İsrail uçağı KKTC hava sahasını ihlal etti...        HEP O DAIRE...        Darbeciler sakallarını tek tek yoldu...        "Bu akşamdan dersler çıkarılması lazım”...        CHP imamının derdi cemevi...         Sebze ve meyveleri yıkamak yetmiyor!...         Genelkurmaydan 12 Eylül Açıklaması...        Yenilmelerine rağmen sokaklara döküldüler...        Bursasporlular, Fenerbahçelilere döner bıçağı fırlattı...        29 yıl sonra gelen kupa taraftarı sokağa döktü...        Felçli iki kişi, düşünce gücüyle robot kollarını oynattı...        Patlamada 1 kişi öldü, 7 kişi yaralandı  ...        
USD Alış 1.816 USD AlışUSD Satış 1.826 USD SatışEuro Alış 2.310 Euro AlışEuro Satış 2.325 Euro SatışAltın Alış 90.4060 Altın AlışAltın Satış 90.8990 Altın  Satış
 
 
26 C.Ahir 1433

17 Mayıs Perşembe 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

İnsanlık sevgiye hasret gidiyor


Bugün insanlık olarak insanca davranmayı unutmuş gibi bir halimiz var. Varlık içindeki farklılığımızı ifade etmekten çok uzak bulunuyoruz.
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
 

MÜTHİŞ BULUŞ. İNGİLİZCE KONUŞMAYAN KALMAYACAK. NASIL MI? TIKLAYIN!

Melekleri imrendirecek o muhteşem donanımımıza rağmen habîs ervahı bile utandıracak işler yapıyoruz. Kinle-nefretle oturup kalkıyor, gayzla köpürüyor ve birbirimize hep intikam hisleriyle bakıyoruz. Sevgi adına sinelerimiz bomboş, düşmanlık sisi-dumanı sarmış bütün duygularımızı ve yıllar var habersiziz muhabbetin o büyülü tesirinden. Düşüncelerimiz mütemadiyen kötülük duyguları üretiyor. Etrafı yakıp yıkma, her şeyi kendimize benzetme ve "öteki" dediklerimizi baskı altına alma adeta ahval-i adiyeden. Çoğumuz itibarıyla akla-mantığa rağmen hep hislerimizin güdümünde yaşıyoruz. Bizim gibi düşünmeyenleri ezme, susturma en bariz şiarımız. Bazı problemlerin farklı çözüm yolları da olabileceğini hiç mi hiç düşünmeden bildiğimize gidiyor ve yapmalar yolunda ne yıkmalara ne yıkmalara sebebiyet veriyoruz. Birbirimizin gönlüne girerek can diliyle, gönül beyanıyla kendimizi ifade etme, geçmişte kalmış demode bir yöntem gibi...

Bencilliğimizin ürettiği bir sürü muhalif düşünce ve onların temsilcileriyle karşı karşıya bulunmanın hafakanlarıyla oturup kalkıyoruz. Sürekli hiddetleniyor, nefretle köpürüyor ve gücümüz yeterse kalkıp tepelerine biniyoruz. Ezebildiklerimizi eziyor, güç yetiremediklerimizin şeref ve haysiyetiyle oynuyor, hatta varsa medya güç ve imkanlarımızla onları yerden yere vuruyor, ölümden beter şeylere maruz bırakıyoruz.

Bu tür olumsuz şeyler karşısında, şimdilerde bütün dünyada duyulan ya zalimlerin "hayhuy"u ya da mazlumların ah u efganı. Yıllar var ki mazlumlar, mağdurlar diyarı bazı ülkeler sürekli baskı altında ve halklar inim inim. Akıllar durgunlaştırılmış, his ve heyecanlar söndürülmüş, çoğunluk kendi değerlerine karşı yabancılaştırılmış ve herkes birbirinin kurdu haline getirilmiş. Farklı düşünce ve farklı anlayışların birer ihtilaf ve iftirak sebebi sayıldığı bu kabîl toplumlarda vuran vurana, kıran kırana önü alınmaz kavgalar çıkarılıyor, insanlar birbirine düşürülüyor. Biri ötekinin gözünü çıkarıyor, canına kıyıyor; o da berikinin üzerine canlı bombalar veya bomba yüklü arabalarla yürüyor. Her yerde farklı bir vahşet yaşanıyor ki vahşilerinkine denk, hatta ondan da ileri...

