HEP O DAIRE...        Darbeciler sakallarını tek tek yoldu...        "Bu akÅŸamdan dersler çıkarılması lazım”...        CHP imamının derdi cemevi...         Sebze ve meyveleri yıkamak yetmiyor!...         Genelkurmaydan 12 Eylül Açıklaması...        Yenilmelerine raÄŸmen sokaklara döküldüler...        Bursasporlular, Fenerbahçelilere döner bıçağı fırlattı...        29 yıl sonra gelen kupa taraftarı sokaÄŸa döktü...        Felçli iki kiÅŸi, düÅŸünce gücüyle robot kollarını oynattı...        Patlamada 1 kiÅŸi öldü, 7 kiÅŸi yaralandı  ...        New York Borsası düÅŸüÅŸle kapandı...        
USD Alış 1.816 USD AlışUSD Satış 1.826 USD SatışEuro Alış 2.310 Euro AlışEuro Satış 2.325 Euro SatışAltın Alış 90.4060 Altın AlışAltın Satış 90.8990 Altın  Satış
 
 
26 C.Ahir 1433

17 Mayıs Perşembe 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Newton'un çağını aşan imanı


İcat ve keÅŸiflerin peÅŸ peÅŸe geldiÄŸi dönem kabul edilen 16–19. yüzyıllar arasında, ilmî buluÅŸlarla neredeyse eÅŸ zamanlı, ÅŸer manada yeni bir saha ortaya çıkmıştı: bilim ideolojisi.
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
 

MÜTHİŞ BULUŞ. İNGİLİZCE KONUŞMAYAN KALMAYACAK. NASIL MI? TIKLAYIN!

Esasen ilmin tabiatıyla zıt bir durum arz eden, bu dogmatik ideolojinin temeli şöyle ifade edilebilir: bilim; inanç ve imandan ayrı bir kulvardır ve dinle bilim kesinlikle bir çatışma içindedir. BuluÅŸ, keÅŸif ve icatların, inandırıcılığı ciddi manada zedelenmiÅŸ Hristiyanlığın rahminde ÅŸekillenmesiyle irtibatlandırılabilecek bu yaklaşım, zamanla gittikçe daha da giriftleÅŸen bir doktrin ve dogmaya dönüşmüştür. Zaman içerisinde bu dogmatik yaklaşımın aktörleri, iman sahibi olan ve buluÅŸ/keÅŸiflerini imanî bakış açısıyla ele almak ve sunmak isteyen sayısız bilim adamını ve düşünürü ya tamamen ademe mahkûm etmiÅŸ veya amansız bir baskıyla onların seslerinin kısılmasına sebep olmuÅŸtur. Bugünkü manzara da, bu ideolojinin hala ne derece aktif olduÄŸunu ortaya koymaktadır. Zîra bir teoriden baÅŸka hiçbir ÅŸey olmayan Darwinizm, doÄŸruluÄŸu ispat edilmiÅŸ bir bilim dalı gibi savunulmakta, ona karşı çıkanlar bilim dairesinin dışına çıkarılmaya çalışılmaktadır.

Birçok ilmî kaynak tarafından, gelmiÅŸ geçmiÅŸ bütün bilim insanlarınca, "birinci dereceden bilim adamı" olarak tanıtılan Sir Isaac Newton (1642–1727) da bu dogmatik ideolojinin maÄŸdurları arasındadır. Pek çok kaynakta, fiziÄŸin temel kanunlarından "Gravitasyon Kanunu"nun veya diÄŸer mühim keÅŸiflerinden sadece birinin bile, kendisini dünya çapında bir bilim adamı saymak için kafi gelebileceÄŸi ifade edilmektedir. 24 yaşında meÅŸhur yerçekimi kanununu keÅŸfeden Newton, 25 yaşında, ölen hocasından boÅŸalan matematik kürsüsüne profesör tayin edilir. ÇeÅŸitli bilim mevzularındaki inceleme ve keÅŸifleri ile "Royal Society" (Krallık İlimler Akademisi) baÅŸkanlığına layık görülen ve her yıl yeniden seçilerek hayatının sonuna kadar bu vazifesine devam eden Newton, kraliçe tarafından "Sir" unvanı verilen ilk bilim insanı sıfatını da taşımaktadır. Parlamento üyeliÄŸi ve darphane müdürlüğü vazifelerinde de bulunan, Londra'da ikameti için kendisine lüks bir ev tahsis edilen bu bilim insanı, her ÅŸeye raÄŸmen alçakgönüllü, çekingen, iffetli ve sade bir hayatı tercih etmiÅŸtir. Arkasında bilinen manada bir vasiyetname bırakmayan ve bekar olarak vefat eden Newton, muhteÅŸem bir cenaze merasiminin ardından, diÄŸer ünlü İngiliz büyükleri gibi Westminster Katedrali'ne defnedilmiÅŸtir.

