Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, son günlerin tartışma konusu olan Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT)'nın yöneticilerinin ifadeye çağrılmasını değerlendirirken, bu konunun yemek masasında değil, komisyonda konuşulması gerektiğini söyledi.
Bakan Çelik, Bursa'da Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi'nde düzenlenen toplantı sonrası verilen yemekte gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevaplandırdı.
Özel Yetkili Savcılık ile MİT arasındaki gelişmelerin kamuoyu tarafından yakından takip edildiğini belirten Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, şunları söyledi: "MİT, çok çok önemli bir teşkilat. MİT'in faaliyetleri yasalarla düzenlendi. Bu yasa çerçevesinde faaliyetlerini sürdürmek zorundalar. Bu meseleyi yemek masası etrafında MİT'i konuşursak, bunun adı milli istihbarat olmaz. Bu derece önemli bir kurumun faaliyetleri başkanı ve eski yöneticiler ile ilgili bir değerlendirmeyi bir siyasetçinin yapmasını ben hiç doğru bulmuyorum. Yargının bu konuda kararları var. Ortaya koyduğu bir tavır var. Buna karşın da devletin bekası açısından Milli İstihbarat Teşkilatı önemli bir kurum. Önümüzdeki haftalarda bu süreç netlik kazanır. Bu 24 saat içinde böyle bir görüntüden vatandaşların rahatsız olduğunu görüyoruz. Umarım kendi mecrasında her şey akar. Milletimizin de moralini bozacak bir tablo uzun sürmez. Bu iş bir şekilde üst düzey kurumlar arasında hızlı çözülmesi gereken bir durum. Yasal düzenleme Salı günü komisyona geliyor. Yasal mevzuat eksikliğinden de bazı işler kaynaklanıyorsa, onlara da çözüm önümüzdeki haftalar içinde bulunur. İçeriği ile de hakim değiliz. Ayrıntılı bir şekilde değerlendirmek mümkün olamaz."
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allahın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155