Kalmamış çoklarında insanî ruhtan eser.. felç olmuş gibi vicdan mekanizması: İradeler zalimce planlar peşinde; marifetullah rasathanesi sayılan zihinler kirli duygulara teslim; sevginin o dupduru kaynağı his dünyası, yılan-çıyan yuvası; potansiyel olarak Hakk'ı müşahede menfezi sayılan gönül, bütün bütün ışığı söndürülmüş bir dehliz ve bütün insanî sistemler, varoluş gayelerine aykırı bir yolsuzluk gurbeti içindeler.

Gerçi tarihî tekerrürler devr-i daimi içinde benzer olumsuzluklar hep yaşana geldi ama bu seferki tahribat ve mesavî, biraz da küreselleşen dünya ve gelişen ileri teknolojinin katkılarıyla çok farklı ve ürpertici oldu. Allah'ın günü televizyon ve internet ekranlarına, gazete ve mecmua sayfalarına baktıkça dehşetle ürperiyor ve çok defa yüzümüzü başka bir tarafa çeviriyoruz. Biz gözlerimizi kapasak, kulaklarımızı tıkasak da elimizde olmayarak zihnimize nüfuz eden bir kısım olumsuzluklar yine sinelerimize bir zıpkın gibi saplanıyor, kalb ve ruhumuzda onulmaz yaralar açıyor. Bazen yığın yığın mesavîyi birden duyuyor, kan ve gözyaşı içinde kıvranan insanlarla beraber kıvranıyor ve yıkılıp yerle bir olan umranlarla beraber biz de yıkılıyoruz. Hazan esiyor gibi her yörede.. kuruyup dökülen yapraklar gibi insanlar.. Âkif ifadesiyle: "Harab iller, serilmiş hanümanlar, başsız ümmetler / Yıkılmış köprüler, çökmüş kanallar, yolcusuz yollar / "Gaza" namıyle dindaş öldüren bîçare dindaşlar/ Ipıssız aşiyanlar, kimsesiz köyler, çökük damlar / Emek mahrûmu günler, fikr-i ferda bilmez akşamlar!.." İçimize akan şeyler birer çığlığa dönüşüyor ve bir şey yapamamanın ızdırabıyla inlemekle yetiniyoruz.

Oysaki, herkes ve her şey, bizden kendilerine uzatılacak bir el bekliyor; bekliyor ama çok defa kayıtsızlığımız veya aczimiz karşısında en derin inkisarlarla bir kere daha yıkılıyor.. yıkılıyor hissizliğimiz, hareketsizliğimiz karşısında ve feryatları cevapsız kaldığından dolayı. Az dahi olsa bunları duyup hissedenler de var ama onlar da güçsüz ve imkansız. Bu itibarla da, olup bitenleri gördükçe ölüp ölüp diriliyorlar; duygularını, Suzî'nin "Yağmıyor yağmurlar, bitmiyor lale / Acep bu halimiz böyle mi kala / Rahmet deryasından gelen bu ile / Vakitlerde esen yeller perişan!.." suzişi nağmeleriyle seslendiriyor ve oldukları yerde kalakalıyorlar.

Bütün bunlar karşısında insan, inkisarla sarsılıyor ve "Demek artık yığınlar hep böyle birbirini yiyecek.. kitleler birbiriyle sürtüşüp duracak.. kimse kimseyi gönülden sevmeyecek.. insanlar birbirini düşünmeyecek.. mağdura kimse el uzatmayacak.. mazlumun başı okşanmayacak.. fertler birbirine bağırlarını açmayacak.. kimse bulunduğu yerde güvenli olmayacak.. dünyanın kaderine, kan düşünen, kan konuşan, kan döken kanlı deliler hakim olacak.. ve çağ yeniden bir kere daha tiranlar çağına dönecek..." diyesi geliyor. Bu böyle sürüp gidemez; sürüp gitmesi, insanlığın ve insanî değerlerin ölümü demektir.



