Bursa Organize Sanayi Bölgesi Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (BOSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Barutçuoğlu, karşılıksız çekin ekonomik bir suç olduğunu savundu.
Barutçuoğlu, Çek Yasası'nda yapılan değişikliklerle ilgili açıklama yaptı. Çeki veren kadar çek hamilinin de korunmasının ve ticari risk sigortası kapsamına alınmasının gerekli olduğunu belirten Barutçuoğlu, çeke dair değişikliği yeterli görmediğini ifade etti. Medeni Kanun, Borçlar Kanunu ve Ticaret Kanunu'nun İsviçre ile Alman hukukundan yararlanılarak hazırlandığını aktaran Barutçuoğlu, bu kanunlarda çekin ödeme vasıtası olduğunu, vade anlamı taşımadığını kaydetti.
Türkiye'de çekin senet yerine kullanıldığını vurgulayan Barutçuoğlu, senedin kıymetli evrak olmasını temin eden damga pulu uygulamasının getirdiği yükün çek kullanımını yaygınlaştırdığını vurguladı. Avrupa Birliği ülkeleri arasında sadece Avusturya ve İsviçre'de karşılıksız çeke ceza uygulandığının altını çizen Mustafa Barutçuoğlu, karşılıksız çekle ilgili olarak hapis cezasına karşı olduklarını, fakat bu tür suçların cezasız kalmasını da istemediklerini dile getirdi. BOSİAD Yönetim Kurulu Başkanı, şöyle devam etti:
"Temel kanunların ruhuna uygun bir şekilde çekin bir ödeme aracı olması, vadeli ödemelerde değerli kağıt niteliğinde senet uygulamasının getirilmesi, ödemelerde mağduriyetin giderilmesi için ise ticari risk sigortasının geliştirilmesi işi kökten çözecektir. Ticari risk sigortasını Eximbank ya da diğer sigorta şirketleri yapabilir."
Barutçuoğlu, bu uygulamanın aynı zamanda kayıt dışı ekonominin de kayıt altına alınmasına olanak sağlayacağını belirtti. Yapılan düzenlemelerin hapiste bulunan çek cezalılarını kurtaracağını, daha sonra çek alan, çek hamillerini mağdur edeceğini ve bu konunun çok farklı bir şekilde yeniden gündeme geleceğini belirten Barutçuoğlu, "Biz konuya geçici çözüm değil, kalıcı çözüm getirilmesi gerektiğini düşünüyoruz' tanımların yerine doğru oturması, çek mağdurunun gerçekte kim olduğunun tahlilinin çok iyi yapılması gerektiğini düşünüyoruz." dedi.
Andolsun, biz cinler ve insanlardan birçoğunu cehennem için yaratmışızdır. Onların kalpleri vardır, onlarla kavramazlar; gözleri vardır, onlarla görmezler; kulakları vardır, onlarla işitmezler. İşte onlar hayvanlar gibidir; hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır.
Araf Suresi 179. Ayet
BİR HADİS
Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Üç şey vardır. Kim onları yaparsa imanın tadını alır: Sadece Allah'a kulluk eden, Allah'tan başka ilah olmadığını bilen, her yıl gönül hoşluğuyla zekatını veren! Zekatını da yaşlı, uyuzlu, hasta, değersiz, küçük hayvanlardan vermez, aksine mallarının orta hallilerinden verir. Zira Cenab-ı Hakk ne en iyisinden vermenizi emretmiştir, ne de en adisinden olana razı olmuştur."
Ebu Davud, Zekat 4