İlköğretim yıllarından itibaren "büyük bir bilim adamı" olarak tanıtılan Newton'un "dinî ilimler (teoloji) hakkında ÅŸimdiye kadar ortaya çıkarılan ve dört milyon kelimeyi bulan yazıları" ÅŸuurlu bir gayret ile gizlenegelmiÅŸtir. Bu büyük bilim insanının kalbî ve ruhî derinliÄŸine iÅŸaret eden yazıları, nesillerin nazarlarından uzak tutularak, onun sadece bilime yaptığı katkılar öne çıkartılmaktadır. Newton'un teolojiyle alakalı uzun zaman gizlenmiÅŸ yazıları, terekesinde yapılan incelemelerle günyüzüne çıkmış; bu yazılar sayesinde onun içinde yaÅŸattığı iman net bir ÅŸekilde anlaşılmıştır. Teolojiyle alakalı yazılarının asırlardır gizlenmesinin sebebinin, doÄŸup yaÅŸadığı İngiltere'deki Anglikan Kilisesi'nin ve yakın zamana kadar devam eden İngiliz Sömürge İmparatorluÄŸu'nun takip ettiÄŸi siyaset ile paralel ÅŸekillenen bilim ideolojisi olduÄŸu düşünülmektedir. Onun bilhassa ömrünün son günlerinde yazdıklarının İslam inancına yakınlık derecesi merak konusudur. Bu yazılarda bilindiÄŸi kadarıyla en azından muvahhit bir insan olduÄŸuna dair iÅŸaretler vardır.

O, Allah'ın varlığına, birliÄŸine ve bütün alemlerin Rabbi olduÄŸuna inanıyordu. Newton'a göre, kainat hesaplanabilir ve ölçülebilir kural ve kanunlarla ayakta durmaktadır. Zîra onu, kendine has keyfiyetiyle belli bir akıl ve mantık sahibi güç –yani bir Yaratıcı- yoktan var etmiÅŸtir. O, kainatı, her ÅŸeye Kadir olan bir Yaratıcı'nın vücut verdiÄŸi bir kriptogram olarak görüyordu.1 Her ÅŸeyi tabiat ve sebeplere baÄŸlamak yerine Allah'a baÄŸlamaya olan imanı, muhtelif eserlerinde açık bir ÅŸekilde gözlenmektedir:

i) Gerçek rububiyet odur ki; hakiki İlah, hayat sahibi, hikmet sahibi ve muktedirdir; diÄŸer bütün mükemmelliklerden çok farklı olarak, bütün eksikliklerden arınmış bir mükemmelliktedir. Ezelî ve ebedîdir, bütün her ÅŸeye malik ve muktedirdir; her an mevcuttur, her ÅŸeyi idare eder, olan ve olabilecek olan her ÅŸeyi bilir.2

ii) Bana öyle geliyor ki; Yaratıcı, maddeyi başlangıçta katı, ayrışmaz ve hareketli olarak, muhtelif ebat ve şekilde, kainattaki diğer maddelerle belirlediği nispetlerde, kendi takdir ettiği maksatlara uygun bir tarzda şekillendirdi.3

iii) GüneÅŸ ve gezegenler, aralarında hiçbir ÅŸey yokken birbirlerini nasıl ve neye göre çekiyorlar? Nasıl oluyor da tabiatta hiçbir ÅŸey abes olmuyor ve dünyada ÅŸahit olduÄŸumuz düzen ve güzellik vücut buluyor? Bütün bu olan bitenden, bilinen manada haricî bir vücudu bulunmayan, canlı, akıl sahibi, muktedir bir Zat'ın var olduÄŸu, sonsuzluk içinde kendine has nitelikte her ÅŸeyi çok yakînen bildiÄŸi ve idrak ettiÄŸi açık bir ÅŸekilde ortaya çıkmaz mı?4

