Gectiğimiz ay Avrupa Parlamentosu “Kürt Konferansında “ konuşmuştu Yıldırım Türker. Kendi tabiriyle “tıknefes AB'nin” işlevi merak konusu parlamentosunda yaptığı konuşmada, Kürtler için memleket bir yarı açık cezaevine dönüştü diyerek ajitasyonun konforlu bahçelerinde gezinmişti.
Türker hızını alamamış olacak ki bugunkü yazısında da hükümete,Tsk'ya, kendi tabiriyle “TC Devleti'ne” can havliyle yüklenmeye devam ediyor.Silahlıkuvvetler için “katliamcı ordu” hükümet için de suçüstü yakalanan “TC Devleti “ ifadeleriyle yürek soğutmaya çalışan yazar, tatmin olmayınca Türkü-Kürdü-Arapı koskoca bir milletin varoluşunu destanlaştıran İstiklal marşını diline doluyor .
“İstiklal Marşı'nı,bestelenmemiş hörgücüyle birlikte ezbere okuyan 5 yaşındaki çocuk” ifadeleriyle Ulusal Marşımızı kendi algıdünyasındaki yerine koyuyor Türker. Söz konusu olan bazı Kürt vatandaşlarımız olunca aslan demokrat kesilen yazar, memleketin kurtuluş destanı olan İstiklal Marşını deveyle hörgüçle, Türk Silahlı Kuvvetlerini de “ katliamcılıkla” anımsıyor.
İşte Türker'in yazısındaki o bölümler:
Uludere katliamının kurbanlarından biri de Başbuğ oldu. Dünyanın gözleri önünde suçüstü yakalanan TC Devleti, bana kalırsa öncelikle Batı'ya yönelik bir ödeme olarak hesapladı Başbuğ'un apar topar derdest edilip tutuklanmasını. Böylelikle katliamcılıkta yeni bir sayfaya imza atan devletimiz, ...
Tıknefes AB'nin takdirini kazanmışlığı da cabası. Bu rezillikler silsilesi içinde yeterince altı çizilmemiş olduğuna inandığım bir noktayıişaret etmektir, bu yazının muradı.
İstiklal Marşı'nı,bestelenmemiş hörgücüyle birlikte ezbere okuyan 5 yaşındaki çocuk, kanıyla Türk bayrağı boyamış ergenler karşısında gözyaşları sel olup akan, ikide bir duygu selleriyle kürsülerde tıkanıp kalan iktidar erbabının bu katliam karşısındaki‘akılcı' soğukkanlılığı kimseyi şaşırtmasın diye yazıyorum.
Bu katliamı, kasıtlı olduğu bütün tanıklıklardan aşikar olan bu toplu cinayeti ‘masrafı neyse öderiz' üslubuyla karşılayan hükümetimiz karşısında Gültan Kışanak'ın Meclis konuşması, kanımca bu memlekette kalan insanların duygularına tercüman oldu. ......
Hükümet, katliamcı ordusunateşekkür ederken darbe ıskacısı emekli paşasını tutuklayarak sivil demokrat oluyor.
Bakın sayın savcılar, yıpratmak için söylüyorum. AKP sonuna yaklaşmaktadır. Giderayak intihari bir vahşilik edinen tragedya tiranları gibi hepimizi de yanında tarihin çöplüğüne sürüklemeye çalışıyor. Şimdi kendilerine kalan orduevi kuaförlerinde düğün makyajıyaptırdıklarına bakmayın. Darbesiz katliamlara hazır olun.
I.serter kardeşimin dediklerine katılıyorum.bu tip
adamlar rahatlığa alışkın değiller bunlara göre
solcular yaparsa demokratik muhafazakarlar yaparsa
katliam:)) soytarı yazarlar işte
ayrıca değerleirimzi pelesenk yapan bu şerefsileri destekleyen siz şerefsiler,işte sınır kapısı orada defolun o halde beyenmiyosanız.biz bu ülkeyi küet,laz çerkez azerei,türk dedelerimizden miras aldık,sizin gibi çapulculara böldürmeyiz.
Sizden önce nice (milletler hakkında) ilâhî kanunlar gelip geçmiştir. Onun için, yeryüzünde gezin dolaşın da (Allahın âyetlerini) yalan sayanların âkıbeti ne olmuş, görün!
Al-i İmran Suresi 137. Ayet
BİR HADİS
"Benim üzerime söylenen yalan, bir başkası üzerine söylenen yalan gibi değildir. Öyleyse kim bile bile bana yalan nisbet ederse cehennemdeki yerini hazırlasın!"
Müslim, Mukaddime 4