Öyleyse gelin, yolların ayrımında bulunduğumuz şu günlerde bir kez daha Yunusların, Mevlanaların ses ve soluklarında yankılanan şu evrensel ilahî çağrılara kulak vererek gönülden "sevgi" ve "kardeşlik" diyelim.! Gelin, insan olma farklılığını, rengi ve deseniyle bir kere daha bütün cihana gösterelim.! Gelin, garazların, kinlerin, nefretlerin dünyanın çehresini kararttığı şu günlerde bütün samimiyetimizle gönülden bir kez daha sevgi ve diyalog diyelim.! Gelin, vicdanlarımızı ilahî rahmet vüs'atine göre bir genişliğe ulaştırarak ardına kadar herkese sinelerimizin kapılarını açalım.! Gelin, kendimizi kurumaya, yok olmaya mahkum birer damla gibi görmekten sıyrılarak, çağlayanlarla bütünleşip derya olmaya yürüyelim.! Mademki hepimiz insanız, genlerimizde Âdem Nebi'nin genleri ve özümüzde de Hakikat-i Ahmediye'nin usaresi var demektir; öyleyse gelin, bütün şeytanî dürtülere baş kaldırarak yeryüzünün halifesi olduğumuzu ve göklere ulaşmaya namzet bulunduğumuzu, cihanları velveleye verecek bir sesle haykıralım ve insan olma farklılığını bir kere daha meleklere duyuralım.! Gelin, yürüdüğümüz yolları birer şehraha çevirerek el ele, gönül gönüle hep Allah'a yönelelim.

Miraç Gecesinde Kudüs'te Olmak Istermisiniz?

"Mobilyada %50’ye Varan İndirimler Burada!"

HAŞERE KOVUCU TÜRKİYE’DE 1 KEZ AL YILLARCA KULLAN 49 TL

ÜLSERE KARŞI MUCİZE ÇÖZÜM

Solar Cep Şarj Cihazı Türkiye’de


 
2012-01-06 14:29:44
 
 
2012-01-06 16:25:55
Allah razı olsun sizlerde bu yazı için-3
bunu öğünmek için yazmadım...Ben temelli döndüm ama inanın korkuyorum bu melekler burda kaybolacak diye..ülkem dedim müslüman dedik gördüklerim korkutuyor..kusura bakmayın sayın Vakit kardeşlerim kafanızı şişirdim ama yine bu yazılan belki birilerini uyandırır.müslümanım diyen bile aynı ne yazık :(

2012-01-06 16:25:31
Allah razı olsun sizlerde bu yazı için-2
ne sevgi ne saygı ne kural tanıma...inanın ora ile bura arasındaki tek fark onlar hiristiyan ama müslüman gibi yaşıyor olmaları bizimde müslüman ama onlar gibi yaşamamız.ne saygı var ne sevgi ne merhamet...evet o ğlumun fark ettiği ilki bu ikincisi baba burda çoçuklar öğretmene karşı çok saygısızlar

2012-01-06 16:25:15
Allah razı olsun sizlerde bu yazı için-1
Lakin suçlu kim? kim bu toplumu bu hale getirdi? bir gurbetci olarak bu ülkeye temelli geldiğimde bunun farkına vardım...hatta oğlum o zaman bana dediği bu oldu baba almanlar tatlıyı çok yiyorlar onun için yüzleri hep güleç türklerde acıyı onun için suratları asık evet oğlumun ilk dediği bu oldu.