Newton'un, Ateizm'i çok sert bir dille eleÅŸtirmesinden baÅŸka, Hristiyanlıktaki teslis (Allah'ı üçlemek) akîdesi için "sonradan çıkarılmış bir tür sahtecilik" dediÄŸi, Hz. İsa'yı İlah gibi görüp ona tapınmayı "putperestlik" olarak vasıflandırdığı da ortaya çıkmıştır. Katolizm, Anglikanizm ve Kalvinizm'in tahrif olmuÅŸ ve sapkın görüşler olduÄŸuna inanıyordu. Çünkü teslis düşüncesinin, tahrif olmamış Hristiyanlıkta yerinin olmadığına katiyen iman etmiÅŸti.5 Kendi inancını, Hz. İsa'nın "sadece bir peygamber, elçi ve ancak yeryüzünde bir halife"6 olduÄŸunu savunan Arianizm'e yakın buluyordu. Ölüm döşeÄŸinde iken Anglikan Kilisesi'nin ritüellerini kesin bir dille reddetmesi, bu inancındaki samimiyetinin açık iÅŸaretiydi.7 Onun 1673 yılında hususî olarak kaleme aldığı tahmin edilen bir belgede, genel Hristiyan inancıyla açıkça ters düşen, Hz. İsa'nın ÅŸahsiyetine dair ulaÅŸmış olduÄŸu neticeleri sıraladığı 12 nokta dikkatleri çeker; bu belgede enteresan bir ÅŸekilde 13. maddeyi boÅŸ bırakmıştır. Bu 12 maddede açıkça sadece Yüce Rabb'in İlahî nitelikte olduÄŸunu, Hz. İsa'nın Yaratıcı'dan madde ve fıtrat itibarıyla apayrı bir varlık olduÄŸunu, belki ete kemiÄŸe bürünmüş bir "İlahî söz ve hikmetler mecmuası" olabileceÄŸini belirtiyordu.8

O,"God is known from his works" (Allah yaptıkları ile bilinir)9 sözüyle, Allah'ın zatıyla bilinemeyeceÄŸine, ancak kainat sayfalarındaki isim ve sıfatlarının tecellileri (akisleri) ile bilinebileceÄŸine dair çok mühim bir hakikate iÅŸaret ediyor; insanın en baÅŸta gelen vazifesinin de 'Allah'ı tanımak' (marifetullah) olabileceÄŸine vurgu yapıyordu. Yine baÅŸka bir eserinde, her ÅŸeyin son derece suhûletle olup bitiyor olmasını Yaratıcı'nın mükemmelliÄŸiyle irtibatlandırıyor, Yaratıcı'nın hikmetle iÅŸ yaptığını ve asla hiçbir ÅŸeyi baÅŸka bir ÅŸeye karıştırmadan iÅŸleri yürüttüğünü söylüyordu.10 Hayvanların vücudundaki organ simetrisi üzerine yorum yaptığı bir yerde ise, bu simetrinin asla kendiliÄŸinden olamayacağına iÅŸaret ederek, kainattaki benzer hadiselerde Yaratıcı'nın hikmetli ve bilgili kudret elinin tecelli etmesine açık bir vurgu yapıyordu.11

Ortaya konulan bütün bu belge ve delil niteliÄŸindeki ifadelerden açıkça anlaşıldığı üzere, Newton adını tam olarak ortaya koyamasa da Kadîr, Vahid ve Ehad bir Yaratıcı'ya dikkatleri çekerek, maddeyi ezelî tevehhüm edenlere, tesadüfçülere, her ÅŸeyin kendiliÄŸinden olduÄŸu iddiasında bulunanlara, bilimin diliyle gereken cevabı vermiÅŸtir. Kıyısına kadar geldiÄŸi anlaşılan İslam dairesine girip girmediÄŸi konusu meçhul olsa da, Newton ciddi yüreklilik isteyen bir kararlılıkla devrinin ve toplumunun genel haline karşı koyması için ihtiyaç duyduÄŸu iman derinliÄŸini sergilemiÅŸ görünüyor. Bu itibarla inançsızlık ve maddecilik temellerine göre hareket eden bilim ideologları ne kadar gizlemeye gayret etseler de, Kur'an'ın sönmez ve söndürülmez bir güneÅŸ olduÄŸu, dinin ve bilimin birbiriyle çeliÅŸmediÄŸi her geçen gün daha iyi anlaşılmaktadır.

sızıntı

Miraç Gecesinde Kudüs'te Olmak Istermisiniz?

"Mobilyada %50’ye Varan İndirimler Burada!"

HAŞERE KOVUCU TÜRKİYE’DE 1 KEZ AL YILLARCA KULLAN 49 TL

ÜLSERE KARŞI MUCİZE ÇÖZÜM

Solar Cep Şarj Cihazı Türkiye’de


 
2011-12-26 12:45:01
 
 
2011-12-27 09:04:07
Subhanallah/elhamdulillah/allahuekber
Sadece basit iki örnek:şu anda ve de ilim irade kudret hem de malzeme sahibi olan dünyanın tüm ısı müh.leri bir araya gelse portakaldaki ısı ve su yalıtım sistemini yapamaz.cansızını bile.ve tüm mim.ve inş.müh.leri de dolmalık biber benzeri bir yapıyı inşaa edemezler.cansızını bile.heyhat evrim heyh

