Lund Üniversitesi Tarih Enstitüsü Öğretim Görevlisi Joachim Östlund, Tripoli'deki İsveç Büyükelçiliği'nin arşivlerinde, İsveç'in 17. yüzyılda Akdeniz'de de köle ticaretini yaptığını gösteren belgelere ulaştığını söyledi.
Kuzey Afrika'da yaşayan İsveçliler hakkında bir kitap yazmak için araştırmalar yapan Lund Üniversitesi Tarih Enstitüsü Öğretim Görevlisi Joachim Östlund, Tripoli'deki İsveç Büyükelçiliği'nin arşivlerinde, İsveç'in 17. yüzyılda Akdeniz'de de köle ticaretini yaptığını gösteren belgelere ulaştığını ifade etti. Östlund, "Belgelerin ne anlama geldiğini gördüğümde şok oldum. İsveç'in Afrika ile Amerika arasındaki köle ticaretinde rol oynadığını biliyorduk ama Akdeniz'de yaptıkları hiç bilinmiyordu" dedi.
İddiasına gerekçe olarak Östlund, "Avrupa ülkeleri ile Osmanlılar arasındaki savaşta İsveç tarafsız bir tutum takındı. Tunus, Cezayir ve İsveç gemilerine dokunulmaması için anlaşmalar yapıldı. Bu durum İsveç gemilerine bir nevi dokunulmazlık kazandırdı" ifadelerini kullandı. Östlund, İsveç gemilerinin tarafsızlığı bir koz olarak kullanarak çatışma bölgelerinden rahatça geçebildiklerini, İsveç bayrağı taşıyan gemilerin batırılma ve yağmalanma riskinin daha az olduğunu söyledi.
Böylece bölgeye köle götürebildiğini söyleyen Öğretim Görevlisi Joachim Östlund, bu kölelerin tam olarak akıbetlerinin bilinmediğini ama çoğunlukla ev hizmetlerinde kullanıldığını tahmin ettiğini ifade etti.
en demokratik, en medeni/barisci ulkesi/milleti olarak bilir. Buarada batida, ab ve abd'de irkcilgi surduren, siddet ve saldiri yanlilarinin cogunlugunu Iskandinav ulkeleri kokenliler teskil ediyor, 72 kisiyi vurup olduren Norvecli terorist gibi.
Şayet (faiz hakkında söylenenleri) yapmazsanız, Allah ve Resûlü tarafından (faizcilere karşı) açılan savaştan haberiniz olsun. Eğer tevbe edip vazgeçerseniz, sermayeniz sizindir; ne haksızlık etmiş ne de haksızlığa uğramış olursunuz.
Bakara Suresi 279. Ayet
BİR HADİS
İnsanlar öyle bir devre ulaşacak ki, o zamanda riba (faiz) yemeyen kalmayacak. Öyle ki, doğrudan yemeyene buharı (tozu) ulaşacaktır.
Ebu Davud, Büyü 3