Haziran ayında Borneo Adası'nın doğusundaki ormana lekeli leopar, orangutan ve diğer vahşi hayvanları çekmek için kameralar yerleştiren bilim adamları, kamera kayıtlarını incelerken daha önce hiç görmedikleri bir maymun türünü gördü.
Yaşam alanının dışında görüntülenen, siyah yüzü kabarık, beyaz tüylerle çevrili "Kırlaşmış Langur Maymunu"nun daha önce fotoğrafı çekilememişti.
Pembe burnu ve dudakları olan Langur, eskiden Borneo'nun kuzeydoğusunda, Sumatra ve Java adalarında yaşıyordu.
Keşiflerini "American Journal of Primatology" dergisinde yayımlayan bilim adamları, 38 bin hektarlık ormanda kaç tane langur maymununun yaşadığını tespit etmeye çalışacak.
Langur maymunları, etleri ve midelerinden çıkan panzehir taşları için avlanıyordu.
Andolsun, biz cinler ve insanlardan birçoğunu cehennem için yaratmışızdır. Onların kalpleri vardır, onlarla kavramazlar; gözleri vardır, onlarla görmezler; kulakları vardır, onlarla işitmezler. İşte onlar hayvanlar gibidir; hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır.
Araf Suresi 179. Ayet
BİR HADİS
Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Üç şey vardır. Kim onları yaparsa imanın tadını alır: Sadece Allah'a kulluk eden, Allah'tan başka ilah olmadığını bilen, her yıl gönül hoşluğuyla zekatını veren! Zekatını da yaşlı, uyuzlu, hasta, değersiz, küçük hayvanlardan vermez, aksine mallarının orta hallilerinden verir. Zira Cenab-ı Hakk ne en iyisinden vermenizi emretmiştir, ne de en adisinden olana razı olmuştur."
Ebu Davud, Zekat 4