2011-12-27 00:05:12
Subhanallah/elhamdulillah/allahuekber

2011-12-27 00:05:11
Subhanallah/elhamdulillah/allahuekber

Arkadaşına Gönder Haberi Yazdır
 
  Haberi PaylaÅŸ
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
01:55   Ä°stanbul’un fethi için Kadıköy’e gelen sahabi
01:27   YeÅŸil Camii ibadete açıldı
22:43   75 yıl önceki sırrı ortaya çıkaran mektuplar
15:30   Fetih 1453 Amerika'da rekora koÅŸuyor
07:14   Tiyatroculara PKK desteÄŸi
00:03   Konya'nın ilginç camileri
01:32   Divaniye-i Rufai’de Erbakan’a dua edildi
09:57   Külliyen zarar
01:34   Caminin yerine gazino
01:02   Ayasofya müze deÄŸil cami!
01:08   “İnsan başıboÅŸ bırakılmamıştır”
09:24   Tiyatrocular, niye böyle çıldırıyorlar?
11:27   Tanıtım için göz yumulan kültür katliamı!
08:49   Akif'in Oyununu İzleyenler GözyaÅŸlarını Tutamadı
10:50   Itri'nin kayıp eserleri
09:20   Meral Okay'ın baÅŸucu kitabı
12:07   Yunus Emre'nin hayatı beyaz perdeye taşınıyor
14:35   Ülkücü Mustafa'nın idam sahnesi!
01:36   Kafkasya’ya 50 bin Kur’an
11:27   Sadece iki peygambere nasip olan anahtar cümle
18:27   Pakistan'a İmam Hatip Önerisi
18:53   Kütüphane haftasında “hem çaldı hem de oynadı!”
01:58   En büyük rehber Hz. Peygamber
01:31   Ä°.Ü. ‘yaradılış’ı haykırıyor
23:24   Ulu Camii küle döndü
22:02   Ä°ÅŸte Rus yazar Tolstoy'un son görüntüleri
11:07   MÜ’de rektör eliyle rezalet!
17:59   Çoban çoban olalı...
13:33   Fetih 1453'ü hazmedemediler!
19:46   “Milli Gençlik buluÅŸmaları” baÅŸlıyor
19:29   Antik dönemden kalma madeni paraya 1 milyon dolar
02:09   Fatih zehirlenmese, hedefi Venedik olacaktı
10:51   "YeÅŸilçam Ödülleri" bu yıl verilmeyecek
21:44   PadiÅŸahların GörülmemiÅŸ FotoÄŸrafları
02:18   Åžeyh Åžamil’i rahmetle anıyoruz
21:21   Antik Mısır'ın kedileri Ankara'da yakalandı!
17:53   Türkler'den vize istemeyen 71 ülke
08:50   Vahdettin'i kızdıran 'Atatürk' sözü!
01:29   Ä°ngiltere’de İslâm hukukuna büyük ilgi
12:48   'Fetih'e Recep İvedik çelmesi!
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
"Şeriat İslam mı?" 5...
 
Hakk'a Teslim Olmayan, TaÄŸut'a Tutsak Olur!...
 
Çok mu karmaşık, cari açık?...
 
SELAM
GIYBET...
 
Sayın Özkes, böyle oluyor CHP'nin imamı!...
 
Müslim ile Gayrimüslim Eşit Değildir....
 
Ak Parti İlçe Başkanı kaçırıldı... TIK YOK!...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
 
Hasan Karakaya Deniz Feneri sönünce... Depremzede kadın fahişe ol...
 
Abdurrahman Dilipak Bir başka açıdan 28 Şubat...
 
Ali Karahasanoğlu 8. ve 9. Ceza üyeleri de darbe soruşturmasına alınmalı!...
 
D.Mehmet Doğan Yunus Emre Ankaralı mı?...
 
Yener Dönmez "Amerika"nın yerinde "Hacıbektaş" olsaydı?...
 
Ahmet Varol Bugünden Tarihe Doğru...
 
Kenan Alpay Suriye Halkını Es Geçen 'Süper' Stratejiler...
 
Hüseyin Öztürk Begova Camii ve Ahmet Davutoğlu...
 
Serdar Demirel Hadislerde Kur'an hakem olsun...
 
Nusret Çiçek Bir zamanlar düzen karşıtı idiler...
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:48
Güneş
5:37
Öğlen
13:08
İkindi
17:02
AkÅŸam
20:25
Yatsı
22:05
 
 BİR AYET
Sizden önce nice (milletler hakkında) ilâhî kanunlar gelip geçmiştir. Onun için, yeryüzünde gezin dolaşın da (Allah’ın âyetlerini) yalan sayanların âkıbeti ne olmuş, görün!
Al-i İmran Suresi 137. Ayet
 
 BİR HADİS
"Benim üzerime söylenen yalan, bir başkası üzerine söylenen yalan gibi değildir. Öyleyse kim bile bile bana yalan nisbet ederse cehennemdeki yerini hazırlasın!"
Müslim, Mukaddime 4
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.