Cumhurbaşkanı Gül, Chicago Küresel İlişkiler Konseyi'nde konuştu...        Askerlik Kanunu'nda değişiklik kabul edildi...        Evine girerken öldü...        Başbakan Erdoğan Kazakistan'a geldi...        Başbakan Yardımcısı Arınç, Suudi Arabistan'da  ...        Karadavi, Haşimi için devreye girdi - Yusuf el-Karadavi, Celal Talabani'ye Tarık el-Haşimi'nin yargı süreciyle ilgili mektup yazdı...        ''Bu gece uyumayacağım''...        Haberal mektubu Mason tezgahı...        Kalender Orduevi’nde başörtüsü yasağı sürüyor...        Erdoğan Ersin’den 10 bin TL tazminat  kazandı...        Kılıçdaroğlu’nun aklı fikri Silivri’de...        Kışlada rezalet üstüne rezalet!...        
USD Alış 1.821 USD AlışUSD Satış 1.831 USD SatışEuro Alış 2.322 Euro AlışEuro Satış 2.337 Euro SatışAltın Alış 93.2020 Altın AlışAltın Satış 93.6400 Altın  Satış
 
 
2 Recep 1433

23 Mayıs Çarşamba 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

''Likidite sıkışıklığı büyüme hızımızı kesebilir''


Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, likidite sıkışıklığı, yüksek büyümeyi finanse edecek parayı bulmanın zorlaşması ve maliyetlerin artmasının, Türkiye'nin büyüme hızını kesebileceğini bildirdi.
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
 

MÜTHİŞ BULUŞ. İNGİLİZCE KONUŞMAYAN KALMAYACAK. NASIL MI? TIKLAYIN!

Hisarcıklıoğlu, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'nın yayın organı olan ''Bursa Ekonomi'' dergisinde yayımlanan röportajında, dünya ekonomisinin daha önce benzeri olmayan çok zor bir dönemden geçtiğini belirtti.

''Dünya tarihinin ilk küresel ekonomi krizinin yaşandığını'' vurgulayan Hisarcıklıoğlu, Avrupa'daki pek çok ülkenin borç sarmalında ciddi sıkıntılar içinde olduğunu anlattı.

Fransa, Almanya ve İngiltere'deki bankaların, Yunanistan, Portekiz, İrlanda, İspanya ve İtalya'ya verdiği borç miktarının yaklaşık 2 trilyon dolara ulaştığını dile getiren Hisarcıklıoğlu, şöyle devam etti:

''Sorunun kaynağı Avrupa'nın kuzey ve güneyinin ekonomik olarak bütünleşmek yerine ayrışmasında. Kuzey ülkeleri cari fazla verirken, güney ülkeleri yeteri kadar üretim yapamadıklarından cari açık veriyorlar. Dolayısıyla güneydeki ülkelerin de daha fazla üretip ihracat yapmaları bunun için de verimliliklerini artırmaları gerekiyor. Büyüme olmadıkça her an başka bir yerde bütçe ve borç sorunu ortaya çıkabilir. Kısa vadede kolay çözüm yolu imkanı yok. Orta vadede bu yapısal sorunlar çözülene kadar sıkıntılı bir dönem geçecek.''

Hisarcıklıoğlu, Avrupa'daki krizin, Türkiye'yi ticaret ve finansman kanalı yoluyla etkilediğini belirterek, bir numaralı ihracat pazarı olan AB'deki daralmanın Türkiye ihracatını olumsuz etkilediğini bildirdi.

Türkiye'nin ihracat pazarlarını çeşitlendirmesinin AB'deki kaybı tamamen telafi edemeyeceğini ancak azaltabileceğini vurgulayan TOBB Başkanı, şunları kaydetti:

''AB pazarının sunduğu yüksek gelirli alıcı portföyü, başka pazarlarda daha az. Finansman kanalı noktasında ise sermayesi aşınan Avrupa bankalarının kredi verme kapasitesi zayıflıyor. Bu bankaların fonlamasına dayalı bizim gibi ülkelerde, kredi sıkılaşması riski ortaya çıkıyor. Zira Avrupalı bankalar, bizim gibi ülkeler için ana kredi kaynağıdır. Özel sektörümüzün kısa vadeli kredilerinin yüzde 80'i, uzun vadeli kredilerin yüzde 70'i Avrupa'dan sağlanmıştır. Likidite sıkışıklığı, yüksek büyümeyi finanse edecek parayı bulmanın zorlaşması ve maliyetlerin artması, büyüme hızımızı kesebilir. Şirketlere önerim, günlük gelişmelere göre hareket etmeyin, döviz geliri olmayan dövizle borçlanmasın, alternatif pazarlara ve verimliliğe odaklanın. Şahıslara önerim ise, gelirin üzerinde borçlanarak harcamayın. Kamu borçlanması kontrol altında tutulursa, özel sektör mali sistemden daha rahat kaynak temin edebilecektir. Kamu maliyesinin sağlam duruşu ve özel sektörün dış borç çevirme konusundaki tecrübesi bizim artılarımızdır. Yapısal reformlarla yüksek büyüme hızımızı korursak, bizden ilerideki gelişmiş ülkeleri yakalama noktasında bir fırsat yakalayabiliriz. Bu dönemde tek bir sihirli değnek var, o da yapısal reformlara hız verilmesidir.''

