50 yıllık sendikacı Sağlık İş Sendikası Eski Genel Başkanı Mustafa Başoğlu, dün sabaha karşı saat 06.30 sıralarında Ankara'daki evinde vefat etti.
Başoğlu'nun cenazesi bugün öğle namazına müteakip Hacı Bayram Veli Camii'nden kaldırılacak.
Mustafa Başoğlu, geçtiğimiz aralık ayında Ankara Türkiye Diyanet Vakfı 29 Mayıs Hastanesi yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alınmıştı. Bir süre tedavi gördükten sonra eve çıkarılan Başoğlu, solunum cihazına bağlı olarak yaşam mücadelesini sürdürüyordu. Başoğlu'nun durumunun kritik olduğu ifade ediliyordu.
Başoğlu'nun cenazesi bugün Hacı Bayram Camii'nde kılınacak öğle namazına müteakip toprağa verilecek.
Başoğlu için yurdun çeşitli yerlerinde de gıyabi cenaze namazları kılınacağı haberleri geliyor.
Habervaktim Ailesi olarak, murhuma Allah'tan rahmet, ailesine ve yakınlarına sabrı cemil niyaz ederiz.
MUSTAFA BAŞOĞLU KİM?
15 Mart 1933'de Trabzon'da doğdu. Ankara ili Haymana ilçesi nüfusuna kayıtlı. İstanbul Bakırköy Akıl Hastanesi Adli Servis katibi iken, 1963 yılında kurucu üye olarak Sağlık İşkolunda sendikacılığa başladı.
İl Genel kurulda Sendika Başkanlığına seçildi. İzmir'de aynı iş kolunda kurulu olan ikinci sendika ile birleşmeyi sağlamak amacıyla Sendika Genel Başkanlığından istifa etti.
1964 yılında yapılan genel kurulda genel sekreterliğe, 1965 yılında yapılan genel kurulda ise, yeniden Genel Başkanlığa seçildi.
Bu görevi uzun yıllar başarı ile sürdürdü.
1967-1983 yılları arasında yapılan genel kurullarda Türk-İş Yönetim kurulu asıl üyeliğine, Türk-İş Yönetim kurulu tarafından çeşitli komisyonlara ve bilhassa mevzuat ve asgari ücret komisyonları ile Yüksek Hakem kurulu asıl üyeliğine, 1983 yılında Singapur'da yapılan genel kurulda Uluslararası Kamu Hizmetleri Federasyonu'nun (PSI) İcra Kurulu asıl üyeliğine, 1986-1989 Türk-İş Genel Kurulunda, Genel Eğitim Sekreterliğine, Hür Dünya İşçi Sendikaları Konfederasyonu (ICFTU) ve Avrupa İşçi Sendikaları Birliği (ETUC) İcra Kurulu yedek üyeliklerine seçildi.
Türk-İş'in 1986 yılındaki genel kurulunda, yönetim kurulu üye sayısının 5'e indirilmesi üzerine, Başkanlar Kurulu üyesi olarak Türk-İş'teki görevi devam etti.
1976 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mütevelli Heyeti üyeliğine atandı. 1977 yılında yapılan genel seçimde Adalet Partisi Ankara Milletvekilliğine seçildi.
Üyesi bulunduğu siyasi parti millet meclisi grubu tarafından iki defa grup yönetim kurulu üyeliğine seçildi.
Bir süre de grup başkan vekilliğini vekaleten yürüttü. Millet Meclisi Genel Kurulu tarafından iki defa Sağlık ve sosyal İşler Komisyonu üyeliğine seçildim. Milletvekili olarak çeşitli kanun teklifleri yaptı. Bunlardan bazıları kanunlaştı. Çeşitli konularda sözlü veya yazılı önergeler verdi. Bazı konularda Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda grup sözcülüğü yaptı.
28 şubatçı şerefsizlerin karşısında dik duran şerefli bir adamdı. Başörtüsü dinin teferruatı diyenlerden olmadı. Başörtülü kardeşlerim mustafa abimizin mezarını ziyaret etmelidirler. Türkan Saylan gibiler nasıl lanet edilerek hatırlanıyorsa mustafa abimiz de minnetşle hatırlanmalıdır.
Ey Yiğit İnsan!Eli silahlı eşkiyaların meydanlarda fütursuzca kol gezdiği an ve ortamlarda,çok büyük cesaret örneği olan omurgalı duruşunla bizlere büyük bir örnek oldun ve omurgalı duruşun nasıl olacağı konusunda da en büyük dersi verdin!Dilerim, bağışlananlardan ve hoşnut olunanlardan olursun!
Andolsun, biz cinler ve insanlardan birçoğunu cehennem için yaratmışızdır. Onların kalpleri vardır, onlarla kavramazlar; gözleri vardır, onlarla görmezler; kulakları vardır, onlarla işitmezler. İşte onlar hayvanlar gibidir; hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır.
Araf Suresi 179. Ayet
BİR HADİS
Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Üç şey vardır. Kim onları yaparsa imanın tadını alır: Sadece Allah'a kulluk eden, Allah'tan başka ilah olmadığını bilen, her yıl gönül hoşluğuyla zekatını veren! Zekatını da yaşlı, uyuzlu, hasta, değersiz, küçük hayvanlardan vermez, aksine mallarının orta hallilerinden verir. Zira Cenab-ı Hakk ne en iyisinden vermenizi emretmiştir, ne de en adisinden olana razı olmuştur."
Ebu Davud, Zekat 4