlerin sona geldiği anlamına gelmiyor. Türkiye'de sadece askeri vesayet yok, siyasi vesayet de var. Onun için ben bu meselelere güç dengeleri açısından değil, rejimin dönüşmesi açısından bakıyorum. Rejim dönüşmedi ve dönüşmekten de uzak.”
“Türkiye'de siyaset din, mezhep ve ırk üstünden kendisine yol açıyor. Biz aydınlar siyasetçilerin oyuncağı ve aleti değiliz. Bizim derdimiz ilkeler üstünden Türkiye'nin layık olduğu noktaya taşınması. Hiçbir siyasetçi aydınları kullanmaya kalkmasın.” ERSANLI'NIN TUTUKLANMASI
Altan, Büşra Ersanlı ve Ragıp Zarakolu'nun KCK'dan tutuklanmalarıyla ilgili ise “Hukuki süreci ortaya çıkarmadan insanların tutuklanabileceği durumun ortadan kalkması lazım. O kalkmadığı vakit bu tür tutuklamalar devam edecektir” dedi.
TÜRKİYE İÇ SAVAŞA MI GİDİYOR?
Mehmet Altan “Alman Sol Partileri Türkiye'nin bir iç savaşa doğru gittiğini düşünüyor. Sizce de öyle mi?” şeklindeki soruya verdiği cevap da hayli dikkat çekti: “İnşallah böyle olmaz ve Türkiye son anda ihtiyacı olan demokratik refleksi gösterir, siyasetin kurbanı olmaz.”
derdimiz demokrasiden beslenen ve milletin tepesine tüneyen ne kadar leş kargası varsa,memleket evlatlarını ifsad eden ne kadar kurum kuruluş ve zihniyet varsa hepsinin sonunun gelmesidir.
Dunyanin onde gelen butun tarih ve siyaset bilimcileri Turkiye'nin ic savasa dogru suruklendigini soyluyor. Ulkemizde zaten sesini cikarip bunlari soyleyebilecek kimse yok. Durum cok vahim.
Andolsun, biz cinler ve insanlardan birçoğunu cehennem için yaratmışızdır. Onların kalpleri vardır, onlarla kavramazlar; gözleri vardır, onlarla görmezler; kulakları vardır, onlarla işitmezler. İşte onlar hayvanlar gibidir; hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır.
Araf Suresi 179. Ayet
BİR HADİS
Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Üç şey vardır. Kim onları yaparsa imanın tadını alır: Sadece Allah'a kulluk eden, Allah'tan başka ilah olmadığını bilen, her yıl gönül hoşluğuyla zekatını veren! Zekatını da yaşlı, uyuzlu, hasta, değersiz, küçük hayvanlardan vermez, aksine mallarının orta hallilerinden verir. Zira Cenab-ı Hakk ne en iyisinden vermenizi emretmiştir, ne de en adisinden olana razı olmuştur."
Ebu Davud, Zekat 4