''Birinci hedefimiz Çin ve Hindistan olmalı''


Hisarcıklıoğlu, 2012 ve sonraki 2 yıla ilişkin büyüme beklentisi rakamlarına ilişkin soru üzerine 2011 sonrasındaki yıllar için tahminde bulunmanın güç olduğunu belirterek, ''Zira bizim performansımız kadar dünya ekonomilerinin performansı da büyümemizi etkiliyor. Türkiye için kritik nokta büyüme ile cari açık bağlantısı. Cari açığı artırmadan büyüyemiyoruz. 70-80 milyar dolara ulaşan bir cari açık bizi dış finansmana son derece bağımlı kılıyor'' görüşünü aktardı.

Hisarcıklıoğlu, cari açığın, ekonomideki en büyük risk ve kırılganlık kaynağı olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:

''Cari açığın nedeni olan dış ticaret açığını azaltmak için yeni bir yatırım teşvik sistemi oluşturulmalı ve ülke içinde üretim yapılması özendirilmelidir. Teşvik unsurları çeşitlendirilmeli, iller ve hatta ilçeler arasındaki denge gözetilmelidir. Sadece yurt içini değil, komşu ülkelerdeki gelişme eksenlerini de dikkate alarak hazırlanmalıdır. Hizmet sektörünün döviz kazandıran yapısını güçlendirmek amacıyla, turizm, yurt dışı müteahhitlik ve denizcilik sektörlerine daha fazla destek vermeliyiz. Şirketlerimizin yeni pazarlara girmelerini destekleyecek ihracat sigortası sistemlerini geliştirmeliyiz. Girdi maliyetlerini azaltan reformlara, özellikle istihdam ve enerji alanında devam etmek gerekiyor.''

Avrupa ve Ortadoğu'da sıkıntının bir süre daha devam edeceğini bu yüzden de Türkiye'nin yeni pazarlara açılması gerektiğini vurgulayan Hisarcıklıoğlu, ''Birinci hedefimiz Çin ve Hindistan olmalı. Bu ülkelerde üst gelir grubunda toplam 400 milyon insan var ve bu sayı büyüyor. Öte yandan en çok ithalat yapan 50 ülkenin 26'sında neredeyse hiç yokuz. Özellikle de Kuzey ve Güney Amerika ülkelerinde. Atlantik ve Pasifik'e doğru perspektifimizi genişletmeliyiz. Dünya ihracatından aldığımız pay 2009'da binde 8,2 iken, 2010'da binde 7,6'ya, 2011'de ise binde 7,4'ye geriledi'' ifadelerini kullandı.

''Yüksek cari işlemler açığı ve yüksek işsizlik, çözüm trendine girebilir''


Rifat Hisarcıklıoğlu, sağlıklı ve sürdürülebilir büyüme için cari açığın mutlaka küçültülmesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:

''Bu kapsamda tüketim kredileriyle desteklenen iç tüketim artışını kontrol altına almak da şart. BDDK ve Merkez Bankasının kredi balonunun büyümesini önlemek için hayata geçirdiği faiz koridoru uygulamasıyla tüketici kredilerinin döviz olarak verilmesini ve konut satışlarının yüzde 70'ten fazlasının kredilendirilmesini önlemek şeklindeki finansal istikrar politikalarına bu çerçevede bakılmalı. Diğer taraftan TL'nin değeri çok düşerse bu defa da hem enflasyon hem de tamamı ithal edilen enerji girdilerinin maliyeti artacağından, rekabet gücümüzü olumsuz etkileyecektir.''

Her bakımdan ilginç bir yıl yaşanacağını dile getiren Hisarcıklıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

''İlk defa ülkemizin makro dengeleri cari açık hariç daha iyi durumdayken Avrupa'nın sıkıntıda olduğunu görüyoruz. Eskiden hep tersi olurdu. Alışkın olmadığımız bu durum karşısında mesela büyüme tahminleri yüzde 0 ile yüzde 5 arasında gayet geniş bir aralığa yayılmış durumda. 2007'den sonra Ticaret Kanunu hariç ciddi bir yapısal reform adımı atılamadı. 2012'de yeniden bunlara odaklanmalıyız. Bunu başarırsak Türkiye ekonomisinin en önemli iki yapısal sorunu olan yüksek cari işlemler açığı ve yüksek işsizlik, çözüm trendine girebilir. Mutlaka yüksek ithalata ve dış kaynağa bağımlılığımızı azaltacak bir üretim modeli tasarlamalıyız.''

