Rasmussen, NATO'nun ne İran'a ne de Suriye'ye müdahale niyeti olmadığını vurguladı.
Brüksel'deki NATO karargahında Türk gazetecilerin sorularını cevaplayan Anders Fogh Rasmussen, Soğuk Savaş döneminde Rusya'ya komşu bir ülke olarak NATO içerisinde çok önemli bir rol oynayan Türkiye'nin, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'daki gelişmeler de dikkate alındığında, aynı önemini koruduğunu ifade etti.
Bazı analistlerin, İran'ın nükleer silahlara sahip olması halinde Türkiye gibi komşu ülkelerin de İran'ı takip etmek isteyeceğini söylediğinin hatırlatılması üzerine Rasmussen, Türkiye dahil birçok ülkenin nükleer silahların yayılmasının önlenmesi anlaşmasına imza koyduğunu hatırlattı. NATO'nun, İsrail'in nükleer silah sahibi olmasına karşı çıkı çıkmadığının sorulması üzerine Genel Sekreter, İsrail'in söz konusu anlaşmayı imzalamadığını ve İsrail'in nükleer gücü hakkında bilgi sahibi olmadığını söyledi.
BM Güvenlik Konseyi'nin Suriye aleyhine karar tasarısını reddetmesinin ardından, Türkiye'nin konuyu NATO gündemine getirip getirmediğinin sorulması üzerine Rasmussen, "Bu konuda hiçbir görüşme çağrısı yapılmadı. Suriye'ye müdahale niyetimiz yok." dedi. Suriye'de güvenlik güçlerinin sivillere müdahalesini şiddetle kınayan Rasmussen, Esed rejimine halkının meşru ve demokratik taleplerine kulak vermesi çağrısı yaptı.
Rasmussen, NATO ile AB arasında askeri işbirliğinin, Kıbrıs sorunu çözülmeden tam olarak hayata geçirilebilmesinin mümkün olabileceğini düşünmediğini de ekledi.
NATO'ya üyeliğinin 60. yıl dönümünde Ankara'yı ziyaret edeceğini kaydeden Anders Fogh Rasmussen, Türkiye'nin NATO misyonlarına çok önemli stratejik katkı yaptığını kaydetti. CİHAN
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allahın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155