Arkadaşına Gönder Haberi Yazdır
 
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
11:15   İDO feribotunda açık ahlaksızlık
21:41   Ukraynalı turistler Demirkazık Dağı'nda kayboldu
23:45   Eski milletvekili Cumur, kazada hayatını kaybetti  
08:40   Bilgisayar yaşlandırıyor
01:31   Ezandan etkilendi, İslâm’a girdi
11:26   Evlenmek isteyen genç sahabi
10:57   Şeyh Muhammed Kazım Hazretleri anılıyor
08:33   Miraçta Kudüs'e Gitmek İster misiniz?
00:37   Başhekim yardımcısına bıçaklı saldırı
17:06   Hac kuraları 29 Mayıs'ta çekilecek
09:22   'Sosyal ağlar bağımlılık yapıyor'
08:04   Kamalak’ın eşine başörtüsü engeli
01:17   Onlar da İslâm’a koştu
18:12   Namaz dinin direğidir 
10:03   Kız çocukları daha erken konuşuyor
01:16   Harry Potter ''usulü'' yeni kan grubu testi
10:23   "Erken yaşta eğitim yararlı ama riskleri olabilir"
22:26   Beden öğretmenine ailecek dayak
21:12   Alibeyköy'de trafik kazası: 1 ölü, 3 yaralı
11:57   Görmeyen annelerine futbolla ışık oluyorlar  
10:41   Kur'an'da Erkek Üstün mü?
01:06   'Türk bayrağı sayesinde kurtulduk'
01:56   Toplu tecavüz davasında toplu beraat
12:08   Kaza namazları nasıl kılınır?
11:25   Cehennem'de ne olacak?
01:33   O kaymakama soruşturma
14:37   Biri var ki hâlâ esir!
12:22   Hac için 1 milyon 160 bin kişi başvurdu
09:19   Sultan Murad Han'ın ilginç rüyası!
09:08   Milleti bu zilletten kurtarın
12:53   Geleceğin doktorları ve mühendisleri
11:47   Milleti bu zilletten kurtarın
13:59   Kızılay Kutlu Doğum Haftası nedeniyle tatlı ikram etti
18:32   Sosyal medya ufuk açmıyor
16:45   Batman'da Kutlu Doğum Coşkusu
16:18   Batman'da Kutlu Doğum
12:08   Erkekler kadınlaşıyor mu?
12:02   Peygamberlerin meslekleri
11:47   Peygamberlerin meslekleri
09:40   Süper yetkili kaymakam cankurtarandan hızlı çıktı
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
"Şeriat İslam mı?" 5...
 
Hakk'a Teslim Olmayan, Tağut'a Tutsak Olur!...
 
Çok mu karmaşık, cari açık?...
 
SELAM
GIYBET...
 
Sayın Özkes, böyle oluyor CHP'nin imamı!...
 
Müslim ile Gayrimüslim Eşit Değildir....
 
Ak Parti İlçe Başkanı kaçırıldı... TIK YOK!...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
 
Hasan Karakaya Deniz Feneri sönünce... Depremzede kadın fahişe ol...
 
Abdurrahman Dilipak Bir başka açıdan 28 Şubat...
 
Ali Karahasanoğlu 8. ve 9. Ceza üyeleri de darbe soruşturmasına alınmalı!...
 
D.Mehmet Doğan Yunus Emre Ankaralı mı?...
 
Yener Dönmez "Amerika"nın yerinde "Hacıbektaş" olsaydı?...
 
Ahmet Varol Bugünden Tarihe Doğru...
 
Kenan Alpay Suriye Halkını Es Geçen 'Süper' Stratejiler...
 
Hüseyin Öztürk Begova Camii ve Ahmet Davutoğlu...
 
Serdar Demirel Hadislerde Kur'an hakem olsun...
 
Nusret Çiçek Bir zamanlar düzen karşıtı idiler...
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:48
Güneş
5:37
Öğlen
13:08
İkindi
17:02
Akşam
20:25
Yatsı
22:05
 
 BİR AYET
Sizden önce nice (milletler hakkında) ilâhî kanunlar gelip geçmiştir. Onun için, yeryüzünde gezin dolaşın da (Allah’ın âyetlerini) yalan sayanların âkıbeti ne olmuş, görün!
Al-i İmran Suresi 137. Ayet
 
 BİR HADİS
"Benim üzerime söylenen yalan, bir başkası üzerine söylenen yalan gibi değildir. Öyleyse kim bile bile bana yalan nisbet ederse cehennemdeki yerini hazırlasın!"
Müslim, Mukaddime 4
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.