Türkiye'nin marka tescili

Hisarcıklıoğlu, şirketlerin zihinsel kodlarının değiştiğini belirterek, markalaşmanın önemi ve faydasının daha iyi anlaşıldığını bildirdi.

Türkiye'nin marka tescilinde son yıllarda Avrupa'nın ilk 3 ülkesinden biri haline geldiğini ifade eden TOBB Başkanı, ''Zira sadece iç pazarlara değil dış pazarlara odaklanarak üretim yapıyoruz. Bu sayede 210'dan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Ama daha almamız gereken çok mesafe var. Almanya'da, ABD'de çalışanlar yılda 40 bin dolara yakın katma değer üretirken biz ancak 15 bin dolardayız. Koreli tek bir şirket Samsung, Türkiye'deki toplamdan fazla Ar-Ge mühendisine sahip. Son yıllarda Ar-Ge'ye ayrılan kaynaklar arttı ancak insan kaynağında ve fikri mülkiyet haklarında atılım yapmadan uzun vadede Ar-Ge yatırımlarından yeterli verim alınamıyor'' görüşünü aktardı.

İnsanlığa en büyük fayda sağlayan, en çok sorun çözen faktörün teknoloji olduğunu vurgulayan Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti:

''İş dünyasında başarı demek farklılaşma demek. O kadar hızlı değişen bir kaynağı, teknolojiyi işine entegre eder, teknolojinin yeni yarattığı çözümlere ulaşırsan girişimcilik için büyük fırsat olur. Türkiye, emek-yoğun sektörlerde büyüme fırsatlarının sonuna yaklaşıyor. Yeni ekonomik büyüme ve refah kaynakları teknoloji ve inovasyon sektörlerinden gelmek durumunda. İşte bu nedenle girişimciliği destekleyecek politikalar gerekli. Girişimcilik bir övünç kaynağı yapılmalı. Güzel örneklerle Türkiye'nin gözdesi haline gelecek. Her çocuk başarılı bir girişimci olma umuduyla büyüyecek. Her anne evladını başarılı bir girişimciyle evlendirmek isteyecektir. 'İcat çıkarma', 'Eski köye yeni adet getirme' ve 'Kızlar evde otursun' anlayışı mutlaka silinmeli. Zuckerberg, Facebook'u kurduğunda 19 yaşındaydı ve sosyal paylaşım mecrasını icat etti. Muhakkak eski köye yeni adet getirilmesine ihtiyaç var. Dünyadaki değişimi iyi takip edebilirsek, bu devrin kazananları içinde yer alırız.''

Yeni anayasa konusu

Ekonomide olduğu gibi demokraside de dünya standardına ulaşılmasını isteyen Hisarcıklıoğlu, şu değerlendirmeyi yaptı:

''Yeni Anayasa, bunun böyle bir zemini oluşturmak için uygun bir başlangıçtır. Anayasamız yenilenmelidir. Zira yeni ve daha sağlam bir toplumsal mutabakata ihtiyacımız var. Sadece siyaseten değil, ekonomik ve toplumsal olarak da yeni ve çağdaş bir Anayasaya ihtiyacımız var. Anayasa'nın yenilenme süreci de en az içeriği kadar önemlidir. Meclisimiz yeni anayasayı katılımcı bir yaklaşımla hazırlamalıdır. Yeni anayasada toplumumuzun olmazsa olmazı, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti yapımız korunmalıdır. Rahmetli Özal'ın dediği gibi, ifade hürriyeti, din ve vicdan hürriyeti ile teşebbüs hürriyeti garanti altına alınmalıdır. Vatandaşları arasında ayrım yapmayan, vatandaşına güvenen, vatandaşına hükmetmeyen, hizmeti esas alan bir devlet anlayışına sahip olmalıyız.''

Miraç Gecesinde Kudüs'te Olmak Istermisiniz?

"Mobilyada %50’ye Varan İndirimler Burada!"

HAŞERE KOVUCU TÜRKİYE’DE 1 KEZ AL YILLARCA KULLAN 49 TL

ÜLSERE KARŞI MUCİZE ÇÖZÜM

Solar Cep Şarj Cihazı Türkiye’de


 
2012-02-06 16:10:13
 
 
2012-02-06 22:01:01
Likidite bolluğu büyümeye engel olabilir

Arkadaşına Gönder Haberi Yazdır
 
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
22:51    OECDnin Türkiye İçin Büyüme Tahmini
17:36   İnternetten alışverişte 'Hollanda' sistemi
14:51   Altın yatırımcının başını döndürdü
14:13   Altındaki düşüş alım fırsatı yarattı
12:01   ''Kayıtdışılıkla mücadele, konuşmakla olmaz"
10:14   Borsa, güne nasıl başladı?
10:04   Dolar ve euro güne nasıl başladı?
07:30   Milli kredi derecelendirme kuruluşu yolda
00:42   Bakanın Ağzından Bor Gerçeği
22:19   Facebook hisseleri ikinci günde çakıldı
18:14   Borsa şirketlerinin piyasa değeri
15:18   Kredi kartında önemli uyarı
13:14   Borsa ilk seansta değer kazandı
12:05   ÇAYKUR'dan üreticilere mesaj
09:32   Asya borsalarında küçük oranlı yükselişler yaşanıyor
09:28   Dolar ve euro güne nasıl başladı?
09:20   Sebze - meyve alırken bu tuzağa düşmeyin!
22:39   İşadamlarına 'yeşil pasaport' müjdesi!
22:52   İşte adım adım kentsel dönüşüm
21:21   Bankaların bir oyunu daha ortaya çıktı
14:09   Panelvan araç sahiplerine müjde
11:30   Zafer Çağlayan'dan otomotiv sektörüne veryansın
11:03   Memur zammında gelinen son nokta
10:33   Kriz devlerin karını eritti
18:31   Piyasalarda gün sonu
15:35   Yaş çay fiyatı açıklandı
13:55   Zirvede MB var
13:41   'Enflasyonu bu ay tek hane göreceğiz'
10:10   Kurşunsuz benzin ve motorinde ÖTV düşürüldü
10:09   Dolar ve euro güne nasıl başladı?
10:55   Bakan askeri harcamaları açıkladı
01:27   Facebook, bugün borsaya giriyor
00:34   Bakan Şimşek Askeri Harcamaları Açıkladı
00:32    Kredi Kartı Sahiplerinden Şok Kesinti
16:48   Bu haber doğruysa yaşadık!
15:57   Brüt döviz rezervleri arttı
12:41   Vatandaş TMSF'yi zengin etti
12:24   Altın yükselişe geçti
11:28   Borç 130 milyara ulaştı
10:30   Bazı ülkelerin borsalarında son durum
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Kürt kardeşlerim derdimiz bu mu?...
 
"Şeriat İslam mı?" 8...
 
“Üç Aylar” Geleneği ve “Kand...
 
Bankaların kar, aktif, mevduat ve kredileri ...
 
"Bizim Devlet Programımız CHP Programıdır"...
 
19 Mayıs Bayramı nasıl sulandırılır?...
 
HÂLÂ İşkence Görüyor, Kimseden Ses Yok!.....
 
Mustazaf-der kapatıldı......
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya BDP bir "parti" midir, "Apo'yu Koruma Dern...
 
Abdurrahman Dilipak Tiraj durumu...
 
D.Mehmet Doğan Önce hayâ, sonra Safahat!...
 
Yener Dönmez Başbakan'dan DPI açıklaması ...
 
Mustafa Özcan Mağlup ruhlar!...
 
Faruk Köse "Sayın terörist" deme özgürlüğü...
 
Yavuz Bahadıroğlu Plâkalarımız ve biz...
 
Serdar Arseven Kıbrıs'ta neler oluyor?.. BBP'den ses var, MHP'...
 
Hüseyin Öztürk Camilerin 12 saat açık kalması...
 
Muhsin Meriç Rusya'da İslam'ın kalbi: Tataristan ...
 
Nusret Çiçek 19 Mayıs'ı sorgulamak...
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:40
Güneş
5:32
Öğlen
13:08
İkindi
17:03
Akşam
20:31
Yatsı
22:14
 
 BİR AYET
Şayet (faiz hakkında söylenenleri) yapmazsanız, Allah ve Resûlü tarafından (faizcilere karşı) açılan savaştan haberiniz olsun. Eğer tevbe edip vazgeçerseniz, sermayeniz sizindir; ne haksızlık etmiş ne de haksızlığa uğramış olursunuz.
Bakara Suresi 279. Ayet
 
 BİR HADİS
İnsanlar öyle bir devre ulaşacak ki, o zamanda riba (faiz) yemeyen kalmayacak. Öyle ki, doğrudan yemeyene buharı (tozu) ulaşacaktır.
Ebu Davud, Büyü 3
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.